mahkeme 2024/483 E. 2025/121 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/483

Karar No

2025/121

Karar Tarihi

21 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/483 Esas
KARAR NO : 2025/121

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/08/2024
KARAR TARİHİ : 21/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, 21/08/2022 tarihli olayda hasarın müvekkili tarafından işyerim paket poliçesi ile sigortalanan şirket nezdine meydana geldiğini, 2 gün sonra mahalde ekspertiz çalışması yapıldığını, sigortalı mahalin bodrum ve 5 normal kattan oluştuğu, rehabilitasyon merkezi olarak faaliyet gösterildiğinin belirlendiği, bodrumda sel sularının halen mevcut olduğunun görüldüğünü, su içerisindeki demirbaşların incelenmesi adına suların çekilmesi sonucunda bodrum katının depo olarak kullanıldığını ve binanın kaldırım noktasında bulunan ... sorumluluğundaki temiz su hattının patlaması nedeniyle sirayet eden suların depo alanını bastığı, depo alanındaki muhtelif mobilya, kapı vb kıymetlerde hasar meydana geldiğini, buna istinaden sigortalıya tazminat ödemesi yapıldığını, hasarın ... şebeke hattından kaynaklanması nedeniyle İSKİ'ye asli ve ferileri ile rücu etme zorunluluğu olduğunu, mevzuatın rücu imkanı verdiğini, ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini, talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı davalıdan talep etmesi sebebi ile başlatmış olduğu icra takibine davalının itiraz etmesi sebebi ile açılmış olan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf 21/08/2022 tarihinde ... poliçe numaralı sigortalısı... tic LTD. Şti nezdinde meydana gelen hasar sebebi ile sigortalısına ödeme yaptığını bu sebeple bu ödemeyi sorumlulardan rucuen talep edebileceğini belirterek davalı hakkında ... 24 İcra Müd. ...esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
... 24 İcra Müd. ...esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Sigorta Anonim Şirketi borçlunun ise dosyamız davalısı ... olduğu borcun kaynağının 21/08/2022 hasar tarihli 22.08.2022 tarihinde ihbarı verilen hasar dosyası için 23.08.2022 tarihinde davacının sigortalısına ödenen 52.070,00-TL 'nin 13.946,90 TL işlemiL işlemiş faiz ile beraber toplam 66.016,90 TL'nin tahsili talebi olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda Takibe konu borçtan İdarenin sorumlu olup olmadığı, talep edilen bedelin kadri marufunda olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirmektedir. Bu aşamada, takibe konu borçtan müvekkil İdarenin sorumlu olduğu sonucuna ulaşmak mümkün olmadığından takibe, borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ediyoruz. Takibe konu hasarın meydana geldiği tarihte tarafımıza bir bildirim yapılmadığından zamanaşımına uğrama ihtimali bulunan işbu takip konusu bedel için zamanaşımı def’inde de bulunuyoruz. Şeklinde beyanda bulunarak İstanbul mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle yukarıda belirtilen sebeplerle yetkiye, takibe, borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz eder, takibin durdurulmasını talep etmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık davacının sigortalısına ödediği tazminatı davalıdan tahsil edip edemeyeceği noktasında toplanmıştır. Dosya da 06/11/2024 tarihli duruşmanın 5 nolu ara kararında davacı vekiline SMMM ve sigortacı bilirkişi için ayrı ayrı 4.000,00er-TL inşaat müh bilirkişi için 5.000,00-TL olmak üzere toplam 13.000,00-TL ücreti yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine 2 hafta içerisinde yatırmazsa vazgeçilmiş sayılacağına ilişkin usulüne uygun ihtarat yapılmış davacı vekili süresi içerisinde bilirkişi ücreti yatırmaması sebebi ile mahkememizce 22/11/2024 tarihinde bilirkişi incelemesinden vazgeçildiğine dair ara karar oluşturulmuş davacı vekili bilirkişi ücretini bir sonraki duruşma tarihi olan 21/02/2025 tarihinden 1 gün önce 20/02/2025 tarihinde yatırmıştır.
Bilirkişi ücreti HMK 324 kapsamında delil avansı olup HMK 324/1 maddesinde tarafları ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içerisinde yatırmak zorunda olduğu belirtilerek HMK 324/2 maddesinde ise tarafların avans yükümlülüğünü yerine getirmezse delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacağının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar celse atlamasına sebep olunmaması sebebi ile dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep etmiş ise de 06/11/2024 tarihli duruşmada davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildikten sonra davacı vekili yaklaşık üç buçuk ay sonra bir sonraki celseye 1 gün kala bilirkişi ücretini yatırmış olup bu durumda celse atılmasına sebebiyet verilmediği gerekçesi ile dosyanın bilirkişiye gönderilmesi hakkın kötüye kullanımını teşkil etmektedir. Yerleşik Yargıtay Kararlarında yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmediği durumlarda süre geçse dahi bilirkişi ücretinin yatırılabileceğinden bahsedilmiş iken bilirkişi ücretinin kesin süreye rağmen üç buçuk ay sonra yatırılması yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiğinden ayrıca HMK 94/2 maddesinde hakimin tayin ettiği sürenin kesin olduğunu bildirip kesin süreye konu işlemi duraksamaya yer vermeden açıkladığı ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının açıkça tutanağa geçirildiği durumlarda HMK 94/3 maddesi gereğince kesin süre içerisinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı vekiline 06/11/2024 tarihli duruşmada usulune uygun kesin süre verilmiş ve her bilirkişi için ne kadar ödeme yapacağı bu ödemeyi hangi sürede yapacağı bu ödemeyi süresinde yapmazsa yaptırımının ne olacağı usulune uygun olarak ihtar edilmiş davacı vekili buna rağmen kendisine verilen kesin sürede bilirkişi ücretini yatırmadığından HMK 324/2 maddesi gereğince davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmesi karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. Gider avansı davacının dava dilekçesine göre hesaplanıp alınan avanstır. Ayrıca HMK. 324.maddesinde delil ikame avansı düzenlenmiştir. HMK.nın 324.maddesinin 2.fıkrasına göre, taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan bu delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkemece avans yatırılmayan delil ileri sürülmemiş gibi davanın esası hakkında karar verilir.
Yerleşik yargıtay uygulamasında davanın da uzamasına sebep olmadığı durumlarda davacının delil avansını süresinden sonra yatırması durumunda bilirkişi incelemesi yapılabileceği belirtilmişken dosyamızda davacı tarafa 06/11/2024 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verilmiş olup davacı taraf kendisine süre verilmesinden sonra 107. Günde yeni duruşma gününe 1 gün kala bilirkişi ücretini yatırmış olup bu durumda davanın uzamasına sebep olunmaması gibi bir durum söz konusu değildir. Zira davacı taraf kendisine verilen kesin sürenin üzerinden 93 gün geçtikten sonra ücreti yatırmıştır ki davacı tarafça süresinde bilirkişi ücreti yatırılması durumunda bu sürede bilirkişi raporunun dosyaya kazandırılmış olacağı dikkate alındığında davacı tarafın süresinde bilirkişi ücretini yatırmaması sebebiyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve bilirkişi delili dışındaki diğer deliller ile de davacı taraf davasını ispatlayamadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 797,33-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 181,93‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Davalı tarafından yapılan yapılan 12,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
8- Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/02/2025

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim