Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/344
2025/98
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/344 Esas
KARAR NO : 2025/98
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinin davalı kooperatife ortaklık senedine dayalı daire tahsis edilen ve kooperatif genel kuruluna katılma hakkına sahip üyeleri olduklarını, ... günü yapılan, 2013 yılı olağan genel kuruluna davet edilmediklerini, bu durumun yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ve kararların tamamının iptali gerektiğini, kooperatifin bir yapı kooperatifi olduğunu, kar amacı güdemeyeceğini, yaklaşık 600 daireyi sattığını, ... dairenin bulunmakta olup, resmen kaydedilen üye sayısının 283 olduğunu, bu durumun ortada bir ticari faaliyetin bulunduğunun göstergesi olduğunu, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında toplanan delillere göre projeye aykırı inşaat yapıldığının belirlendiğini, müvekkillerine kat irtifakı ile satılan dairelerin tapusunun bu nedenle geçerli olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin yasaya aykırı işlemler yaptıklarını, çok sayıda tahsisli dairelerinin bulunduğunu, haklarında soruşturma ve ceza davaları bulunduğunu belirterek davalı kooperatifin ... tarihli ... hesap yılı olağan genel kurul kararlarının tamamının iptaline, kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görevden alınmalarına, mal varlıklarının üzerine tedbir konulmasına, kooperatif adına kayıtlı taşınmazlar üzerine, 3.kişilere devri engelleyici tedbir konulmasına, kooperatif hesaplarının dondurulmasına ve kooperatifin idaresi için kayyım heyeti atanmasına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacıların kooperatif ile yapmış oldukları sözleşme uyarınca dükkan ve konut nitelikli taşınmaz satın aldıklarını, düşük bedelde sabit fiyatla satış yapıldığını, aralarındaki ilişkinin taşınmaz alım satımından kaynaklandığını, kooperatif genel kurullarına katılma haklarının bulunmadığını, kooperatifin toplamda 1081 adet bağımsız bölüm ürettiğini, tamamının 2014 yılı sonuna kadar hak sahiplerine teslim edileceğini, davacıların kooperatif ortağı olmayıp, ortaklık payı olarak hiçbir ödeme yapmadıklarını, bu nedenle aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, 1163 sayılı Kanun'un 42/6 maddesine göre genel kurulun taşınmaz alım-satımı konusunda yetkili bulunduğunu ve alacağı kararlar doğrultusunda yönetim kurulunca taşınmaz satış işlemleri yapıldığını, davacıların kendilerine satılan konutları teslim aldıklarını ve içinde oturmakta olduklarını, 1081 bağımsız bölüm inşa eden kooperatifin 283 ortağının bulunduğunu, bağımsız bölümlerin 136 adedinin kooperatif ortağı olmayan arsa sahiplerine ait olduğunu, ortakların bazılarının birden çok pay için ortak olduklarını, genel kurul toplantısında alınan kararlarda yasa ve ana sözleşmeye aykırı bir durumun bulunmadığını, davacıların isteği halinde yaptıkları ödemelerin faizi ile birlikte kendilerine iade edilebileceğini belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; HMK'nun 374 ve devamı maddelerine dayalı olarak ileri sürülen yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Davacılar tarafından 22.06.2014 günü yapılan, 2013 yılı olağan genel kuruluna davet edilmediklerini, bu durumun yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ve kararların tamamının iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
Mahkememizce ... Esas, ... karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, Mahkememizden verilen karar 08/06/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkememizce verilen ...Esas, ... karar sayılı durdurma kararı sonrası davacıların 10/06/2024 teslim tarihli dilekçesi ile yargılanmanın yenilenmesi talep edilmiş, dosya ... esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesine, ...Asliye Ticaret Mahkemesine, ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine, ... 21. Ağır Ceza Mahkemesine, ... 29. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verilerek istenilen belgeler dosyamız kapsamına alınmıştır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde; 20/10/2020 3 tarih ... Esas, ...karar ile davanın reddine karar verildiği kararın, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ve 27/12/2022 tarihli ilamı ile onandığı, anılan bu ilama karşı asli müdahil ... ve davacılar vekilince karar düzeltme talebinde bulunulduğu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı ve 08/06/2023 tarihli kararı ile karar HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verildiği, mahkememiz kararının 08/06/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu anlamda anılan dosyada yargılamanın yenilenmesinin HMK 174 kapsamında dava edilebileceği anlaşılmıştır.
HMK 375//1 maddesine göre;
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi." halinde yargılamanın yenilenmesinin istenilebileceği aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır.denilmiştir. 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. denilmiştir.
HMK' nın 379/1.c maddesinde ise;(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceleyeceği ve bu koşullardan birinin olması halinde hakimin davayı esasa girmeden reddedeceği belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Yargılamanın yenilenmesi talebi HMK’da olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenmiş olup, kesin hükümle karara bağlanan bir mahkeme kararındaki ağır hataların ve noksanların düzeltilmesi amacına hizmet etmektedir. HMK’nun 375. maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak sayılmış olup, usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanmaması, savunma hakkının kısıtlanması yargılamanın yenilenmesi nedenleri arasında sayılmamıştır. Zira yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak için ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunması zorunludur.
6100 sayılı HMK'nun 379. Maddesinde; “ (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.”Hükmü düzenlenmiştir.
Davacı tarafça yargılama talebinde bulunulduğu, yeni bir delil yeni bir iddia olmadığı, davacı tarafça yargılanmanın yenilenmesi kapsamında hangi maddeye dayandıklarını belirtmedikleri, ileri sürülen iddiaları doğrulayan hiç bir dayanak belge ve iddia olmadığı, davacıların iddialarının mahkememizin 2019/741 esas sayılı dosyasında tartışılmıştır, yargılamanın iadesini gerektirir bir sebep olmadığı, HMK'nın 375. maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin dosya kapsamında oluşmadığı değerlendirilerek; talebin HMK 375/1- 379/1 c maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talebin HMK 375/1- 379/1 c maddesi uyarınca usulden Reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, dava açılırken davacı taraftan peşin olarak alınan 25,20-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 590,20 TL harcın davacılardan ve asli müdahillerden tahsili hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar ve asli müdahiller tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi gereğince asli müdahil ... tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen asli müdahile iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan ve asli müdahillerden alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.