mahkeme 2024/603 E. 2025/381 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/603
2025/381
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/603 Esas
KARAR NO : 2025/381
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin her nevi bilgisayarların, donanımların internet web sitelerinin dizaynı, programlanması, internet üzerinden bilgi alış verişinin sağlanması, bunların kaydedilmesi, saklanması, internet servis ve destek hizmetlerinin verilmesi faaliyetleriyle iştigal ettiğini, davalı ... ile müvekkil şirket arasında 01.11.2022 tarihli İş Sözleşmesi imzalandığını, davalının 01.11.2022 - 22.07.2024 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde “...” olarak çalıştığını, davalının 22.07.2024 tarihli el yazılı dilekçesi ile istifa ederek müvekkil şirketteki çalışmasını kendi iradesiyle sonlandırdığını, davalının yaklaşık iki yıllık süre boyunca bahse konu pozisyonda görev aldığını ve kesintisiz şekilde çalıştığını, davalının sahip olduğu Satış Destek Uzmanı unvanı sebebiyle, satış faaliyetlerinin doğası gereği müvekkil şirketin ürünleri, hizmetleri, geliştirilmekte olan projeleri ve müşteri çevresine ilişkin kapsamlı gizli, teknik ve ticari bilgiye sahip olduğunu, davalının meri mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde müvekkil şirkete karşı rekabet etmeme, sadakat, sır saklama, ayartmama yükümlülüklerinin bulunduğunu, davalının İş Sözleşmesi’nin 15.1 maddesi ile, iş akdinin sona ermesinden sonraki 3 ay boyunca doğrudan ve dolaylı olarak kendi ve başkası namına İşveren’in ve/veya grup şirketlerinin işleri ile doğrudan rekabet halinde olan herhangi bir faaliyette bulunmayacağını, İşveren’in ve/veya grup şirketlerinin işleri ile doğrudan rekabet halinde olan herhangi bir şirket veya diğer kuruluşa doğrudan ve dolaylı olarak ortak olmayacak bu kuruluşlarda yöneticilik yapamayacağını veya bu kuruluşlarına başka bir şekilde dışarıdan hizmet veremeyeceğini taaahhüt ettiğini, aynı madde kapsamında davalının, rekabet yasağı hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde İşveren’e 3 aylık brüt ücret tutarında cezai şart ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, çalışanın rekabet yasağı bölgesi sözleşmenin 15.2 maddesi ile belirlenmiş olup taraflar arasında rekabet etmeme yükümlülüğünün sözleşmenin sonlanması ertesinde ... şehirleri içinde ve şirketin faaliyette olduğu diğer şehir ve bölgelerde geçerli olacağının kararlaştırıldığını, davalının ayartmama hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde işverene son ücreti üzerinden hesaplanacak 3 aylık brüt ücreti tutarında bir cezai şart ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davalı yanın müvekkili şirketten istifa etmesinin ardından bir aydan kısa bir süre sonra donanım ve yazılım ürünleri, yedek parça, tüketim malzemeleri ve iletişim teçhizatlarının üretimini, iç ve dış ticaretini yapmak, kiralamak veya kiraya vermek, sistem çözümlerini üretmek, elektronik haberleşme, veri saklama, veri barındırma hizmetini vermek ve/veya altyapısını kurmak ve işletmek, bu kapsamda ilgili cihazların satış, kurulum, bakım, onarım ve danışmanlık faaliyetlerini yürütmek vb. alanlarda faaliyet gösteren ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı, ... mersis numaralı dava dışı ... Şirketi’nde (“...”) çalışmaya başladığını, gerek sicil kayıtları ve kuruluş sözleşmeleri incelendiğinde gerekse de web siteleri incelendiğinde, hem müvekkili şirketin hem de dava dışı ...’in Yönetilen Hizmetler alanında faaliyet gösterdiklerinin açıkça görülebileceğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... firmasının aynı alanlarda faaliyet gösterdiği gibi tarafların müşteri portföyünün de kesişmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalının müvekkili şirketin bünyesinde 20 ay çalıştıktan sonra 2024/Temmuz ayından itibaren dava dışı ... firmasında çalışmaya başladığı anlaşılmakta olup işbu durumun davalının müvekkili şirket ile olan rekabet yasağı anlaşmasını ihlal ettiğini gösterdiğini, davalının, rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart tutarının davalıdan tahsilinin gerektiğini, davalının son aylık brüt ücretinin bordrodan da anlaşılacağı üzere 56.039,42 TL olduğunu, bu anlamda rekabet yasağını ihlal sebebiyle davalının 3 aylık brüt ücret tutarı olan 168.118,26 TL’nin tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini bildirerek müvekkili şirketin maddi tazminat ve fazlaya ilişkin başkaca her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı ...'nın rekabet yasağını ihlal etmesi sebebiyle şimdilik 168.118,26 TL cezai şartın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, doğacak her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı iş yerinden ayrılmadan önce ... firmasına iş başvurusunda bulunduğu ve olumlu sonuçlanırsa ...'te çalışmaya başlayacağı konusunda 2024 Haziran ayında davacıya bilgisini verdiğini ve davacının da muvafakatname ile onay verdiğini, işbu belgenin Çalışma Ve Sosyal Güvenlk Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü'ne de sunulduğunu, muvafakatnamenin tarihinin 11.06.2024 olduğunu, müvekkilinin 22.07.2024 tarihli istifa dilekçesi ile istifasının davacı tarafından kabulünü talep ederek 22.07.2024 tarihinde istifa ettiğini, davacının iş sözleşmesi rekabet hükmüne dayalı olarak haksız şekilde bu davayı ikame ettiğini, davacının işbu davasını dayandırdığı iş sözleşmesinin ilgili hükümlerinin de bu muvafakatname ile tarafların iradesi doğrultusunda tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalktığını, davacının önce ... firmasına geçmesine yazılı onay verdiğini akabinde de bu davayı açtığını, bunun tamamen kötü niyet olduğunu ve davanın sırf bu nedenle MK2 'ye göre esasa dahi girmeden reddinin gerektiğini, davacı tarafından, müvekkile işe girdiği gün olan 01.11.2022 tarihinde 9 sayfalık iş sözleşmesinin müvekkilinin işe başladığı gün önüne konularak 01.11.2022 tarihinde imzalatıldığını, iş sözleşmesinin 17.8. Maddesinde açıkça sözleşmenin davacının işe başladığı ilk gün imzalandığının görüldüğünü, müvekkilinin ilk iş günü önüne konulan 9 sayfalık sözleşmeyi müzakere etme ya da okuma şansının olmayacağını, müvekkilinin işe başladığı ve mesaiye geldiği ilk gün imzalanacak evraklar şeklinde kendisinden imza almanın müvekkilinin iradesinin sakatlandığının en net kanıtı olduğunu, müvekkilinin sözleşmede yer alan maddeler içerisinde davaya konu yasakları içeren maddeleri ve cezai şartları okuyup inceleyip davacı ile müzakere edemeden imzalamak zorunda kaldığını, davalı müvekkilinin, işi dolayısıyla erişimi olan bilgilerin, başka bir şekilde elde edilemeyecek yahut elde edildiği takdirde davacı firmanın rekabet piyasasındaki konumunu tehlikeye düşürecek nitelikte bilgiler olmadığını, bu nedenle davalı müvekkili ile rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı gibi, müvekkilinin edindiği bilgilerin davacı işveren için "önemli bir zarar tehlikesine" yol açacağından da bahsedilemeyeceğini, ayrıca zarar tehlikesinin ispatı yeterli olmayıp zarar ile davalı müvekkilin kullandığı iddia edilen bilgiler arasındaki illiyet bağının da ispatının gerektiğini, bu hususta da ispat yükünün davacı işverende olduğunu, kağıt üzerinde değil reel anlamda her iki firmanın da gelir kalemleri ve müşteri portföyleri incelendiğinde yaptıkları işlerin çok büyük oranda ayrıştığının tespit edileceğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen cezai şartın oldukça fahiş olduğunu, bir işçi için üç aylık brüt ücretin tazminat olarak ödenmesinin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını, işçiyi zor durumda bırakacak derecede yüksek tutarlarda cezai şartın talep edilemeyeceğini, bu nedenle cezai şartı içeren sözleşme hükmünün geçersizliğine hükmedilmesi gerektiğini, sayın mahkeme geçersizlik bakımından aksi kanaatte ise de hakkaniyet gereği anılan tutarda takdiren bir indirim yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki ilişki iş ilişkisine dayandığından ve mutlak ticari iş sayılamayacağından talep edilen faiz türünün de hatalı olduğunu, ticari avans faizi talep edilemeyeceğini, talep edilen faiz türüne de itirazlarının bulunduğunu, bildirerek dava görevsiz mahkemede açıldığından davanın esasa girilmeksizin usulden reddine ve görevsizlik kararı verilmesini, Sayın Mahkeme usulden ret konusunda aksi kanaatte ise; açıklanan sebeplerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ... Esas... Karar sayılı kararında "İş akdinin sona ermesinden sonra, işçinin rekabet etmeme yükümlüğüne ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair YARGITAY 11. Hukuk Dairesi ESAS NO: ...-KARAR NO :... karar içeriğinde de belirtildiği üzere;... sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemeyeceği, davalının rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, davanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı incelendiğinde davalının 01/11/2022 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladığı, 22/07/2024 tarihinde işten ayrıldığı, davacı şirketten ayrıldıktan sonra 23/07/2024 tarihinde dava dışı ...Şirketinde çalışmaya başladığı, dava tarihinde dava dışı bu şirkette çalışmasının devam ettiği, davacı şirket tarafından bildirilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış kodunun 03 istifa olarak ve davacının meslek adı ve kodunun satış destek personeli olarak belirtildiği, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı ... Şirketinde çalışmasının ve bu şirkette davacının müşterileri ile ticari ilişkiye girmesinin ve davacının ticari bilgilerinin kullanılmasının haksız rekabet oluşturacağı beyan edilerek iş sözleşmesinde belirlenen cezai şartın talep edildiği, dava dilekçesinin ekinde taraflar arasında düzenlenen 01/11/2022 tarihli iş sözleşmesinin sunulduğu, sözleşmenin 15/1 maddesinde "Rekabet Etmeme Yükümlülüğü: Çalışan iş akdinin sona ermesinden sonraki 3 ay boyunca, doğrudan veya dolaylı olarak, kendi veya başkası namına İşveren'in ve/veya grup şirketlerinin işleri ile doğrudan rekabet halinde olan herhangi bir faaliyette bulunmayacak, İşveren'in ve/veya grup şirketlerinin işleri ile doğrudan rekabet halinde bulunan herhangi bir şirket veya diğer bir kuruluşa doğrudan veya dolaylı olarak ortak olmayacak, bu kuruluşlarda yöneticilik yapmayacak, veya bu kuruluşlara başka bir şekilde dışarıdan hizmet vermeyecektir. Ancak, Çalışan'ın iş sözleşmesinin feshinden sonra İşveren'in tedarikçileri nezdinde çalışması işbu rekabet yasağının kapsamında olmayacaktır. Çalışan, anılan rekabet yasağı hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde, İşveren'e 3 aylık brüt ücreti tutarında bir cezai şart ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. İşveren'in Uğramış olduğu ve cezai şartı aşan munzam zararlara ilişkin talep hakkı saklıdır." aynı sözleşmenin 15/3 maddesinde "Ayartmama Yükümlülüğü: Çalışan, işbu Sözleşme süresince ve Sözleşme'nin herhangi bir nedenle feshinden veya sona ermesinden itibaren iki yıl süreyle doğrudan veya dolaylı olarak veya bir üçüncü kişi aracılığıyla: (a)İşveren'in ve/veya grup şirketlerinin herhangi bir müşterisi veya tedarikçisinin İşveren ve/veya grup şirketleri ile herhangi bir işini sona erdirmesine veya İşveren ve/veya grup iş yapmamasına yol açmayacak veya bunu teşvik etmeyecek; veya (b)iİşveren'in ve/veya grup şirketlerinin herhangi bir çalışanının İşveren'deki ve/veya grup şirketlerindeki işinden ayrılmasına yol açmayacak, teşvik etmesi veya üçüncü bir kişinin İşveren'in ve/veya grup şirketlerinin çalışanına iş teklifinde bulunmasını sağlamayacaktır. Aksi takdirde Çalışan, anılan ayartmama hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde İşveren'e son ücreti üzerinden hesaplanacak 3 aylık brüt ücreti tutarında bir cezai şart ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. İşveren'in uğramış olduğu ve cezai şartı aşan munzam zararlara ilişkin talep hakkı saklıdır." rekabet yasağı ve uyulmaması halinde cezai şarta ilişkin düzenlemelerin bulunduğu, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde görev yönünden itirazda bulunulmuş ise de yukarıda belirtilen İstinaf ilamında da açıklandığı üzere davalının rekabet yasağına aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacı şirketin davalının dava dışı dava dışı ... Şirketinde çalışmasına onay verdiğinin buna ilişkin muvafakatnamenin bulunduğunun beyan edilerek dosyaya sunulduğu, belge incelendiğinde davacının kaşe ve imzasının bulunduğu, T.C. Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılan muvafakatname başlıklı belgede davacının , davalının dava dışı dava dışı ... Şirketinde çalışmasına onay verdiğinin muvafakat ettiğinin anlaşıldığı, bu belgedeki imza yönünden davacının itirazının bulunmadığı, bu belge kapsamında davalının işten ayrıldıktan sonra dava dışı ... Şirketinde çalışmasına onay veren davacının sözleşme kapsamında rekabet yasağına aykırılık oluşturduğu iddia edilerek cezai şart talep etmesinin 4721 sayılı TMK'nun 2.maddesi doğrultusunda hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceği, yine davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı ...Şirketindeki çalışmaları sırasında davacı şirkete ait ticari sırların, bilgilerin ve müşteri portföyünün davalı tarafından dava dışı şirkette kullanıldığının davacı tarafça somut yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla yukarıda açıklanan tüm nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 615,40 TL harcın peşin olarak alınan 2.871,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.255,64 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair taraf vekillerini yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.