mahkeme 2025/88 E. 2025/534 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/88
2025/534
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/88 Esas
KARAR NO : 2025/534
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin şirket uzun yıllardır ...’da faaliyet gösterdiğini, kamu kurum ve kuruluşlarına çevre düzenleme, peyzaj, yürüyüş yollarını yaptığını, müvekkili şirketin kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler tarafından yapılan çevre düzenlemesi ve peyzaj ve yürüyüş yollarını hem malzemelerini temin etmekte hem de uygulama işini yaptığını, davalı... A.Ş. Tarafından ...'nden alınan işlerin müvekkili şirkete yaptırıldığını, bu çerçevede müvekkil şirket ; ... bölgesinde muhtelif yerlerde çevre ve peyzaj düzenlemeleri, ... peyzaj düzenlemeleri, ... Köprüsü çevresinde peyzaj düzenlemesi,... altı çevre düzenlemesi, ...gidiş çevre düzenlemesi ile ... muhtelif alanlarda yol ve çevre düzenlemesi işlerinin yapıldığını, mezkur yerlerde yapılan çevre düzenlemesinin, peyzaj ve yürüyüş yollarının düzenleme ve uygulama işinin tamamen müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bu yerlerin yapımında kullanılan makina, alet ve ekipmanlar ile işçiliklerin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, bunun yanında bu yerlerde kullanılan ponza, renkli taş, cruf mermer kırığı gibi muhtelif malzemelerin de müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davalı şirket tarafından yapılan bu işlerin bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davalı şirketin ...iştiraki olup Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı tarafından yaptırılacak işlerin davalı şirket üzerinden yapıldığını, bu çerçevede...Başkanlığı tarafından verilen/alınan işlerin davalı şirket üzerinden müvekkili şirkete yaptırıldığını, müvekkili şirket tarafından bahsi geçen işler yapılmasına rağmen ve yapılan uygulama işinin masraf ve maliyeti malzeme cinsine çevrilerek tutanak tutulmasına rağmen müvekkili şirketin sözleşme yapmak için çağrılmadığını ve alacağının ödenmediğini, taraflar arasında mezkur yerlerin yapım, malzeme, uygulama, işçilik vs ücretler için toplan 18.797,94 ton olarak malzeme bedelin çevrildiğini ve ... A.Ş İnşaat Müdürlüğü Şefi ... tarafından imzalanan tutanağın tutulduğunu, yapılan işe ilişkin tutanakları her uygulama işi için ayrı ayrı düzenlemediğini, toplu olarak yapılan uygulama işlerinin malzemeye çevrilerek tutanak tutulduğunu, ekte ibraz edilen iki tutanağın açıklama kısmında "Hisarüsti Şantiyesi Malzemeli Uygulama İşi" ve "... Yapımı İşi" şeklindeki açıklamalar ile yapılan işlerin malzeme bedeline çevrildiğinin görüldüğünü, ayrıca tutanaklarda yapılan işlerin tarihine bakıldığında 01/05/06/07/2016 tarihinde yapılan işlere ilişkin tutanak tutulduğunun görüldüğünü, bu hususun yapılan yerlerdeki uygulama işinin malzeme cinsine çevrilerek ödeme yapma usulünün izlendiğini gösterdiğini, davalı İnşaat Müdürlüğü ... tarafından tutanaklarında görülen uygulama işine ilişkin malzeme cinsine çevrilen bedelin bir kısmının faturasının kesildiğini ve ücreti ödenmiş kalan 13.043,48 ton (volkanik cüruf, mermer kırığı vs.) malzeme/uygulama/işçilik/makina bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında çalışma şekli izah ettikleri şekilde olduğu için müvekkili firma ile davalı arasında yazılı olarak bir sözleşme imzalanmadığını, daha öncesinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan birçok uygulama işinin aynı şekilde yapıldığını ve müvekkili şirkete yapılan işlerin ücretinin ödendiğini, fakat müvekkili şirket tarafından son yapılan işin ücretinin müvekkili şirkete ödenmediğini, yapılan işlerle ilgili olarak;...Müdürü, ... ve müdür Yardımcısı ...'un bilgisi ve onayı bulunduğunu, iş bitiminde davalıya ihale bedeli ödendikten sonra müvekkili şirkete alacağının ödeneceğinin söylendiğini ve bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, açtıkları ... 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin...E, ...K sayılı kararı ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, istinaf denetiminden geçmeksizin kararın kesinleştiğini, ... 19.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada alacağın kaynağı ve sebebinin kendileri tarafından yanlış ifade edildiğini bu hususun davanın ispat sorununu ortaya çıkardığını bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili şirket tarafından yapılan ... bölgesinde muhtelif yerlerde çevre ve peyzaj düzenlemeleri,... giriş-çıkışlardaki peyzaj düzenlemeleri, ... çevresinde peyzaj düzenlemesi, ... altı çevre düzenlemesi, ... çevre düzenlemesi,...muhtelif alanlarda yol ve çevre düzenlemesi uygulama işlerine ilişkin malzeme cinsine çevrilen 13.043,48- ton ponza, volkanik curuf, mermer kırığı ve renkli taş bedelinin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek alacaklarından şimdilik 10.000-TL alacaklarının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davacının daha önce ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. , ... K. sayılı dosya üzerinden müvekkili aleyhine aynı konu ve talepler üzerinden dava açtığını, ancak söz konusu davanın yapılan yargılama neticesinde reddedildiğini, davacı tarafça istinaf edilmediğini ve dosyanın kesinleştiğini, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin... E....K. sayılı dosyası üzerinden verilen kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, kesin hükmün bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkin olduğunu, buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamayacağını, açılması halinde ikinci davanın kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedileceğini, bir başka deyişle bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın kesin bir hükümle çözülmüş olması halinde mahkemece yeniden inceleme konusu yapılmayacağını, bu nedenle davacı tarafından açılan bu davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının dilekçesinde bahsetmiş olduğu malzemelerle müvekkili şirketin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında davacının bahsetmiş olduğu malzemelere ilişkin herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, bu nedenle söz konusu malzemelerin müvekkili şirket tarafından herhangi bir şekilde alınmadığını, her ne kadar davacı taraf dilekçesinde değinmemişse de davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 2016-2017 yıllarına ait Malzeme Alım Sözleşmesi yapıldığını, 18.01.2016, 26.04.2016, 30.05.2016, 17.08.2016, 29.09.2016, 13.12.2016, 16.06.2017, 1.08.2017 tarihli Mal Alım Sözleşmeleri gereği alınan tüm malların müvekkili şirkete teslim edildiğini ve tüm malların bedellerinin de fatura karşılığında davacı şirkete ödendiğini, taraflar sözleşme gereği tüm borç ve sorumluluklarını yerine getirdiklerini, müvekkil şirket tarafından ihaleler nedeniyle alınan teminatların da davacıya iade edildiğini, davacının dilekçesinde bu sözleşmelerden bahsetmediğini, bu sözleşmelere konu alım dışında başkaca mallar teslim ettiği iddiasında bulunduğunu, bu nedenle de sözleşme yapılmadığını iddia ettiğini, ancak müvekkili şirketin, ...Büyükşehir Belediyesi'nin bir iştirak şirketi olup sermayesinin tamamının kamuya ait olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin ihalesiz ve sözleşmesiz bir şekilde iş yapmasının mümkün olmadığını, davacının cevap dilekçesinde davacı şirketin tüm işlerini yerine getirmesine rağmen müvekkili şirket tarafından çağırılarak sözleşme yapılmadığını belirttiğini, sözleşme olmaksızın bir tacirin iş üstlenmesi, üstlendiği işi yerine getirmesi ve karşı tarafın sözleşme yapmaya çağırmasını beklemesinin ne anlaşılabilir ne de ticari hayatın olağan akışına uygun olduğunu, bu nedenle davacının tüm iddialarının dayanaksız olup davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin davacı ile sözleşme gereği satın aldığı malların ve kesilen tüm faturaların bedelini ödediğini, ekte sundukları sözleşmeler dışında davacı ile arasında herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, iddia edilen malların da müvekkili şirket tarafından alınmadığını, bu nedenle dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, iş bu davanın açılmasından önce arabulucuya başvurmanın yasanın emredici hükmü olduğunu, süresinde arabulucuya başvurulup dava şartının yerine getirilip getirilmediği ve süresinde davanın açılıp açılmadığının mahkeme tarafından re'sen incelenmesi gerektiğini, bu şartlar yerine getirilmemiş ise davanın bu nedenle de reddinin gerektiğini bildirerek öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, mümkün olmaması halinde dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 303/1 maddesinde "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalı tarafından davacıya ... bölgesinde muhtelif yerlerde çevre ve peyzaj düzenlemeleri, ... çıkışlardaki peyzaj düzenlemeleri, ... köprüsü çevresinde peyzaj düzenlemeleri,... altı çevre düzenlemesi,... gidiş çevre düzenlemesi, ... muhtelif alanlarda yapılan yol ve çevre düzenlemesi işlerini yaptırıldığının, davalı ile davacı arasında yapılan işlerde tüm masraf, maliyet ve hak edilen ücretin malzeme bedeline çevrilerek ödendiğinin, taraflar arasındaki bu uygulama kapsamında yukarıda belirtilen yapılan işler neticesinde toplam 13.043,48 ton ponza, volkanik curuf, mermer kırığı ve renkli taş bedeli alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacı tarafından aynı konu ve taleplerle ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile dava açıldığının yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğinin, kararın kesinleştiğinin beyan edilerek kesin hüküm dava şartı itirazında bulunulduğu, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyasının incelenmek üzere bir suretinin Uyap üzerinden dosyamız içerisine alındığı, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde davacısının dosyamız davacısı, davalısının dosyamız davalısı olduğu, dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısına karşı davalı tarafından davacıya yaptırıldığı iddia edilen davamıza konu aynı işler yönünden dava dosyamızda da talep edilen 13.043,48 ton ponza, volkanik curuf, mermer kırığı ve renkli taş bedeli alacağının bulunduğunun beyan edilerek alacak davası açıldığı, alacağının ispatı yönünden mahkememiz dava dosyasına da sunulan aynı teslim tutanaklarına dayanıldığı, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve kararın bu dava açılmadan önce 06/01/2025 tarihinde kesinleştiği, mahkememiz dava dosyası ile ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyasının taraflarının, dava sebeplerinin ve talep sonuçlarının aynı olduğu, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ...Karar sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen kararın yukarıda belirtilen 6100 sayılı HMK'nun 303/1 maddesi kapsamında mahkememizde açılan bu dava yönünden kesin hüküm oluşturacağı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-i ve 115/2 maddeleri kapsamında davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.