Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/338
2025/102
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/338 Esas
KARAR NO : 2025/102
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili ... tarafından satın alma opsiyonu ile kiralanan biçerdöverin teslim alındığı 27/08/2016 tarihinden iki hafta sonra arızalanmaya başladığını, bu arızaların biçerdöverin lastiklerinde meydana geldiğini, müvekkili ...'in lastiklerde çatlamalar ve şişlik oluştuğunu fark etmesi üzerine, direkt olarak satıcı konumunda bulunan davalı şirket ile kullandığı ...numaralı hat üzerinden iletişime geçtiğini ve şirket yetkililerinden ... ve ... isimli personellerin numaralarını verdiğini, müvekkilinin bu şahıslarla görüştüğünü ve görüşmede biçerdöveri tamir etmeleri gerektiğini, servise götürmeleri gerektiğini ifade edildiğini ancak bu iki personelin, müvekkilinin bulunduğu yere gelip araç üzerinde inceleme yaptıklarını, tutanak tutulduğunu ve lastiğin tamir edilemeyeceğini, yapılacak bir şey olmadığını, müvekkilinin bu şekilde kullanmaya devam etmesini, bir sorunun çıkmayacağını söylediklerini, 2017 yılının Haziran ayında nohut ve mercimek biçmek için araç kullanılmaya başlanmasının akabinde davalılar arandığında "kullanabilirsin, yapacak bir şey yok bu aşamada, gayet normal yani sıfır araçlarda fabrika hataları olur, artık biraz çalışsın da birlikte kazanalım" denildiğini, biçerdöverde meydana gelen ve teslim alındığı günden itibaren sürekli artarak devam eden arızalardan kaynaklı, 3 köy ile binlerce dönüm arazi biçme konusunu ihtiva eden sözleşmelerin tamamının, çiftçiler tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili tarafından sorunların defalarca iletilmesine rağmen çözüme kavuşturulmayan bu durumun ihtar edildiğini, davalı finansal kiralama şirketi tarafından müvekkillere müvekkillerine ödenmeyen taksit için ihtar gönderildiğini, müvekkili ... dava dışı ... şirketiyle görüşmeler yaptığını, ihtarnameye takılmayın denilerek, yeni ödeme planı göndereceklerini bildirdiklerini, ancak ihtar süresi dolmadan dava dışı şirket tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş. Sayılı dosyası, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.iş sayılı dosyası, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.iş sayılı dosyaların açıldığını, müvekkillerinin dinlenilmeden, teminatsız bir şekilde biçerdöverin iadesine ilişkin tedbir kararı verildiğini, daha sonra açılan davalarda da biçerdöverin iadesine ve sözleşmenin feshine ilişkin karar verildiğini, finansal kiralama şirketi, tüm kira bedelleri ile birlikte birçok bedeli icra takip dosyalarına konu ettiğini, tebligatların usulsüz olmasından kaynaklı müvekkillerinin ilamsız icra takiplerine itiraz edemediklerini ve takiplerin kesinleştiğini, icra marifetiyle kefil olan müvekkili ...'ın 5 taşınmazının satıldığını, müvekkillerinin bu satıştan haberlerinin dahi olmadığını, davalı şirketin yürüttüğü ve hukuka aykırı nitelikteki politikalar sebebiyle, onlarca kişinin yok oluşuna şahit oldukları bu haksızlığın giderilmesi ve hakkın asıl sahibi olan müvekkillerine teslimi maksadıyla ilk olarak Adli Yardım taleplerinin kabulü ile, Finansal Kiralama Sözleşmesi ile alınan biçerdöverin üretim hatasından dolayı gizli ayıplı çıkmasından kaynaklı olarak sözleşme konusu ayıplı olduğunun ve bu sebeple finansal kiralama sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile malın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, aksi halde sözleşme konusu malın bedelinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK md. 107 uyarınca belirsiz olarak şimdilik 100,00-TL nin ihtarname tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle iadesine, ayıplı maldan kaynaklanan zarara ilişkin olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK md.107 uyarınca belirsiz olarak şimdilik 100,00-TL nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren en yüksek reeskont faizi ile tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP(Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle); Mahkememiz dosyasına davacı ...A.Ş. ile yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile ayıplı malın misliyle değiştirilmesi aksi halde sözleşmede bedel iadesi ve ayıplı maldan kaynaklanan zararın tahsili talebiyle işbu haksız ve mesnetsiz davayı ikame ettiklerini, müvekkili şirketin ticaret sicil gazetesinde ilan edilen işyeri merkez adresi ise "... " olduğunu, ve davacıların da mukim adreslerinin Batman ili olduğu gözetildiğinde işbu davada İstanbul mahkemelerinin konuyla hiçbir alakası olmadığının açık olduğunu, davalı müvekkilinin yerleşim yeri adresi HMK yetki kuralları gereği esas alınmışsa dahi, bu durumda da yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemeleri olması gerekmektedir. haksız ve hukuka aykırı huzurdaki iddiaların kabulü anlamına gelmemek kaydı davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkün veya uygun olmadığını, belirsiz alacak davası, mahiyeti gereği istisnai bir dava türü olduğunu, davacıların, dilekçelerinde belirsiz alacak davası olarak 100 TL üzerinden işbu davayı ikame ettiklerini özellikle belirttiklerini, ancak bu davayı neden belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini izah edemediklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenememesi durumunda ya da objektif imkansızlığa dayanması hallerinin olması gerektiğini, burada önemli olanın, davaya konu alacak miktarının objektif olarak belirlenemiyor olması olduğunu ve davacının gerekli özeni göstermesi olduğunu beyan ederek Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, zamanaşımı ve husumete ilişkin usuli itirazları doğrultusunda davanın usulden reddini, mahkememiz aksi kanaatteyse, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Davacılar, dava dışı... A.Ş arasında düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesi gereğince, kiralayan ... A.Ş'nin kira sözleşmesine konu traktörün satıcısı olan davalı şirkete karşı olan talep ve dava hakkını devraldığını, biçerdöverin ayıplı olduğunu ileri sürerek finansal kiralama sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, biçerdöverin ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi yahut biçerdöverin rayiç bedelinin iadesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava ;satım sözleşmesi nedeniyle ayıba dayalı tazminat veyahut malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebine ilişkin olması nedeniyle yetkili mahkeme, HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesinin yanında HMK 10 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Dava dışı ... Şirketi ile davacılar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesinde satış sözleşmedeki alıcı olan ... Şirketinin davada taraf olmadığından finansal kiralama sözleşmesinde tayin edilen yargı yerinin iş bu davada yetkili olmayacağı, HMK 6 uyarınca borçlunun ikametgahının bulunduğu yerin genel yetkili olacağı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olup, yerleşim yerinin, ... tarihli ve ... sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirleneceği, bu madde hükmüne göre alacak davalarında yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olacağı, aynı kanunun 19. Maddesine göre yetkinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazının cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi ve yetkili mahkemenin belirtilmesi gerektiği, davalının yerleşim yeri ...olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetki itirazını ileri sürdüğü ve yetkili mahkemeyi İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak belirttiğinden, yetki itirazının süresinde yapıldığı ve usule uygun olduğu değerlendirilerek yetki itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davalının yetki itirazının Kabulüne; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin; yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 12/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.