Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/55
2024/787
6 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/55 Esas
KARAR NO : 2024/787
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dilekçesinden özetle: Davalı/borçlu tarafından 28/06/2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ...adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiği, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.481,69-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiği, Davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.481,69-TL hasar bedeli i1e 122,08-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.603,77-TL'nin tahsili amacıyla ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya ... ödeme emri gönderildiği, Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiği, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiği, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olduğu, şöyle ki; davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğu, ayrıca davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz beyanıyla icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olsa da müvekkili şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiği, borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettikleri, alacağın likit olduğu da göz önünde bulundurularak, borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: müvekkil şirket'in taraf sıfatı bulunmamakta olup, davanın ...A.ş.ye ihbarına karar verilmesini, müvekkili şirket ile ilgili işler yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yaptığı, müvekkil şirket davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu olmadığı, müvekkili şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmadığı, ancak bir an için var olduğunu düşünsek dahi dava konusu çalışmaların tamamı ...A.ş. tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğü, dolayısı ile ihbar olunanın çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan müvekkili şirket'in sorumlu tutulmasının kabulü mümkün olmadığı, müvekkili şirket ile ... A.ş. arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacağı, müvekkili şirket’in asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde müvekkili şirketin bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmaması, müvekkili şirket’in işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlendikleri tutanakla bir takım taleplerde bulunmasının kabul edilemeyeceği, davacı tarafça hasara ilişkin arızayı giderilmesi sürecinde tek taraflı olarak düzenledikleri tutanakta mümkün olmayan 4 m3 kazı ) malzeme ve montaj birim bedeli olarak talep ettikleri görüldüğü, ancak 443,62 x 4m3 = 1774,48 tl tutarın talep edilebilmesi için davacının ekiplerinin orda bir kazı yapması gerektiği, fotoğrafta da görüldüğü üzere böyle bir kazı imalatı yapmadığı, devam eden kazı çalışmalarının resimlerini çektiği anlaşıldığı, bu sebeple davacının talep ettiği tutar haksız kazanç niteliğinde olduğu, davacı idarenin, zaten sabit olan aylık personel giderlerini de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıttığı anlaşıldığı, dava konusu adreste keşif yapılarak, hatların derinliği ve yerinin tespiti gerektiği, ancak davacının hat projesi olmadığından hattın yerinin gösterilip gösteremeyeceğinin keşfen sorularak tespiti gerektiği, akabinde ayrıntılı bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve belgelendirilemeyen taleplerin de reddine karar verilmesi gerektiği, davacı dava konusunu farazi ve mesnetsiz iddialarla değil, mahkeme kanalı ile yaptıracağı bilirkişi incelemesi ile ispatlaması gerektiği, davacı bu yolu seçmek yerine tek taraflı olarak hazırladığı belgeler üzerinden giderek işbu davayı ikame ettiği, müvekkili şirketin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağı bulunmadığı, yerinde keşif yapılarak hasarın oluştuğu iddia edilen mahalde ve zararın olduğu tarihte bir çalışmanın olup olmadığı varsa bu çalışmanın kim tarafından yaptırıldığı ve zarar ile bu çalışma arasında uygun illiyet olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiği, ayrıca bir başka önemli hususta davacının meydana gelen kazadaki kusur oranı kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacını iddia ettiği gibi zararın meydana gelmesinde müvekkili şirket'in bir kusuru varsa bile, davacının da kusur oranının tespitinin yapılması gerektiği, zira, davacı bu zarara kendisi de sebebiyet vermiş olabileceği, bu anlamda ayrıntılıca bir araştırma yapılması gerektiği, tüm bu koşullar illiyet bağının kurulup kurulamayacağı, kurulacaksa ne oranda kurulabileceği ne oranda kusur atfedilebileceğinin anlaşılması noktasında büyük önem arz ettiği, müvekkili Şirket'e yöneltilen davanın dayanağını, bu sebeplerle davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirilen ... 6. İcra Müd. ...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.481,69TL hasar bedeli ve 121,01 TL faiz olmak üzere toplam 2.602,70-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davasında 2.603,77-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi 28/07/2024 tarihli raporunda Davacı tarafa ait yer altı kablo tesislerinde oluşan hasara sebep olan kazı çalışmasının davalı ... ŞİRKETİ adına ilgili adreste fiberoptik kablo alt yapı çalışması yürüttüğü anlaşılan ... A.Ş. tarafından yürütülen bir kazı çalışması olduğu ve sorumluluğun bu şirkette olduğu anlaşılmakla birlikte, aralarındaki anlaşma veya iş ilişkisinin taraf olmayan davacı yönünden bağlayıcı olup olmadığı konusunda hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı ... tarafından sunulan harcama kalemlerine göre; kazı çalışmalarından kaynaklandığı belirtilen hasarın kablo dış çeperinde zedelenme şeklinde bir hasar olduğu ve 1.Adet ISI BÜZÜŞMELİ MUF kullanılarak onarımının yapıldığı, ... tarafından yaptırılan onarıma ilişkin ayrı bir ödeme yapıldığını gösteren fatura, makbuz vb. belge de olmadığı için, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının yalnızca kullanılan malzeme bedelini talep edebileceği, Sonuç olarak; davacı ... tarafının 28.06.2022 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu dış yüzeyinde zedelenmeye sebep olduğu anlaşılan hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 170,78 * KDV (94.18) — 201,52.-TL malzeme bedelinin talep edilebileceği ve alacak tutarının 19.10.2022 takip tarihi itibariyle 211,35.-TL olduğu şeklinde rapor ibraz etmiştir
Dosya bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilip yeniden rapor alınması için üçlü bilirkişi heyetine gönderilmiş bilirkişi heyeti 18/10/2024 tarihli raporunda Hasarların meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu Davacının karşı kusurunun bulunmadığı, Davaya konu hasar bedelinin; Hasarın davacı kurum elemanları veya yüklenici şirket aracılığı ile giderilmesi hususu , Sayın Mahkemenin yetki alanı içinde bulunan Hukuki değerlendirmeye göre , Dava konusu hasarın, davacı ...'ın kurum dahilinde çalışan kendi elemanlarıyla giderildiği kanaatine varılması halinde Yargıtay kararına göre, işçilik eleman ve araç giderlerinin hasar maliyetine dahil edilemeyeceği, Bu durumda davalının ödemekle yükümlü olduğu tutarın, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile yapılan takip tarihi itibariyle; hasar bedeli/asıl alacak 65,66 TL gecikme faizi 3,82 TL olmak üzere TOPLAM 69,48 TL olduğu Dava konusu hasarın davacı Bedaş'ın kurum dışı eleman ve müteahhit ya da taşeron tarafından yani yüklenici şirket HİPAR tarafından giderildiği kanaatine varılması halinde, işçilik giderleri de hasar maliyetine dahil edildiğinde , ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile yapılan takip tarihi itibariyle; hasar bedeli/asıl alacak 2.361,06 TL gecikme faizi 137,38 TL olmak üzere toplam 2.498,44 TL olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.
HMK 282.maddesi gereği hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yukarıdaki ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığından somut olayımıza bakıldığında,
Taraflar arasında benzer mahiyette adliyemizde sayıca epey miktarda dava olduğu ve davalarda bazı bilirkişilerce davacının %100 kusurlu bazı bilirkişilerce davalının %100 kusurlu ve bazı bilirkişilerce ise tarafların müşterek kusurlu kabul edildiğine yönelik raporlar sunulduğu ve tarafların bu raporlara kendi lehlerine yönelik olanları emsal raporlar olarak dosyaya ibraz etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf yapmış olduğu kazı çalışmalarını dosyada ihbar olunan şirket olan ...Şirketi eliyle yapmış ve bu kazı çalışmaları neticesinde davacının altyapılarında hasarlar meydana gelmiştir. Taraflar arasında bu hasarın meydana gelmesi hususunda anlaşmazlık olmayıp hasarın meydana gelmesinde kusurun kime ait olduğu üzerinde toplanmaktadır. Davalı taraf ve kazıyı yapan ihbar olunan şirket davacının kabloları yeterli derinlikten geçmediğini bu sebeple davacının kusurlu olduğunu savunmakta iken davacı tarafta ise hasardan dolayı davalı şirketin kusurlu olduğunu belirterek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir. Kazı yapan tarafça kazıya başlanılmadan önce davacı şirketten nezaretçi talep edilmesi gerekirken davalı taraf adına kazıyı yapan ihbar olunan şirket nezaretçiyi sözlü olarak talep ettiğini beyan etmiş ancak dosyada ihbar olunan şirketin davacıdan nezaretçi talep ettiğine ilişkin herhangi bir yazılı belge bulunmamıştır.
Gerek davalı taraf gerekse ihbar olunan şirket tacir olup TTK 18/2 mad gereği ticaretine ait bütün faliyetlerini basiretli bir iş adamı gibi yapmak zorundadır davalı adına kazıyı yapan ihbar olunan şirket nezaretçi talebini sözlü yaparak basiretli tacir gibi davranmamıştır ve kazıyı yaptıktan sonra davacının kablolarına zarar vermesine rağmen kazı çalışmalarına devam etmiştir bu sebeple davalı taraf ve davalı adına kazı yapan ihbar olunan şirket kusurludur.
Davacı şirket ise ... Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (Uygulama) Usul ve Esaslarında; “Kablo kanalının en az 80 cm derinlikte açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun döşenmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kumun üzerine aralık bırakmadan koruyucu tuğla yerleştirilmesi, ikaz bandının serilmesi, tuvanenin doldurulması, kaplamanın yapılması, zeminin eski haline getirilmesi, kablo güzergahına ikaz levhaları çakılması” hükümleri yer almasına rağmen dosyaya sunulan raporlarda kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı sermediği kabloların yeterli derinlikten geçmediği anlaşıldığından Bu nedenle, zararın meydana gelmesinde davacı şirketin müterafik kusuru olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu hasar süreci bilgilendirme formu incelendiğinde davacının icra takibine konu yaptığı 2.481,69-TL'lik alacağın 2.000,89-TLsinin malzeme bedeli 42,24-TL'sinin dağıtılamayan enerji bedeli 60,00-TLsinin eşik kesinti süresi aşım bedeli 378,56-TLsinin ise KDV olduğu ve davacının davalıdan malzeme bedeli dağıtılamayan enerji bedeli eşik kesinti süresi aşım bedeli ve KDV talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan hizmet alım sözleşmesine göre dava konusu elektrik tesisine zarar verilen bölgelerde arıza giderme bakım onarım yeni tesis vb hizmetlerin beda enerji dağıtım ve perakende satış hizm aş ye verildiği ve söz konusu onarımlarında yüklenici bu şirket tarafından yapıldığı ve bu sözleşme ile toplu fiyat üzerinden anlaşıldığı dosyaya konu somut kazı çalışması sebebi ile davacının ekstra bir bedel ödemediği anlaşıldığından davacının işçilik talebinin yerinde olmayacağı ve davacının dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden ise bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere gerçek zarar ilkesi göz önüne alındığında talebin de yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli yönünden ise davacı taraf kullanıcılara tazminat ödediğine dair herhangi bir belge sunmadığından davacı tarafın bu talebi de yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın neticen davalıdan sadece 170,78-TL malzeme bedeli ve bu bedelin %18 KDV'si olmak üzere toplam 201,52-TL'lik bir talepte bulunmasının mümkün olduğu anlaşılmış bu bedel üzerinde ise HMK 282.maddesi gereği dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının mahkememizce değerlendirilmesi neticesinde yukarıda ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere davacı şirket ve davalı şirket %50 oranında kusurlu kabul edildiğinden davacının 100,76-TL malzeme gideri ve KDV ile 4,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105,68-TL talep edebileceği kanaatine varılmış Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 100,76 TL asıl alacak ve 4,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105,68 TL üzerinden devamına, asıl alacak 100,76 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 100,76 TL asıl alacak ve 4,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105,68 TL üzerinden devamına, asıl alacak 100,76 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Reddedilen kısım yönünden davacı alacaklının icra takibi başlatmasında kötüniyeti bulunmadığından davalı-borçlunun kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının ve 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 105,68 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.498,09 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 15.641,75 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 635,05-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Arabuluculuk sarf kararına ilişkin mahkememizin 2024/52 esas sayılı dosyası üzerinden karar verildiğinden bu dosyada arabuluculuk sarf kararı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 06/12/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.