Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/5

Karar No

2025/99

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/5 Esas
KARAR NO : 2025/99

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2024
KARAR TARİHİ : 10/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin 17.03.2011 tarihinde iflas etmesinin ardından, davacı ile davalının da imzacı sıfatıyla yer aldıkları 24.05.2008 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ve 07.04.2008 tarihli Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından ödenemeyen ve müvekkili şirket tarafından davalı yerine kefil sıfatıyla ödenen taksitler sebebiyle oluşan alacağın, davalı şirketin iflas sürecinde olduğu dönemde ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından Eski dosya no: ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ..../iflas) iflas tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası cinsinden tahsil edilebilmiş olması sebebiyle; iflastan çıkarak 09.06.2023 tarihinde ticaret siciline yeniden tescil edilen davalı yandan bakiye kur farkı zararımızın şimdilik 30.000 EURO+I+İRAN RİYALH +1USD +1 TL'sinin fazlaya İlişkin hakları ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla (fiili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan) T.C. Merkez Bankası'nın ilgili para birimi/yabancı para birimi için (Euro, Iran Riyali, USD, TL için ayrı ayrı olmak üzere) bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek ticari faiz oranıyla birlikte HMK'nın 107. maddesi uyarınca tahsili talebimizden ibaret olduğunu, davanın HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, ... Özelleştirme İdaresi'nce ('...") ..'da yerleşik ...("...") unvanlı şirketin hisselerinin özelleştirme yolu ile satılmasına ilişkin olarak yapılan ihale, müvekkili ...("... İ), davalı ... AŞ.("..."), dava dışı ...'i ve ... A.Ş. ( '...") ve dava dışı ... ("...) şirketlerinden oluşan ve liderliğini müvekkili ...'ın yapmış olduğu konsorsiyum tarafından kazanıldığı, anılan özelleştirme sürecinin sonunda konsorsiyum ile ... arasında 24.05.2008 tarihinde Hisse Devri Sözleşmesi imzalanarak söz konusu Hisse Devir Sözleşmesi uyarınca, konsorsiyum üyeleri toplamda 2.677.396.338 adet hisseyi ...'dan devralmayı ve beher hisse için de ... ödemeyi, toplam hisse devir bedelinin %20'sini de peşinat olarak ödemeyi taahhüt ettiklerini, buna göre, toplam hisse devir bedeli ... olup, bunun %20'sine tekabül eden ... konsorsiyum üyeleri tarafından yapılacak peşinat ödemesi, Konsorsiyum üyeleri...cinsinden kararlaştırılan bu peşinat bedelini ödemek üzere o tarihte yaklaşık olarak bu tutara tekabül eden 80.000.000 Euro tutarında kredi kullanıldığını, hisse devir bedelinin kalan kısmının ise taksitler halinde...'ya ödemenin taahhüt edildiğini, anılan ihalenin konsorsiyum üzerinde kalmasının ardından konsorsiyum üyeleri tarafından ...'ya yapılacak peşinat ödemesi için, müvekkili ..., davalı ... ve dava dışı ... ile ... AŞ. ve...Bankası AŞ. arasında 07.04.2008 tarihli Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan Kredi Sözleşmesi'nin ... başlıklı eki uyarınca, iki banka tarafından ortak olarak verilen toplam 80.000.000 Euro'luk kredinin 20.000.000 Euro'su ...'a , 20.000.000 Euro'su ...'a ve 40.000.000 Buro'su müvekkili ...'a tahsis edildiğini, Mezkur Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı şirket 20.000.000 Euro'luk kredi borcu altına girdiğini, Kredi Sözleşmesi'nin imzalanmasımn ardından, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Mezkur alacaklarımızın iflas masasına kaydının kesinleşmesinin ardından, ...'ın iflas masasından yapılan dağıtımda, masaya iflas tarihindeki kur üzerinden kaydedilen söz konusu alacaklarımızın ana para karşılığı olarak, 08.07.2015 tarihinde müvekkiline 25.278-225 TL, 04.08.2016 tarihinde müvekkiline 5.548.879.79 TL olmak üzere toplamda 30.827.104 TL ödeme yapıldığını, mezkur alacakların iflas masasına kaydının kesinleşmesinin ardından, ...'ın iflas masasından yapılan dağıtımda, masaya iflas tarihindeki kur üzerinden kaydedilen alacaklarının müvekkiline 14.06.2022 tarihinde 12.395.509,13 TL olarak ödendiğini, alacaklarının iflas tarihindeki kur üzerinden masaya kaydedilmesinin ardından iflas masasından müvekkiline, 08.07.2015 tarihinde 25.278.225 TL Anapara 04.08.2016 tarihinde 5.548.879,78 TL Anapara 14.06.2022 tarihinde 12.395.509,13 TLAnapara 24.06.2022 tarihinde 24.621.355,00 TL Faiz olmak üzere toplamda 67.843.968.93 TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla döviz olarak yaptığı ödemeler sebebiyle oluşan alacağını iflas tarihindeki TL karşılığı üzerinden masaya kaydettirebildiği ve bu çerçevede masadan TL cinsinden tahsilat yapabildiğini,halihazırda müflis ...'ın iflastan çıkmış olması ve hukuk dünyasında yeniden tüzel kazanmış olması sebebiyle müvekkilinin 2011 yılından bugüne döviz kurunda meydana gelen fahiş artış sebebiyle meydana gelen kur farkı zararlarından sorumlu olduğunun mahkemece de takdir edileceğini, söz konusu kur farkı zararla sebebiyle oluşan munzam zararlarının tazmini için davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirket yerine kefil sıfatıyla yaptığı döviz cinsinden ödemeler sebebiyle oluşan alacağı, iflas hukuku gereği ...'ın iflasının açıldığı tarihteki kur üzerinden iflas masasına kaydedilerek masadan tl cinsinden tahsilat yapılmak durumunda kalındığından, müvekkilinin döviz kurundaki artış sebebiyle, euro ve iran riyali cinsinden ödenen tutarın tl cinsinden tahsil edilmiş olmasının ciddi kur farkı zararına yol açtığını, müflis şirketin iflastan çıkmış ve ticaret siciline yeniden tescil edilmiş olması sebebiyle, müvekkilinin kur farkından doğan munzam zararlarının davalıdan tazmininin gerektiğini, arz ve izah olunan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle davalı şirketin iflas etmesinin ardından müvekkili tarafından davalı yerine kefil sıfatıyla toplamda 14.602.867.18 Euro 67.287.423.163 İran Riyali tutarında ödeme yapıldığını, davalının o dönemde iflasının açılmış olması sebebiyle alacaklarının tahsili için iflas masasına yapılan kayıtların neticesinde İflas masasından 67.843.968,93 TL tahsilat yapılabildiğini, Kur farkı sebebiyle oluşan munzam zararının mahkemece atanacak bilirkişi heyeti tarafından hesaplanmasını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak ikame edilen davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları ve talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107, maddesi belirsiz alacak olarak, müvekkilinin kur farkı sebebiyle uğramış Olduğu munzam zararının şimdilik 30.000 Euro tran Riyall USD I TL'sinin bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek ticari faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 17.03.2011 tarihinde iflas etmesinin ardından, davacı müvekkili ile davalının da imzacı sıfatıyla yer aldıkları 24.05.2008 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ve 07.04.2008 tarihli Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından ödenemeyen ve müvekkili şirket tarafından davalı yerine kefil sıfatıyla ödenen alacağın, davalı şirketin iflas sürecinde olduğu dönemde ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından iflas tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası cinsinden tahsil edilmiş olması sebebiyle iflastan çıkarak 09.06.2023 tarihinde ticaret siciline yeniden tescil edilen davalı yandan bakiye kur farkı zararlarımızın şimdilik 30.000-EURO İRAN RİYALİYI USD 1 TL'sinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla T.C. Merkez Bankası'nın ilgili para birimi/yabancı para birimi için yıllık mevduata uyguladığı en yüksek ticari faiz oranıyla birlikte HMK'nın 107. maddesi uyarınca tahsili talebimizden ibarettir... şeklinde gerçeklerden uzak, haksız beyanda bulunulduğunu, davacı tarafından açılan haksız davanın hiçbir şekilde hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi nam ve ad altında bir borcu bulunmadığı gibi alacaklı durumda olduğunu, davacı tarafından açılan haksız, mesnetsiz ve hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılması niteliğindeki davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın talep ettiği alacak kalemlerinin hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, taleplerin kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla haksız dava açılmadan önce davacı tarafından aynı taleplerle kayıt kabul davaları açılıp ona göre masaya kayıt yapıldığından, masada yapılan ödemeler ile birlikte bu taleplerden davacı tarafından feragat edildiğinden dava konusu taleplerle ile ilgili olarak açık, usulüne uygun yapılan bu feragatlar kesin hüküm niteliğinde olduğundan iş bu davada kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket iflas masasına kayıtlı tüm alacaklıların ve davacı ...'ın alacaklarını tüm ferileri ile iflas hukuku sistemine göre iflas faizleri de dahil ödemiş olduğu için, müvekkili şirketin iflas iik'nun 182. maddesi hükmüne göre kaldırıldığını, yani müvekkili 182. maddesine göre tüm ödemelerin yapmış olması nedeni ile iflas kaldırma olup, mahkeme kararının kesinleşmiş olduğunu, davacınında hukuka aykırı iş ve işlemleri ile uzun yıllar süren tasfiye işlemleri sonrasında, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas Sayılı dosyasından açtıkları İİK 182. maddesi hükümlerine göre iflasın kaldırılması talepleri kabul edilerek ve ilgili mahkeme 05.04.2023 tarihinde verdiği hüküm ile müvekkili ... AŞ'nin, iflasını tüm ödemelerin yapılmış olması nedeni İİK'nun 182.maddesi uyarınca kaldırıldığı ve kararın 11/05/2023 tarihinde kesinleştiğini, davacı ...'ın sözleşmelere, mutabakatlara, ek protokollere ve hukuka aykırı iş ve işlemleri ile masaya yazdırdıkları tüm sözde alacakları kamu düzenine müteallik hükümlere havi iflas hukuku sitemine uygun olarak tüm ferileri ile iflas masası tarafından ödendiğini, davacı gübretaş, ... 8. iflas müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına vermiş olduğu dilekçede açık ve net olarak; iflas masasından...ve ... kayıt numaraları ile kayıtlı alacaklarını ana para ve faiz alacakları tahsil edilmiş olduğunu beyan ederek, anılan alacak kayıtlarının terkinini talep ettiklerini, müvekkili ...T.AŞ. İflas masasından 08.07.2015 tarihinde 25.278.225-TL, 04.08.2016 tarihinde 5.548.879,78-TL, 14.06.2022 tarihinde 12.395.509,13 TL anapara alacağı tahsil edildiğini, bunun yanında müvekkilinin faiz alacağı olan 24.621.355,02 TL bakımından ise, 15.06.2022 tarihli Alacaklılar Toplantısı'nda tüm dosya alacaklılarından alınan muvafakat uyarınca, ...'ın ... şirketi hesaplarında biriken temettü alacaklarından 24.621.355,02 TL tutara karşılık gelen 492.427.100.400-IRR'nin (TL/IRR 20.000) müvekkil ... hesaplarına aktarılarak ödeme yapılmasına müdürlüğünüz tarafından karar verilmiş ve ardından müdürlüğünüzce ...'ye 15.06.2022 tarihli talimat yazısı yazılmıştır. Bu talimat uyarınca ... tarafından bu karar gereği yerine getirilmiş olup 15.06.2022 tarihinde 492.427.100.400 IRR müvekkili ... hesaplarına ödendiğini, ... A.Ş'nin tasfiye işlemlerinin ü ... 8.İflas Dairesi ....İflas sayılı dosyasında yani iflas masasında 76, 79, 82 ve 445 kayıt numaraları ile kayıtlı alacaklarını, 08.07.2015 tarihinde 25.278.225-TL, 04.08.2016 tarihinde 5.548.879,78-TL, 14.06.2022 tarihinde 12.395.509,13 TL ana para alacağı ve 24.621.355,02-TL'lik faiz olmak üzere tahsil etmiş olduklarını beyan edildiği ve davanın konusuz kaldığına dair dilekçe sunulduğunu, her hâlükârda Haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve tümden reddini, davacı tarafından kötü niyetli ve haksız olarak dava açıldığından müvekkili lehine HMK. 329/1. Maddesi uyarınca vekâlet ücretinin asil ile yapılan sözleşme üzerinden hesaplanmasına ve tahsilini, yine davacı tarafın HMK 329/2. Maddesi uyarınca disiplin para cezasına mahkûm edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davalının bankalara olan borcunun davacı tarafça ödenmesi sonucunda davacı tarafça davalıya rücu edilmesi aşamasında alacağın iflas tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı ile tahsil edilmesi nedeniyle yabancı para alacağının bakiye kısmının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, ... İcra Dairesine yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 04/06/2024 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın tarafların beyan ve itirazları, ön inceleme duruşmasının 4 nolu ara kararına istinaden sunmuş oldukları beyan ve itiraz dilekçelerinin irdelenmek suretiyle hem ön inceleme duruşma tutanağında belirtilen uyuşmazlık tespiti hem de davacı tarafça 21/05/2024 tarihinde sunulan beyan dilekçesi ve buna karşı davalı vekili tarafından sunulan 31/05/2024 tarihli beyan dilekçeleri kapsamında uyuşmazlığın tek tek irdelenerek davacı tarafın talep etmiş olduğu alacak kalemlerine yönelik olarak dosyaya celp edilen bilgi ve belgeler ile mahkeme ilamları ve iflas aşamasındaki işlemler kapsamında hesaplama yapılmak ve buna göre rapor alınmasına karar verilerek, 3'lü heyete tevdi edilen dosyaya Bilirkişilerin sunmuş oldukları 14/10/2024 tarihli raporlarında, Enver Karmış ve ...: Konusu yabancı para olan alacakların iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılabileceği (İİK. Mad. 195, Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244) Borçsuz olarak davalı müflis şirketin iflasının kaldırılmasına ... 1. Asl. Tic, Mahkemesi ... E, ... K., 05.04.2023 T. karar verildiği, kararın kesinleştiği (dava dilekçesi EK-TA) Mülga BK. Md. 83, Mer'i TBK. Md. 99 e göre icra takibinde, ihtarnamede istenen yabancı para alacağının, fili ödeme günü efektif satış kur karşılığı TL. tutarı talep edilebilmekte iken, iflasta İİK. 195. Md. göre iflas tarihinde yabancı para alacağının kur karşılığı TL. tutarı masaya alacak olarak kaydedilebileceği, İİK. 195, 196. Md. göre iflasta ticari alacağa ticari/avans faiz yerine 3095 s. Faiz k. 1. Md. Göre yasal faiz yürütülmesine rağmen, iflasın kapatılması/kaldırılmasından sonra ticari-yasal— faiz farkı Munzam zarar olarak talep edilmeyeceği örneğinden olduğu gibi, kur farkının da dava konusu yapılamayacağı, Diğer taraftan, munzam zarar talebinin somut olgularla kanıtlamadıkça zarar miktarının saptanması gerçekçi olmayacak, bir bakıma varsayıma dayanmış olacağı (YHGK. ... E, .... K, 23.01.2002 T. ve YHGK. ... E, ... K, 09.12.2021 T.) Dava konusu masaya kaydedilebilir alacağın, İİK. 182. Md. göre iflasın kaldırılması kesinleşmiş kararı ile ödendiğinin kabulü sebebi ile iflasın kaldırıldığı, bu cümleden yabancı para alacağının kur farkının munzam zarar olarak talep edilemeyeceği kanaatine ve görüşünde bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. ... Ayrık Görüş ve Değerlendirmesinde: Bu haliyle Sayın Mahkemenin takdirine yönelik değerlendirme ile ihtimalli olarak ortaya konulduğunda; Davacının Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesinde öngörülen şekli ile ödeme tarihindeki kur üzerinden talep hakkını saklı tuttuğu kabul edildiğinde, kur farkı talep edebileceği, Davacının Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesinde öngörülen şekli ile ödeme tarihindeki kur üzerinden talep hakkını saklı tuttuğu kabul edilmediğinde, kur farkı talep edemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Saklı tutma olgusu açısından incelendiğinde, bir haktan vazgeçmeye ortaya konulması gerektiği yönündeki kadim yorum kuralının dikkate alınması halinde, ilk görüşün değerlendirilebilecek bir yönü bulunduğu da belirtilmelidir. Diğer taraftan Sayın Mahkeme söz konusu çevirmenin, Yargıtay uygulaması ile ortaya çıkan bir zorunluluk olduğu kanaatine ulaştığında da, çevirme iradesinin serbestçe verilen bir karar olmayacağı dikkate alınarak ilk görüşün kabul edilmesi de mümkün olacaktır. Bu haliyle belirtilen iki ihtimal kapsamında olmak üzere kur farkı alacağı hesaplanması ile nihai takdirin Sayın Mahkemeye bırakılması gerektiği kanaatindeyim. Bu açıdan Bilirkişi Heyeti Sayın çoğunluğu ile farklı görüş ortaya çıkmış bulunduğunun bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
... İslam Cumhuriyeti Özelleştirme İdaresi'nce ...'da yerleşik ... unvanlı şirketin hisselerinin özelleştirme yolu ile satılmasına ilişkin olarak yapıları ihalenin, davacı ...T.A.Ş. ile davalı ... A.Ş., dava dışı ... A.Ş. ve dava dışı ... şirketlerinden oluşan ve konsorsiyum tarafından kazanıldığı, anılan özelleştirme sürecinin sonunda konsorsiyum ile IPO arasında 24.05.2008 tarihinde Hisse Devri Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu Hisse Devir Sözleşmesi uyarınca, konsorsiyum üyelerinin toplamda 2.677.396.338 adet hisseyi IPO'dan devralmayı ve beher hisse için de 2.2267,8571 ... ödemeyi taahhüt ettikleri, bu bedelin %20'sinin peşinat bedeli olduğu, konsorsiyum üyelerinin İran Riyali cinsinden kararlaştırılan bu peşinat bedelini ödemek üzere kredi kullandıkları, davalı tarafından kullanılan krediye davacının da müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduğu, özelleştirme sürecine ilişkin işlemlerin tamamlanmasının ve kredi sözleşmesinin imzalanmasının ardından, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.03.2011 tarihli ...E. ...K. sayılı kararı ile 17.03.2011 tarihinde saat 12.11 itibariyle davalı ...'ın iflasına ve iflasının açılmasına karar verildiği, bu kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 28.04.2011 tarihli ... sayılı nüshasında ilan edildiği, davacı tarafından, davalının ... ve ... ile imzalananKredi Sözleşmesi uyarınca yüklendiği kredi borçlarını ödeyememesi sebebi ile, dört adet kredi taksidi mezkur Kredi Sözleşmesi'nde yer alan kefalet hükmü gereğince davalı ...'ın yerine kefil sıfatıyla ödendiği, davacının yapılan ödeme ile alacaklı bankanın külli halefi haline geldiği, davacı tarafça davalının borcuna istinaden yapılan ödemelere ilişkin rücuya dayalı alacağın ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/1 İflas sayılı dosyası nezdinde tutulan iflas masasına kayıt edildiği, davacı tarafça yine davalıya ait başkaca kredi taksitlerine ilişkin ödemelerin iflas masasına kayıt talebinin reddedilmesi üzerine açılan dava sonucunda da ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda alacağın iflas tarihindeki kur karşılığı üzerinden 30.592.657,63-TL ana para alacağı ve işlemiş/işleyecek faizleri ile birlikte iflas masasına kaydedilmesine karar verildiği ve mezkur kararın kesinleştiği, söz konusu alacakların iflas masasına kaydının kesinleşmesinin ardından davalı ...'ın iflas masasından yapılan dağıtımda, masaya iflas tarihindeki kur üzerinden kaydedilen söz konusu alacakların ana para karşılığı olarak davacıya, 08.07.2015 tarihinde 25.278.225 TL, 04.08.2016 tarihinde 5.948,879.78 TL olmak üzere toplamda 30.827.104 TL ödeme yapıldığı, ... yerine kefil sıfatıyla yapılan ve diğer iki adet banka ödemesi sebebiyle oluşan alacak bakımından ise, davacı tarafından iflas masasına kayıt başvurusu yapıldığı, anılan iki ödeme sebebiyle oluşan alacağın da iflas hukuku uyarınca iflas tarihindeki kur karşılığı üzerinden 12.395,509,13 TL olarak masanın ... nolu sırasına kaydedildiği, anılan alacağa yönelik olarak alacağın sıra cetvelinden terkini talepli olarak ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında açılan davada verilen 17.11.2021 tarihli ... K. sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın kesinleşmesi sonucunda davalı ...'ıniflas masasından yapılan dağıtımda, masaya iflas tarihindeki kur üzerinden kaydedilen alacak için davacıya 14.06.2022 tarihinde 12.395.509,13 TL ödendiği, ayrıca 15.06.2022 tarihinde tüm alacaklıların katıldığı olağanüstü alacaklılar toplantısında karar alınarak, davacı ...'ın dosyada bulunan 24.621.355,00 TL (492.427.100.400 İran Riyali'ne tekabül eden) tutarındaki faiz alacağının, ...'nun hesaplarında bulunan ...'ın 2020 yılına ait ödenebilir kar tutarından ...'a ödeme yapılmak suretiyle ödenmesine karar verilerek anılan bedelin 24.12.2022 tarihinde davacıya ödenmesi ile davacıya toplamda 67.843.968,93 TL ödeme yapıldığı, davalı şirketin iflas masasına alacak kayıtlarının yapıldığı dönemde müflis ... ve şirketin eski ortağı .... tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyasında iflasın kaldırılması talepli dava ikame edildiği, söz konusu davada ... K. sayılı 05.04.2023 tarihli ilam ile, masaya kayıtlı alacakların ödenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı ... hakkındaki iflas kararının kaldırılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, karar neticesinde davalı şirketin iflastan çıkarak ticaret siciline yeniden tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, kefil sıfatıyla döviz olarak yaptığı ödemeler sebebiyle oluşan alacağın iflas tarihindeki TL karşılığı üzerinden masaya kaydettirilip ve bu çerçevede masadan TL cinsinden tahsilat yapılmış ise de, davalı şirketin iflastan çıkmış olması ve hukuk dünyasında yeniden tüzel kişilik kazanmış olması sebebiyle müvekkilinin ödeme yaptığı 2011 yılından bugüne döviz kurunda meydana gelen fahiş artış sebebiyle meydana gelen kur farkı zararlarından davalının sorumlu olduğundan bahisle kur farkı zararları sebebiyle oluşan munzam zararın tazmini talep edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce, 07/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında, Davacı vekiline davanın kur farkı sebebiyle oluşan munzam zarara ilişkin olduğu ancak taleplerinin TL dışında EURO, İRAN RİYAL'i ve USD 'yi de kapsadığı anlaşılmakla kur farkına ilişkin olarak talebinin netleştirmesi açısından sorulması üzerine, davacı vekili tarafından sunulan 21/05/2024 tarihli beyan dilekçesinde, 2008 yılında yapılan hisse devir sözleşmesi ve kredi sözleşmesi uyarınca kefil sıfatıyla yapılan
ödemeler sebebiyle külli halef sıfatını kazanan müvekkilinin hisse devir sözleşmesinden (2 adet İran Riyali cinsinden ödeme için) ve kredi sözleşmesinden (4 adet Euro cinsinden ödeme için) doğan bakiye alacaklarının tahsili talep edildiği, halihazırda iflas süreci sona erdiğinden, söz konusu kefalet ilişkisi sebebiyle doğan rücu etme hakkı kapsamında iflas aşamasında yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden yabancı para alacaklarından mahsup edilerek bakiye alacaklarını talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı tarafça ise, iş bu dava açılmadan önce davacı tarafından aynı taleplerle kayıt kabul davaları açılıp ona göre masaya kayıt yapıldığından, masada yapılan ödemeler ile birlikte bu taleplerden davacı tarafından feragat edildiğinden dava konusu taleplerle ile ilgili olarak açık, usulüne uygun yapılan bu feragatlar kesin hüküm niteliğinde olduğundan iş bu davada kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkili şirketin iflas masasına kayıtlı tüm alacaklıların ve davacının alacaklarını tüm ferileri ile iflas hukuku sistemine göre iflas faizleri de dahil ödemiş olduğu için, müvekkil şirketin iflasının iik'nun 182. maddesi hükmüne göre kaldırılarak kararın kesinleştiğini, davacının ... 8. İflas Müdürlüğü’nün ... iflas sayılı dosyasına vermiş olduğu dilekçede açık ve net olarak; iflas masasından 76, 79, 82 ve 445 kayıt numaraları ile kayıtlı alacaklarını ana para ve faiz alacakları tahsil edilmiş olduğunu beyan ederek, anılan alacak kayıtlarının terkinini talep ettiklerini, munzam zarara ilişkin koşulların da oluşmadığını beyanla davanın reddi talep edilmektedir.
Davacı tarafça, rücuya dayalı alacağın iflas tarihindeki TL karşılığı üzerinden masaya kaydettirilip ve bu çerçevede masadan TL cinsinden tahsilat yapılmış ise de, davalı şirketin iflastan çıkmış olması ve hukuk dünyasında yeniden tüzel kişilik kazanmış olması sebebiyle müvekkilinin ödeme yaptığı 2011 yılından bugüne döviz kurunda meydana gelen fahiş artış sebebiyle meydana gelen kur farkı zararlarından davalının sorumlu olduğundan bahisle kur farkı zararları sebebiyle oluşan munzam zararın tazmini talep edilerek hukuki nitelendirme olarak munzam zararın tazmini talep edilmiştir. Hukuki nitelendirme ile hakim bağlı olmadığından, davacı vekilinin 21.05.2024 tarihli beyan dilekçesi sonucunda talebinin esasen kefalet ilişkisi sebebiyle
doğan rücu etme hakkı kapsamında iflas aşamasında yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden yabancı para alacaklarından mahsup edilerek bakiye alacağın tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacının talebi esasen munzam zarar değil ise de, bu yönde de bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Bilindiği üzere Munzam zarar, borçlu temerrüte düşmemiş ve borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan durum arasındaki farktır. H.G.K.'nun ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere munzam zararın olası bir zarar olmayıp, somut zararın iddia ve ispat olunması gerekmektedir . TBK nun 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlaması gerektiği ve somut olayda davacının salt dövizdeki artış nedeniyle uğranılan zarardan bahsedilmesi karşısında davacının munzam zararın oluştuğu ikna edici bir biçimde kanıtlayamadığı, munzam zarar talep edilebilmesinin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda, uyuşmazlığın çözümlenmesi için yabancı para alacağının iflas halindeki durumunun irdelenmesi gerekmektedir.
Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk üç sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. (Bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı)
İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle, davacının müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir.
Davacının, iflas nedeniyle yabacı para alacağını iflas tarihindeki kur karşılığı üzerinden Türk Lirası almak zorunda kaldıkları, ancak davacının iflasının kaldırılması sonucunda bakiye yabancı alacağın tahsili imkanı oluştuğu iddiası ile bakiye alacağın tahsili talebi açısından yapılan değerlendirmede, iflas aşamasında davacı tarafça rücuya dayalı alacakların iflas masasına kaydedildiği, alacağın iflas tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının davacıya def'aten ödendiği, davacı ve dava dışı diğer alacaklıların muvafakati sonucunda ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında görülen iflasın kaldırılması dosyasında, masaya kayıtlı alacakların ödenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı ... hakkındaki iflas kararının kaldırılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, karar neticesinde davalı şirketin iflastan çıkarak ticaret siciline yeniden tescil edildiği, İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörüldüğü, bu hükmün amacının, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması olduğu, bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerektiği, diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydının, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacağı, somut olayda da davalı şirketin iflasının kaldırılmasına ilişkin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında görülen davada davacı tarafça ana para ve faiz alacaklarını tahsil ettiklerini, davalının iflasının kaldırılmasına muvafakat ettiklerinin bildirildiği, mahkemece İİK 182 maddesi gereğince davalı tarafça tüm borçların ödenmesi nedeniyle iflasın kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça asıl alacak ve faiz tahsil edildiği bildirilirken, yabancı para alacağının iflas kaldırılması halinde aynen tahsil edileceğine dair ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, nitekim böyle bir beyanın da iflasın kaldırılması sürecini etkileyebileceği, alacaklılar arasında eşitlik prensibi gereği yapılan ödemeler sonrasında iflasın kaldırılması sonucunda bakiye alacak olduğunun ileri sürülemeyeceği, yalnızca Yargıtay 19. H.D.'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, munzam zarar alacağı iflastan sonra oluşan alacak olup davacının munzam zarar talebinde bulunabileceği düşünülebilirse de, davacının talebinin esasen munzam zarar olmadığının yukarıda izah edildiği, aksi kanaat halinde dahi munzam zarar koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 16.743,31-TL' den mahsubu ile fazla yatırılan ‬16.127,91-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 149.260,28- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120- TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.10/02/2025

Katip
e-imzalı

Hakim
e-imzalı

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim