Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/464

Karar No

2024/729

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/464 Esas
KARAR NO : 2024/729

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 05/08/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dilekçesinden özetle: ... ticaret odasına kayıtlı olan ve ... sicil nolu... mersis nolu ... Şirketi'ne dershanesinde öğretmenlik yaptığım süre içerisinde, Mart2003- Şubat2006 tarihleri arası, şirket ortağı olduğunu, 22.02.2006 tarihinde ... 12. Noterliğinin ... yevmiye nolu limited şirket hisse devri sözleşmesi ile hisselerimi ... TC nolu ... a devrettiği, tüm satış karar defteri, noter satış sözleşmesini Ticaret Odasına o tarihte onaya gönderdiği, 2023 yılında SGK lı olarak emeklitiği hakketmiş olup, emekliliğe müracaat ettiği, fakat şirket ortağı olduğu saikiyle Nisan.2023 tarihinde bağkurlu olmam gerekçesi ile dönüş yapıldığı, sebebini araştırıldığında, şirket müdürü ve hakim ortak ...'ın, her ne nasıl olduğu tarafımdan anlaşılmayan bir şekilde Şubat.2021 tarihinde, kanun kapsamı dışında ve Re'sen Terk yapılan bir şirketten İTO kayıtlarında bulunan müdür görevinden istifa ettiği, İTO ya yaptığım ziyaretler ve müracaatlarda beni yetkili kabul etmeyip, muhatap almadıkları için hak etmiş olduğu emekliliğinin de işleme alınamadığı, tarafça yapıları devir sözleşmesinin gerçek olduğu ve işlemlerde kusuru bulunmadığı, halen bakmakla yükümlü olduğum iki oğlu bulunmakta ve sağlık problemleri yaşamakta olduğunu, geçim sıkıntısı içerisinde hak etmiş olduğum emeklilik müracaatımın işleme konulması için, İTO nun SGK ya kanun kapsamı dışında ve Re'sen terk edilmiş olan ve hatta tüm bu işlemlerden 2006 yılında noterden satışını yaptığım ve tahsilat makbuzları ve devir evraklarının birer nüshaları tarafımda bulunan, şirket ile ilişiğim olmadığını bildirmesi gerektiği, yaptığım tüm yazışma, şikayet ve müracaatlar sonuçsuz kaldığı ve mağduriyetim hala devam ettiği için zor bir süreçte olduğu, mağduriyeti halen devam etmekte ve emeklilik hakkını kazanabilmem için Şubat.2006 tarihinde hissesini devretmiş olduğu ve noterde yapılan harf hatasının düzeltilerek devir sözleşmemin geçerliliğinin tespiti ve sicilde ilanı için bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu belirtmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: Huzurdaki davanın müvekkili tarafından verilmiş bir ret kararı bulunmaması, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden pasif husumet yokluğundan ve açıklanacak nedenlerle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, bu itibarla da, huzurdaki yargılamanın davacı ile dava dışı şirket ve/veya diğer davalı arasında yürütülmesi gerektiğini, aşağıda da detaylıca açıklanacağı üzere, müvekkili tarafından davacıya gönderilen ... tarihli ve ... sayılı yazının cevabi ve bilgilendirici nitelikte olduğunu, red kararı niteliğinde olmadığını, kaldı ki davacıya yazının tebliği ile davanın ikame tarihi nedeniyle davanın dinlenemeyecek nitelikte olduğunu, süresinde ikame edilmediğini, ilgili mevzuat hükümleri ve yargı kararlarının bu açıklamalarını destekler nitelikte olduğunu, usule ilişkin bu itirazlarının yanında aksi kanaat hasıl olması halinde müvekkili müdürlük tarafından yasaya uygun olarak işlem tesis edildiğini, dava konusu hisse devir tarihi 2006 yılına denk geldiği için uygulanması gereken kanunun 6762 sayılı kanun olduğunu, buna göre de; kural olarak, yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noter tarafından onaylanması, pay defterine kaydedilmesi gereken esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin (şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse), ortaklar genel kurulu tarafından onaylanması ve pay defterine kaydedilmesi gerekmekte olup; genel kurulun onayının, kurucu olduğu belirtildiğini, hisse devir sözleşmesi ile hisse devrinin gerçekleşmeyeceğini, esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğunu, devrin bu onayla geçerli olacağını, 2006 yılında müvekkili müdürlüğün işlemine karşı eksiklikler giderilip usule uygun olarak yeni başvuru yapılmadığını, kaldı ki müvekkili müdürlüğün iade işleminin mevzuata uygun olduğunu, huzurdaki davada müvekkil müdürlüğe yönelik herhangi bir isnat olmadığı gibi davacının muhatabının dava konusu şirketi ve/veya payı devraldığı iddia edilen kişi olduğunu, tekrarla ret işlemi olmayıp bilgilendirici mahiyette olan cevabi yazının bir an için ret işlemi olduğu düşünülse bile gerek başvurudaki eksiklikler gerek harca ilişkin olarak mevzuatın yüklediği yükümlülükler gereği müdürlük tarafından herhangi bir işlem tesis edilmemesi gerektiğinin zorunlu olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi kanaat hasıl olması halinde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Davacı taraf ... Ticaret Odasına kayıtlı olan ... ŞTİ'nin mart 2003- şubat 2006 tarihleri arasında şirket ortağı olduğunu ... tarihinde ... 12.Noterliğinin ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile hissesini ...'a devrettiğini devir sözleşmesinin gerçek olduğunu belirterek şubat 2006 tarihinde hissesini devretmiş olduğunun tespitini talep etmiştir.
Dava davacının şirket ortağı olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davacının şirket ortaklığından çıktığının tespitine ilişkin olduğu, TTK nun 638. maddesinde, şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin düzenleme yapıldığı, şirket sözleşmesinin, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabileceğinin, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabileceğinin, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceğinin hüküm altına alındığı görülmüş olup ticaret sicil kayıtları ve şirket kayıtlarında davacının şirket ortağı olduğu anlaşıldığından, davacının açmış olduğu davayı şirket ... LTD. ŞTİ'ne yöneltebileceği, davalı ... Müdürlüğüne pasif husumet yöneltilemeyeceğinden davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın pasif husumet yokluğu ile REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL harç alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/11/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim