Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/481

Karar No

2024/751

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/481 Esas
KARAR NO : 2024/751

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/08/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 01/06/2023 hasar tarihli olayda müvekkili kurum ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... poliçe numarası evim poliçesi ile sigortalı bulunan ...'ın ...ikametgahında bulunan bodrum kattaki konutunda meydana gelen su sızıntısında koridor, salon duvar boya ve parkelerinde suya bağlı kabarmalar olması sonucunda bina önündeki pis su giderlerine kırım yapılarak bakıldığı ancak kaçak bulunmadığını, daha sonrasında yapılan araştırmada bina dışındaki şebeke hattına ait temiz su hattında kaçak bulunduğunu, daire içindeki hasarın bu hattan akan sulardan kaynaklandığı anlaşıldığından, sigortalıya ... Sigorta Aş. tarafından 8.250,00-TL tazminat ödemesi yapılmış olup, ...'ye asli ve ferileriyle rücu etme zorunluluğu doğduğunu, ihtiyati haciz talebi bulunduğu, itiraz edilen takibin devamına karar verilmesi gerektiginden, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargı mahkemeleri görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, kamu kuruluşu niteliğini taşıyan idarelerinin kamu hizmetini yürüttüğü sırada kişilere verdiği iddia olunan zararın rücuen tazmininin istenildiğini, zararın haksız fiil olarak değerlendirilemeyeceğini, idari hizmetin hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka bir nedenle idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının saptanması gerektiğini, bu hususların belirlenmesinin idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargı mahkemelerinin görevli olduğunu, kural olarak görevin kamu düzenine ilişkin olduğu, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında, mahkemece, resen gözetilmesi gerektiğini, davanın görev yönünden reddedilmesinin gerektiğini, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalının gerçek kişi olduğunu, gerçek kişi müvekkili idareye karşı dava açacak olsaydı idare mahkemesinden dava açamayacak ise, adli mahkemede ve Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açması gerekeceğini, davacı sigorta şirketinin de halefi olduğu sigortalı yerine idaremize karşı davasını Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerektiğini, davacının davasını Asliye Hukuk Mahkemesi yerine Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğundan, davacının davasının görev yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının iddia etmiş olduğu zararı ve müvekkili idarenin kusurunu ispatlamasının gerektiğini, su sızıntısı yaşanan taşınmazda suyun bodrum katın duvarlarından sızıntı şeklinde gerçekleşmiş ise, binanın toprağa dayalı kısımlarının izolasyonunun olmadığını, eğer binanın dış etkenlere karşı gerekli inşaat teknikleri kullanılarak yapılmış olsaydı su girişini, her türlü rutubet, yağmursuyu ve zemin suyu girişi engellenmiş olacağını, sigortalıya 8.250,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, söz konusu tutarın ne için ödendiğinin belirtilmediği, hangi iş için ne kadar ödeme yapıldığı, ödeme yapılma esnasında hasarlanan malzemenin sovtaj bedelinin hesaplamaya katılıp katılmadığının bilinmediğini, hasarın 01.06.2023 tarihinde meydana geldiği, 01.06.2023 tarihinde müvekkili idareye herhangi bir başvuru yapılmadığını, ... Başkanlığının 04.03.2024 tarih, ...sayılı yazısında, bahsi geçen adreste 01.06.2023 tarihinde idaremize herhangi bir arıza kaydı bırakılmadığı, ilgili adreste 23.05.2023 tarihinde bırakılan arıza kaydına istinaden idare ekiplerince arızaya müdahale edildiğinin belirtildiği, davacının müvekkili idarede herhangi bir alacağı olmadığını, müvekkili idare ile arasında yapılmış herhangi bir ticari alım - satım yada sözleşme bulunmadığını, davacı faiz talep edecek ise en fazla yasal faiz talep edebileceğini, mahkemece davacının faiz talebinin de reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilerek yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasını, lehe vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ... Tarih E. ...sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesi ise; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. " şeklindedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... poliçe numarası evim poliçesi ile sigortalı bulunan ...'ın ... ikametgahında bulunan bodrum kattaki konutunda meydana gelen su sızıntısından kaynaklı hasarın giderilmesi sonucunda hasara neden olduğu iddiası ile davalı aleyhine rücuen alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, ayrıntıları yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun...Tarih E....sayılı kararı uyarınca dava dışı ... 'ın konutunda meydana gelen hasarın TBK'da düzenlenen haksız fiil hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, bu nedenle iş bu davada mutlak veya nisbi ticari dava bulunmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel nitelikteki Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 03/12/2024

Katip
e-imzalı

Hakim
e-imzalı

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim