Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/538

Karar No

2024/736

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/538 Esas
KARAR NO : 2024/736

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2023
KARAR TARİHİ : 02/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin ürettiği mobilyaları toptan ve perakende olarak satan sektöründe öncü ve bilinir bir şirket olduğun, Davalı "..." isimli restoran işletmekte olup, müvekkil şirketten işletmesinde kullanmak üzere sandalye vb. mallar satın almış olduğunu, davalı, satın aldığı malların bedelini ödemediği gibi, müvekkil şirketin ödeme yapılması taleplerini de dikkate almadığını, davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü ... Esas Numaralı dosyasından icra takibi başlatılmış, takibe davalı tarafından borcun bulunmadığından bahisle itiraz edilmiş olduğunu, Taraflara ait ticari defterler, kayıtlar ve diğer belgeler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ve mevcut delillerin tetkiki ile haklılığın ortaya çıkacak olup, Sayın Mahkemece davalının haksız itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini” beyan ederek Davanın KABULÜNü, davalının ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamını, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ...“...” unvanı ile restoran işletmekte olduğunu, Müvekkilin restoranında çalışan ..., “...” marka sandalye üretim ve satışı yapan davacı şirketin web sitesinde yazılı telefonu aramış ve ... isimli kişi ile görüşmüş olduğunu, ...'in daveti üzerine müvekkil ... ve ... davacı şirketin merkezine birlikte gitmiş olduklarını, Davacı işyerindeki personel, davacı şirketin satış ve pazarlama müdürü olan ... ile müvekkili görüştürmüş olduğunu, Davacı şirketin pazarlama personeli olan ..., sandalyelerin tanıtımını ve satış işlemlerini yapmış olduğunu, ..., “faturasız satışlarda ürün bedellerini nakden aldıklarını” söylemiş olduğunu Bunun üzerine müvekkil 12.07.2019 tarihinde 5.000,00-TL (beşbin TL) ödemiş olduğunu, Bundan başka müvekkilin, 29.07.2019 tarihinde 10.300,00-TL (onbinüçyüz TL) ödemiş olduğunu, müvekkil, davacı şirketin satış ve pazarlama müdürü ...'e sandalyeler için toplam 15.300-TL (onbeşbinüçyüz TL) ödeme yapmış olduğunu, ... 'in bu miktar parayı aldığına dair imzalı belgenin müvekkilde mevcut olduğunu, Bu ödemelerden sonra, sandalyeler teslim edilmiş olup, müvekkil ..., sandalyelerin faturasını istediğini ...'e bildirmiş olduğunu, yaptığı 15.300,00-TL ödemenin fatura borcundan mahsubuna dair muhasebe kayıt işleminin yapılmasını da söylemiş olduğunu, davacı şirket 08.08.2019 tarihli faturayı tanzim ederek göndermiştir. Fatura tanziminden önce 15.000,00-TL ödeme yapmış olan müvekkil; 01.09.2019 tarihinde 8.500,00-TL, 01.10.2019 tarihinde 8.500,00-TL, 01.11.2019 tarihinde 8.500,00-TL, 01.12.2019 tarihinde 8.500,00-TL olmak üzere toplam ( 4 x 8.500-TL ) 34.000,00-TL daha ödeme yapmış olduğunu, Bundan başka, müvekkil ..., 08.08.2019 tarihli faturanın KDV bedeli olan 8.874,00-TL “yi 21.06.2021 tarihinde davacı şirketin banka hesabına ödenmiş olduğunu, Bu ödeme ile, KDV tutarına ilişkin borcun da sona ermiş olduğunu, müvekkil davalının alacak iddiasında bulunan davacı şirkete borcu olmadığını, 2021 yılında davacı şirket adına sayın vekili müvekkili aramış ve bakiye borç olduğunu söylemiş olduğunu, Müvekkil yaşanan süreci ve yaptığı ödemeleri anlatarak borcunun olmadığını bildirmiş olduğunu, müvekkil ..., davacı şirketin satış ve pazarlama müdürü ...'i aramış ve konuyla ilgili görüşmüş olduğunu, Davacı şirketin satış ve pazarlama müdürü ..., “fatura tanziminden önce yapılan ödemelerin şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde olduğunu, şirket yetkilisinin kullandığı (...) e-posta adresinden bu konuyu yazıştıklarını, ödenen tutarın şirketten olan prim alacakları için kendisinde kaldığını, satıcı şirketin sisteminin bu şekilde olduğunu,” söylemiş olduğunu, Davacı şirket tarafından ... 19. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibi yapıldıktan sonra müvekkil ... tekrar ... ile konuştuğunda, davacı şirketin satış ve pazarlama müdürü ..., “davacı şirkete karşı dava açtığını, bu dava dosyasında prim ödemeleri ile prim alacakları konusunda beyanların olduğunu, müvekkilin borcu olmadığını, davacı şirketteki konum ve görevi gereği müvekkilden para aldığını, bu hususun davacı şirket yetkilisi ...'ın bilgisi dahilinde olduğunu,” söylemiş olduğunu, 2019 yılında gerçekleşen sandalye satış işleminin üzerinden iki yıl geçtikten ve davacı şirket ile şirketin satış ve pazarlama müdürü arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra, davacı şirketin gerçekte borcu bulunmayan müşterisi müvekkilden haksız talepte bulunduğunun anlaşılmakta olduğunu” beyan ederek davanın esastan reddine, Davacının yasal koşulları mevcut olmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafın %20 'den az olmamak üzere haksız takip tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce celp edilen ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 24.174-TL Toplam Alacağım tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı 02/07/2021 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizin 19/12/2023 tarihli celse ara kararı gereği, taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği, edildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Mali Müşavir bilirkişi ...'nun sunmuş olduğu 18/01/2024 tarihli raporunda, Davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin (HMK md. 222) sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Taraflarca ibraz edilen yasal defter ve cari hesap ekstraları kayıtlarında 15.06.2021 takip tarihi itibari ile 24.174,00 TL'lik davacı alacağı konusunda tam mutabakatın bulunduğu belirlenmiştir. Davacı tarafça yapılan takibin davalı tarafa 02.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı tarafın 15.06.2021 takip tarihi sonrasında 8.874,00 TL ödeme yaptığı ancak söz konusu ödemenin iş bu ödeme emrinin davalı tarafa tebliği öncesinde yapıldığı nazara alındığında davacının iş bu itirazın iptali davası kapsamında asıl alacağının 15.300,00 TL'si olması gerekeceği, Yukarda da bahsedilmek üzere davalı tarafın beyanlarında bahse konu 08.08.2019 tarihli 58.174,00 TL'lik fatura öncesinde ödeme yapıldığını beyan etmiş olmakla birlikte dosyaya sunmuş oldukları ekteki yazıda “15.000,00 TL ... kişisel hesaba gitti” şeklinde ibarenin görüldüğü ancak iş bu ödemeni yapıldığını gösterir mahiyette dosyada başkaca herhangi bir dekont vb belgenin görülmediği gibi davacı tarafça bahse konu ödemenin kabul edildiğine dair ibarenin de görülmediği, Davacı tarafça takibe konu edilen faturaların davalı tarafça kabul edildiği, Davalının defterlerinde kayıtlı ödemelerin davacı defterlerinde de aynen kayıtlı olduğu, Diğer bir ifade ile taraf defterleri arasında tam mutabakatın olduğu, Davalının beyanlarında geçen 15.300,00 TL'lik ödemenin hem davacı hem de davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi sunulan cari hesap altında ki el yazısında belirtilen ödemenin davacı tarafça da kabulünün yapılmadığı nazara alındığında davalıın kalan 15.300,00 TL'lik bakiyeyi ödediğini ispat edici mahiyette vesaikin dosya kapsar ve taraf defterlerine göre bulunmadığı nazara alındığında davacı tarafın 15.06.2021 takip tarihi itibari ile Davalı taraftan (davalının ödeme emrini tebliğ öncesinde yapmış olduğu 8.874,00 TL ödeme düşülmüş hali ile) 15.300,00 TL'si asıl alacaklı olduğunun ispatlandığı, Davalı tarafın TBK. m 117 uyarınca rapor içeriğinde ayrıntısı verildiği üzere 15.06.2021 takip tarihi itibari ile mütemerrit olduğu nazara alındığında takip tarihi öncesinde işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığı, 15.06.2021 tarihli 24.174,00 TL'lik takip miktarı ile karşılaştırıldığında 8.874,00 TL'lik fazla talebin olduğu, iş bu fazla talebin davalı tarafın 21.06.2021 tarihinde yapmış olduğu ödemenin takip talebine yansımamasından kaynaklandığı ancak her ne kadar takip tarihinden sonra yapılmış gibi görülse de iş bu icra takibinin davalı tarafa 02.07.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun görüldüğü, aradaki farklılığın bu sebepten kaynaklandığı, Bu itibarla takibin 15.300,00 TL.si üzerinden devamı ile davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle 15.06.2021 takip tarihinden itibaren talep doğrultusunda davacı asıl alacağı 15.300,00 TL. sine davacı talebi doğrultusunda 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.07.2018- 31.12.2019 arası %19,50; 01.01.2020-30.06.2020 arası %13,75; 01.07.2020-31.12.2020 arası %10,00; 01.01.2021-31.12.2021 arası %16,75; 01.01.2022- 31.12.2022 arası %15,75; 01.01.2023 sonrası %10,75; 01.07.2023- 30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023 sonrası %31,75) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, davacı tarafça %20'den az olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına, davalı tarafça % 20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatına Hükmedilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememiz 30/04/2024 tarihli celse ara kararı gereğince yemin metninin sunulması halinde davacı şirket yetkilisine yemin metninin tebliğ edilerek belirli gün ve saatte yapılacak duruşmaya gelmediği takdirde yemin konusu edilen vakıaları ikrar etmiş sayılacağının ihtar edilmesine karar verilmiş, mahkememiz 10/09/2024 tarihli duruşmasında davacı şirket yetkilisi hazır bulunarak beyanında: ben yemin metnini tebliğ aldım, tarafıma şu anda okunan yemin metni gereğince "...’in satılan sandalyelerin bedeli olarak, ... ... ‘den elden 15.000-TL ödeme aldığını tarafıma bildirmediğine, Şahsım tarafından kullanılan (...) elektronik posta adresine, ... ‘in konuyla ilgili olarak e-posta göndermediğine, ...’in, ... tarafından sandalye bedeli olarak elden yapılan 15.000-TL ödemeyi kendi prim alacaklarına mahsup ettiğini tarafıma hiçbir surette bildirmediğine, böyle bir mahsubu kabul etmediğime, Davalı tarafından sandalye bedeli olarak elden ...’e ödendiği iddia edilen 15.000-TL ‘nin prim alacağı olarak, ... ‘de kalmadığına ve buna muvafakat etmediğime, ...’e ürün bedellerini elden alarak tahsilat yapma yetkisi verilmediğine, ...’in, davalı ... ‘den sandalye bedeli olarak elden tahsilat yapmadığına, Dava konusu sandalye satımı bedeli olarak ... tarafından, ...’e elden 15.000,00-TL ödeme yapıldığı konusunda hiçbir surette bilgi sahibi olmadığıma, ...’in bu konuda şirket muhasebe departmanına haber vermediğine, İlişkin sorulara, gerçeğe uygun cevap verdiğime, hiçbir şey saklamadığıma, namusum, şerefim, kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." dedi.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davalının, davacı şirketten işletmesinde kullanmak üzere sandalye vb. mallar satın almış olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafça ticari ilişki içerisinde yapılan satışa ilişkin satış bedelinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü ... Esas Numaralı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacı tarafça İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın ikame edildiği, mahkememizce taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir vasıtası ile yaptırılan incelemede, 15.06.2021 takip tarihi itibari ile 24.174,00 TL'lik davacı alacağı konusunda tam mutabakatın bulunduğu, davacı tarafça yapılan takibin davalı tarafa 02.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın 15.06.2021 takip tarihi sonrasında 02/07/2021 tarihinde 8.874,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, buna göre yapılan ödemenin icra takibinden sonra ancak davadan önce yapılmış olması nedeniyle TBK 100 maddesi gereğince tenzilinin gerektiği, davalı tarafça, cevap dilekçesi ile müvekkilinin davacı şirketin satış ve pazarlama müdürü ...'e sandalyeler için toplam 15.300-TL (onbeşbinüçyüz TL) elden ödeme yaptığının savunulduğu, ancak anılan savunmanın yazılı delil ile ispatı gerektiği, davalının yazılı ispat vasıtası sunamadığı ancak cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşıldığından yemin delili mahkememizce kendisine hatırlatılmış olup, davalı vekilinin yemin deliline başvuracaklarını beyanla yemin metnini dosyaya sunduğu, yemin metninin davacı şirketin münferiden yetkili temsilcileri ...ve ...'a ayrı ayrı tebliğ edildiği, ...'ın yemini eda ettiği, her ne kadar ... usulüne uygun davetiyeye rağmen yemini eda etmek için mahkememizce yapılan duruşmaya katılmamış ise de, münferiden yetkili temsilcilerden birisi tarafından yeminin eda edilmiş olmasının yeterli olduğu, buna göre davalı tarafın elden ödeme savunmasını ispat edemediği, bu nedenle davacı tarafça icra takibine konu edilen 24.174 TL alacağın ispat edildiği kanaatine varılmıştır.
İcra takip tarihi itibari ile alacağın 24.174 TL olduğu, takipden sonra 02/07/2021 tarihinde yapılan 8.874 TL kısmi ödemenin TBK 100 gereği hesaplama yapılarak ne kadar alacak kaldığı belirlenmesinin gerektiği, alacaklının davacı takipden evvel işlemiş faize hak kazanmadığı,bakiye asıl alacağın belirlenmesi için yapılan kısmi ödemenin, ödeme tarihlerinde asıl alacak ferileri hesaplanarak (icra masraf, faiz, vekalet ücreti) bulunmasının gerektiği, buna göre asıl alacağın kısmi ödeme tarihine kadar işlemiş faizinin 205,47 TL, tahsil harcının 1.099,91 TL, icra vekalet ücretinin 6.000 TL olduğu, icra masrafları için 59,30 TL başvuru harcı, 120,87 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı ile 88 TL masraf yapıldığı, buna göre mahsubu gereken toplam bedelin 7.582,05 TL olduğu, 8.874 TL'den TBK 100 maddesi gereğince mahsubu gereken bedel bu miktar olduğundan asıl alacaktan düşecek bedelin 1291,95 TL olduğu, sonuç itibari ile devamına karar verilmesi gereken asıl alacağın 22.882,05 TL olduğu anlaşıldığından, takibin bu miktar yönünden devamına, asıl alacağın miktarı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından alacak likit kabul edilmiş, TBK 100 maddesi gereği tespit edilen bakiye her zaman asıl alacak olduğundan kalan miktar nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne,
2-Davalının ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, davalı tarafça 02/07/2021 tarihinde yapılan 8.874-TL'lik ödemenin TBK 100 MAD. Uyarınca mahsubu ile takibin 22.882,05-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa ödeme tarihi olan 02/07/2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasına, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan %20 tazminat olarak 4.576,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.563,07-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 291,97-TL harçtan mahsubu ile bakiye ‬‬1.271,10-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 291,97-TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 4.226,25-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesaplanan 4.000,38-TL sinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 22.882,05-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 1.291,95-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 2.953,25-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
10-Arabuluculuk ücreti olan 166,75-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 02/12/2024

Katip
e-imzalı

Hakim
e-imzalı

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim