Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/383
2024/728
29 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/383 Esas
KARAR NO : 2024/728
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dilekçesinden özetle:05/07/2023 tarihinde, davalının ZMMS sigortalısı Sürücü ... isimli şahsın kullandığı ... plaka sayılı aracını ... sayılı yer önüne park ettiği, sonrasında aracın park halinde bulunduğu noktadan geriye doğru aniden hareket ederek önce aracının arka kısımları ile çöp atmak üzere taşıt yolu üzerinde kavşakta bulunan yaya müvekkil ...'a çarpması ile trafik kazası meydana geldiği, gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında çöp konteynırı ile araç arasına sıkışan müvekkilini ciddi şekilde yaralandığı ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalıda sigortalı ... plakalı aracın, ilgili mevzuatı ihlal ettiği, davalıya bağlı bulunan araç sürücüsünün ilgili mevzuatı ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğunu, işbu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmdığını, soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporunda bu hususun tespit edildiğini, söz konusu trafik kazası ile ilgili olarak... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sayılı soruşturma dosyası yürütüldüğünü, bu olay neticesinde, kaza tarihinde hamile olan müvekkilini hastaneye kaldırılarak sağ omzundan, sol dizinden, sağ ayağından yaralandığı ve sağ bacağında kırık olduğu saptanarak tedavi edildiği, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere aracın sigorta şirketine ZMM sigorta poliçesi ile bağlı olduğu anlaşıldığı, davalıya başvurularak söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve müvekkillerin sakatlık durumunun bildirildiği, zararının karşılanması gerektiği aksi halde dava yoluna başvurulacağı ihtar ve ihbar edildiğini fakat zararın karşılanmadığını, ... Arabuluculuk Bürosu ... Numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin bu olaydan ötürü fiziksel ve ruhsal olarak zarara uğradığı, olumsuzluklara maruz kaldığını ve iş hayatının sekteye uğradığını, uğranılan zararın açıkça belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, arabuluculuk aşamasında da müvekkilini temsil ettiğinden lehine arabuluculuk vekalet ücretinin hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle:Dava dilekçesinde bahsi geçen aracın müvekkili şirkete, ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami poliçe limiti olan 1.200,000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk olmadığını, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, yeni genel şartların kabul edildiği yönetmeliğin uygulanması gerektiğini, hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, kaza sonucu üçüncü kişinin yaralanması ve/veya malul kalması söz konusu olduğu takdirde, sigortacı sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında yaralanan/malul kalanlara veya vekiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, ancak tazminatın ödenebilmesi için davacıların yapmış oldukları harcamaların uygun olup olmadığı, maluliyet oranı, çalışabilecek durumda olup olmadığı, bir maluliyet söz konusu ise bu zararlarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen zarara ilişkin tazminatın ödenebilmesi için de; zarar görenlerin bu zararlarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini, hesaplamada teknik faiz oranı %1,65'in esas alınması gerektiğini, davacının avans değil yasal faiz talep edebileceğini, davacının arabuluculuk görüşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti isteminin müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, sigorta hukuku ilkelerine göre, ZMMS'nin maddi hasarda veya ölüm halinde ancak gerçek zarar tutarından sorumlu olduğunu, bu sebeplerle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebi ile cismani zararların tazminine yönelik tazminat davasıdır.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde feragat beyanları doğrultusunda yokluklarında karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 01/11/2024 tarihli dilekçesi ile davacıdan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin olmadığına ilişkin dilekçe sunmuş olduğu feragat ettiğine ilişkin beyan dilekçesi sunmuş olduğu davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK.nun 307. ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Açıklanan nedenler ışığında; davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri olmadığında bu hususta karar oluşturulmasına yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan avanstan arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/12/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.