Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/750

Karar No

2025/98

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/750 Esas
KARAR NO : 2025/98

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 10/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...'in üzerine devrilen araç sonucu yaralanması ve 02/10/2016 tarihinde vefat etmesi sonucu Oğlu ...'in desteğinden yoksun kaldığı için 1000 TL maddi tazminat ve 300.000 TL manevi tazminat talep ettiğini, buna ilişkin adli yardım taleplerinin olduğunu, 29/08/2015 tarihinde ... plakalı ... Sigorta'ya ait bir araba için poliçe düzenleme ... Acenta no ... Poliçe no 29/08/2015 tarihinde düzenlendiğini, KTK 97 hükmüne göre zarar gören biri sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmanın gerektiğini, müvekkilinin maddi zararının tazmini için sigorta şirketine 16/07/2023 tarihinde başvurduğunu ve olumsuz bir cevap alındığını, ... Sigorta, müteveffa ...'in varislerin yaş sınırları dışında olduğunu belirterek tazminat talebine olumsuz cevap verdiğini, sigorta şirketi tarafından talebinin reddettiğini, olumsuz sonuç alınması üzerine 15/09/2023 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve anlaşmazlıkla sonuçlandığını, zorunlu arabuluculuğa başvurulduğundan zaman aşımının kesildiğini, ... vatandaşı olan müvekkilinin ... babası olan müteveffa ...'in 17/11/2015 tarihinde ...'de yaşanan bir trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, davacılardan ... Ve ... mahkemede yargılandığını, hüküm giydiğini, ... Ltd. Şti. Kusurlu olduğundan davanın süresi içerisinde açıldığını, söz konusu olaylarda ... ve müteveffa ... destekten yoksun kaldığını, Adli yardım talep edildiğini, davanın kabulunü, adli yardım talebinin kabulünü, destekten yoksun kalan müvekkilinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1000 tl maddi tazminatın haksız fiil tarihinden karar tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte davalılardan, kusurları oranında. hükmedilecek tazminatın alınarak davacıya verilmesini, müvekkilinin yaşadığı elem ve üzüntü için hükmedilecek 250.000 tl manevi tazimatın haksız fiil tarihinden karar tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte davalılardan kusurları oranında alınarak davacıya verilmesini, tüm dava masrafları ve karşı vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki taleplerin TTK ve KTK'da belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddedilmesi gerektiğinin vurgulandığını, davacının babasının müteveffanın desteğinden yoksun kalmasından kaynaklı tazminat taleplerinin, destek yaşının üstünde olması gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini ifade ettiğini, Yargıtay kararlarına göre, çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenirken içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların dikkate alındığının belirtildiğini, davada kusur oranlarının eksikli; nedeniyle kazaya ilişkin ölçütlerin ve göstergelerin sağlıklı bir şekilde belirlenemediği vurgulandığını, söz konusu durumda mahkeme tarafından yapılan hesaplama hatası sonucunda davanın haksız ve mesnetsiz olduğu belirtildiğini, ayrıca SGK'ya konu kazadan herhangi bir ödeme yapılmış olup olmadığının bildirilmesinin talep edildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, davanın İhbarını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Mahkeme dosyası, davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebiyle açılan davanın reddi talebi ile incelendi. Yakın tarihte gerçekleşen bir trafik kazasına dayanan dava, davalı tarafın yaptığı suçlamalar üzerine mahkeme tarafından değerlendirildiğini, davalı tarafın dosyanın taraflarının bilindiği tarihlerden başlayarak davanın reddi talebinde bulunurken, davacı tarafın ise destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, talebinin yerine getirilmesini istediğini, davacı tarafın destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunsa da, yasal hükümler uyarınca talebin kabul edilemeyeceğinin ifade edildiğini, bu nedenle davacının talebinin reddinin gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca, davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasına ve SGK kayıtlarının istenmesine karar verildiğini, Kasko şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesi talep edilirken, davanın usulden veya esastan reddine karar verilmesi istenildiğini, talepler doğrultusunda, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafından karşılanmasına karar verildiğini, davacı lehine manevi tazminat hükmedilmesi durumunda, davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması gerektiğinin ifade edildiğini, davacı ve davalı tarafın beyanlarına, tanıkların ifadelerine, bilirkişi raporuna ve keşif sonuçlarına dayanarak karar verildiği, davacının babasının vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddini, dava dosyasında konu olan trafik kazasına karışan aracın kasko şirketine ihbar edilmesine karar vermiş ve kararını bu yönde açıklandığı, tarafların SGK kayıtları, sosyal ekonomik durumları ve Müteveffanın çalışıp çalışmadığı" konusunun belirlenmesi için ayrıca inceleme yapılmasını, dava dosyasına konu trafik kazasına karışan müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 26/07/2015 - 26/07/2016 tarihli arasında ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından kaskolu olduğunu, davanın işbu şirkete ihbar edilmesini, davanın öncelikle zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddinin talep edildiğini, davaya konu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davaya konu kazanın 17.11.2015 tarihinde gerçekleştiğini, olay 8 yıldan fazla bir süre önce gerçekleştiğini, bu nedenle davanın iki yıllık zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın esasa girilmeksizin zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu kazanın bir iş kazası olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, beyanlardan kazanın iş kazası olup olmadığı tespit edilmesini, davacı tarafça getirilen kusur raporunun kabul edilmediğinin belirtildiğini, dava konusu kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, İlliyet bağının tazminat hukukunun temel ilkesi olduğunu, itirazlar üzerinden yaşanan olayda müteveffanın müterafik kusurundan dolayı tazminat tutarından indirim yapılması gerekliliğinin savunulduğunu, manevi tazminat talepleri üzerinden itirazda bulunulduğunu, davacının manevi tazminat talepleri fahiş ve nedensiz olarak nitelendirilmiş ve bu talebin reddedilmesinin gerektiğini, davanın reddini, huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan ötürü babasını kaybeden davacı taraf, olayda bulunan araç sürücüsü ve iş makinesi kullanıcısının kusurlu olduğunu iddia etmiş ve maddi ve manevi tazminat talebinde bulunarak mahkemeye başvurduğunu, ancak davalı tarafın, davacı taleplerinin yasal dayanağının olmadığına ve haksız bir dava olduğuna dair itirazlarını sunduğunu, ayrıca, davanın zamanaşımına uğradığını, iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, kaza sonucu babadan destekten yoksun kalınmasının mümkün olmadığı ve bilirkişi raporlarının hatalı olduğu iddia edilmiştir. Mahkemeden, davacının tüm taleplerinin reddini ve davanın usulden reddedilmesini, esasa girilmesi halinde ise davanın reddedilmesi talep edildiğini, haksız ve dayanaksız davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, esasına girilmesi halinde ise haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketinin davaya konu kazada taraf olmadığından aleyhine hüküm kurulamayacağını belirten bir karar paylaşıldı. Ayrıca, Türk mahkemelerinde dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin tazminat talebinde teminat göstermeleri gerektiği ifade edildi. Ayrıca dava açma hakkının zamanaşımından dolayı düşmesi gerektiği ve teminatın belirtilmesi gerektiği belirtildi. Kısacası, belirtilen konularda müvekkil şirketin aleyhine hüküm kurulamayacağı ve davanın reddedilmesi gerektiği ifade edildiğini, tazminat hesaplamalarında belirli kanunlar ve oranlar dikkate alınarak hesap yapılması gerektiği belirtildi. Davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri veya uzlaşma bildirimlerinin dosyaya sunulması gerektiğini, davanın davacıların destek gördüklerine dair somut bilgi/belge bulunmaması nedeniyle İspat yokluğundan reddini, davanın teminat gösterme zorunluluğu yerine getirilmediğinden dava şartı eksikliğinden başvurunun reddini, davacının yaşları itibariyle destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamadıklarından davanın reddini, esas incelemesi yapılacak ise kusur tespiti için dosyanın atk'ya sevkini, esas incelemesi yapılacak ise zmms poliçesi ile sıralı sorumluluk bulunduğundan poliçe teminat limitinin göz önünde bulundurulmasını, esas incelemesi yapılacak ise kaza başına teminat limitinin göz önünde bulundurulmasını, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, avans faizi talebinin reddini, aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve hükmedilecek olan vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce ... 55. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, İlçe Emniyet Müdürlüklerine ve vergi dairelerine yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 26/03/2024 tarihli celse ara kararı gereği, Müteveffa ile davalı gerçek kişiler arasında meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak, ceza mahkemesinden alınan kusur rapor ile mahkememiz bağlı olmadığından, tarafların kusur durumlarının tespitine yönelik olarak rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya iş güvenliği uzmanı ... ve ...'in sunmuş oldukları 26/09/2024 tarihli raporlarında, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNÜNDEN YAPILAN ANALİZ, TESPİT VE DEĞERLENDİRME: Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik Kapsamında Forklift Operatörü ...'ın Gerekli Mesleki Eğitim Belgesine Sahip Olmadığı ayrıca İş Ekipmanları Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Kapsamında Yılda En az 1 defa Periyodik Kontrolü Yapılması Gereken Forkliftin Periyodik Kontrol Raporunun Olmadığı Görülmüştür. GEREKÇELİ SONUÇ: Tescilsiz İş makinası (forklift) aracı sevk ve idare eden sürücü ...'ın, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden sürücü ...'nin,, kazanın oluşumunda 2. Derece Tali (%30 Yüzdeotuz) Kusurlu olduğu, Yaya konumunda İş makinası (forklift) aracının yanında bulunan ...”in, kazanın oluşumunda 3. Derece Tali (%20 Yüzdeğirmi) Dosya muhteviyatında bahse konu meydana gelen trafik kazasında sürücülerin kusurları oranında sorumlu oldukları belirlenmiş olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava, 17/11/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat eden destekleri nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalı tarafın, ileri sürdüğü zamanaşımı defi, TBK m.72 gereğince haksız fiillerde uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağından, TCK m.85 ve m.66 gereğince ceza zamanaşımının 15 yıl olduğundan ve zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olduğundan reddine karar verilmiştir.
"..Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşlarının, okuldaki eğitim durumlarının, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacak iseler 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta iseler yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir." (Yargıtay 4. H.D.'nin 2021/22540 Esas ve 2022/14821 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, davacının 19/07/1994 doğumlu olduğu, kaza tarihi olan 29/08/2015 tarihi itibari ile 21 yaşında olduğundan erkek çocukların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabilmesi için 18 yaşından büyük olma koşulunu sağlamadığı, yüksek öğrenim gören çocuklar yönünden 25 yaşına kadar tazminat alınabileceği düşünülse de, bu yönde davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 26/11/2024 tarihli beyan dilekçesinde müvekkilinin yüksek öğrenim görmediğinin beyan edilmesi karşısında koşulları oluşmayan maddi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı desteğinin 29/08/2015 tarihinde geçirdiği kaza sonrasında 02/10/2016 tarihinde vefat ettiği, vefatı ile, geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğunun ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporları ile sübut bulduğu, meydana gelen trafik kazasında tescilsiz İş makinası (forklift) aracı sevk ve idare eden sürücü davalı ...'ın %50 kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden sürücü davalı ...'nin, kazanın oluşumunda 2. Derece Tali (%30 Yüzdeotuz) Kusurlu olduğu, Yaya konumunda İş makinası (forklift) aracının yanında bulunan müteveffa ...'in, kazanın oluşumunda 3. Derece Tali (%20 Yüzde yirmi) kusurlu olduğunun tespit edildiği, anılan raporun ceza soruşturması ve kovuşturmasında alınan raporlar ile uyumlu olduğu, somut olay itibari ile de içerdiği gerekçe itibari ile hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varılmakla, yukarıda izah olunan hususlar dahilinde toplam 160.000-TL Tazminatın, davacı tarafça tazminatın davalıların kusurları oranında tahsili talep edildiğinden, taleple bağlılık kuralı gereği 100.000-TL 'sinin davalı ...'dan 17/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 60.000-TL 'sinin davalılar ..., ... A.Ş'den17/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... şirketi yönünden manevi tazminatın ZMMS poliçesi teminatı olarak yer almaması nedeniyle, davanın işbu davalı yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat talebinin reddine,
Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddiyle 160.000-TL Tazminatın 100.000-TL 'sinin davalı ...'dan 17/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 60.000-TL 'sinin davalılar ..., ... Şirketi'nden17/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... şirketi yönünden davanın reddine,
2-Maddi tazminat açısından, Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
3-Manevi tazminat açısından alınması gereken 6.831,00 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Manevi tazminat açısından alınması gereken 4.098,60 TL harcın davalılar ..., ... Şirketin'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından manevi tazminat davası yönünden yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 7.643,00 TL yargılama giderinin 4.585,80 -TL sinin davalı ...' dan 3.057,20-TL sinin davalılar ..., ... Şirketi' nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
6-Davalılar tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalı ...' dan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
8-Maddi Tazminat yönünden Davalılar ..., ... Şirketi, ... ve ... Şirketi duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 1.000 TL vekalet ücretinin her davalı için ayrı ayrı davacıdan alınarak, Davalılar ..., ... Şirketi, ... ve ... Şirketi ' ne verilmesine,
9-Manevi Tazminat yönünden Davalılar ... ve ... Şirketi duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine,
Manevi Tazminat yönünden Davalı ... duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
Manevi Tazminat yönünden Davalı ... Şirketi duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk ücretinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 2.037,33-TL sinin davalılar ..., ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
11-Arabuluculuk ücretinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1782,67-TL sinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı Sigorta şirketi hariç diğer davalılar vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/02/2025

Katip
e-imzalı

Hakim
e-imzalı

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim