mahkeme 2023/566 E. 2023/924 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/566
2023/924
5 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/566 Esas
KARAR NO : 2023/924
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 27.06.2013 günü saat 14.20 sıralarında, sürücü ...'nin, mülkiyeti müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile, karşıdan karşıya geçmekte olan ...'a çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kazası sebebiyle ... ve eşi ... adına, 27.04.2016 tarihinde ... Tic. A.Ş.'ye karşı manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan dava neticesinde yerel mahkemenin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile dava konusu kazanın gerçekleşmesinde sürücü ...'nin %30, yaya ...'ın %70 oranında kusurlu olduğu belirtilerek, ... için 15.000,00 TL, eşi ... için ise 10.000,00 TL manevi tazminatın 27/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine hükmedildiğini, yerel Mahkemenin bu kararına karşı müvekkili şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin, 14.03.2019 tarihli, 2017/1504 Esas, 2019/399 Karar sayılı ilamı ile yapılan başvurunun esastan reddine kesin olarak karar vererek ve yerel mahkeme kararının kesinleştiğini, kesinleşen ilamdaki alacakların tahsili için ... ve ... tarafından ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, icra dosyası borcu için müvekkili şirket tarafından toplam 46.671,50 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin o zamanki unvanının ... Sigorta A.Ş. olan davalı sigorta şirketi arasında 24.12.2012 başlangıç, 24.12.2013 bitiş tarihli, ... numaralı "3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" ile 24.12.2012 başlangıç, ...bitiş tarihli, ... poliçe numaralı "İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi" tanzim edildiğini, bu poliçelerden 3. Şahıs Mali Sorumluluk Poliçesinde; sigortalının kullandığı makine ve forkliftlerin 3.şahıslara verecekleri zararlar ve her türlü motorlu araçlar ile ilgili sorumlulukların olay başı ve poliçe süresince 150.000 Euro limit ile teminat altına alındığı ve manevi tazminat taleplerinin de teminata dahil olduğunun ayrıca hükme bağlandığını, davalı sigorta şirketi ile müvekkili şirket arasında tanzim edilen ilgili poliçe/poliçeler gereği, müvekkili şirket tarafından icra dosyasına ödenmek durumunda kalınan borç ve ferilerinin davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, 27.06.2013 tarihinde gerçekleşen kazanın davalı sigorta şirketine e-mail üzerinden 01.07.2013 tarihinde ihbar edildiği, ilgili poliçeler gereği dosya açılmasının talep edildiği, maillere cevaben, davalı sigorta şirketi tarafından, ... numaralı 3. Şahıs Mali Sorumluluk Poliçesinden ... no.lu dosyanın, ... numaralı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden ise ... no.lu dosyanın açıldığının bildirildiği, kesinleşen karara ve ilgili poliçelere rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle müvekkili şirket tarafından ödenen 46.671,50 TL asıl alacak ve işlemiş 28.872,07 TL faizi olmak üzere toplam 75.543,57 TL alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek avans faizi ve değişen oranlardaki faizi ile tahsili için, borçlu sigorta şirketine karşı, ... 2. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine geçildiği, sigorta şirketinin takibe ilişkin ödeme emrine yasal süresi içerisinde itiraz ederek takibi haksız ve mesnetsiz bir şekilde durdurduğunu, sigorta hukukunun ana çerçevesi, sigorta şirketlerinin kendi sigortalısının uğramış olduğu zararı poliçe limitlerine kadar tazmin etme yükümlülüğü esasına dayandığını, taraflar arasında tanzim edilen poliçeler ve ilgili mevzuat hükümleri gözetildiğinde, davalı sigorta şirketinin takip konusu tutara ve ferilerine ilişkin itirazının mesnetsiz ve haksız oluşunun açıkça ortada olduğu, davalı şirket tarafından icra müdürlüğüne yapılan borca itiraz nedeniyle, ticari uyuşmazlıklar için dava şartı olan arabuluculuğa da başvurulduğu ancak yapılan müzakereler neticesinde hiçbir konuda anlaşma sağlanamadığı, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kalması üzerine, dava konusu alacağını elde edemeyen müvekkili şirket adına huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, tüm bu izahatlar ve mahkeme tarafından re'sen nazara alınacak nedenlerden ötürü; yapılacak yargılama neticesinde ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına, davalı şirket tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile likit alacağa itiraz edilmesi nedeniyle, davalı şirketin takip konusu meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketin ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin 75.543,57 TL üzerinden kaldığı yerden devamını, davalı tarafın takip konusu alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmaya katılmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, dava dışı şahsa yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce celp edilen ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 46.671,50-TL Asıl alacak, 28.872,07-TL işlemiş faiz ve 75.543,57-TL Toplam alacak'ın tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı/borçlunun 08/06/2023 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. İtiraz dilekçesi incelendiğinde davalının ayrıca zamanaşımı itirazında da bulunduğu görülmüştür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/2494 Esas, 2022/5924 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında, “Ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımı def’ini ileri sürmüş ve icra icra takibini durdurmuş olan borçlunun itirazın iptali davasında bu def’iyi tekrar ileri sürmesi gerekmez. Zira zamanaşımı def’inde bulunan borçlunun bu itirazının iptali için açılan davada, davacı, zamanaşımı def’inin yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali davasını açtığından mahkemece zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı konusu üzerinde durularak bu davada karara bağlanacaktır. Bu nedenle mahkemece davanın sonucuna etkili olması nedeniyle üzerinde kendiliğinden durulması gereken bir konuda davalıya zamanaşımı def’ini mahkemede de tekrar ileri sürmesi zorunluluğu yüklenmemelidir.” denilmiştir. Somut olayda her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ise de, takibe itiraz dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunduğundan bu yönden değerlendirme yapmak gerekecektir.
KTK'nın 109/4 maddesinde "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, 27/06/2013 tarihinde kaza meydana geldiği, davacı aleyhine 27/04/2016 tarihinde dava açıldığı ve davacı tarafça dava sonucunda ilamlı icraya konu edilen bedelin 30/05/2019 tarihinde ödendiği, işbu dava ile de ödenen bedelin rücuen tahsili talep edildiği, işbu davaya konu takip tarihinin 26/05/2023 tarihi olduğu, buna göre ödeme tarihi ile rücuen tahsile konu icra takibi arasında dört yıl olduğu, KTK 109/4 maddesi gereğince rücu davalarında zamanaşımının ödeme tarihinden itibaren 2 yıl olduğu anlaşılmakla, davalının takipte zamanaşımı itirazında haklı olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 912,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 642,53 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.05/12/2023
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.