Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/160

Karar No

2024/764

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/160 Esas
KARAR NO : 2024/764

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle: İdare elemanlarınca ... tarihinde taşınmazda yapılan incelemelerde ... no.lu sayaçla sözleşmesiz su kullanıldığı tespit edildiği, ve sayacın 7.409 m3'te olduğu tespit edildiği, bu durum aynı tarihli kaçak su tutanağı ile tutanak altına alındığı, söz konusu tutanak, taşınmazın fiili kullanıcısı kira sözleşmesine istinaden davalı olduğundan, söz konusu kullanımın hukuki sorumlusu da davalı, yine tutanağa istinaden 0 zaman yürürlükte bulunan tarifeler yönetmeliği hükümlerine göre davalı adına kaçak su kullanımından dolayı borç tahakkuk ettirilerek,...mukavele numarası ile re'sen abonelik başlatıldığı, tahakkuk ettirilen tutarın ödenmesi için davalıya ihtarname gönderilmiş ise de davalı söz konusu borcu ödemeye yanaşmadığı, davalı/borçlunun sözleşmeye tahakkuk ettirilen borcunu ödememesi üzerine müvekkili İdare tarafından yukarıda mezkür icra takibi başlatılmış, takibe borçlu tarafından itiraz edildiği, söz konusu ihtilafın giderilmesi için 02/02/2024 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosunun ... Büro, ... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatılmış olup arabuluculuk görüşmeleri sırasında anlaşma sağlanamamış anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile süreç sonlandırıldığı, netice itibariyle davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptaline yönelik olarak işbu davanın açılması zarureti hâsıl olduğu, haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun "420'den az olmamak Üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacağın 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketinin söz konusu kaçak kullanım ile ilgisinin bulunmadığını, sorumluluğunun da olmadığını, müvekkilinin yaklaşık 30 yıldır aynı adreste faaliyet gösterdiğini, dava ya konu kaça kullanım olduğu iddia edilen yer ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kaldı ki bahsi geçen tutanakta müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir ibare, bilgi, belge bulunmadığını, gönderildiği iddia edilen ihtarnameden sonra müvekkili tarafından ...'ye müracaat edilerek borç ile ilgilerinin olmadığını belirtildiğini, buna rağmen müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında sözleşmesel ilişki kurularak müvekkiline borç tahakkuk ettirildiğini, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, aksi kanaatin hasıl olması halinde davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava itirazın iptali davası olup davacı taraf davalı şirket aleyhine ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
... MTS İcra Müd.... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... borçlunun ise dosyamız davalısı ...şirketi olduğu icra takibinin dayanağının abonelik sözleşmesi kapsamında davalı aleyhine düzenlenen 617,22 TL'lik fatura ve bu fatura yönünden işlemiş faiz olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf dava dilekçesinde ... numaralı sayaçla abonesiz su kullanıldığını tespit ettiklerini, bu durumun kaçak su kullanım tutanağı ile tutanak altına alındığını bu sebeple davalı aleyhine kaçak su kullanımı sebebiyle fatura düzenlediklerini davalının faturayı ödememesi sebebiyle davalı borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun yapılan takibe itiraz etmesi sebebiyle, davalının itirazının iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
Dosya davacı tarafın davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde haklı olup olmadığı ve davacının davalıdan talep edebileceği alacağının olup olmadığı hususunda bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyeti raporunda kaçak su mühürleme tutanağında davalının adresinin ... olduğu, İTO firma bilgilerinde ise davalının ... adresinde 1998 yılından itibaren faaliyette olduğu, google maps üzerinden yapılan araştırmada davalının kaçak kullanımına konu adresten sorumlu olduğunu gösterir herhangi bir bulguya rastlanılmadığı ve kaçak su kullanımına konu adresle davalının faaliyette olduğu adresin birbirinden farklı olduğunun anlaşılması sebebiyle sorumluluk durumun hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
İcra takibine konu faturaya dayanak sözleşme davacı tarafından resen düzenlenen abonelik sözleşmesine ilişkin olup sözleşmede davalının imzası bulunmadığı gibi davalının faturaya konu adrese ilişkin davacıya yapmış olduğu bir abonelik başvurusu da yoktur.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiştir. Davacı taraf kaçak kullanımının davalı tarafından gerçekleştirildiğini ve davacıya hizmet verdiğini ispatlamak durumundadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile davacı tarafın kaçak su faturası düzenlediği adres ile davalının faaliyette bulunduğu adresin farklı adresler olduğu ve davalının başkaca bir adreste 1998 yılından beridir faaliyette olduğu tespit edilmiş olup, davacının düzenlediği faturaya konu kaçak su kullanımının davalı tarafından kullanıldığı yönündeki üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği söylenemez. Davacı taraf faturaya konu suyun davalı tarafından kullanıldığını ispatlayamadığı için davacının davasının reddine karar verilmiş ve davacı tarafın icra takibini başlatmasında kötüniyetli olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmaması sebebiyle davalı taraf lehine kötüniyet tazminatına yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 617,22-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi.04/12/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim