mahkeme 2023/567 E. 2025/531 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/567
2025/531
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/567 Esas
KARAR NO : 2025/531
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; 27/01/2021 tarihinde ... sevk ve idaresindeki motosiklete sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın ara sokaktan çıkarak çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili ... 'ın yaralandığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduklarını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ... 'ın, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 17/06/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %7 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyetinin doğduğunu bildirerek davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 500 TL Sürekli iş göremezlik, 250 TL Tedavi Gideri, 250 TL Geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafından davadan önce aynı uyuşmazlık hakkında Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun, esastan reddine karar verildiğini işbu kararın kesinleştiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun ret kararının huzurdaki uyuşmazlık bakımından kesin hüküm teşkil ettiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu ... esas numaralı ve ... karar sayılı uyuşmazlık hakem heyeti kararında; "( kolluktaki tanık ifadesine göre) başvuru sahibini kaza yerinden hastaneye götürdüğü ve ( başvuru sahibinin ifadesine göre ) hastanede giriş nedeni olarak merdivenden düşme beyanında bulunduğu iddia edilen başvuru sahibinin arkadaşının ifadesi olması gerekirken bu kişinin kim olduğuna dair başvuru sahibinin bir ifadesi, kimlik tespiti ve bu meçhul arkadaşa ait ifadenin bulunmadığı, başvuru sahibinin soyut iddiası ve şüpheli tanık ifadeleri dışında yaralanmanın trafik kazasından veya tek taraflı bir motor kazası değil de bir diğer aracın yol açtığı trafik kazasından doğduğuna dair ispata yeter delil bulunmadığı kanaatiyle davanın REDDİNE karar vermek gerekmiştir." denildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunda görülen uyuşmazlık neticesinde verilen hakem heyeti kararının itiraz yoluna taşınmayıp ya da taşındıktan sonra itiraz incelemesi neticesinde kesinleşmiş olması halinde aynı uyuşmazlığın (tarafları aynı, kaza aynı) nedeniyle verilen kesin nitelikteki kararın “yokmuş” gibi farz edilerek ve örneğin işbu huzurdaki davada daha önce yapılan tahkim başvurusu hakkında ret kararı verilmiş olduğu bilinmesine karşın, yine benzer şekilde dava açılmasınının hukuk düzenince korunmasının mümkün olmadığını, davanın zamanaşımın nedeniyle reddinin gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, dosyada bulunan belgelerin incelenmesinde, 22.01.2021 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğinin ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığının görüldüğünü, kazadan 7 gün sonra polis merkezine yapılan müracaatta, 22.01.2021 tarihinde ...’ın motosikleti ile seyir halindeyken sokak arasından çıkan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen yarım otobüs diye tabir edilen otobüse çarpması sonucu yaralandığını beyan etmesi dışında kazanın oluşumuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, bu ifade dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda kamera kaydı vs. gibi delillerin bulunmadığını, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, Sağlık Bakanlığı ... Devlet Hastanesi’nin 22.01.2021 tarihli Genel Adli Muayene Raporunda olayın oluş şeklinin; “merdivenden düşme sonucu solda ağrı’’ olduğunun görüldüğünü, müvekkili kuruma davadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporunun alınması gerektiğini, (Tamamlanabilir dava şartı olmadığından davanın reddi gerekmekle birlikte) davacının iddia ettiği iş göremezlik halinin iddia edilen kaza nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespit edilmesi gerektiğini ayrıca kalıcı maluliyeti varsa bunun oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının gerek illiyet bağının tespiti gerekse maluliyet oranının tespiti hakkında Adli Tıp Kurumu'na sevkinin gerektiğini, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu raporunda, davacının sağ el birliğinde meydana gelen hareket kısıtlılığı sebebiyle %1 maluliyet tespiti yapılmışsa da, rapor düzenleyen heyette ortopedi uzmanının olmadığını, yahut fizik tedavi uzmanının da olmadığını, açıklanan nedenle, adli tıp uzmanlarının kalıcı engel oranı belirleme yetkisi bulunmadığını, rapora itibar edilemeyeceğini, kalıcı engel oranının tespiti için, ATK'dan rapor alınması gerektiğini, bakıcı giderinin, tedavi süresinin içerisinde yer alan bir kalem olduğunu, trafik kazaları nedeniyle oluşan sağlık giderlerinin SGK’nın sorumluğunda olup bakıcı giderinden de müvekkili kurum ... Hesabı’nın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının katlanmak zorunda olduğu bakıcı giderinin de belgelenmediğini, davacının gerçekten bakıcıya ücret ödediğinin, bakıcı tutulduğunun ispata muhtaç olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, fiilen bakıcı tutulduğu ispatlanmadıkça brüt asgari ücretten hesap yapılamayacağını bildirerek öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat olunması halinde ise cevap dilekçelerindeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, kazanın oluş şekli, kaza ve kusur ispatlanamadığından, haksız davanın reddine, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin ...dosyasında verilen 10/05/2023 – K-...sayılı kararı gereği kesin hüküm nedeniyle reddine, aksi kanaat halinde ... Üniversitesi Adli Kurul raporunun kabulü mümkün olmayıp davacının kalıcı engel oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na sevkine, kusur ve kazanın oluş şekli ispatı için keşif icra edilerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Talimat yolu ile alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu Raporunda "Sonuç olarak; şahısta Üst Ekstremite Engellilik Yüzdesi hesaplanmış ve “Tablo 2.3.Üst Ekstremite Engelliliğinin Kişinin Engellilik Oranına Dönüştürülmesi” tablosu dikkate alındığında şahısta sağ el bileği eklem hareketindeki kısıtlılık nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin engellilik oranı 61 (yüzde bir) olarak bulunmuştur. Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır. Şahıs mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflemiş ancak herhangi bir psikiyatrik takip ve tedavi almadığını belirtmiş olup hesaplanan sürekli engellilik oranı şahsın diğer arızaları göz önüne alınarak hesaplanmıştır. Tarafınızca istenmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 (altı) ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 Psikiyatri Uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek “şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir bir rapor” aldırılarak raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı kalıcı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabilecektir." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 26 Kasım 2025 tarihli raporunda; "Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 19/12/1994 doğumlu, ...’ın 27/01/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 1. 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (YÜZDESIFIR) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasına kusur bilirkişisi..., aktüerya bilirkişisi ... ve tedavi giderleri uzmanı bilirkişisi ... tarafından sunulan 14.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "A – Plakası belirtilmeyen davacı motosiklet sürücüsü ...’ın yaralanma ile neticelenen dava konusu trafik kazası olayında % 50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu B – Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otobüs sürücüsü dava konusu motosiklet sürücüsünün yaralanması ile neticelenen trafik kazası olayında %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hâkim yetkisindedir.
2 – TEDAVİ GİDERLERİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME;
Davacı ...’ ın 22.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası tedavi gördüğü
Torbalı Devlet Hastanesi ve ardından sevk edildiği ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamı dışında sağlık gideri oluşmadığı, kanaati sunulur.
3 – TAZMİNAT HESABI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE;
3.1- Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurulu tarafından hazırlanmış 26.11.2024 tarihli 154339 sayılı raporunda; Davacı ...’ın, * Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, * İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, *Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, 3.2- Davacı ...’ın geçici iş göremezlik maddi zararının 11.302,80.-TL olarak hesaplandığı, Kişinin Tüm Vücut engellilik oranının %0(yüzde sıfır) olduğu yönünde bildirilen kanaat sebebiyle davacı kazazedenin sürekli maluliyet maddi zararının hesaplanmadığı, 3.3- Davalı ... Hesabı sorumluluğunda bulunan araç sürücüsünün iş bu kazanın oluşmasında %50 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalı ... hesabının hesaplanan iş bu tazminat tutarının %50’inden yani 5.651,40.-TL’sinden sorumlu olduğu, 3.4- Davalı ... Hesabı yönünden temerrüt başlangıç tarihinin 07.07.2022 olduğu ve Başvuru Sahibi (...) ile sigorta şirketleri arasında bir sözleşme bulunmaması; başvuru sahibinin haksız fiil mağduru 3. Kişi olarak uyuşmazlığa taraf olması nedeniyle “yasal faiz”e hükmedilmesi gerektiği," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından 08/05/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinde; fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla 5.651,40 TL Geçici İş Göremezlik, Maddi tazminat alacağının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, alacak için kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, toplam alacak üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2918 sayılı KTK'nun 109.maddesinde"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde 22/01/2021 tarihinde davacının kullandığı motosiklete, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarptığının, kaza neticesinde davacının yaralandığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya konu kazaya ilişkin davacının şikayetçi olduğu soruşturma dosyası ve kazaya ilişkin tedavi evrakları ile dosya içerisindeki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde 22/01/2021 tarihinde davacının kullandığı motosiklete plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiğinin ve davacının yaralandığının, kazaya karışan aracın sürücüsü ve plakası tespit edilemediğinden davacı tarafından ... Hesabına karşı dava açılabileceği, davacının iddia ve talebi doğrultusunda davaya konu kaza nedeniyle davacıda maluliyetin bulunup bulunmadığı hususunda ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulundan alınan raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında davacıda oluşan maluliyet oranının %1 olduğunun, iyileşme süresinin 4 ay olduğunun belirtildiği, alınan bu rapora karşı yapılan itirazlar üzerine itirazların değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alındığı alınan bu raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında davacıda oluşan maluliyet oranının %0 olduğunun, iyileşme süresinin 4 ay olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumundan alınan raporun itirazları karşılar denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, alınan bu rapor kapsamında davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının hesaplanması ve kusur oranlarının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 14.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacı sürücünün %50, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunun, davacının SGK kapsamı dışında kalan sağlık giderinin bulunmadığının, davacının 5.651,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin düzenlendiği, alınan bu raporun denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacının kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunun beyan edilerek kesin hüküm itirazında bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonun dosyasının dosyamız içerisine alındığı İtiraz Hakem Heyeti'nin 27/06/2023 tarihli kararı ile hakem heyeti kararının kaldırılmasına, uyuşmazlık dosyasından el çekilmesine, başvuru sahibinin görevli ve yetkili mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verildiği, verilen bu kararın kesin hüküm oluşturmayacağı, davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de kazanın 22/01/2021 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı KTK'nun 109.maddesi kapsamında yaralanma olayına ilişkin ceza zamanşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddi gerektiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacı tarafından kaza anında kask ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı hususunda araştırma yapılması ve müterafik kusur indirimi yapılması hususunda talepte bulunulmuş ise de dosya içerisine alınan soruşturma dosyası ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının kask ve koruyucu ekipman kullanmadığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, bu hususun bu iddiada bulunan davalı tarafça ispat edilemediği bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.651,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının 08/07/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.651,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının 08/07/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin ve tamamlama yoluyla alınan toplam 289,85 TL harcından mahsubu ile bakiye 325,55 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç ve 20,00-TL tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 5.651,40 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 15.775,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 13.926,77 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.754,45 TL'nin davalıdan, 365,55 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren miktar yönünden kesin olmak üzere karar verildi. 09/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.