Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/114
2026/142
11 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/114 Esas
KARAR NO : 2026/142
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2026
KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 10/02/2026 tarihli dilekçesi özetle; Davalı tarafından ... 12. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile... Tic. A. Ş. aleyhine icra takibi başlattığını, takip borçlusu şirketin borçlarına ilişkin olduğunu, davacı adına şirketin eski yetkilisi olması nedeniyle İİK m. 89 uyarınca 1, 2 ve 3. Haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, ihbarnamelerden bir kısmının usule uygun şekilde tebliğ edilmediği, bir kısmının ise muhatabına ulaşmadan kesinleşerek işlem gördüğünü, müvekkilin icra takibinin borçlusu olan şirketin borçlu sıfatını haiz olmadığını, müvekkilinin takip borçlusu şirkete karşı herhangi bir muaccel veya gayrimuaccel borclu kefalet garanti aval vb. Bir şahsi taahhüdü takip konusu borcun doğumuna ilişkin herhangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, takip konusu borcun müvekkilinin şirketle olan temsil veya yetki ilişkisinin sona ermesinden sonra doğduğunu, müvekkilin hukuki sorumluluğu bulunmayan takip konusu borç nedeniyle cebir icra tehdidi altında olduğnu, 18/12/2025 tarihinde ...12. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya borcuna ilişkin olarak iki icra dosyasının toplam borcunu davalı vekili ...'nun banka hesabına yatırdığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin borçlu olunmayan bir borca ilişkin olduğunu, arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, görüşmeler sonucunda anlaşmama tutanağının düzenlendiğini, yasal süre içerisinde işbu davayı açtıklarını, izah edilen nedenlerle müvekkil tarafından ödenen... 12. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya borcuna karşılık gelen 790.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ile talep ettiği görülmüştür.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Mutlak ticari davalar, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. Maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Dava; İİK.nun 89/3. maddesi hükmüne dayalı olarak takibe konu borcun ödenmesi nedeniyle İİK 72 m. uyarınca ödenen bedelin istirdatı ilişkindir. İş bu eldeki dava ticari dava değildir. Davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmakta olup görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c. bendi gereğince dava şarti olan bu husus, HMK'nın 115/1. Maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Dava konusu talebin temelinin İİK m.89/3'e dayanan menfi tespit istemine dayandırıldığı, TTK nun 4/1ve 5. Maddeleri uyarınca Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği ve görevin dava şartı olduğu anlaşıldığından; Mahkememizin görevsizliğine, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK 331.maddesi uyarınca harç ve masrafların görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK 341.maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.11/02/2026
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.