mahkeme 2019/89 E. 2023/837 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/89
2023/837
5 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/89 Esas
KARAR NO : 2023/837
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 30/12/2011
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirkete ait ... ili, ... ilçesindeki ... Projesinin davalı şirket tarafından düzenlenen 28.1.2011 tanzim tarihli ... vadeli ... sayılı "Makine Kırılması Sigorta Poliçesi" ile 40.549,340,00.-TL sigorta bedeli ile tesiste bulunan tüm sistemlerin sigortalandığını ayrıca poliçede 5.500.000,00.-TL kâr kaybının sigorta teminatının da yer aldığını, 6.8.2011 tarihinde iletim tünellerini birbirine bağlayan 80 metre uzunluğundaki duvarda kırık oluştuğunu, serbest kalan suyun kondüvi duvarının tamamını, üst sel geçidi ve HES'in bulunduğu servis yolunu tamamen yok edecek şekilde hasara yol açtığını, hasarın davalı şirkete 19.08.2011 tarihinde ihbar edildiğini, zarar miktarının tespiti için her türlü bilgi ve belgenin sağlanmasına rağmen davalı şirket tarafından eksper raporu dahi ibraz edilmediğini ve cevap verilmediğini, keşide ettikleri ... 20. Noterliğince düzenlenen ... yevmiye sayılı... tarihli ihtarnameye verilen cevaptan eksper raporunun hazırlanması için gerekli bilgi ve belgelerin kendilerine sunulmadığı yönünde haksız bir bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin hasarı zamanında ihbar ederek ve elinde bulunan tüm bilgi ve belgeleri de sigorta şirketine sunarak rizikonun gerçekleşmesinden sonraki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, TMK.2 ve Sigortacılık K.nun 32/3 bendi uyarınca sigorta tazminatının ödemesinin sürüncemede bırakılmasının iyi niyetli bir davranış olmadığını, HES'in bulunduğu saha ve HES'te meydana gelen zararın artmaması için toplam KDV dahil 1.080,125,00.-TL masraf yapıldığını, iletim tünellerini birbirine bağlayan tünelde oluşan kırık sonucu serbest kalan kondüvi içindeki basınçlı su nedeniyle servis yolunun tamamen yok olduğunu ve yeniden inşa edilmesi için (KDV hariç) toplam 449.000,00.-TL harcama yapıldığını, yıkılan kondüvi ve üst sel geçidinin oluşturduğu enkazın kaldırılması için (KDV hariç) 75.000,00.-TL harcama yapıldığını, kondüvinin ve üst sel geçidinin betonerma olarak yeniden yapıldığını, toplam (KDV hariç) 391.361.00,-TL'ye mal olduğunu, hasar nedeni ile üretim durduğundan müvekkilinin 116 günlük dönem için 1.039.612,00.-TL kâr kaybının oluştuğunu, meydana gelen hasarın teminat kapsamında bulunmasına rağmen davalı sigorta şirketinden tazminat ödemesine yönelik bir yanıt alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile (KDV dahil) 1.080.125,00.-TL tazminatın 11.09.2011 tarihinden itibaren, 1.039.612,00.-TL kâr kaybı tazminatının 30.12.2011 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen ... 19. Asl.Tic.Mah. ...E.sayılı dosyasında dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirkete ait ... ilçesindeki ...Projesinin davalı şirket tarafından düzenlenen 28.01.2011 tanzim tarihli ... vadeli ... sayılı Makina Kırılması Sigorta Poliçesi ile 40.549.340.-TL sigortda bedeli ile tesiste bulunan bilumum bina, makina, tesisat, demirbaş ve teçhizat ile inşaatı tamamlanmış su toplama regülatörlerinden hidroelektrik santrali kuyruk suyu çıkışına kadar olan kısım da dahil olmak üzere sigortalandığını, santralde elektrik üretimine başlandıktan sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı için tesise gerilim uygulaması yapıldığı yani tesisin elektrik aktarımı yapılabilmesi için geçici olarak enerjilendirildiği sırada 09.07.2011 tarihinde yabancı bir maddenin nozzle'ın içine sıkışması ve kapanmasına engel olması sonucu ...'ın iğnesinde ve başlık kısmındaki yüzükte sıkışmaya bağlı olarak deformasyonlar oluştuğunu, olayın akışından anlaşılacağı üzere hasarın montaj sırasında makinelerin test edilmesinden kaynaklanan bir hasar değil, montaj tamamlandıktan çok sonra tesisin deneme üretimi sırasında tamamen harici tesirle gerçekleşen fiziki bir hasar olduğunu ve tam da bu anlamda Makina Kırılması Sigortası Poliçesi teminatı işletilmesi gerektiğini, bu zararın giderilmesi için müvekkili tarafından KDV hariç 47.135,57.-TL harcama yapılmak zorunda kalınmış ise de bu zararın davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 30.986,97.-TL tazminatın 10.09.2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... 19. Asl.Tic.Mah. ... E.sayılı dosyasında dava dilekçesinde ve özetle; davacı şirkete ait ... ili, ... ilçesindeki ... 1 Hidroelektrik Santral Projesi, davalı şirket tarafından düzenlenen ... sayılı 01.02.2011-2012 vadeli poliçe ile üçüncü şahıs zararlarına karşı 5.000.000,00.-TL teminat verildiğini, bunun yanı sıra yine davalı şirket tarafından düzenlenen ... sayılı ... vadeli poliçe ile komşularda meydana gelecek ve poliçede sayılmış risklere karşı 5.000.000,00.-TL mali mesuliyet teminatı verildiğini, 06.08.2011 tarihinde iletim tünellerini birbirine bağlayan yaklaşık 80 metre uzunluğundaki duvarda kırık oluştuğunu, oluşan kırıktan serbest kalan basınçlı ve çok yüksek debeli su nedeniyle, arazinin de sert eğiminden güç olarak, çevrede bulunan üçüncü şahıslara ait, istinat duvarlarını yıktığını, istinat duvarlarını koruduğu tarlalar ve ağaçlar suya kapılarak tamamen yok olduğunu, diğer bir deyişle üçüncü şahıslarını arazi, toprak ve duvar kaybına maruz kaldığını bildirmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin lisans sahibi olduğu ... ili, ... ilçesindeki ...'in bulunduğu tesiste 06.08.2011 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle üçüncü şahıslar nezdinde oluşan 722.780.-TL 'lik zarara ilişkin tazminat tutarının 31.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacının, ... ili, ... ilçesindeki ... projesinde yer alan "bina, makine, tesisat, demirbaş ve techizat ile inşaatı tamamlamış su toplama regilatörlerinden hidro elektrik santralı, kuyruk suyu çıkışına kadar olan kısmın tüm makina ve sistemleri ile birlikte müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... dönemi için ... numaralı "..." sigortalandığını, 05.08.2011 tarihinde işletmeye alındığı ve elektrik üretimine geçtiği beyan edilen tesiste 06.08.2011 tarihinde kondüvi yapısının yan duvarında oluşan kırık nedeni ile meydana gelen 2.119.737,00.-TL hasarın poliçe limitleri dahilinde karşılanmasının talep edildiğini, düzenlenen sigorta poliçesinde ... A.Ş., ... Şubesinin rehinli alacaklı sıfatıyla "sigorta lehtarı" olarak kaydedildiğini, öncelikle rehin alacaklısına ödeme yapılması gerektiğini, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının talebinin poliçe teminatı dışında kaldığını, sigorta poliçesinde "inşaat ve montaj işlerinden kaynaklı hasarlar" açıkça teminat dışında bırakıldığından ve meydana gelen hasarın imalat hatasından kaynaklanması nedeniyle teminat dışında olduğunu, mübrez sigorta poliçesi ile teminat altına alınanın doğal afetlerden kaynaklanan hasarlar olduğunu, meydana gelen hasarın ise doğal bir afet sonucu oluşmadığını, taşeronun sözleşme uyarınca sorumlu olduğu ayıp yada hasarın poliçe teminatına dahil olmadığını, poliçenin 9.2.15.maddesinde belirtildiği üzere; poliçenin ana konusu olan makina kırılması teminatı kapsamındaki plan, proje, işçilik , hata , kusur, ayıp ve ihmalleri sonucu oluşacak hasarların açıkça teminat dışı istisna halleri olarak belirtildiğini, enkaz kaldırma giderlerinin teminat altına alınmadığını, davacının zararın giderilmesine ilişkin ibraz ettiği sözleşme ve fatura konusu bedeli ödediğini kanıtlaması gerektiğini, hasar gören binayı tekrar aynı yükleniciye yaptırarak ödeme yapmasının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı bir uygulama olduğunu, projedeki ayıpların alt taşeronun verdiği teminat mektubundan karşılanabilecekken sigortalının hasarın onarımı için aynı yükleniciye yaptığı ödemenin hatır ödemesi olduğunu ve sigorta şirketinden istenemeyeceğini, ekspertiz ve değerleme raporları incelendiğinde projenin hatalı olduğunun anlaşılacağını, davacının kâr kaybı isteyebilmesi için ticari faaliyetini yürütürken kullandığı bina , makina, demirbaş , v.b.emtianın geçerli bir sigorta sözleşmesinin teminat altına aldığı risklerin gerçekleşmesi sonucu hasara uğraması gerektiğini, meydana gelen hasar poliçe teminatı dışında olup belgelere dayanmayan ciro kaybı talebinin fahiş olduğunu, kar kaybı talebinin değerlendirilebilmesi için buna ilişkin muhasebe kayıtları, bilanço ve diğer belgelerin verilmesi gerektiğini, hiç bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden soyut ve hukuki dayanaktan yoksun kâr kaybı talebinin reddi gerektiğini, poliçede hasarın %10 oranında tenzili muafiyet uygulanacağına ilişkin hüküm bulunduğunu, davacının bu indirimi yapmaksızın tazminat talebinde bulunduğunu, uzman bir bilirkişi heyetinden gerçek zarar miktarının tespiti için rapor alınması gerektiğini, eksik evrakla yapılan başvuru sebebiyle müvekkili şirketin temerrüde düşürülmesi ve faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın haksızlığını savunarak reddine ve ... Tic.A.Ş. İle ... Tic.Ltd.Şti.'ne ihbarına karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava ve birleşen davalar ; taraflar arasında düzenlendiği çekişmesiz bulunan kapsamlı makine kırılması sigortası poliçesine dayalı maddi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, 28.01.2011 tanzim düzenleme tarihli, ... vadeli ... numaralı "..." ve Genel Şartları, davacı tarafından keşide edilen ihtarname örnekleri, davacının tazminat istemine dayanak alınan fatura, geçici kabul tutanağı, sözleşme örneği, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen hasar dosyası örneği dosya içine alınmış, taraf vekillerince uzman görüşü raporları dosyaya ibraz edilmiş ve dosya içeriği deliller üzerinde uzman bilirkişi kurulunca inceleme yapılarak bilirkişi raporları düzenlenmiştir.
17.11.2012 tarihli Bilirkişi Kurulu Çoğunluk Raporunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Geniş Kapsamlı Makine Kırılması Sigortası 9.2.4 ve 9.2.15 madde hükümlerine dava konusu olaya uygulanıp uygulanmayacağı ve zararın bu hükümler kapsamına girip girmediğine ilişkin olduğu, somut olayda TTK.nun 1278.maddesine uygun olarak sigorta edilen malın ediminden doğan hasarların sigorta teminatı kapsamında yer aldığına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, geniş Kapsamlı Makine Sigortası 9.2.15 maddesi düzenlemesi uyarınca , somut uyuşmazlıkta, mekanik, elektrikli ve elektronik ekipman haricindeki mallarda, maldaki ayıp riziko gerçekleşmeden önce tespit edilse idi bu ayıbın ikamesi, tamiri, düzeltilmesi için yapılacak maliyetlerin sigorta teminatının kapsamı dışında kalacağı, bu maliyetler dışında kalan zararların ise sigorta teminatı içinde olacağının belirtildiği, dosya kapsamındaki ekspertiz raporuna göre, kondüvinin anolar halinde, 11 adet ano şeklinde inşaa edildiği, kondüvi test çalışmaları bitirildikten sonra , gece yan duvarın yıkılarak hasarın etkisi ile kondüviden çıkan basınçlı suyun ...Deresine karıştığı, yıkılmayan anolarda da çatlamalar olduğu, meydana gelen olayda kondüvinin komple hasar gördüğü, kondüviye ulaşımı sağlayan servis yolunun, üçüncü kişilere ait ekinlerin, taşduvarların zarar gördüğü, tesisin üretime başlayamadığı, yaklaşık 2 aylık bir durmanın öngördüğü belirtilmiştir. Ekspertiz çalışması sırasında yapılan tespitlere göre yıkılan ano duvarındaki donatı aralıklarının 20 santim yerine 60 santim bırakıldığı, donatıların projede kabul edilen çaplardan daha ince kullanıldığı, donatı bindirme boylarının eksik yapıldığı belirlenmiş olup hasarın, inşaatın yapımı sırasındaki işçilik hataları sonucunda meydana geldiğini belirtildiğinden yapıdaki kusurun ve ayıbın zarara sebebiyet verdiği, yapısal hasarın eksik donatıdan kaynaklanması nedeniyle sigorta teminatı dışında kaldığı, sigorta konusu maldaki inşaat hatalarının zararın gerçekleşmesinden önce tespiti halinde giderilmesi için gerekli olan harcamaların poliçenin 9.2.15 maddesi uyarınca tazmin edilebileceği, poliçede enkaz kaldırma tazminatının ilave teminat olarak verildiğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı ve bir tazminat limitinin de belirlenmediği gibi inşaat- montaj işlerinden kaynaklı hasarların teminat harici olduğu belirtildiğinden hasarın sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığı belirtilmiştir.
27.11.2012 tarihli Ayrık Bilirkişi Raporunda; Geniş Kapsamlı Makine Sigortası Tercümesi madde.9.2.15 uyarınca, sigorta teminatı dışında kalan zararların, ayıbın hasar oluşmadan önce tespit edilmesi durumunda giderilmesi için yapılacak olan harcamalar olduğu, ayıbın hasar oluşmadan önce tespit edilememiş olması sebebiyle , bu harcamalar dışında bir zararın vukuu bulmuş olması durumunda ise bu zarar sigorta teminatı kapsamında kalacağından davacının zararının varlığı ve miktarının hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları ve birleşen davadaki talepleri konusunda düzenlenen 28.06.2013 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda; konduvideki yapısal hasarın donatı eksikliğinden kaynaklandığı, bu nedenle sigorta teminatı kapsamı dışında bulunduğu, birleşen ... 19. Asl.Tic.Mah. ... E.sayılı dosyasındaki taleple ilgili olarak ; dava konusu zararın konduvi inşaatı sırasında eksik donatı kullanılması sebebiyle kondüvi duvarının yıkılması sonucunda basınçlı suyun üçüncü kişilere ait tarlalara, ağaçlara ve istinat duvarlarına zarar verdiği, bu zararın, Hidro Elektrik Santralinin faaliyetini sürdürmesi sebebiyle oluşan bir kaza söz konusu olmadığından ... numaralı poliçenin teminatı dışında kaldığı, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ... numaralı "Yangın Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi" ile ilgili olarak davacının imzaladığı sulh -feragat ve ibraname-temlikname başlıklı belge ile bağlı olmaması gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, bu sebeple belirtilen poliçe kapsamında talepte bulunulamayacağı, birleşen ...19. Asl.Tic.Mah.... E.sayılı dosyası ile ilgili olarak zararın meydana geldiği tarihte tesisin henüz işletmeye açılmadığı, makina ve tesislerin deneme devresinin tamamlanmadığı, normal çalışır halde bulunmadığı, bu sebeple zararın Makine Kırılması Sigortası Teminatı kapsamında yer almadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ... tarafından düzenlenen 26.09.2013 tarihli Teknik Raporda; dosyada bulunan tarihsiz ve imzasız değerlendirme raporuna itibar edilemeyeceği, dava konusu kondüvinin projesini yapan ve kontrol mühendisleri tarafından düzenlendiği, adı geçen elemanların donatı ölçümlerini hatalı yaptığı, çelişkili beyanlarda bulunulduğu, donatı üzerindeki beton kalınlığını ölçmeden değerlendirme yaptıkları, hasar gören konduvi 81.43 m olup, 7 anodan ibaret olduğu, kırılan son anonun 10.34 m olup, proje yapımcılarının kondüviyi 11 anodan ibaret olarak nitelendirdikleri, diğer faktörlerin dikkate alınmadığı , beton mukavemeti projesinde ön görülen değerden (C20) genelde yüksek değerde imalat yapıldığı, bu nedenle yukarda açıklanan kök ve ek rapora itibar olunamayacağı bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen, ... tarafından düzenlenen 03.05.2012 tarihli Hukuki Mütaalada; davacının ... 1.HES projesinin hasar gördüğü , davacı taraf vekilinin hasarın nedenini imalat , işçilik ve malzeme hatası olarak tanımladığı, davaya konu sigorta poliçesi ve ekinde bulunan istisnanın geçerli olduğu, davacının aksini kanıtlayamadığı , söz konusu hasar sigorta poliçesinde açıkça teminat dışında tutulduğu için davacının tazminat isteminin yersiz olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ... tarafından düzenlenen Hukuki Mütalaada , Makine Kırılması Sigortası Poliçe Genel Şartlarının, ayıplı imalat-imalat hatası kaynaklı hasarların hiç bir sınırlamaya tabi tutulmaksızın gerçek ve somut değerinin tamamının tazmini öngördüğü, Geniş Kapsamlı Makine Kırılması Sigortası 9.2.15.hükmünün imalat hatası -ayıplı imalatın neden olduğu hasarları, ayıplı kısmı dışında bırakmak suretiyle tazminini öngördüğü ve bu bağlamda tazminat kapsamını daraltmakta olup poliçe genel şartlarına nazaran sigortalının aleyhine bir düzenleme içerdiği , sonuç olarak poliçe genel şartlarında yer alan düzenlemelerin uygulanması ve hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları üzerine yeniden oluşturulan Bilirkişi Kurulunca düzenlenen 10.03.2014 tarihli Bilirkişi Raporunda; taraflar arasında 28.11.2011 tarihinde düzenlenen poliçe ile Makine Kırılması Sigorta Sözleşmesinin kurulduğu, süresinin 01.02.2011-2012 tarihleri olup, garanti dönemindeki makine kırılmasından doğan kâr kaybının da temin edildiği yangın, ek teminatlar, makine kırılması ve poliçede istisna edilmeyen hallerden doğabilecek diğer zararların teminata dahil edildiği, hasarın meydana geldiği tarihte tesisin işletmeye açılmadığı, hasarın inşaatın yapımı sırasındaki işçilik hataları, eksik donatı kullanımı, ayıplı inşaattan kaynaklandığı sigortalı yerde, eksik donatı yüzünden yıkılan anodun, hiç bir teknik bilgi ve gerekçe gösterilmeden tüm kondüvi yıkılarak yerine yeni bir proje ile kondüvi inşaatının yapıldığı , yüklenici ile alt taşeron arasındaki sözleşmenin 9.1.4.maddesi gereğince, ayıplı imalatın kendisine bildirilmesi halinde hiç bir bedel istemeden hasarın giderilmesinin taahhüt edildiği halde yeni bir proje uygulamasıyla aynı yükleniciye hasar bedeli ödenerek işin yaptırıldığı, rizikonun "ayıplı" imalat sebebiyle gerçekleşmesinden dolayı sigorta sözleşmesi şartlarına göre, montaj ve imalat hataları sigorta kapsamında olmadığından, hasarın teminat dışında kaldığı , davacının bu zararları davalı sigorta şirketinden talep hakkına sahip olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, Mahkememizin 03/07/2014 tarih ve 2011/603 Esas 2014/162 sayılı kararı ile , yapısal hasarın eksik donatıdan kaynaklandığı ,bağıtlanan sigorta sözleşmesi koşullarına göre teminat dışında olduğu, inşaat-montaj işlerinden kaynaklı hasarların teminat kapsamında bulunmadığı bu nedenle asıl ve birleşen davalarda belirtilen zararların giderilmesinin sigorta sözleşmesi kapsamında davalı sigorta şirketinden talep edilemeyeceğinden asıl dava ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen 03/07/2014 tarih ve 2011/603 Esas 2014/162 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/11/2016 tarih 2016/1949 Esas 2016/8585 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olup,
Yargıtay Bozma ilamında; "Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Birleşen ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava, sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, üçüncü sahıslar nezdinde oluşan hasarlara ilişkin olarak davalı sigorta şirketince ödeme yapıldığını, ızrar halinde olan müvekilinin bu ödeme karşılığında ibraname imzalamak zorunda kaldığını, üçüncü sahışlara ödenen tazminat bedeli ile ödeme arasında fahiş fark bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece ibraname esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.Davacı taraf B.K'nın 21. maddesinde düzenlenen gabin olgusuna da dayanmıştır.Ancak dosya mevcut bilirkişi kurulu raporlarında, davacının müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.Bu nedenle dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 21. maddesi hükmü uyarınca, mahkemece, öncelikle ibranamenin verildiği tarih tespit edilerek davanın süresi içinde açılmadığı, davalı sigorta şirketince poliçe kapsamında yapılan ödeme ile zarar arasında aşırı dengesizlik olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun davacının o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (sübjektif unsur) değerlendirme yapılması gerektiği gibi, davacının üçüncü şahıslara yaptığı ödemeler ve davalının fazla ödeme yapıldığı savunması üzerinde de durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, birleşen ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı davaya ilişkin kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA," karar verilmiştir.
Bozma sonrası dosya ... esasa kaydedilmiş, 10/12/2019 tarihli duruşmada yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
İnşaat Mühendisi ..., ..., SMM ... tarafından düzenlenen 31/03/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; Davacının yapmış olduğu "Üçüncü Şahıs Zararları için Mali Mesuliyet Sigortası" sözleşmesinin Poliçe ve Genel Şart Hükümlerinin olayda gerçekleşmemiş olması sebebiyle, sigorta şirketinin sigortalı davacının (üçüncü şahıslara kendi isteği ile) yapmış olduğu ödemenin, yükümlülüğü sonucu bir (edim) olmadığı, ödenen küçük miktar paranın da sigorta tazminatı niteliğinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davacı tarafça sunulan defterlerin HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin olduğu, davacı şirket defterlerinde dava dışı 3. Kişilere yapılan ödemelerin toplam tutarının 143.000,00 TL’si olduğu, davacı şirketin dava dışı ... tarafından tanzim edilen 821.280,00 TL’lik faturasının aynen davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının iş bu fatura ile ilgili dava dışı ...’a herhangi bir borcunun kalmadığı, davacı şirketin 2012 yılı mali verilerine göre özvarlığının 6.275.971,82- TL’si olduğu ve borca batıklığının olmadığı, yine 2011 yılında zarar etmesine karşılık 2012 yılında 5.166.432,47 TL’lik artışla 464.561,67 TL’lik dönem karı elde etmiş olduğunun belirlendiği, su taşkını sonrasında, üçüncü şahıslara yapıldığı iddia olunan ağaç bedeli ödemeleri ile yine üçüncü şahıslara ait taş duvarların yapılmasına ilişkin masraflar üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası kapsamında olduğu, yapılan 300.000-TL’lik ödemenin salt ya da ağırlıklı olarak üçüncü kişilerin zararına yönelik olarak kabul edilmesi durumunda gerçek zarar ile aşırı bir nispetsizliğin gerçekleşmediği, ancak tüm zararların karşılanmasına yönelik olarak verilmesi durumunda bir nispetsizliğin söz konusu olacağı belirtilmiştir.
...., ..., SMM ... tarafından düzenlenen 05/05/2023 teslim tarihli bilirkişi raporunda; 06.06.2022 tarihli raporda üçüncü kişilere yapılan ödemeler toplamının 143.000,00 TL olarak tespit edildiği görülmekle, 06.06.2022 tarihli raporda eksik değerlendirme yapıldığının müşahede edildiği; zira 10.03.2014 tarihli raporda ticari defter kayıtlarına dayalı olarak derç edilen tabloda, 06.06.2022 tarihli rapora derç edilen tablo içerisinde yer alan tüm kayıtlar mevcut iken, yine aynı açıklama ile kayıtlı toplam 58.500,00 TL tutarında daha ödeme kaydının yer aldığı; bu itibarla Davacı yanın 3. kişilere yapılan ödemeler toplamının 201.500,00 TL olarak kabul edilmesinin gerektiği;Her iki raporda, Davacının dava dışı ... firmasına üçüncü şahıs duvarlarının yaptırılması işi karşılığında KDV dâhil 821.280 TL tutarındaki faturanın ticari defter kayıtlarında yer aldığının belirlenmiş durumda olduğu; Mahkemece Davalı Sigorta Şirketinin bu harcamaları ödeme sorumluluğunun bulunduğu yönünde değerlendirme yapılması halinde, bozma ilamına konu 19. ATM ...esas sayılı birleşen dosyada Davacı alacağının 821.280,00 + 201.500,00 – 300.000,00 = 722.780,00 TL olacağı;davaya konu üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası bakımından esas alınacak olan Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 3. maddesi uyarınca, “Sigortalı veya müstahdemleri veyahut sigortalı hesabına hareket eden kimseler tarafından imal veya teslim edilen veya işlenen şeylerde veya bu şeylerle fonksiyonel rabıtası olan teknik cihaz veya tesislerde, işin veya teslimatın kusurlu ve ayıplı olması dolayısı ile husule gelen zarar ve ziyandan doğan talepler teminat kapsamı dışında” tutulduğu; bu nedenle dava konusu olayda, zararın asıl sebebinin hidroelektrik santralin ayıplı inşası olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Davacı tarafından ileri sürülen taleplerin Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışında kaldığı ve Sigortacının üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası poliçesi çerçevesinde de bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı; dava konusu olayda, zararın teminat kapsamı dışında olması nedeniyle Sigorta Şirketinin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı ve bu nedenle aşırı yararlanma halinin değerlendirilmesinin anlamsız olduğu yönündeki kanaatimiz saklı kalmak üzere, Yargıtay kararlarında aşırı yararlanmanın mevcudiyetinin tespitinde esas alınan oranlar ve bilirkişilerce yapılan mali değerlendirmeler göz önünde bulundurulduğunda Davacının talep ettiği, üçüncü kişi zararlarına karşılık gelen tutar ile “Sulh-İbraname ve Feragat” başlıklı belge uyarınca ödendiği anlaşılan 300.000,00 TL tutarındaki meblağ arasında “nisbetsizlik”ten bahsetmek mümkün olabileceği; bununla birlikte Davacı Şirketin ödemenin yapıldığı tarihteki mali durumuna ilişkin tespitler gözetildiğinde, Davacının üçüncü şahısların taleplerini, “Sulh - Feragat ve İbraname” başlıklı belgeye istinaden Sigortacının yapmayı taahhüt ettiği ödeme olmaksızın gideremeyecek durumda olduğunu” kabul etmenin mümkün görünmediğini; bu nedenle de dava konusu olayda “aşırı yararlanma” halinin mevcudiyetinden bahsedilemeyeceği; dosyada, Davacı “...” ile yüklenici “...” arasında, dava konusu kazanın ortaya çıkmasından sonra yıkılan kondüvi duvarı ve diğer yapıların yeniden inşasına ilişkin bir sözleşme yer almakla birlikte, kazadan önceki safhada, ...’ın “...” HES ve “...” HES Projelerine ait sözleşme şartnamesinde ve teknik şartnamede tanımlanan yapıların yapımını üstlendiğini gösteren bir sözleşmenin bulunmadığını; bu nedenle, Davacı ... arasında akdedilen eser sözleşmesinde bir “bağlılık” veya “emir-talimat” ilişkisinin mevcut olup olmadığı ve dolayısıyla da Davacı ...’nin üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan sorumlu tutulup tutulamayacağının dosya kapsamındaki delillerden anlaşılamadığı; üçüncü kişilerin uğradığı zararların davaya konu sigorta poliçeleri ile sağlanan teminat kapsamı dışında kaldığı yönündeki görüşümüz saklı kalmak üzere, Davacı ...’nın, üçüncü kişilerin uğradığı zararları tazmin yükümlülüğünün olup olmadığını tespit etmenin mümkün görünmediği; borç ilişkisinin nisbiliği ilkesi çerçevesinde, alt yüklenici ile asıl iş sahibi arasında bir borç ilişkisi olmaması nedeniyle ve asıl iş sahibinin alt yükleniciye bir sözleşmeye dayalı taleple başvuramayacağı; bununla birlikte, ...’nın, tarafı olduğu eser sözleşmesinin karşı âkidi olan ... İnşaat’a ayıplı ifa nedeniyle tazminat talep hakkını haiz olabileceği kanaati bildirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Mahkememize ait asıl dava ve birleşen 19. ATM ye ait ...Esas sayılı dosya yönünden mahkememizce verilen davanın reddine yönelik karar bozma ilamı kapsamı dışında bulunduğundan birleşen ... Esas sayılı dosyaya yönelik olarak yapılan incelemede ; davacıya ait HES Projesinin davalı şirket tarafından üçüncü şahıs zararlarına karşılık Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ve komşularda meydana gelecek risklere karşı Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, 06.08.2011 tarihinde iletim tünellerinde oluşan kırıktan serbest kalan basınçlı ve çok yüksek debili su nedeniyle çevrede bulunan üçüncü şahıslara ait arazi, toprak ve duvarların zarar gördüğü iddia edilerek , şimdilik 722.780 TL tazminat tutarının 31.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava edilmiş davalı tarafça ise sigorta poliçesinde "inşaat ve montaj işlerinden kaynaklı hasarlar" açıkça teminat dışında bırakıldığından ve meydana gelen hasarın imalat hatasından kaynaklanması nedeniyle teminat dışında olduğunu, birleşen davadaki makine hasarının ise deneme aşamasında meydana gelmesi nedeniyle teminat harici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı şirkete ait ... ili, ... ilçesinde ...Projesi ile ilgili olarak taraflar arasında 01.02.2011-2012 tarihleri arasında geçerli bulunan 28.01.2011 düzenleme tarihli ... nolu "Makine Kırılması Sigorta Poliçesinin" düzenlendiği ve garanti dönemindeki makine kırılmasından doğan tüm risklerin teminat altına alındığı, Sigorta Sözleşmesinde inşaat montaj işlerinden kaynaklanan hasarlar teminat dışı bırakıldığı ,
Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ...Tic. A.Ş. yönelik ...poliçe nolu 01.02.2011-01.02.2012 tarihleri arasında geçerli Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile 5,000,000.00 TL teminat tutarı ile “Sigortalının yukarıda adresi yazılı ve belirtilen faaliyet konusu nedeniyle üçüncü şahısların Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları dâhilinde meydana gelebilecek kazalar sonucu uğrayabilecekleri zararları yukarıda belirtilen teminat limitleri dâhilinde teminat altına alındığı, 06.08.2011 tarihinde iletim tünellerini bağlayan duvarda oluşan kırık nedeniyle kondüvi inşaatındaki son anonun yan duvarının yıkıldığı, oluşan hasarın etkisi ile kondüvi içinde depolanan basınçlı suyun vadi boyunca akarak Balkodu deresine ulaştığı, üçüncü şahıslara ait taş duvarların yapılmasına ilişkin masrafların 5213363 numaralı üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı, gerçek hasar tutarı ile davalı tarafça yapılan 300.000,00 TL’lik ödeme arasında aşırı nispetsizlik bulunup bulunmadığı, davacının müzayaka halinde olup olmadığı uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır.
Dava konusu olayda, komşu arazilerin uğradığı zararın asıl sebebinin hidroelektrik santralin ayıplı inşası olduğu söz konusu zararların, ilgili sigorta genel şartları uyarınca, yangın mali mesuliyet ve makine kırılması sigortası poliçeleri ile sağlanan teminat kapsamında bulunmadığı komşu arazilerin uğradığı zararlara ilişkin olarak üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası poliçesi bakımından Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 3. maddesi uyarınca, “Sigortalı veya müstahdemleri veyahut sigortalı hesabına hareket eden kimseler tarafından imal veya teslim edilen veya işlenen şeylerde veya bu şeylerle fonksiyonel rabıtası olan teknik cihaz veya tesislerde, işin veya teslimatın kusurlu ve ayıplı olması dolayısı ile husule gelen zarar ve ziyandan doğan talepler teminat kapsamı dışındadır" düzenlemesi bulunmakta olup dava konusu olayda dosya kapsamına ibraz edilen teknik bilirkişi raporları , mahkememizce verilen karar gerekçesi ve Yargıtay ilamı nazara alınarak zararın asıl sebebinin hidroelektrik santralin ayıplı inşası olduğu sabit olup bu kasamda Davacı tarafından ileri sürülen talepler Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışında kaldığından Sigortacının üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası poliçesi çerçevesinde de bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamı kapsamında ;06.08.2011 tarihli duvar kırılması nedeniyle oluşan gerçek hasar tutarı ile Davalı tarafça yapılan 300.000,00 TL’lik ödeme arasında aşırı nispetsizlik bulunup bulunmadığı, Davacının müzayaka halinde olup olmadığına yönelik değerlendirmede ise ;
06.08.2011 tarihli hadiseye ilişkin olarak Taraflar arasında mevcut “Sulh – Feragat ve İbraname” başlıklı belgede : Sigorta Poliçe ... nolu poliçeye istinaden “Aşağıda imzası ve kimlik bilgileri bulunan ve sigortalı olarak hareket eden ben (biz), ... Sigorta A.Ş. nezdindeki yukarıda numarası belirtilen yangın mesuliyet sigorta poliçesinin teminatı kapsamına girmeyen hasar sebebi ile üçüncü şahısların maruz kaldığı zararlardan sulhen karşılıklı mutabakatla ve kat’i surette tespit olunan 300.000.00 TL’yi ex gratia (hatır ödemesi) olarak şirketten nakden ve tamamen aldığımızı beyan ederiz. ... Sigorta A.Ş.’nin ödediği yukarıdaki bedeli almakla, adı geçen şirketi üçüncü şahısların maruz kaldıkları tüm hasarlar ve işbu poliçe ile teminat altına alınmış tüm hasarlardan dolayı kayıtsız ve şartsız kesin olarak ibra eylediğimizi ve bu olaydan dolayı üçüncü şahısların maruz kaldıkları zarar nedeniyle ... A.Ş.’den her ne nam altında olursa olsun başkaca herhangi bir talepte bulunamayacağımızı, ... 20. Noterliği kanalı ile çekilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile ileri sürdüğümüz tüm taleplerimizden ve sair her türlü talep ve dava haklarımızdan gayrikabili rücu feragat ettiğimizi, işbu hasardan dolayı bundan böyle üçüncü şahısların yapacağı (ağaç, tarla, duvar, bina vb.) her türlü hasar tazmin taleplerinin şirketimiz ...Tic. A.Ş. tarafından üstlenilerek doğrudan tazmin edileceğini, ... Sigorta A.Ş.’nin söz konusu hasarlar sebebiyle üçüncü şahıslara herhangi bir tazminat ödemek zorunda kalması halinde ... Sigorta A.Ş.’nin ödeyeceği meblağı yazılı talebini müteakip 3 iş günü içerisinde defaten ödemeyi şimdiden gayrikabili rücu beyan, kabul ve taahhüt ederiz.
Mevzu bahis hasardan mesul olanlara karşı rücu hakkımızı kayıtsız ve şartsız ...Sigorta A.Ş.’ye BK 162 ve müteakip maddeleri hükümleri uyarınca devir ve temlik ettiğimizi ve hasardan sonra sigorta bedelinin yukarıda yazılı tazminat tutarı kadar eksilmiş olduğunu beyan ve kabul ederiz.” şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
818 sayılı Borçlar kanunu 21. Madde "Bir akitte ivazlar arasında açık nispetsizlik bulunduğu takdirde eğer mutazarrırın müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade sureti ile vukua getirilmiş ise ,mutazarrır bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir.Bu müddet akdin inikadından itibaren cereyan eder." şeklinde düzenlemenin olduğu,
TBK m. 28 uyarınca ise “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiş olup,
Aşırı yararlanma (gabin) iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın, sözleşmenin kurulması aşamasında, diğer tarafın düşüncesizliğinden, deneyimsizliğinden veya zor durumda bulunmasından yararlanarak edimler arasında göze çarpacak derecede açık bir oransızlık meydana getirmesi durumudur. Aşırı yararlanmadan bahsedebilmek için, “edim ve karşı edim arasında açık oransızlık olması , taraflardan birinin karar verme özgürlüğünü zedeleyen özel bir durum içerisinde bulunması ve karşı tarafın sözleşme kurulurken bu özel durumdan yararlanması şartlarının “birlikte” mevcudiyeti aranmaktadır . Aşırı yararlanmanın söz konusu olabilmesi için ilk şart, karşılıklı edimler arasında açık, göze çarpan bir oransızlık bulunmasıdır.
Tüm dosya kapsamı ile 06.08.2011 tarihinde iletim tünellerini bağlayan duvarda oluşan kırık nedeniyle kondüvi inşaatındaki son anonun yan duvarının yıkıldığı, oluşan hasarın etkisi ile kondüvi içinde depolanan basınçlı suyun vadi boyunca akarak Balkodu deresine ulaştığı , Kondüvi inşaatında projede verilen donatıdan daha küçük çapta donatı kullanılması nedeniyle kondüvi içindeki suyun hidrostatik basıncı karşılayamadığından yıkılan anodan sonra hasarların meydana geldiği ve hasara neden olan asıl sebebin eksik donatı kullanılması, işçilik ve uygulama hataları olduğu, sigorta poliçesinde ayıplı imalattan doğan hasarlar sigorta teminatı kapsamında yer almadığı,Yüklenici ile alt taşeron arasındaki sözleşmenin 9.1.4 maddesi uyarınca, hiç bir bedel istemeksizin ayıplı imalatın giderilmesi üstenildiği halde davacı tarafından hiç bir teknik bilgi, tutanak ve gerekçe gösterilmeksizin tüm kondüvi yıkılarak yerine ...” HES ve “...Projelerini üstlenen dava dışı ... firması ile Davacı...dava konusu kazanın ortaya çıkmasından sonra yıkılan kondüvi duvarı ve diğer yapıların yeniden inşası hususunda anlaşılarak hasarın bedel ödenerek yeni bir proje uygulaması ile aynı yükleniciye yaptırıldığı, bu eser sözleşmesi kapsamında davacı ...’nın, üçüncü kişilerin uğradığı zararları tazmin yükümlülüğünün olup olmadığının bu dosya kapsamında belirlenemeyeceği ancak zararın meydana geliş sebebinin eser sözleşmesinin karşı akidi olan ... İnşaatın ayıplı ifa nedenine dayandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından talep edilen zararlar, sadece Yangın Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası değil, aynı zamanda Makine Kırılması Sigortası ve Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası poliçeleri bakımından talep edilmekte olup “Sulh-İbraname ve Feragat” başlıklı belgenin içeriğinden her ne kadar davaya konu diğer sigorta poliçeleri kapsamında hak kazanılacak sigorta tazminatı talep haklarından da feragat edildiği belirtilmiş ise de dava konusu diğer sigorta poliçeleri çerçevesinde Sigortacının herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı,komşuların uğradıkları zararlar Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası ve dava konusu diğer sigorta poliçeleri bakımından teminat kapsamı dışında olduğundan, aşırı yararlanma halinin tespitinde esas alınacak olan yangın mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin bir hatır ödemesi kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay uygulamalarına göre aşırı yararlanmadan söz edebilmek için edimler arasında %50 ve daha fazla farkın bulunması kabul etmiş olup, sahipleri lehine delil niteliğindeki davacı şirket defterlerinde dava dışı 3. Kişilere yapılan ödemelerin toplam tutarının 201.500,00 TLsi olduğu, davacının dava dışı ... firmasına üçüncü şahıs duvarlarının yeniden yaptırılması işi karşılığında KDV dâhil 821.280 TL ödeme yaptığı, davacı şirketin 2012 yılı mali verilerine göre özvarlığının 6.275.971,82- TL’si olup borca batıklığının olmadığı, yine 2011 yılında zarar etmesine karşılık 2012 yılında 5.166.432,47 TL’lik artışla 464.561,67 TL’lik dönem karı elde ettiği, su taşkını sonrasında, üçüncü şahıslara yapıldığı iddia olunan ağaç bedeli ödemeleri ile yine üçüncü şahıslara ait taş duvarların yapılmasına ilişkin masraflar üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası kapsamında olduğu, yapılan 300.000-TL’lik ödemenin salt üçüncü kişilerin zararına yönelik olarak kabul edilmesi durumunda gerçek zarar ile aşırı bir nispetsizliğin gerçekleşmediği, Davacı Şirketin ödemenin yapıldığı tarihteki mali durumunun davacının üçüncü şahısların taleplerini, “Sulh - Feragat ve İbraname” başlıklı belgeye istinaden Sigortacının yapmayı taahhüt ettiği ödeme olmaksızın gideremeyecek durumda olmadığı anlaşılmıştır.
Davaya konu Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 3. maddesi uyarınca, “Sigortalı veya müstahdemleri veyahut sigortalı hesabına hareket eden kimseler tarafından imal veya teslim edilen veya işlenen şeylerde veya bu şeylerle fonksiyonel rabıtası olan teknik cihaz veya tesislerde, işin veya teslimatın kusurlu ve ayıplı olması dolayısı ile husule gelen zarar ve ziyandan doğan talepler teminat kapsamı dışında” tutulduğu bu nedenle dava konusu olayda, zararın asıl sebebinin hidroelektrik santralin ayıplı inşası olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Davacı tarafından ileri sürülen taleplerin Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat dışında kaldığı ve Sigortacının üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası poliçesi çerçevesinde de bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı ve bu nedenle aşırı yararlanma halinin söz konusu olmadığından davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememiz asıl dava ve ... 19 ATM ye ait ...E sayılı dosyasına yönelik mahkememizce verilen ... K sayılı ilamıyla verilen kararın Yargıtay 11 H.D 2016/1949 E - 2016/8585 K sayılı bozma ilamı kapsamı dışında bırakıldığından YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Birleşen 19 ATM ye ait ...E sayılı dosyası ile açılan davanın REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 10.733,30-TL harçtan mahsubu ile artan 10.463,45-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 107.189,20-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
BİRLEŞEN 19 ATM 2012/297 ESAS
HARÇ BEYANI /
10.733,30-TL PEŞİN HARÇ
269,85-TL KARAR HARCI
10.463,45-TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.