Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/759
2024/778
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/759
KARAR NO : 2024/778
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 18/09/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı ...ŞİRKET'inde müvekkili ile birlikte "..."ın belli hisselerle ortak olduğunu, diğer ortak konumundaki "..."ın aynı zamanda söz konusu şirketin müdürlüğünü yaptığını, davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu yani müştereken temsile bağlı olarak şirket işleri ve işlemlerini gerçekleştirmek hususunda Türk Ticaret Kanunu'nun 629.maddesi uyarınca müvekkili ile davalı tarafın birlikte imza yetkisi bulunduğunu, hal böyle olunca, davalı şirketin devamlılığını sürdürebilmek, şirket lehine işlemler yapılabilmesi, şirketin borç edimlerini yerine getirilmesi, şirket alacaklarını tahsil edilmesi, şirket adına gerçekleşebilecek hukuki işlemlerde şirketi temsil edebilmesi ve şirketin kuruluş amaçlarını yerine getirebilmek için münferiden yetkili olan ortağın icazeti gerektiğini ancak, uzunca bir zamandır bahsedilen yetkili ortağın, şirkete dair herhangi bir işle ilgilenmediğini ayrıca davalı tarafa daha önce hem sözlü hem de yazılı şekilde şirket genel kurul toplantılarının yapılamadığını ve katılımı gerektiğinin ihtar edildiğini, tüm bunlara rağmen müvekkilinin defalarca diğer ortağa ulaşmaya çalıştığını, şirketin kuruluş amaçlarını yerine getirmek, şirketin devamlılığını sürdürmek için gerekli faaliyetleri gerçekleştirmek amacıyla birlikte iş ve işlemlerin yapılması gerektiğini sözlü olarak dile getirdiğini, hiçbir sonuç alamayınca müvekkilinin ... tarihli ... yevmiye no'lu ihtarname ile ihtaren de bu hususları belirttiğini, diğer ortağın söz konusu çağrılarına cevap vermediği ve hatta kendisine ulaşılamadığı için, davalı şirketin genel kurul toplantılarının gerçekleştirilemediğini, ticaret sicildeki kayıtlardan görüleceği üzere, diğer ortak yurtdışında ikamet ettiklerini, toplantılar gerçekleştirilemediği için de şirkete dair herhangi bir karar alınamadığını, diğer ortağın bu eylemleri sebebiyle, müvekkilinin davalı şirkette ortak olmasına rağmen şirket işleyişinden bilgi alamadığını, mevcut haklarından yoksun kaldığı gibi, kar dağıtımı yapılmamakta, şirket bilançolarının kendisine gösterilmediğini, davalı tarafın şirket ile ilgili hususlara karşı olan ilgisizliğinin müvekkilinin diğer ortağa karşı olan güvenini zedelediğini, limited şirketlerde kişisel ilişkilerin de ağırlık taşıdığını ve en önemli konulardan bir tanesinin de ortaklar arasındaki güven ilişkisi olduğunu, müvekkili ile diğer ortak arasındaki güven ilişkisinin davalı tarafın tutumu ile hal ve hareketleri sebebi ile zedelendiğini, kendisinin sorumluluk sahibi bir ortak olarak hareket etmediğini, davalı tarafın kanun ve şirket ana sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiğini, sonuç olarak, davalı şirketin ortaklık mevcudu kalmadığından, şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin diğer ortağa bir türlü ulaşamadığını, “TTK’nın 638’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” dendiğini, haklı sebep kavramının temelinin ise Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralına dayandığını, TTK m. 245’te ise, “bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi” ve bunlara benzer hallerin haklı sebep olarak nitelendirildiğini, açıklamaları ışığında Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, açıklanan ve Mahkemenin re'sen gözeteceği sebepler ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; davacının davalı Limited Şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının TTK'nun 638/2 fıkrası kapsamında davalı şirketten haklı nedenle çıkmasına karar verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, şirket sicil dosyası ve davalı şirketin kurumlar vergisi beyannameleri getirtilerek dosya içine alınmış, davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde, 23/03/2018 tarihinden itibaren genel kurul toplantılarının yapılmadığı anlaşılmış, vergi kayıtlarının celbedilerek dosya arasına alınmış, tanık beyanına başvurulmuştur.
Davacı tanığın ... 10/12/2024 tarihli celsede yeminli ve imzalı beyanında; "Ben sitilist olarak çalışırım ve davalı firma ile de çizimlerini yapmak üzere çalışmıştım bir kaç kere de firmaya gittim geldim davacı dışında ki diğer ortağı da görmüştüm onun şuanda nerede olduğu husunda hiçbir bilgim yoktur ancak davalı firmanın kapandığın biliyorum diğer ortak araptı ancak şuan nerede olduğunu bilmiyorum bildiğim kadarıyla 2019 yılı sonundan beri diğer ortakla irtibat kesilmiştir şirket faaliyetine de son verilmiştir "demiştir.
Davacı vekili 10/12/2024 tarihli celsedeki beyanında;"Tanık beyanına bir diyeceğimiz yoktur dosya kapsımanda müvekkilin haklı olarak ortaklıktan çıkması olmuştur şirketin vergi borcu müvekkil tarafından kapatılmıştır davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz, "demiştir.
T.T.K.nun 638/2 maddesi hükmüne göre, Limited şirket ortakları haklı sebeplere dayanmak koşulu ile şirketten çıkmasına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir.
Haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve (Bozucu) yenilik doğuran bir bildirim veya davalı ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek veya değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur. Somut olayda, haklı sebebin varlığı olayın niteliklerine ve koşullarına göre değerlendirilecek ve hakimin takdir yetkisi haklı nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden önem kazanacaktır.
Davalı şirketin uzun süredir hiçbir ticari faaliyette bulunmadığı, ortakların bir araya gelememedikleri, bundan sonra da bir araya gelmelerinin mümkün görülmediği, şirketin 2018 yılından bu yana genel kurul toplantısı yapamadığı, bu nedenlerle ortaklık fikrinin ve şirketin ekonomik olarak amacına ulaşma imkanının ortadan kalktığı, davacı ortağın haklı sebebin ortaya çıkmasında kusurunun bulunmadığı, T.T.K.nun 638/2 maddesi çerçevesinde davalı şirket ortaklığından çıkma talep edebilmesi için haklı sebeplerin doğduğu sonucuna varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davacı (T.C. ...) ...'ın İstanbul Ticaret odasının ... sicil nosu ile kayıtlı ...'nden çıkmasına, Davacı payların şirket üzerine aktarılmasına, ticaret siciline kayıt ve tesciline,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile artan 157,75-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, peşin alınan harcın mahsubuna,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ilk gider ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.182,45-TL yargılama giderinin davalıdan/ davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.