mahkeme 2024/411 E. 2025/125 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/411
2025/125
21 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/411 Esas
KARAR NO : 2025/125
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkilinin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, hasarın müvekkili tarafından giderildiği ve bu nedenle yapılan masrafların davalıya tahakkuk ettirildiğini, ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, borçlunun itirazı neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, itirazın haksız olduğunu zira davalının kusurundan kaynaklanan zararın müvekkili tarafından giderildiğini ve bundan davalının sorumlu olduğunu, benzer davalarda davanın kabulü yönünde kararlar verildiğini, itirazın iptali ile takibin devamını, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile taraflarına ödenmesini, davalıların hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bünyesinde yapılan incelemelerde belirtilen tarih ve adreste herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini ve takibe itiraz edildiğini, davacının hasarın müvekkili tarafından meydana getirildiğine dair somut belge sunmadığını, hasar tespit tutanağının davacının personeli ve yüklenici firması tarafından tek taraflı imzalandığını, davacının sunduğu fotoğraflarda da müvekkili tarafından meydana getirilen bir zararın ortaya konulamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasarın tamir ve bakım miktarlarının fahiş gösterildiğini, bu nedenle bu miktarları kabul etmediklerini, ayrıca dava haksız fiile dayalı ikame edildiğinden zararın belirlenmesinde gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, davayı konu olayda davacının hasarı gidermek için özel olarak personel çalıştırmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden firma personeli tarafından hasarın giderildiğini, personele yapılan masrafların davacının genel idari giderleri olduğunu, ayrıca davacının tüketilmediğini iddia ettiği elektrik enerjisinin kullanıldığı an üretilen bir enerji olduğunu, dolayısıyla satılamayan enerji sebebiyle maddi kaybın olmadığını, öte yandan haksız fiile dayalı faiz talebinin yasal faiz olabileceğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı tutarak davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait tesise ait zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizde açılan dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dosyamıza getirilen ... 33. İcra Müd. ...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 5.681,60-TL hasar bedeli ve 349,15 TL faiz olmak üzere toplam 6.030,75-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davasında 6.030,75-TL'lik itirazın iptalini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirketin altyapısına zarar verip vermediği bu durum sebebi ile davacının oluşan zararının davalıdan tahsil edip edemeyeceğine yöneliktir dayanağı TBK 49.maddesinde haksız fiil sorumluluğudur.
6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.
Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Mahkememizce iddia , savunma ve toplanan deliller kapsamında meydana gelen hasarda davalı tarafın kusur yada sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın miktarının tespiti hususunda dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişinin sunmuş olduğu 10/01/2025 tarihli raporda Davacı tarafından sunulan ve hasara yol açan kazı çalışmasının yapıldığı yerde çekildiği anlaşılan fotoğrafta, YG kablosu dış çeperinde zedelenme şekline oluştuğu görülen hasara kazı çalışmasının sebep olduğu anlaşılmakla birlikte, çalışmanın kim tarafından ten herhangi bir tabela vb. bulgu bulunmadığı gibi ... tarafından gönderilen yazıda da ilgili adreste kazı çalışması yapmak üzere verilmiş bir ruhsat olmadığının belirtildiği, bu sebeple de davacı tarafa ait yer altı kablo tesislerinde oluşan hasara sebep olan kazı çalışmasının kim tarafından yürütüldüğünü gösteren bilgi ve belgelere ulaşılamadığı için davalı tarafa şu aşamada bir sorumluluk yüklenemeyeceği, ... tarafından yaptırılan onarıma ilişkin ayrı bir ödeme yapıldığını gösteren fatura, makbuz vb. belge de olmadığı için, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının yalnızca kullanılan malzeme bedelini talep edebileceği, Sonuç olarak; davacı ... tarafının 15.08.2022 tarihinde meydana gelen yer altı elektrik kablosu dış yüzeyinde zedelenmeye sebep olduğu anlaşılan hasara ilişkin olarak, yapıldığı belirtilen onarıma dair sunulan harcama kalemlerinden yalnızca 237,25 + KDV (94.18) — 279,96.-TL malzeme bedelinin talep edilebileceği ve alacak tutarının 11.01.2023 takip tarihi itibariyle 296,40.-TL olduğu, şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğunda bir tarafın sorumlu olabilmesi için yukarıda ayrıntılı belirttiğimiz üzere kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ve dosya kapsamındaki belgelerde davacının altyapısında meydana gelen zararı davalının meydana getirdiğine ilişkin her hangi bir delil bulunmadığından bu zarardan davalının sorumlu bulunmadığı anlaşılmakla davacının davacının reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 6.030,75-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7- Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi.21/02/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.