Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/199
2025/23
10 Ocak 2025
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/199 Esas
KARAR NO:2025/23
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/03/2024
KARAR TARİHİ :10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine inşaat malzemeleri ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan faturalar ile sabit bakiye borçların tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, haksız ve kötüniyetli itirazın iptali gerektiğini, arabuluculuk aşamasında nalaşma sağlanamadığını, fatura ve cari hesap ekstrelerinin sunulduğunu, mal tesliminin irsaliyeli faturalar ile sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, teslime edilen faturalara yasal süresi içinde hiçbir itiraz olmadığını, bunun borcu kabul sayıldığını, davanın kabulü ile icra takibinin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının huzurdaki davayı açtığını ancak davalı şirket yetkilisinin davacıya borçlu olmadıklarını beyan ettiğini, dilekçesinde yer vermiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf taraflar arasında inşaat malzemeleri alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu ve davalı aleyhine düzenlenen faturalardan kaynaklı 203.484,58-TL bedelli borcun tahsili için ... İcra Müd. 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı davalı tarafın bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
....İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Ltd. Şti Borçulunun dosyamız davalısı ... Ltd. Şti olduğu borcun kaynağının 42.593,74-TL bedelli ... nolu 28.03.2023 tarihli, ... nolu 28.04.2023 tarihli, ... nolu 16.05.2023 tarihli faturalar, 88.516,44-TL bedelli ... nolu 02.08.2023 tarihli fatura, 72.374,40-TL bedelli ... nolu 25.09.2023 tarihli fatura olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan icra takibine davalı taraf yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olması sebebiyle yetkiye, borcun tamamına ve ferilerine itiraz ederek itiraz sebebi ile takibin durdurulmasını talep etmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Davalı borçlunun adresi yargı çevremiz içerisinde bulunması sebebi ile yetkili icra dairelerinin İstanbul İcra Daireleri olduğu anlaşılmış ve davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Dosya davacının davalıdan icra takibine konu bir alacağının olup olmadığı hususunda bilirkişiye gönderilmiş bilirkişinin dosyaya ibraz etmiş olduğu 31/10/2024 tarihli raporda Davacı tarafından incelemeye sunulan cari hesap incelemesinde davalı ... Yapı Sis. Dış. Tic. Ltd. Şti.” nin ... hesap kodu ile takip edildiği, Davacı kayıtlarında davalı adına tanzim edilen faturaların kaydedildiği, davalı tarafından ödenen tutarların hesaplarına Alacak kaydedilerek mahsup edildiği, Davacı tarafından davalı adına 2023 yılında beş fatura tanzim edildiği, fatura toplamının 313.484,58.-TL olduğu Davacı taraf kayıtlarında davalı taraftan 110.000,00.TL tahsil edildiği, Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibari ile davalı taraftan 203.484,58.-TL alacaklı olduğu tespit edildiği, Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan takibe konu fatura ve irsaliyelerin incelenmesinde; 02.08.2023 tarih ... nolu 88.516,44.-TL faturada bulunan ürünlerin aynı tarihli irsaliye ile alıcı imzalı teslim edildiği 25.09.2023 tarih ... nolu 72.374,40.-TL faturada bulunan ürünlerin aynı tarihli irsaliye ile alıcı imzalı teslim edildiği, 16.05.2023 tarih ... nolu 59.853,90.-TL faturada bulunan tarihli irsaliye ile alıcı imzalı teslim edildiği tespit edildiği, Davacı tarafından takibe ve davaya konu edilen alacağı oluşturan faturalar, irsaliyeler, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmış olup davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalara ait irsaliyelerin alıcı isim/imzalı olarak teslim edildiği, davalı tarafından davaya konu fatura ve içeriklerini herhangi bir itiraz olmadığı görülmüştür. Davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı taraftan takibe konu ettiği asıl alacak tutarı olan 203.484,58.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından fatura alacaklarına takip öncesi faiz talebinde (avans faizi) bulunulmuş olup, iki fatura üzerinde vade | ay olarak belirtildiğinden bu fatura tutarlarına fatura tarihinden bir ay sonra başlamak üzere takip tarihine kadar hesaplanan avans faizi tutarı 22.583,00.-TL hesaplanmış olup taleple bağlılık ilkesi gereği avans faizi tutarının 20.599,92.- TL olacağı tespit edildiği, Asıl alacak yönünden; Davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı taraftan takibe konu ettiği asıl alacak tutarı olan 203.484,58.-TL alacaklı olduğu ve Faiz Yönünden; fatura alacaklarına takip öncesi faiz talebinde (avans faizi) bulunulmuş olup, iki fatura üzerinde vade | ay olarak belirtildiğinden bu fatura tutarlarına fatura tarihinden bir ay sonra başlamak üzere takip tarihine kadar hesaplanan avans faizi tutarı 22.583,00.-TL hesaplanmış olup taleple bağlılık ilkesi gereği avans faizi tutarının 20.599,92.-TL olacağı tespit edildiği şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilmelidir. Bu sebeple ticari defterlerini ibraz etmeyen tarafın, karşı tarafın defterlerinin aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Davalı taraf usulüne uygun olarak defter incelemesine davet edilmesine rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş ve HMK 222/3 mad gereği davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının defterleri HMK 222/3 mad gereği kendi lehine delil niteliğine haiz olduğundan davacı taraf üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmiş ve yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasına konu ettiği faturalar sebebi ile davalı borçludan 203.484,58-TL asıl alacak 20.599,92-TL işlemiş faiz olmak üzere 224.084,50-TL alacaklı olduğu anlaşılmış taraflar arasındaki alacağın likit olması ve davalı borçlunun likit olan alacak kalemine rağmen borca haksız olarak itiraz ettiği anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranındaki 40.696,91-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş asıl alacağa tarafların tacir olması sebebi ile ticari avans faizi uygulanmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile,
a-Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 203.484,58 TL asıl alacak, 20.599,92 TL işlemiş faiz olmak üzere 224.084,50 TL üzerinden devamına, asıl alacak 203.484,58 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, %20 oranındaki 40.696,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.826,80-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.354,59-TL harcın ve 427,60-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye1.044,61-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 2.354,59-TL harcın, 427,60-TL tamamlama harcının ve 427,60-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 4.560,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 35.853,52-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL bedelinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.