mahkeme 2024/322 E. 2025/376 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/322
2025/376
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/103 Esas
KARAR NO : 2025/439
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı şirket vekili 16/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 07.03.2019 ve 20.09.2019 tarihlerinde Malzeme Tedarik Protokolleri akdedilmiş olup taraflar keşif özetinde belirtilen malzemelerin keşif özetinde belirtilen fiyatlarla tedarik edilmesi, nakliyesi ve teslimi konusunda anlaştıklarını, 07.03.2019 tarihli Protokolün 2.2. maddesinde keşif özetinde belirtilen malzemelerin fatura bedelinin %50’ sinin fatura tarihinden 30 gün sonra, kalan %50’sinin ise fatura tarihinden 60 gün sonra Euro para birimi ile ödeneceği, 20.09.2019 tarihli Protokolün 2.2. maddesinde ise keşif özetinde belirtilen malzemelerin bedelinin fatura tarihinden 15 gün sonra Euro para birimi ile ödeneceği kararlaştırıldığını, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından temin ve teslimi yapılan malzemelere ilişkin 30.03.2019 tarihli, ... Nolu, KDV dahil 156.111,79 EUR bedelli ve 09.07.2019 tarihli, ... Nolu, KDV dahil 38.526,39 EUR bedelli faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafça fatura bedellerinin tam olarak ödenmediğini, yalnızca 13.08.2020 tarihinde müvekkil şirkete 35.000,00 EUR tutarında açıklamasız bir ödeme yapılmış olduğunu, anılan tutarın eski tarihli fatura bedelinden mahsup edildiğini, neticeten 121.111,79 EUR bedelli fatura alacağı ile 38.526,39 EUR bedelli fatura alacağı bakiye borç olarak kaldığını, alınan bakiye fatura bedellerinin faiziyle tahsili amacıyla dava şartı olarak ticari arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle taraflar arasında akdedilmiş olan 07.03.2019 ve 20.09.2019 tarihli Malzeme Tedarik Protokolleri uyarınca tedariği, nakliyesi ve teslimi yapılmış olan malzemeler karşılığı olarak düzenlenen 30.03.2019 tarihli ... Nolu ve 09.07.2019 tarihli ... Nolu faturalardan kalan bakiye bedel toplamı olan 159.638,18 Euro'nun 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz” başlıklı 4/a maddesi gereğince her bir faturanın vade tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte Euro para birimi ile aynen ödenmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 17/11/2023 tarihli cevap dilekçesi ile, ... Şirketi ile ... Şirketi arasında 23.03.2017 tarihli ...Sözleşmesi ("Uzman Ekip Sözleşmesi") imzalandığını, işbu sözleşme ile Davacının,... İnşaat İşleri ile ... İnce İşler ile Elektromekanik Sistemleri Temin, Montaj ve İşletmeye Alma Projesine ilişkin Akrilik Malzeme ile Duvar Kaplama işlerinin ifasını üstlendiğini, daha sonra taraflar sözleşmenin eki niteliğinde olan Sözleşmeye ek Keşif Özetinde belirtilen malzemelerin davacı tarafından tedarik edilmesi, nakliyesi ve teslimi için Uzman Ekip Sözleşmesi’ne ek olarak 07.03.2019 tarihli Malzeme Tedarik Protokolü ve 20.09.2019 tarihli Malzeme Tedarik Protokolü-2 imzalandığını, davacının ise sözleşmeye ek yapılan bu protokollere ilişkin bedellerin Müvekkil tarafından ödenmediği iddiasıyla işbu davayı açtığını, davanın yetkisiz mahkemede açılması sebebi ile usulden reddi gerektiğini, Müvekkil ile Davacı arasında imzalanan Uzman Ekip Sözleşmesi’ne ek olarak Davacının sözleşmesel yükümlülüklerini geç yerine getirmesinden kaynaklı, Davacının işini tamamlayamaması ve proje açılış hedefini geciktirecek olması sebebiyle montaj konusu malzemeler Davacıdan satın alınarak montaj işlemleri dava dışı 3. kişiye yaptırılmak zorunda kalınması sebebiyle ilk olarak 07.03.2019 ve daha sonra 20.09.2019 tarihli Malzeme Tedarik Protokolleri imzalandığını, işbu Protokollerin Davacının fiyat artışından etkilenmesini düşürmek amacıyla iyi niyet çerçevesinde imzalandığını, protokollerin ardından Müvekkilinin, Davacı tarafından düzenlenen faturaları ödediğini, taraflar arasında cari mutabakat düzenlendiğini, 07.03.2019 tarihli Malzeme Tedarik Protokolü ile protokolde belirtilen malzemelerin toplam keşif bedelinin 135.584,65 EURO olduğu konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, daha sonra birim fiyattaki değişiklikler uyarınca Davacı tarafından ... numaralı 132.298,13 EURO bedelli (faturada belirtildiği gibi Türk Lirası karşılığı 985.284,01-TL) fatura düzenlendiğini, işbu fatura bedelinin davacıya ödendiğini, 20.09.2019 tarihli Malzeme Tedarik Protokolü-2 ile protokolde belirtilen malzemelerin toplam keşif bedelinin 32.649.48 EURO olduğu konusunda taraflar mutabık kalındığını, daha sonra davacı tarafından ... numaralı 32.649,48 EURO bedelli (faturada belirtildiği gibi Türk Lirası karşılığı 248.290,94-TL) fatura düzenlendiğini, işbu fatura bedelinin davacıya ödendiğini, talep edilen bedel için fatura tarihindeki döviz kurunun esas alınması gerektiğini, ayrıca müvekkil tarafından davacıya ödenen tutarların alacaktan mahsubu gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın yetkisiz yerde ikame edilmesi sebebiyle esasa girilmeksizin usulden reddine, esas yönünden inceleme yapılması durumunda davacının haksız ve kötü niyetli taleplerinin reddine, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 04/01/2024 tarihli yetkisizlik kararı nedeniyle mahkememize intikal etmiş olmakla, esas defterimizin ... Esas sıra numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.
Mahkememizin 10/10/2024 tarihli celse ara kararı gereği, ... ATM talimat yazılarak davacının 2018,2019,2020 yılı ticari defter ve kayıtları incelenerek taraflar arasında düzenlenmiş olan protokoller değerlendirilmek sureti ile geçmiş döneme ilişkin ödemelerin nasıl yapıldığı, mutabakatlara göre ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile davacı alacaklı ise ne miktarda olduğunun bilirkişi raporu vasıtasıyla belirlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat dosyasından aldırılan 02/01/2025 tarihli raporda, Dosya kapsamında davacıya ait 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdik işlemlerinin yapıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun görüldüğü, dosya kapsamında ve davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Taraflar arasında ticari işkinin 2018 yılı öncesinden başladığı ve 16/05/2022 yılına kadar devam ettiğinin, davacının dosya kapsamında dava konusu; 985.284,01-TL (156.111,79-EURO) tutarlı 30/03/2019 tarih ve ... Nolu, 248.290,94-TL-(38.526,39-EURO) tutarlı ... Nolu e-FATURA şeklinde yer aldığı muavin defter dökümünde görüldüğünü, dosya kapsamında ve davacının ticari defter kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde, davacının satıma ilişkin olarak e-FATURA düzenlediği, davalının sözleşmelere dayalı olarak davacıya ır olarak e-FATURA şeklinde hizmet faturaları düzenlediği, yapılan diğer kesintiler için Alacak Dekontu 09/07/20219 tarih ve ve defter kayıtlarda düzenlendiği, Davalının cari hesaptan kaynaklı diğer ödemeleri Banka havalesi yoluyla ödemelerin yapıldığı, dosya kapsamında ve davacının ticari defter kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde ve muavin defter kayıtlarında, davacının düzenlemiş olduğu 30/03/2019 tarihli 985.284,01-TL tutarındaki faturadan sonraki dönemlerde tahsilat, hizmet faturası ve dekont yoluyla mahsuplaşmalar yapıldığı, yine davacının düzenlemiş olduğu 09/07/2019 tarihli 248.290,94-TL tutarındal faturadan sonraki dönemlerde de tahsilat, hizmet faturası ve dekont yoluyla mahsuplaşmalar yapıldığının görüldüğü, dosya kapsamında mutabakatlara göre ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilmediği, davacının 2019 yılı muavin defter ve kayıtlarında 22/11/2019 tarih ve 58826 nolu yevmiye kaydında davalıya 55.376,15-TL BORÇLU olduğu, dava konusu düzenlenen faturalardan sonraki aylarda davacının alacaklı olduğu, ancak 22/11/2019 tarihi itibariyle davalıya borçlu olduğu, davalının alacaklı olduğu 22/11/2019 tarihinden sonra da ticari alım-satım davalıdan alacaklı olarak 16/05/2022 tarihine kadar devam ettiği, dosya kapsamında ve davacı ticari defter kayıt ve belgelerin incelenmesi neticesinde, Davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle, 384.398,42-TL alacaklı olduğunun görüldüğü kanaatine varıldığını bildirdiği görüldü.
Mahkememizin 13/02/2025 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, talimat raporu ve davalının ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya incelenerek " davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, mahsuplaşma yapılıp yapılmadığı, taraflar arasında mutabakat olup olmadığı değerlendirilmek sureti ile" rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 01/05/2025 tarihli raporunda, dosyaya sunulu belgelerden taraflar arasında 31.03.2019 ve 30.06.2019 tarihli iki adet taraflarca imzalı mutabakat formu bulundığını, mutabakat formalarındaki bakiyeler davalının 320.001.06072 ticari borçlar hesabının 31.03.2019 ve 30.06.2019 tarihli bakiyeleri olduğu, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporu incelendiğinde taraflar arasında 31.12.2018 tarihine kadar mutabakatsızlık olmadığı, 31.12.2018 tarihinde davalının davacıdan 6.494.667,79 TL alacaklı olduğu her iki taraf kayıtlarında görünmektedir. Taraf kayıtları arasındaki mutabakatsızlığın 01.01.2019 tarihi itibariyle gerçekleştiği, davalı kayıtlarında davacı cari hesaplarından düşülen teminat kesintileri ... ve ... alınan depozito ve teminatları hesaplarında takip edildiği görüldüğünü, ... nolu hesapta davalı uhdesinde bulunan teminat kesintisi bakiyesi 314.258,17 TL (8.247,38 Euro) ve 326.004.03506 nolu hesapta davalı uhdesinde bulunan teminat kesintisi bakiyesi 4.132.697,35 TL (108.458,36 Euro) olduğu, davalı kayıtlarındaki davacıya olan borçtan mahsup edilen 606.041,26 TL davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı kayıtlarında teminat kesintisi, damga vergisi, fatura ve SGK ödemelerinin davacı cari borcundan mahsup edildiği, mahsup edilen 606.041,26 TL “nin davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı kayıtlarında ticari borçlar ve diğer ticari borçlar hesaplarının toplamından davacıdan davalının 34.511,33 TL alacaklı olduğu, somut olayda Davacı tarafça "09.07.2019 tarihli KDV dahil 38.526,39 EUR bedelli ... nolu ve 30.03.2019 tarihli KDV dahil 156.111,79. EUR bedelli ... 193 nolu faturalardan kalan toplam bakiye bedeli 159.638,18 Euro'nun tahsili" talep edildiği, Davalı kayıtlarında ... ticari borçlar hesabında takip edilen davacı TL cari muavininde 156.111,79 EUR bedelli ... nolu faturadan kaynaklı alacağı bulunmadığı, Davalı kayıtlarında ...- ticari borçlar hesabında takip edilen davacı EUR cari muavininde 38.526,39 EUR bedelli ... nolu faturadan kaynaklı alacağı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü.
Davacının defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, talimat mahkemesince alınan raporda, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 384.398,42-TL alacaklı olarak göründüğü belirtilmiş ise de, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi heyetinin dosyaya ibraz etmiş olduğu 02/05/2025 tarihli raporda, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın 01/01/2019 tarihi itibariyle gerçekleştiği, davalı kayıtlarında davacı cari hesaplarından düşülen teminat kesintileri ... ve ... alınan depozito ve teminatları hesaplarında takip edildiğini, ... nolu hesapta davalı uhdesinde bulunan teminat kesintisi bakiyesi 314.258,17 TL (8.247,38 Euro) ve ... nolu hesapta davalı uhdesinde bulunan teminat kesintisi bakiyesi 4.132.697,35 TL (108.458,36 Euro) olduğu, davalı kayıtlarındaki davacıya olan borçtan mahsup edilen 606.041,26 TL davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı kayıtlarında teminat kesintisi, damga vergisi, fatura ve SGK ödemelerinin davacı cari borcundan mahsup edildiği, mahsup edilen 606.041,26 TL “nin davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı kayıtlarında ticari borçlar ve diğer ticari borçlar hesaplarının toplamından davacıdan davalının 34.511,33 TL alacaklı olduğu, somut olayda davacı tarafça "09.07.2019 tarihli KDV dahil 38.526,39 EUR bedelli ... nolu ve 30.03.2019 tarihli KDV dahil 156.111,79. EUR bedelli ... nolu faturalardan kalan toplam bakiye bedeli 159.638,18 Euro'nun tahsili" talep edildiği, Davalı kayıtlarında ... ticari borçlar hesabında takip edilen davacı TL cari muavininde 156.111,79 EUR bedelli ... nolu faturadan kaynaklı alacağı bulunmadığı, Davalı kayıtlarında ...- ticari borçlar hesabında takip edilen davacı EUR cari muavininde 38.526,39 EUR bedelli ... nolu faturadan kaynaklı alacağı bulunmadığı yönünde rapor ibraz edilmiş olduğu görüldü.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, davacı taraf davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır. Dosyada aldırılan bilirkişi raporlarında davalının defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalının davacıdan 34.511,33-TL alacaklı olduğu, davalının davacının davaya konu ettiği faturalar sebebiyle davacıya borcunun olmadığının rapor edilmesi, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede ise, davacının davalıdan 384.398,42-TL alacaklı olduğunun rapor edilmesi karşısında davacının ticari defterlerinin kendisi lehine delil olabilmesi için HMK 222/3 maddesindeki şartların gerçekleşmesi gerekmektedir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere taraf defterleri birbirlerini doğrulamadığından davacı tarafın defterlerinin kendisi lehine delil niteliği taşıması mümkün olmadığından, davacının davasının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 80.213,61-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 79.598,21-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 510.851,71-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayacak olan avansın ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/06/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.