mahkeme 2023/47 E. 2024/357 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/47
2024/357
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/661 Esas
KARAR NO : 2024/343
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2018
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 20/17/2018 tarihli dilekçesinden özetle: Müvekkilinin ... A.Ş. ile davalı arasında, 25.07.2016 tarihli ... Sözleşmesi imzalanmış olup, müvekkilinin, davalı'nın işveren sıfatı ile çalışanlarına öğle yemeği imkanı tanımasına aracılık ettiğinden davalının çalışanlarının ... isimli kartlarına öğle yemeği için nakit yükleme yaptığından, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki neticesinde, davalının sipariş talepleri uyarınca ... nakit yüklemeleri yapılmış, ancak davalı faturalarını ödemediğinden, davalı aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 29.06.2018 tarihinde, 6.552,15-TL miktarlı, fatura alacağına dayalı icra takibi yapılmış olup, davalı taraf da 27.06.2018 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiğinden takip konusu faturalar e-arşiv fatura olup davalıya tebliğ edilmiş olup, davalı bu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığından, müvekkili ...A.Ş. ile davalı arasında, 25.07.2016 tarihinde imzalanan ... Satış Sözleşmesi'nin Genel Hükümler başlığı altında yer alan Yetkili Mahkeme maddesi ile İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığından davalı tarafin yetki itirazı da yerinde olmadığından, söz konusu itiraz takibi geciktirmeye yönelik, haksız bir itiraz olduğundan davalı haksız ve kötü niyetle yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı aleyhine *420'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ve davayı açmışlardır. Takibin devamına ve davalı aleyhine ... icra inkar tazminatına, vekalet ücreti, yargılama, harç ve giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
01/08/2018 Tarihli cevap dilekçesinden özetle: davalı müvekkili tarafından davacı tarafa talep etmiş olduğu bedelin tamamı ödenmiş olup yapılan bu ödemelere karşılık herhangi bir belge düzenlenmediğinden, davacının alacak hakkı bulunmadığından yapılan icra takibinin iptali gerekmekte olup, ek olarak ödeme emrindeki miktarı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin bugüne kadar yapmış olduğu ödemeler icra talebinde gösterilen borç miktarından mahsup edilmemiş olup, müvekkili şirket .... A.Ş. tarafından; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... sayılı dosyasına kayden dava açılarak, geçici konkordato kurulunca gecikmeksizin borçlu şirketin şirket merkezine gidilerek mal varlığına ilişkin envanterinin çıkarılmasına, buna ilişkin raporun aynı gün sunulmasına, rapordan sonra muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına, ilgili kurumlara bu amaçla müzekkere yazılmasına; davalı bulunan borçlu ... A.Ş. nin ve tüm alacaklılarının ve şirket menfaatlerinin korunması amacı ile, alınan Konkordato -Geçici Mühlet Verilmesi-kararının dosyaya sunularak karar gereği işlem tesis edilmesini istemek zorunluluğu hâsıl olduğundan, yapılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan, dosya kapsamında bulunan deliller neticesinde açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekilinin 10/12/2024 tarihli cevap dilekçesinden özetle: müvekkili ...A.Ş. hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.12.2019 Tarih, ...E.-...K. sayılı ilamı ile iflas kararı verildiğinden, İflas tasfiye işlemleri ... İflas 21. İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile yürütülmekte olup, 17.03.2020 tarihinde yapılan Birinci Alacaklılar Toplantısında İflas İdaresi memurları seçildiğinden, ilk alacaklılar toplantısında alınan karar gereği, İflas İdaresine müflisin taraf olduğu davaları takip etmek üzere vekil atama yetkisi verildiğinden, verilen yetki uyarınca 31.03.2020 tarihinde düzenlenen vekaletname ile vekil olarak atanmış olduğundan, iflasına karar verilen müflis şirketin ikinci alacaklılar toplantısı henüz yapılmadığından, davanın takibi ya da kabulü konusunda henüz karar verilmemiş olduğu, İİK m.193 gereği şirket hakkında verilen iflas kararı ile borçlu aleyhine yapılan takipler durur, kesinleşmesi ile borçlu aleyhine yapılan takipler düşeceğinden, geçerli bir takibin bulunmaması ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasal olarak olanaksız olduğundan, kabul anlamına gelmediğini belirterek ; mahkemece tesis edilecek hükmün ortada bir takibin bulunmaması sebebiyle itirazın iptaline ilişkin değil varlığının kabulü halinde anılan miktarın masaya kayıt ve kabulüne ilişkin olması gerekmekte olduğundan, davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi halinde ise, anılan davanın kayıt kabul davasına dönüşmüş olması nedeniyle hükmedilecek vekalet ücretinin nispi değil maktu olması gerektiği hususunu bildirildiğinden, her türlü itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydı ile, davanın İkinci Alacaklılar Toplanmasından 10 gün sonrasına kadar bekletilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin muhataba yükletilmesini, davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi halinde; geçerli bir takibin bulunmaması sebebi ile icra inkar tazminatına hükmedilmemesini, davanın kayıt kabul davasına dönüşmüş olması nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesini vekil eden İflas Masası adına talep etmişlerdir. Davacı firma tarafından ... 28. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış ve müvekkili tarafından yasal süresi içerisinde yapılan itiraz neticesinde icra takibi durdurulmuş olup, itirazlarımız üzerine müvekkili aleyhine yukarda esas numarası belirtilen işbu dava açıldığından, ancak yapılan takip ve akabinde açılan dava haksız ve hukuka aykırı olduğundan, davacı taraf icra takibi başlatırken söz konusu icra takibine konu olan sözleşmenin bir örneğini müvekkiline sunmadığından, müvekkili tarafından davacı tarafa talep etmiş olduğu bedelin tamamı ödenmiş olup yapılan bu ödemelere karşılık herhangi bir belge düzenlenmediğinden, davacının alacak hakkı bulunmadığından yapılan icra takibinin iptali gerekmiş olup, ek olarak ödeme emrindeki miktarı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin bugüne kadar yapmış olduğu ödemeler icra talebinde gösterilen borç miktarından mahsup edilmemiş olup, yapılan icra takibinde davacı tarafından talep edilen faiz oranı fahiş olmakla, bu hususunun da bilirkişi tarafından inceleme konusu yapılmasını talep etmişlerdir. Davalı bulunan borçlu ... A.Ş. nin ve tüm alacaklılarının ve şirket menfaatlerinin korunması amacı ile, alınan konkordato kararının dosyanıza sunularak karar gereği işlem tesis edilmesini istemek zorunluluğu hâsıl olduğundan, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER:
1. ... 28. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası,
2. 25.07.2016 tarihli ...Satış Sözleşmesi,
3. İcra takibine konu e-arşiv faturalar,
4. Ticari defter ve kayıtlar,
5. Faturalara ait, Passcard yüklemelerinin yapıldığına ilişkin belgeler,
6. Bilirkişi incelemesi
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davalı şirket ile 25/07/2016 tarihinde passcard hizmet satış sözleşmesi imzalandığını, davalının çalışanlarına öğle yemeği için yükleme yapılmasına rağmen, davalının bu yüklemeler karşısında düzenlenen faturaları ödememesi sebebiyle davalı aleyhine ... 28. İcra müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek bu itirazın iptalini talep etmiştir.
... 28. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...A.Ş, Borçlunun dosyamız davalısı... A.Ş. Olduğu takip çıkışının 6.552, 15 TL olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesinde, davacı şirketten alınan hizmete ilişkin olarak tüm yasal hak edişlerin ödendiğini, fakat bu ödemelere ilişkin bir ödeme belgesi düzenlenmediğini belirtmiş ve davanın reddini etmiştir. Bu durumda davalı taraf hizmeti alıp bedeli ödediğini belirttiğinden davalı taraf üzerindedir. Zira davalının cevap dilekçesi ile davacının ispatlaması gereken hizmetin davalıya sunulması hususunda bir itilaf kalmayıp davalı taraf hizmeti aldığını fakat bu hizmet bedelini davalıya ödediğini belirttiğinden davamızda davalı taraf hizmet bedelini davalıya ödediğini ispatlamak durumundadır.
Dosya davacının davalıdan alacağı olup olmadığının taraf defterleri incelenerek rapor edilmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu 02.09.2019 tarihli raporda davalı ...A.Ş'nin kendi ticari defterlerine göre davacıya dava tarihi itibariyle 6.174,05 TL borcu olduğunu tespit etmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Davacı tarafın defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/10/2020 tarihli raporda davacının 2017/09-2018/08 yılı yevmiye defterinde yapılan inceleme neticesinde davalı ile olan cari hesap hareketlerini ticari defterlerini usulüne uygun olarak kaydettiği ve davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 6.174,05 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Davalı şirketin iflasına karar verilmesi sebebiyle dava kayıt kabul davasına dönüşmüş ve davaya konu alacağın iflas masasına kaydının yapılıp yapılmadığı hususunda yapılan araştırmada dosyamıza konu alacağın nizalı olarak masaya kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya davalı defterlerinin incelenmesi neticesi sunulan bilirkişi raporunda ve davacı defterleri incelenerek sunulan bilirkişi raporunda davalının davacıya 6.174,05 TL borcu olduğu yönünde rapor ibraz edilip, HMK 222/3 maddesinde, İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Hükmü yer almakta olup, davacı tarafın ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu anlaşılmış ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı defterlerinde yer alan alacak tutarının davalı yanın ticari defterleri ile de örtüştüğü görülmüş davacı tarafın defterinde alacak olarak kaydedilen tutarın, davalı tarafın ticari defterlerinde de davacıya borç olarak gözüktüğü anlaşıldığından davalının defterlerinin kendi aleyhine delil olması ve davacının defterlerinin davacı lehine delil olduğu göz önüne alınarak, davalı ve davacı defterlerindeki kayıtlar esas alınmış ve Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE 6.174,05 TL alacağın davalı Müflis ...A.Ş'nin iflas Masasına kayıt ve kabülüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE 6.174,05 TL alacağın davalı Müflis... A.Ş'nin iflas Masasına kayıt ve kabülüne, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 79,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 348,46 TL harcın davalı müflis ...A.Ş. iflas idaresinden alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 6.174,05TL vekalet ücretinin davalı müflis ...A.Ş'nin iflas idaresinden tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı...A.Ş lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 378,10 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ne verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
6- Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve , 79,14 TL peşin harcın davalı müflis ... A.Ş'nin iflas idaresinden tahsili ile davacı tarafa verilmesine
7- Davacı tarafça yapılan 1.969,45-TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 1.855,81-TL'sinin davalı Müflis ... A.Ş'nin iflas idaresinden tahsili ile davacı tarafa
verilmesine, kalan bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 15/05/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.