mahkeme 2024/576 E. 2025/385 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/576
2025/385
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/576 Esas
KARAR NO : 2025/385
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/09/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen dava 27.09.2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrollerde, davalılar kullanımındaki dava konusu tesisatta "ilgili kullanım yerinde mevzuatlara uygun şekilde kesilen elektrik enerjisini kendi imkanlarıyla mühür sökerek mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik kullandığı" tespiti yapıldığını, davalıların bu şekilde elektrik kullanımı mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkuk tanzim edildiğini, davalı borçlu yanların, takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalılar alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davalıların borca ve ferilerine ilişkin itirazları soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanların olduğunu, davalılar ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme benzeri ilişki olup, para alacağının iadesi söz konusu olduğundan davacı müvekkili şirketin ikametgahı mahkemesi de davaya bakmaya yetkili olduğunu, davayı ikame etmeden önce arabulucuğa başvurulmuş ise de burada anlaşmaya varılamadığını, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan Mahkemece öncelikle teminatsız olarak, gereğinde %115 teminat karşılığı ile de olsa borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini, tüm açıklanan bu nedenlerle, davalı yanların icra takiplerine ilişkin, borca itirazının iptalini, takibin takip talebindeki şartlarla devamını, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarımızın davalı yandan tahsili davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve alacağımızı teminen borçluların taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haciz karar verilmesini, masraf ve ücreti vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap 16/10/2024 dilekçesinde özetle; İş bu itirazın iptali davası süresinde açılmadığından dolayı zamanaşımı defi olduğunu, davacı taraf icra dosyasına itiraz yapıldığını bildiği halde dosyada mübrez taleplerinde itirazdan sonra haciz talebinde bulunulduğunu, davacı talebin itiraz sebebi red olmasından dolayı borca itirazdan muttali olmakla yasal süreden sonra iş bu davayı ikame ettiğini, huzurdaki davada; dosyada mübrez müvekkilin tescilli adresi ...olup; yetkili mahkemelerin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, iş bu davada ... Mahkemeleri yetkisiz olduğnu, Bakırköy Mahkemeleri yetkili olduğu için davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, işbu davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevsiz olduğunu, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu için davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafça ikame edilen icra takibine ilişkin itirazlarımızda da belirtilidği üzere davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı mevcut olmayıp icra takibi ve davaya konu olacak iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket faturaların içeriğine itiraz ettiğini ve söz konusu icra takibine konu olan borç haksız ve mesnetsiz olduğunu, tüm açıklanan bu nedenlerle, halde mükerrer talep edilmesi davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, hukuka aykırı olarak açılan davanın usulden ve esastan reddedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa uhdesine bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Celbedilen ... 11. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 9.184,46 TL elektrik bedeli, 107,15 Geçikmiş gün faizi, 21,43 TL işlemiş KDV faiz olmak üzere toplam 9.313,04 TL Toplam alacak üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz dilekçesi sunulması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/12/2024 tarihli celse ara kararı ile, Dosyanın taraf beyan ve itirazları sunulan bilgi ve belgeler uyarınca incelenmek suretiyle davacının talep etmiş olduğu alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise alacağın miktarının tespit edilmesine yönelik olarak rapor hazırlanmasına karar verilerek dosya, Elektrik Mühendisi Bilirkişi ...'na tevdine karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 07/04/2025 tarihli raporunda özetle ; 1-Kaçak tespiti yapılan mahalde, davalıların herhangi bir abonelik sözleşmesi olmadan kesik olan elektriği açarak enerji kullandığı anlaşıldığından, EPTHY nin 42. a Maddesine göre bu kullanımın kaçak elektrik tüketimi olduğu, 2-Davalıların , icra takip tarihi itibariyle, davacı kuruma ödemekle yükümlü olduğu hesaplanan bedelin; Enerji Bedeli/ Asıl Alacak 9.184,47 TL , Gecikme faizi(Taleple Bağlı) 107,15 TL Faiz KDV 107,15 2096 21,443 TL olmak üzere toplam 9.313,05 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir.
Dava dilekçesi ekinde bulunan, Davacı ... Elemanlarınca düzenlenen ... tarih ...seri no lu dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağına göre ... adresindeki Ticarethanede ... adına kaçak elektrik kullanımı tespit edildiği, Tesisat No ...olarak kaydedildiği, tesisatta ... Marka ... seri nolu sayaç takılı olduğu, sayaç endeksinin ... kwh olduğu tespit edildiği, Sayaç demantının 9,9 kw olarak yazıldığı, açıklamada sözleşmesi olmayan sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edildiği, Sayaç Kayıt Durumunda : ‘Abone Tahliye ‘ kodu yazıldığı, bu tutanak akabinde, davacı kurum tarafından .. Şti adına 1099,504 kwh üzerinden 15.01.2024 son ödem tarihli toplam 9.184,46 TL lik kaçak tüketim faturası düzenlendiği görülmüştür.
... A.Ş tarafından Mahkemeye gönderilen ... tarih ... sayılı yazıda Zabıt tarihi öncesinde Davalı ... Şti adına olan aboneliğin 21.12.2023 tarihinde feshedildiği bu tarihle 19.09.2024 tarihleri arasında tesisatta herhangi birisi adına abonelik bulunmadığı bildirildiği, yazı ekinde dava konusu tutanaktan önce 23.12.2023 tarihinde davalı adına aynı tesisattaki sayaç için düzenlenmiş ... seri numaralı kaçak tespit tutanağı bulunduğu görülmüştür.
Davalı şirketin kaçak elektrik kullanımı mahkememizce sabit görülmüş olup, kullanım durumuna göre düzenlenen faturanın denetlenmesinde bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde;
EPTHY nin MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır denmiş olup kaçak kullanım süresi 90 gün alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
düzenlemesi ve 46/3 maddesindeki "(3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır." düzenlemeleri kapsamında, dosya içinde bulunan kaçak tahakkuk hesap bültenine göre kaçak tespitinden önce davalı adına 23.12.2023 tarihinde ... seri no lu bir kaçak tutanak daha düzenlendiği anlaşılmış olup bu sebeple kaçak tüketim bedeli 2 kat birim fiyat üzerinden hesaplama yapılması gerektiği anlaşıldığından birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı alınarak hesaplama
yapılması gerektiği, EPTHY nin bu hükümlerine göre yapılan hesaplamalara göre ; Kaçak Elektrik Tüketim Miktarı : 119460,504 kwh – 118361,000 kwh = 1099,504 kwh olduğu, tüketim miktarına göre davalının kaçak elektrik bedeli ödeme yükümlülüğü 9.184,47 TL hesaplandığı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ...E. , ...K sayılı kararında ; “ Kaçak elektrik kullanımlarında 6183 Sayılı Kanunun 51/1. maddesinde belirlenen gecikme zammı oranı uygulanmaz. Şartları varsa BK'nu ve TBK'nunda belirtilen faiz oranı uygulanır. (HGK’nun; 10/10/2012 tarih, ... Esas, ... Karar, 22/09/2010 tarih, ...Esas, ...Karar, 28/11/2012 tarih,... Esas, ... Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, ... Esas, ...Karar, 03/04/2014 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir).……… )
belirtildiği üzere davalı şirketin tacir olması nedeniyle asıl alacağa ticari faiz işletilmesi gerekmekte olup fatura son ödeme tarihiden takip tarihine kadar davalının, faaliyeti bakımından ticari faiz oranlarına göre gecikme faizi ödeme Yükümlülüğünün 107,15 TL TL olduğu, gecikme faizi üzeriden de 21,43 TL KDV alacağı hesaplandığı belirtilmiş olup, bilirkişi tespitlerinin ilgili yönetmelik hükümleri ile Yargıtay içtihatları ile uyumlu olması nedeniyle hükme elverişli kabul edilmiş, aksi yöndeki taraf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davalı Serkan Pala yönünden yapılan değerlendirmede ise, işbu davalının kaçak elektrik kullanımı tespit edilen şirketin yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve ... Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Hal böyle olunca, davalı şirketin belirlenen adreste kaçak elektrik kullandığı tespit edildiğinden, yönetici durumundaki davalı ...'nın şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, yani kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumlu olacağı, dolayısıyla açılan davada pasif husumetinin bulunduğu tartışmasızdır. (Bkz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar nolu 30/01/2014 tarihli ilamı). Bu nedenle anılan davalının da davalı şirket ile birlikte icra takibine yaptıkları itirazların, bilirkişi raporunda belirtilen değerler dahilinde iptaline karar vermek gerekmiş, alacak likit kabul edilerek asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının ... 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 636,17-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 208,57- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ile yine davalı tarafından yapılan 6.368,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 9.313,04-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. .17/06/2025
KATİP HAKİM
e-imzalıdır ✍ e-imzalıdır ✍
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.