mahkeme 2025/15 E. 2025/548 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/15

Karar No

2025/548

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/15 Esas
KARAR NO : 2025/548

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/01/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 08.01.2025 Tarihli dava dilekçesinden özetle; 18/12/2019 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın seyir halinde iken... plakalı motosiklet sürücüsü olan müvekkil ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkil İlhami Uysal yaralandığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup Arabuluculuk Anlaşamama tutanağının bulunduğunu, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, dava konusu talepler hususunda davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvuru neticesinde davalı kurum nezdinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulmuş olup ilgili dosyanın davalı kurumdan istenmesini talep ettiğini, müvekkilinin ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 30/05/2024 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %5 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu, tüm açıklanan bu nedenlerle ; 50 TL Sürekli iş göremezlik 50 TL Geçici iş göremezlik50 TL Bakıcı gideri, 50 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 200 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, Yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 28.01.2025 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin dava dışı plakası tespit edilemeyen aracın çarpması nedeni ile oluşan yaralanmaya ilişkin olarak dava açıldığın Davalı vekili, plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin herhangi iz ve delilin bulunmadığını, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğuna dair bir dayanağının bulunmadığını tek delilin davacı beyanı olduğunu savunmuştur. Bu konudaki ispat külfeti M.K.'nun 6.maddesi uyarınca davacı tarafa aittir. Davaya konu kaza 30.01.2017 tarihinde gerçekleşmiştir. Kazaya ilişkin resmi görevlilerce tanzim edilmiş trafik kazası tespit tutanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kazaya ilişkin soruşturma evrakı incelendiğinde davacının kazaya ilişkin resmi makamlara başvurusunun kazadan yaklaşık 2 ay sonra 20.03.2017 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Bu başvuru üzerine resmi görevli memurlarca 28.03.2017 tarihinde olay yeri krokisi çizilmiş, araştırma tutanağı tutulmuştur. Tutanağa göre davaya konu kazanın gerçekleştiği iddia edilen yerde olay yerini gösteren güvenlik kamerası ve kayıt cihazının olmadığı, olayı gören tanık bulunmadığı belirtilmiştir. Davacının maluliyet durumu incelendiğinde; Her ne kadar olayın gerçekleştiği 30.01.2017 tarihli hastane kayıtlarında olay trafik kazası adli vaka olarak belirtilmiş, davacının maluliyetine ilişkin ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen raporda, davacının 30.01.2017 tarihinde gerçeklesen kaza nedeni ile hastada meydana gelen sağ femur saftı kırığı dikkate alınarak yürüyüş bozukluğu özür oranı %8 olduğu tespit edilmiş ise de davacının daha önce 2012 yılında kaza geçirdiği, yine davalı vekiline başvuruda bulunduğu , kazadan hemen sonra resmi görevlilerce düzenlenen tutanak bulunmadığı gibi , kazadan sonra kazayla ilgili resmi makamlara müracaat tarihi, kazaya plakası tespit edilmeyen aracın sebep olduğuna dair davacı beyanı dışında herhangi bir delil bulunmayışı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Davacı tarafından mevzuata uygun olarak alınan bir maluliyet raporu ve kazanın varlığını kanıtlayan evraklar sunulmaksızın müvekkil kuruma yapılan müracaat geçerli olmadığı, kazadan 76 gün sonra ...Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan müracaatta ..., ilgili mevkiide ... plakalı motosikleti ile seyir halindeyken plakasını alamadığı aracın orta şeritten sağ şeride geçtiği, bu aracın kendisine çarpacağını düşündüğü için aniden emniyet şeridine geçtiği sırada dengesini kaybedip savrularak yaralandığını ve yaralanmasına sebep olan araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu beyan ettiği, İlhami Uysal’ın ifadesi dışında kaza ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kaldı ki, davacının yaralanmasına neden olduğu iddia edilen aracın tescile tabi olup olmadığı hususunun da kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılması gerektiği, Nitekim bilindiği üzere tescile tabi olmayan veya tescile tabi olsa da tescili yapılmayan araçların vermiş olduğu zararlardan dolayı ... Hesabının sorumluluğunun bulunmayacağını, kurumun sorumluluğunun ancak ZMMS yaptırma yükümlülüğü bulunan tescilli bir araç olması halinde söz konusu olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...numaralı soruşturma dosyasında daimi arama kararı olduğu görüldüğünü beyanla davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 18/12/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının bakıcı gideri ile sürekli ve geçici maluliyet zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... cumhuriyet başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası celp edildiği, davacının SGK Hizmet Dökümü UYAP sistemi üzerinden çıkarılarak dosya içerisine alınmış, ... Üniversitesi Hastanesi'ne, ... Hastanesine, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış gelen yazı cevapları incelenerek dosyamız arasına alınmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davacı taraf öncelikle 18/12/2019 tarihinde kaza meydana geldiğini bu kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilemediğini ve bu sebeple davalı ... Hesabının tazminatlardan sorumlu olduğunu ispatlamak zorundadır.
Davacı tarafın 18/12/2019 tarihinde kaza geçirdiği ve bu kaza sebebi ile davaya konu tazminatları davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarının ispata muhtaç olduğu, meydana gelen trafik kazasına plakası alınamayan aracın varlığının, somut delillerle desteklenemediği ve kazaya etkisinin sadece sürücünün beyanlarıyla sınırlı kaldığı, nitekim olaydan yaklaşık 76 gün sonra ancak davacının Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, savcılık tarafından yapılan soruşturmada da davacının iddia ettiği kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilemediği de değerlendirildiğinde davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60- TL harçın mahsubu ile bakiye harcın parasal sınırın altında kalması nedeniyle harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 200- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600- TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2025

Katip
E-imzalıdır.

Hakim
E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim