mahkeme 2025/142 E. 2025/553 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/142

Karar No

2025/553

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/142 Esas
KARAR NO : 2025/553

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/05/2019
KARAR TARİHİ : 15/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 06.05.2019 tarihli harç makbuzlu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...A.Ş. karşı taraf ... A.Ş. (A101) ile sözleşme imzalayarak ... markasıyla turşu üretimi yapması ve davalı firmaya teslim etme konusunda anlaştıklarını, taraflarca akdedilen sözleşme uyarınca satıcı olarak gözüken müvekkil şirketin sözleşme konusu olan ürünleri “alıcı” konumunda olan davalı ... A.Ş.'ye teslim edeceği düzenlendiğini, müvekkil şirketin sözleşme uyarınca yetiştirilmiş ve üretimini gerçekleştirebildiği tüm ürünleri 2017 yılı içerisinde davalıya teslim ettiğini, teslime ilişkin sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu, müvekkilin üretimini gerçekleştirildiği bölgelerde 2017 yılında yaşanan hava olaylarından kaynaklanan afetler meydana geldiğini, bölge nezdinden kalıcı hasarlara sebebiyet verdiğini, yaşanan afetler neticesinde müvekkil Şirket ve bölge halkının büyük mağduriyetler yaşadığını, müvekkil şirketin elde etmeyi planladığı ve öngördüğü tüm ürünü elde edemediğini, müvekkil şirketin yaşamış olduğu mağduriyete İlişkin davalı yana ivedilikle mail ve diğer iletişim yollarıyla bilgilendirme yaptığını, ... Valiliği ve Ödemiş Kaymakamlığının afet raporlarının karşı tarafla paylaşıldığını, bunun üzerine davalı yan ile yetişen ürünlerin sevkiyatlarının yapılması konusunda anlaşıldığını, sevkiyatların Mayıs ve Haziran ayında yapılmasını talep ettikler afet sonrasında ve sözleşmeye konu ürünlerin kalan kısmı davalının bilgisi ve onayı dahilinde olmak üzere 2018 yılı Mayıs ve Haziran aylarında tam ve eksiksiz bir şekilde karşılayarak sevkiyatları vaktinde yaptığını, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, müvekkil şirket taraflarca akdedilen sözleşmeye , uygun bir şekilde yetiştirmiş olduğu ve üretimini gerçekleştirdiği ürünleri davalının bilgisi ve onayı dahilinde usulüne uygun olarak karşılayarak irsaliyeler ile teslim ettiğini, daha sonrasında davalı şirketin müvekkil şirket aleyhine haksız ve yasal dayanağı olmayan bir şekilde ... sistemi üzerinden 49 ayrı faturayı düzenleyerek gönderdiğini, fatura içeriklerinde her ne kadar kalite ve geç teslimat dayanak gösterilmiş ise de sevkiyatların tümünün süresinde gerçekleştirildiğini, kalite problemi de olmamasına rağmen karşı tarafin kalite problemi ve geç teslimata dayalı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun fatura kestiğini, davalı yan tarafından ürünlerin kalitesine ilişkin hiçbir geri dönüş olmadığını, müvekkil şirketin üretimi standartlara tabi ve uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkil aleyhine düzenlenen 49 ayrı faturanın toplamının 157.906,79-TL olduğunu, KEP sistemi üzerinden gönderilen ve haksız şekilde düzenlenen faturaların tümünün müvekkil şirket tarafından usulüne uygun olarak kabul edilmeyerek sistem üzerinden davalı yana süresi içerisinde iade edildiğini, müvekkil şirketin faturaları süresinde iade etmesine rağmen davalı şirket ... 4. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iadelerin haksız olarak yapıldığını ve müvekkilin kayıtlarına haksız bir şekilde işlemediğini iddia ederek söz konusu şartnameyi keşide ettiğini, ihtarname içeriğinde ayrıca müvekkil şirketin itirazlarının haksız olduğunu, faturaları kendi kayıtlarından çıkarmayacaklarını ve fatura bedelleri toplamının müvekkil şirket carisinden mahsup edileceğinin de ihtar edildiğini, ihtara karşı müvekkil ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek itirazlarını sunduğunu, müvekkil adına gönderilen ve karşı tarafa tebliğ edilen ihtarname içeriğinde iadesi gerçekleşen faturaların sadece liste halinde dökümü yapılarak kayıtlara işlenmesi talebine de anlam verilemediği ve liste halinde yer verilen faturaları içeriklerini bedellerini kabul etmediklerinin belirtildiğini, karşı yanın iddiası olan müvekkil şirket carisinden mahsup edilmesine muvafakat etmediklerini ve söz konusu alacı ödenmesinin talep edildiğini, müvekkil şirketin bahsi geçtiği üzere davalıya herhangi bir borcu bulunmadı müvekkil şirket adına gönderilen ihtarnameye karşı davalı tarafından ... 4. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aynı beyan ve iddialarla cevap verildiğini, davalının, ihtarına karşı müvekkil şirket tarafından cevap verildiği 'nin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız olarak düzenlenen faturaların müvekkil tarafından usulüne uygun olarak iade edildiği ve müvekkil şirketin cari hesabından ilgili fatura tutarlarının müvekkilin carisinden mahsup edilmesine anlam verilmeyerek muvafakat etmediklerini ve söz konusu fatura tutarlarının ödenmesinin istenildiğini, müvekkil tarafından ürünlerin taraflarca kararlaştırılan sürelerde irsaliyelerle teslim edilmesine rağmen karşı yan müvekkil şirket aleyhine faturalar düzenleyerek müvekkilin kendi alacağından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde geçerli nedeni olmaksızın toplam 157.906,79-TL. bedeli mahsup ettiğini, — müvekkil etin mahsuba ilişkin hiçbir şekilde muvafakati de bulunmadığını, müvekkil adına haksız şekilde düzenlenen faturaların bir kısmı kalite problemi olarak bir kısmı da mayıs ayı geç teslimat tutarı adı altında 9020 cezayla düzenlendiğini, müvekkil ile davalı yan arasında kararlaştırıldığı üzere şartlarla üretim gerçekleştirildiğini, mutabık kalınan teslim süreleri olan Mayıs ve Haziran aylarına uygun olarak Müvekkil teslimatlarını gerçekleştirdiğini, ... İlçe Müdürlüğü'nün ... Tarih Ve... Sayı Numaralı Dilekçesinin Ekinde Sunulu Olan Rapor da; “ilgi sayılı dilekçe gereği ödemiş merkez ve demircili, gereli, kaymakçı ve bu mahallelere yakın, bölgelerde ağırlıklı olmak üzere mayıs ve hazirtan aylarında meydana gelen aşırı yağış, dolu sel suları basması gibi nedenlerle turşuluk salatalık, karpuz. ve kiraz gibi ürünlerde 40 , 80 oranlarda ürünlerin zarar gördüğü müdürlüğümüz afet işleri kapsamında tespit edilerek durum bakanlığımıza rapor edilmiştir.” Şeklinde olduğunu, ... Valiliği İl gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün ... tarih ve...sayı numaralı yazısında; “İlgi yazınız gereği; ilimiz ..., ..., ... ve ... ilçelerinde 01.01.2017 ve 15.08.2017 tarihleri arasında meydana gelen doğal afetlerle ilgili olarak düzenlenen bakanlığımıza gönderilen, üzerinde afetin nevi, oranı ve ürün çeşidi ile zarar gören alanın belirtildiği Afet'İhbar/Bilgi formu yazımız ekinde gönderilmektedir.” şeklinde olduğunu, söz konusu dönem de elde edilebilen ürünlerin davalıya teslim edildiğini, 01.01.2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar yönünden dava şartı olarak arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanılamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, 157.906,79- TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 17/06/2019 tarihli cevap dilekçesinde; ilişkisinde de tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkil şirketin davanın tarafları arasında ikame edilmiş sözleşmede alıcı,... A.Ş. İse satıcı konumunda olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu kornişon turşu alım - satımı olduğunu, davacı tarafın kornişon turşu üretimi ve müvekkil şirkete gönderilmesi hususundaki sorumluluklarını kendi kusuru ile yerine getirmediğini, bununla birlikte müvekkil şirkete herhangi bir bilgi vermeden sözleşmenin esaslı koşulları üzerinde değişiklik gerçekleştirerek müvekkili yanılttığını, ... A.Ş. Müvekkil şirketin onayı ve bilgisi olmadığı halde yaklaşık 180.000 adet ürünü daha öncekilerden farklı bir yöntem kullanarak ürettiğini, müvekkile ayıplı şekilde teslim ettiğini, müvekkil şirketin müşteri şikayetleri sonucu söz konusu kalite problemini tespit edebildiğini, gecikmeksizin dosyaya sunmuş olunan mail yazışmalarından sabit olduğu üzere davacı şirkete bildirildiğini, davacı şirketin genel müdürü ... tarafından müvekkil şirket yetkililerine gönderilen mail içeriğinde açıkça "2017 sezonunda tedarik edilemeyen eksik miktar"denilerek davacı tarafın müvekkil şirket ile yapmış olduğu sözleşmedeki asli yükümlülüğünü yerine getirmediğini kabul ettiğini, davacı tarafça konuya olarak 29 Mayıs-4 Haziran 2018 tarihleri arasında mail yazışmaları dava dilekçesine ek olarak sunulduğunu, müvekkil şirketin söz konusu geç teslimatlardan haberdar olduğu ve bu konuda bir mutabakat olduğunun iddia edildiğin, müvekkil şirketin söz konusu geç teslimatlara ilişkin olarak cevabını 27 Mayıs 2018 tarihinde mail yazışmasında verdiğini, mailde aynen "2017-2018 yılı turşu anlaşma miktarlarımızın zamanında teslim edilmeyen 850.000 adet ürünü sizden mutabık kaldı ız üzere anlaşma koşullarımızdan yeni sezonda (Mayıs- Haziran) alacağız. Ancak bu dönemde taahhüt edilen ürünün zamanında teslim edilmemesinden doğan zararımız anlaşmamız gereğince size dönülecektir." ifadelerine yer verildiğini, müvekkil davacıdan TPE nezdinde tescil ettirdiği bazı markalarına ait ürün gruplarının ... üretimini yapmak amacıyla fason üretim sözleşmesi ve çerçeve sözleşmesi imzaladığını, Türkiye çapında pek çok şirketle olduğu gibi aynı tip sözleşme ve benzer hükümler doğrultusunda bu ticari ilişkisini sürdürdüğünü, bu ürünlerin başka bir firma ile anlaşılıp ürettirilmesinin yaklaşık 3-4 ay sürdüğünü, müvekkil şirketin başkaca bir çözüm olanağı olmaması sebebiyle Mayıs-Haziran aylarındaki teslimatları kabul ederek zararlara ilişkin davacı tarafa dönüleceğini belirttiğini, mail yazışmalarından sonra davacı şirketin de dava dilekçesinde kabul ettiği üzere tüm sevkiyatların devam ettiğini, davacı şirket müvekkil şirketin, geç teslimlere ilişkin olarak dönecek olduğu cezai bedeli bilerek ve kabul ederek kornişon turşularının teslimatını gerçekleştirdiğini, daha sonra müvekkil şirketin taraflar arasında imza edilen çerçeve sözleşme kapsamında % 20'lik ve mail yazışmasında belirttiği bedelin çok çok altında kesilmiş olan faturalara haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz davacı şirketin, söz konusu ürünlerin yaklaşık 900.000 adetlik kısmını zamanında teslim edemedi; müvekkil şirkete eksik kalan kısımların bir sonraki sezon olan 2018 Mayıs - Haziran aylarında teslim edileceği taahhüdünü verdiğini, davacı şirket tarafından gönderilen ürünlerin satışa çıkarıldığını, Türkiye'nin birçok yerinde söz konusu ürünlere ilişkin çok sayıda şikayetler alındığını, bu sebeple müvekkil şirket tarafından bir test yaptırıldığını, bu testin sonuçları da davalı şirket ile paylaşıldığını, müvekkil şirketin yaptırdığı testte muadil kornişon turşuları "taze ve tadı beğenildi" şeklinde rapor edildiğini, davacı tarafından üretilen kornişon turşularının ise "ürün çok acı ve yumuşak" şekilde rapor edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde aynen "Ayrıca belirtmek gerekir ki davalı yan tarafından ürünlerin kalitesine ilişkin hiçbir geri dönüşte olmamıştır." ifadesine yer verdiğini, davacı tarafa ürünlerdeki kalite probleminin bildirildiğini, bu konu üzerine birçok mail yazışması yapıldığını, davacı şirket yetkilileri ile müvekkil şirket yetkilileri müvekkil şirket merkezinde bir araya gelerek söz konusu ürünlerin tadım gerçekleştirdiğini, davacı yanın açıkça kötü niyetli olduğunu, tarafların bir araya gelerek bir tadım testi yaptığını, kalite ile ilgili bir geri dönüş yapılmadığı ifadelerinde bulunarak kötü niyetlerini ispatladıklarını, yapılan tat testlerinde davacı tarafın yetkilileri tarafından da kendilerinin üretmiş oldukları turşularının tatlarında farklılık olduğunun kabul edildiğini, davacı tarafın buna rağmen müvekkil şirketin söz konusu duruma ilişkin kesmiş olduğu faturalara itiraz ettiğini, kalite probleminin müvekkil şirket tarafından dile getirildiğini, mail yazışmasında sevkiyatların yapılmasını ancak kalite problemi nedeniyle davacı tarafa, taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşme gereği yine bir ceza dönüşünün yapılaca; , davacı tarafin 'geç teslimat" hususunda olduğu gil kalite konusunda gerçekleştirdiğini, davacı şirketin hatalarını kabul ettiğini, davacı tarafın, Söz Konusu süreçte geç teslimatlara ilişkin açığı kapatmak amacıyla "..." olarak tabir edilen ve normalden farklı bir yöntem kullanılarak üretilen müvekkil şirkete teslim edildiğini kabul ettiğini, müvekkil şirketin bunun üzerine davacı tarafa ceza fatura edileceğini bildirdiğini, davacı taraf da bu duruma kabul göstererek sevkiyatları tamamlar Müvekkil şirket sözleşmeye uygun davranarak haklı bir şekilde kesmiş olduğu ceza faturalarını davacı tarafın cari hesabından mahsup ettiğin, davacı tarafın sunmuş olduğu raporların soyut olduğunu, davacı tarafın üretim alanlarının zarar gördüğüne ilişkin herhangi bir rapor, tespit vs bulunmadığını, davacı tarafın beklenenin üzerinde yağış olması gibi basit bir gerekçe ile müvekkil şirkete taahhüt edilen kornişon turşu üretimini gerçekleştiremediğini belirttiğini, dava dosyasına soyut, gerekçesiz raporlar sunduğunu, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu, ...tarafından düzenlenen raporda % 40-80 oranında ürünlerin zarar gördüğünün ifade edildiğini, raporun söz konusu üretim alanlarının davacı tarafın üretim alanları olduğuna ilişkin ya da davacı tarafın üretim alanlarının zarar gördüğünü ispatlar herhangi bir niteliği olmadığını, davacının tarlalarının % 40-80 miktarında zarar gördü; an için kabul edilse dahi davacı şirketin, müvekkil şirkete kalite problemi olmayan hiçbir ürün teslim edemediğini, davacının söz konusu süreçte teslim ettiği tüm ürünlerin şok yöntem ile fermente edilmiş ürünler olup kalite problemini haiz ürünler olduğunu, taraflar arasında imzalanan, fason üretim sözleşmesinde davacının yalnızca fabrika adresi belirtildiğini, davacının üretilecek salatalıkları hangi yöreden temi edileceğine ilişkin herhangi bir hüküm olmadığını, ürünlerin hangi yörede üretildiği, herhangi bir öneminin bulunmadığını, taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığını, davacı tarafın ise yalnızca birkaç bölgedeki yağış sebebiyle söz konusu ürünleri üretemediğini iddia ettiğini, davacı tarafın, basiretli tacir olduğunu, söz konusu yağı kini öngörmeli ve üretim alanlarını gerekirse farklı bölgelere dağıtması gerektiğini, karşı tarafın mantığıyla düşünecek olursak Türkiye'nin herhangi bir bölgesindeki yağış ya da bir doğa olayının olması sebebi ile de mücbir sebep oluştuğunu iddia etmenin mümkün olmayacağını, üretimin nerede yapılacağının önem arz etmediğini, davacı tarafın ...'nin yalnızca küçük bir yöresini oluşturan coğrafyadaki yağışlar sebebiyle mücbir sebep iddiasının kabulünün mümkün olmayacağını, bu nedenlerle taleplerinin tümünün ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı taraf ile kornişon turşu satımı ve teslimi konusunda davalı ile sözleşme imzaladığını, sözleşme gereği yapılması gereken teslimatın üretim yerlerinde 2017 yılında yaşanan hava olaylarından kaynaklanan afetler nedeniyle gerçekleştiremediğini, bu konuda davalı tarafa bildirimde bulunulduğunu, yaşanan bu doğal afet sonrasında sözleşmeye konu ürünlerin davalının bilgisi ve onayı dahilinde 2018 yılı Mayıs ve Haziran aylarında teslim edildiğini, ancak davalı tarafın geç teslimat yapıldığı ve ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla aleyhlerine 49 ayrı fatura tanzim edildiğini, faturaların toplam değeri olan 157.906,79 TL bedelin cari hesap alacağından düşüldüğünü, geç teslimatın mücbir nedenden kaynaklandığını ve kusursuz olduğunu, ürünlerin ayıplı olmadığını iddia ederek 157.906,79 TL'nin davalıdan tazminini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak geç teslim ve ayıplı teslim iddiasıyla davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacı tarafça kabul edilmemesi üzerine davalı davafça davacı alacağından mapsup edilmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
Mahkememizin 2019/262 Esas 2022/122 Karar sayılı 23/02/2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 30/01/2025 tarihli ilamı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş ve dosyanın iş bu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. İstinaf ilamının incelenmesinde; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda;...bu ayıbın sağlıklı olarak ispat edilebilmesi için hıyarın hasat sonrası mı, yoksa fabrikada işleme sırasında mı ayıplı olduğunun belirlenmesi gerektiği, hasat sonrası ayıplı ürün olup olmadığı, hıyar ürünü numunesi alınıp Tarım ve Orman Bakanlığı Yetkili il Kontrol laboratuvarlarında pestisit yönünden analize tabi tutulması gerektiği,'' şeklinde tespitte bulunup ayıbın ispat edilemediği belirtilmiş ise de, yukarıdaki mail içeriklerinden davacı tarafın davaya konu son teslimatlardaki salatalık turşusunu “...” diye tabir edilen uygulamayı kullandığını beyan etmiş olup, bu durumda davacı tarafın önceki salatalık turşularını hangi yöntemle ürettiği, sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca şahit numuneli alım olup olmadığı, önceki ve sonraki satışlara konu turşuların yapım tekniklerinde farklılık olup olmadığı, farklılık olduğu taktirde tat, kalitesine etki edip etmeyeceği hususunda taraflardan numune ürün ibrazınında sağlanıp uzman bilirkişiden bu yönden denetime elverişli rapor alınıp, farklı yöntem kullanılmış ise davacı tarafın davalı tarafın açık muvafakati olmadan resen farklı bir yöntem kullanıp kullanamayacağının taraflar arasındaki çerçeve sözleşmenin 4 ve 11 maddeleri de gözetilerek ve süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı da taraflar arasındaki mail,ihtarlar ile sözleşmenin 7. Maddesi de gözetilerek sonucuna göre davalı tarafça düzenlenen kalite problemi açıklamalı faturaların sözleşme hükümleri uyarınca yerinde olup olmadığının değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmediği hususlarına işaret edilmiştir.
Mahkememiz tarihli celse ara kararı ile; Dosyanın bilirkişiler olarak Gıda Mühendisi ..., SMM Bilirkişi ... ve Borçlar Hukukunda Uzman Bilirkişi...a tevdi edilerek, istinaf ilamında belirtilen hususlar dahilinde davacı tarafın önceki salatalık turşularını hangi yöntemle ürettiği, sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca şahit numuneli alım olup olmadığı, önceki ve sonraki satışlara konu turşuların yapım tekniklerinde farklılık olup olmadığı, farklılık olduğu takdirde tat, kalitesine etki edip etmeyeceği hususunda taraflarca inceleme gününde sunulacak numune ürün ibrazı da değerlendirilerek Gıda Mühendisi bilirkişi tarafından değerlendirme yapılması, farklı yöntem kullanılmış ise davacı tarafın davalı tarafın açık muvaffakati olmadan farklı bir yöntem kullanıp kullanamayacağının, taraflar arasındaki çerçeve sözleşmenin 4 ve 11 maddeleri gözetilerek ve süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığının, taraflar arasındaki mail, ihtarlar ile sözleşmenin 7. Maddesi de gözetilerek sonucuna göre davalı tarafça düzenlenen kalite problemi açıklamalı faturaların sözleşme hükümleri uyarınca yerinde olup olmadığına dair SMM ve Borçlar Hukuku Mevzuatında Uzman Bilirkişilerden rapor hazırlanmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinin tarafından mahkememize 11/08/2025 tarihli sunduğu raporda özetle; Davacı şirketin talimat raporu kapsamında değerlendirilen 2017-2018 yılları ticari defterlerinde Davaya konu toplamı 157.906,79 TL olan 49 faturanın ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, 06.05.2019 dava tarihi itibari ile davalı ... A.Ş. şirketinden 411.278,16 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin bozma öncesi 04.03.2021 tarihli bilirkişi raporu kapsamında incelenen 2018-2019- 2020 yılları ticari defterlerinde davalı şirket ticari defterlerinde Davaya konu toplamı 157.906,79 TL olan 49 faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, Davacı ... şirketine 677,99 TL borç bakiyesinin olduğu, Taraflar arasındaki toplam cari hesap uyuşmazlığının (411.278,16 TL Davacı Alacağı -677,99 TL davalı borcu 410.600,17 TL olduğu, bu farklılığın 157.906,79 TL tutarlık kısmının huzurdaki davaya konu kalite ve geç teslimat gerekçeleri ile Davalı şirketin düzenlediği faturalardan kaynaklı olduğu, kalan 252.693,38 TL tutarlık uyuşmazlığın ise yoğun ticari ilişkiden kaynaklı bilirkişilik görev süresince tespitinin mümkün olmadığı ve davacı şirketinde uyuşmazlığa konu faturaları 8 günlük yasal süre içerisinde davalı şirkete iade ettiği, dava konusu ürünün hangi yöntemle üretildiğinin tespitinin dosyada sunulan bilgiler ışığında uygun olmayacağı, ancak mail içeriklerinden davacı tarafın davaya konu son teslimatlardaki salatalık turşusunu “...” diye tabir edilen uygulamayı kullandığını beyan etmiş olduğu için konserve “yöntemi ile üretim yapmış olabileceği, Ürün hangi teknik ile üretilmiş olursa olsun Hıyar Turşusu TS 11112 standardında belirtilen duyusal, fiziksel ve kimyasal özellikleri sahip olması gerektiği. Farklı teknikle üretilen hıyar turşusunda laktik asit ve toplam şeker yönünden farklılık olacağı, 2017-2018 yıllarında üretim yapılmış olması nedeniyle ürünlerin son tüketim tarihi dikkate alındığı şahit numune bulunsa dahi tüketim tarihi geçmesi nedeniyle üründe duyusal, fiziksel ve kimyasal özelliklerinde bozulmalar olacağı için analiz yapılmasının mümkün olmayacağı, Taraflar arasındaki Çerçeve Sözleşme hükümlerine göre satıcının, şahit numuneli alımlarda, emteanın şahit numune ile birebir aynı olacağını garanti etmiş olduğu, farklı yöntem kullanılması halinde laktik asit ve toplam şeker yönünden farklılık olacağının tespit edilmiş olduğu dikkate alındığında, davalı tarafın açık muvafakati olmadan re'sen farklı bir yöntem kullanmasının uygun olmadığı, Mahkemece, ayıp ihbarının süresinde yapılmış olduğuna kanaat getirilmesi halinde, şayet ürün farklı yöntem ile üretilmiş ise, heyette görevli gıda mühendisi bilirkişinin farklı yöntem kullanılması halinde laktik asit ve toplam şeker yönünden farklılık olacağının tespit edilmiş olduğu dikkate alındığında, ayıp nedeniyle cezai şart talep edilebileceği, ancak Sayın Mahkemece, ayıp ihbarının süresinde yapılmış olduğuna kanaat getirilmesi halinde ise, ayıp mevcut ise dahi satılanı bu haliyle kabul etmiş sayılacağı, bu itibarla cezai şart talep edemeyeceği yönünde sonuç ve kanaatine varıldığını beyan ettikleri görülmüştür.
İstinaf ilamında da dökümü yapılan yazılı mail içeriklerinden anlaşıldığı üzere davalı şirket söz konusu kalite problemine ilişkin olarak davacı tarafa gönderdiği maillerde; Kalite problemi olduğu belirtilmiş ve davacı taraftan davalı tarafa 28 Şubat 2018 tarihinde saat 16:33' de gönderilen mailde aynen;''.... Hava şartları nedenli, bazı günlerde yeterli mal gelmemesi ve/veya tarladan no.1 diye alınan malların içinden no.2 çıkması, no.2 diye alınan malların içinden no.3 çıkması vb. nedenlerle sezon içerisinde çeşitli günlerde, günlük türetime yetmeyecek şekilde çok az gelen tonajlâr, “...” diye tabir edilen ve bir uluslararası kabul gören bir metotla basılmış, fermentasyon engellenmiş ve takip eden 2-3 gün içerisinde kullanılmıştır. Bu durum hiçbir şekilde fermente üretim olmayıp, tamamen taze hammaddeyi, bozulmaya ve fermentasyona karşı koruma altına almaktır,'' şeklinde ki mail ile normal yöntemin dışında ...” diye tabir edilen bir yöntemle turşuların hazırlandığı belirtilmiş, davalı tarafından davacı tarafa gönderilen yukarıda yazılı mail içeriklerinden anlaşıldığı üzere sonradan gönderilen ... ile hazırlanan turşuların tadında,kalitesinde problem olduğu yönünde ihbarda bulunulduğu ve taraflarca da tadım testinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan bilgi ve belgeler ile istinaf ilamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça ayıplı ifada bulunulmadığı, geç teslimin ise mücbir sebepten kaynaklandığının iddia edildiği, davalı tarafça ise ayıplı ifada bulunulduğu ve geç teslim nedeniyle mahsup işlemi yapıldığının savunulduğu, bu nedenle ifanın ayıplı olup olmadığı ve geç teslimin mücbir sebebe dayalı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Dava konusu davalı tarafça iade edilen faturaların 29 adetinin kalite problemi açıklamalı olduğu ve toplam bedelinin 73.780,00 TL olduğu, 20 adetinin Mayıs ayı geç teslimat tutarı açıklamalı toplam 84.036,79 TL tutarında olduğu görülmekle, ayıplı ifa ve geç teslim yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmak gerekmektedir.
Ayıplı ifa noktasında, aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu ürünün hangi yöntemle üretildiğinin tespitinin dosyada sunulan bilgiler ışığında uygun olmayacağı, ancak mail içeriklerinden davacı tarafın davaya konu son teslimatlardaki salatalık turşusunu “...” diye tabir edilen uygulamayı kullandığını beyan etmiş olduğu için konserve yöntemi ile üretim yapmış olabileceği kanaatine varıldığı, ürünün hangi teknik ile üretilmiş olursa olsun .. standardında belirtilen duyusal, fiziksel ve kimyasal özellikleri sahip olması gerektiği, farklı teknikle üretilen hıyar turşusunda laktik asit ve toplam şeker yönünden farklılık olacağı, 2017-2018 yıllarında üretim yapılmış olması nedeniyle ürünlerin son tüketim tarihi dikkate alındığı şahit numune bulunsa dahi tüketim tarihi geçmesi nedeniyle üründe duyusal, fiziksel ve kimyasal özelliklerinde bozulmalar olacağı için analiz yapılmasının mümkün olmayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Nitekim, rapordaki tespitlerde belirtildiği şekilde şahit numune sunumu mümkün olmayacağından taraflarca da sunulamamış, bu nedenle bilimsel görüş ve mail yazışmaları üzerinden sonuca gitmek gerekmiştir. Taraflar arasındaki mail yazışmalarından, davalı tarafça sözleşmede kararlaştırılan üretim şeklinden farklı olarak "..." ile üretilen turşuların tadında,kalitesinde problem olduğuna yönelik ayıp ihbarlarının yapıldığı, taraflar arasındaki Çerçeve Sözleşme hükümlerine göre satıcının, şahit numuneli alımlarda, emteanın şahit numune ile birebir aynı olacağını garanti etmiş olduğu, farklı yöntem kullanılması halinde laktik asit ve toplam şeker yönünden farklılık olacağının tespit edilmiş olduğu dikkate alındığında, davalı tarafın açık muvafakati olmadan re’sen farklı bir yöntem kullanmasının uygun olmadığı tespitlerine yer verildiği, bu hali ile davacı tarafça yapılan ifanın ayıplı olduğu kanaatine varılmakla ayıplı ifadan kaynaklı olarak davalı tarafça iade edilen faturaların 29 adetinin kalite problemi açıklamalı olduğu ve toplam bedelinin 73.780,00 TL olduğu, anılan iadelerde davalının haklı olduğu kanaatine varıldığından davacının bu talebinin reddi gerekmiştir.
Geç teslimden kaynaklı iade edilen faturalardan kaynaklı alacak iddiası yönünden ise, hasar tespit raporlarında yağıştan dolayı tarımsal ürünlerde zarar olduğu söylendiği fakat meteorolojik ölçüm verileri olmadığından afet olup olmadığının tespit edilemediği, davacının kendi tarım alanlarının zarar gördüğüne ilişkin somut bir delil veya tespit bulunmadığı, davacının üretim merkezinin zarar gördüğünün ispatlanmadığı, Meteoroloji uzmanı tarafından dosyaya ibraz edilen ilgili kurum yazıları ve diğer belgelerin incelendiği ve bu verilere dayalı olarak tarımsal ürünlerde zarar oluştuğu ancak bir doğal afet oluşup oluşmadığının tespit edilemediği sonucuna varıldığı, bununla birlikte somut olayda mücbir sebebin varlığından bahsedilebilmesi için dış küvvetlerin sonucu olan, borçlunun işletmesiyle bağlı bulunmayan, önceden görülemeyen, kaçınılmaz ve borcun ifasını mutlak şekilde engelleyen harici olayın varlığı gerektiği, dosyadaki veriler öngörülemeyen, zorunlu veya zorlayıcı bir doğal olayın gerçekleştiğine ve davacının faaliyet ve işletmesi dışında kalan harici olay nedeniyle yetiştirdiği ürünlerin hasar gördüğüne, harici olayın işyeri ile bağlantısı olmadığına işaret ettiği, davacının kendisine ait veya ürün tedarik ettiği firmalara ait tarım alanlarının bulunduğu yerlerin ada, parsel ve metre kare cinsinden bilgilerinin sunulmadığı, yine bu alanlarda ne kadar ekim olduğu ve ne kadarının zayi olduğuna dair bilgi verilmediği, davacının ürünleri tedarik ettiği firmaların tarım alanlarının zarar gördüğüne dair delil sunulmadığı, yine bu firmalardan tedarik sıkıntısı yaşandığına dair davacıya bir dönüş olduğunu gösteren delil bulunmadığı, davacının üçüncü kişilerden alım yapamadığına dair delil sunulmadığı, davacının başka yerlerden temin hususunda yeterli çabayı gösterdiğine dair de delil sunulmadığı, dolayısıyla dava konusu mücbir neden iddiasıyla illiyet bağı kurulamadığı, somut olayda mücbir neden dolayısıyla ifa engeli ve ifa imkansızlığı bulunmadığı sonucuna varılmış olup davacının sözleşme yükümlülüğünü ihlal ederek satım sözleşmesine konu ürünleri geç teslim ettiği, basiretli bir tacir gibi hareket etmediği, davalının cezai şart hakkını saklı tuttuğu, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca tanzim edilen cezai şart faturalarından davacının borçlu olduğu sonucuna ulaşılarak davacının cari hesaptaki alacağından mahsup edilen bu tutarların tahsiline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesinde; kornişon alımını yağışların yaşandığı bölgelerden yaptığını, davacının üretici firmalardan ürünleri alıp üretim yaptığı, tanıklarının dinlenilmesini talep ettiği, tedarikçi firmalar ile arasındaki ticaretin incelenmesi, üreticilerden ürün tedarik ettiğinin ispatı açısından fatura, cari hesap kayıtlarının incelenmesini ve bu kayıtlarda yer alan ilçe ve köylerde keşif yapılmasını talep etmiştir. Davalı taraf, davacının taleplerine muvafakat etmediğini bildirmiştir. Dosya kapsamında davacının talep ettiği tüm delillerin celp edildiği ve uzmanlar aracılığıyla incelendiği, yargılama sırasında da davacıya somut delillerini sunması için süre verildiği ancak kendi tarım alanları ve tedarik ettiği firmaların tarım alanlarının zarar gördüğüne ve bu zararların dava konusu ürünler ile teslimatı etkilediğine dair bir delil ibraz edilmediği, doğal afet nedeniyle somut bir tespit bulunmadığı, somut veri ve delillerle desteklenmeyen mücbir neden iddiasının tanık beyanları ile ispatlanamayacağı kanaatine varılmakla davacının bu talep yönünden de iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmış, neticeten davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 2.696,66 TL peşin harcın mahsubu ile fazlaca yatırılan 2081,26‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iaddesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılan 64,9 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2025

Katip
E-imzalıdır.

Hakim
E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim