mahkeme 2023/277 E. 2025/387 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/277

Karar No

2025/387

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/277 Esas
KARAR NO : 2025/387

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 18.04.2023 Tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin 26 Ocak 2023 tarihinde, diğer davalı ...'a ait minibüsün kontrolünün darbe alarak çarpması sonucu trafik kazası geçirdiğini, kaza sonucunda müvekkili davacı tedavi altına alındığını, birkaç ameliyat olduğunu, müvekkilinin bir kusuru olmadığı trafik kazası tespit tutanağıyla belgelendiğini, müvekkilin çalışamaması ve evde bakımının bozulması nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunulduğunu, toplam 400 TL'lik maddi tazminat talebinin olduğunu, 100'TL geçici ve kalıcı sakatlık, 100 TL tedavi gideri ve 100'TL bakıcı gideri olarak ayrıldığını, ayrıca müvekkilinin manevi zararları için 30.000 TL talep ettiğini, müvekkili, evli ve üç çocuk babası olduğunu, kazadan dolayı çalışma yeteneği ciddi şekilde azalmış ve bu durum mali sıkıntılar yarattığını, olayın ardından müvekkili taburcu edildikten sonra evde bakım hizmetine ihtiyaç duyduğunu, başlatılan arabuluculukta başarısızlık olduğu, ve davalılarla anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin yaralanmasından dolayı manevi zararlarının da göz önünde bulundurularak tazminat talep edildiğini, Maddi tazminatın tamamı 400 TL olarak talep edildiğini, manevi tazminat için ise 30.000 TL talep edildiğini, tüm açıklanan bu nedenlerle işlemlerin 26 Ocak 2023'ten itibaren başlatılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve tüm yargılamaların giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, Davalı ... Vekili tarafından ibraz edilen 25/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde; Dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı araç ... Şirketi nezdinde ... no.lu ve10.03.2022-2023 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı Sigorta Şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limiti 500.000,00-TL ile sınırlı olduğnu bu nedenle öncelikle davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davacının geçici iş görmezlik, kalıcı iş göremezlik, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve manevi tazminat taleplerini kabul etmemekteyiz. Müvekkilin bahsi geçen olayda kusuru bulunmadığını, davacı taraf, sürekli sakatlık tazminatı talep edilirek yalnızca varsayımsal olarak talep edilen tazminat taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, kaza sonucunda yaralanan kişinin beden gücü kaybına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’nun 16. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu’ndan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, Maluliyet oranlarının tespitine ilişkin raporun “Özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe” göre düzenlenmesi gerektiğini tüm açıklana bu nedenlerle davacının kalıcı sakatlığının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz istemi hukuka aykırı olup; bu konuda da itiraz ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, Davalı ...Sigorta Şirketi Vekili tarafından ibraz edilen 25/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı taraf,... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların yaralanması sebebiyle maluliyetine ilişkin işbu davayı açtığını, dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... no.lu ve10.03.2022-2023 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır.Müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limiti 500.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince Karayolu'nda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, dava öncesi davacıların sürekli sakatlık tazminat talebi ile ilgili müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine şirketimiz nezdinde hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme doğrultusunda maluliyet raporu olmadığı tespit edildiğini, uzlaşma konusunda istişare yapılırken söz konusu iş bu dava başvurusu yapıldığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediği için ve de müvekkil şirketin temerrüdü söz konusu olamayacağı için bu hususların kararda dikkate alınmasını talep edildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve temerrüde düşmemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, 26/01/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının tedavi gideri, bakıcı gideri, sürekli ve geçici maluliyet zararlarının ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce Türkiye Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, ... Sigorta Şirketi'ne, ... Esnaf Odası'na, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları incelenerek dosya arasına alınmış ve davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizin 11/07/2023 tarihli ara kararı gereği, dosyanın kül halinde gönderilerek davacının İstanbul ATK na sevkinin yapılıp, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca sürekli ve geçici maluliyet oran ve süreleri ile geçici maluliyet süresince bakıcı yardımına ihtiyacının olup olmadığı ve süresine dair rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilerek, Mahkememize sunulan 14.05.2024 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle;dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 27/01/2023 tarihli grafilerde sol tibia medial ve lateral platoda, sol fibula başında, sağ kalkaneusta kırıklar izlendiği, 27.01.2023 tarihli grafi ve BT’lerde sol tibia plato medial – lateralde, fibula başında, sağ patellada lineer kırıklar hatları, sağ kalkaneusta parçalı kırık,16/06/2023 ve 19/07/2023 tarihli grafilerde sol tibia platoda kaynamış kırık sekelleri, tespit materyalleri, diz eklem yüzeyinde düzensiz kontur, sağ patellada kontur düzensizliği ve lineer düzgün sınırlı lusent imajlar izlendiği (patella bipartita Kırık), 19.07.2023 tarihhli grafide patellada kırık sekeli izlendiğine göre; ... oğlu 20/04/1983 doğumlu, ...’in 26/01/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;I.Kas-İskelet Sistemi, Sol alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %10 olup Tablo 3.2’ye göre kişinin özürlülük oranı %5,II.Kas-İskelet Sistemi, Sağ alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, topuk hareket kısıtlılığı, Tablo 3.11’e göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülüne göre: %3.96 olup Tablo 3.2’ye göre kişinin özürlülük oranı %2, III. Kas-İskelet Sistemi, Sağ alt ekstremiteye ait sorunlar, Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük, Tablo 3.33.B %7, Tablo 3.2’ye göre kişinin özürlülük oranı %4IV.Balthazard formülüne göre; %10,641.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %11 (yüzdeonbir) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğini, 3.İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğine..." şeklinde ATK raporunun ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkememiz 08/10/2024 tarihli, 4. celse ara kararı ile, Dosyanın taraflar arasında meydana gelen trafik kazasına ilişkin tarafların kusur durumlarının tespiti, dosyadaki emsal kazanç durumuna ilişkin belgeler ve ATK maluliyet raporu değerlendirilerek davacının talep etmiş olduğu tazminatın hesaplanması yönünden rapor hazırlanılmasına karar verilerek dosyanın DR. Bilirkişi ..., Kusur bilirkişisi ..., Aktüerya bilirkişisi ...'tan oluşacak heyete tevdine karar verildiği, Bilirkişi heyetinin mahkememize sunduğu 08.01.2025 tarihli raporunda özetle; ticari taksi şoförü olan davacının durumunun 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinin “a” fıkrası gereğince İŞ KAZASI olduğu Eğer olay trafik kazası olarak değerlendirilirse; dava konusu trafik kazasının 26/01/2023 tarihinde yan .... tarihli ... sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre“Genel Sağlık Sigortalı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle eğer Mevzuata göre SGK tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümler doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerekeceği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların -kusurları oranında- müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Dava konusu olayda sağlık ödemeleri SGK tarafından yapılmış olduğundan adı geçen Kurum'un kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacıya ayrıca bir borcunun bulunmadığı; Yukarıda yer verilen Yargıtay kararları gereğince; SGK'nın sorumluluğunun sadece sağlık tesislerinde sunulmuş belgeli tedavi giderlerinin SUT hüküm ve listeleri çerçevesinde ödenmesi ile sınırlı olduğu, Evde Bakım Giderleri, Taksi (Ulaşım) Ücretleri ve İşgörmezlik Ödeneği gibi ödemelerde SGK'nın sorumluluğunun bulunmadığı;Dava konusu olayda davacı tarafından ilgili hastaneye ödeme yapıldığını gösteren herhangi bir kanıtlayıcıbelgenin(fatura, makbuz, fiş vb) dosyaya sunulmadığı;Davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılması muhtemel olan ve gelecekte yapması muhtemel tıbbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, ilaç, yapılması muhtemel ulaşım, rehabilitasyon, iyileştirme ve tedavileriçin 969 yasal faizi hariç 30.000,00 TL belirlenmesinin uygun olacağını, davacının evde bakım giderlerinin 969 yasal faizi hariç 20.016,00 TL olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını beyan ettikleri görülmüş, Bakıcı giderleri yönünden; Davalı ... plakalı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f ve 52/1-a maddeleri kapsamında belirtilen kusurlarından dolayı (96100 Yüzdeyüz) asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı ... plakalı araç sürücüsü ...: Herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığı;davacı ... plakalı araç sürücüsü...: Herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığını, ticari takside yolcu olarak bulunan... ve ..., kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; ticari taksi şoförü olan davacının durumunun 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinin “a” fıkrası gereğince iş kazası olduğu, dolayısıyla tedavi giderlerini ödeme işlemlerinin iş kazasına yönelik mevzuata göre gerçekleştirilmesi gerektiği; eğer olay trafik kazası olarak değerlendirilirse; dava konusu trafik kazasının 26/01/2023 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden SONRA meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre”Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle -eğer mevzuata göre SGK tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerekeceği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların -kusurları oranında- müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, dava konusu olayda sağlık ödemeleri SGK tarafından yapılmış olduğundan adı geçen kurumun kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacıya ayrıca bir borcunun bulunmadığı; Yargıtay kararları gereğince; SGK'nın sorumluluğunun sadece sağlık tesislerinde sunulmuş belgeli tedavi giderlerinin SUT hüküm ve İisteli çerçevesinde ödenmesi ile sınırlı olduğunu, evde bakım giderleri, Tak: (Ulaşım) Ücretleri ve İşgörmezlik Ödeneği gibi ödemelerde SGK'nın sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu olayda davacı tarafından ilgili hastaneye ödeme yapıldığını gösteren herhangi bir kanıtlayıcı belgenin (fatura, makbuz, fiş vb) dosyaya sunulmadığı, davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da; hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılması muhtemel olan ve gelecekte yapması muhtemel tıbbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, ilaç, yapılması muhtemel ulaşım, rehabilitasyon, iyileştirme ve tedaviler için 969 yasal faizi hariç 30.000,00 TL belirlenmesinin uygun olacağı; Davacının evde bakım giderlerinin 269 yasal faizi hariç 20.016,00 TL olabileceği görüş ve kanaatine ulaşılmıştır. Dava dışı SGK tarafından dosyaya sunulan evrakta davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından bu yönde indirim yapıldığı; Sürekli İş Göremezlil ıdan dolayı bu yönde hesaplama ve indirim yapılamayacağı; Davacı tarafından talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından; Davacı ...'in 96 11 maluliyet oranı ve davalı tarafın 96100 kusur oranı ile hesaplanan; Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 928.842,12 TL, Geçici iş göremezlik zararının ise 5.325,64 TL; Geçici bakıcı tazminat zararının ise 20.016,00 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 954.183,76 TL olduğu; hesaplanan tazminat tutarının kaza tarihindeki trafik poliçe limiti olan 1.200.000 TL'yi aşmadığını, davacı tarafın 30.000,00 TL manevi tazminat miktarının sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinde işleyecek faizi ile birlikte talebinin olduğu; takdirin sayın mahkememizde olduğu; Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edildiğini, hesaplanan tazminata avans faizi uygulanması gerektiği;ni, faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar olay tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 08.02.2023'den itibaren işletilmesi gerektiği konusunda mütalaa olunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 03/03/2025 tarihli, 6. Celse ara kararı ile, Dosyanın daha önce rapor alınan bilirkişi heyetinde bulunan aktüerya bilirkişisine yeniden tevdi edilerek takdir mahkememize ait olmak üzere seçenikli olması ve bilirkişi görevlendirme ara kararında yer alması nedeniyle davacının aylık gelirine ilişkin dosyada mevcut emsal ücretlere ilişkin yazı cevapları da irdelenmek ve taraf itirazları da değerlendirmek suretiyle yeniden tazminat hesabı yapılması için ek rapor tanzim edilmesi hususunda karar verilerek, bilirkişi heyetinin mahkememize sunduğu 03.04.2025 tarihli ek raporunda özetle Davalı, ... plakalı araç sürücüsü ...: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun84/f ve 52/1-a maddeleri kapsamında belirtilen kusurlarından dolayı (96100 Yüzdeyüz) asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,... plakalı araç sürücüsü ...: Herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığı; davacı ... plakalı araç sürücüsü...: Herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığı;Ticari takside yolcu olarak bulunan... ve ...: Kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldığı; Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; ticari taksi şoförü olan davacının durumunun 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinin “a” fıkrası gereğince iş kazası olduğu, dolayısıyla tedavi giderlerini ödeme işlemlerinin iş kazasına yönelik mevzuata göre gerçekleştirilmesi gerektiği; eğer olay trafik kazası olarak değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının ...tarihinde yani ... tarihli ... sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre“Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle -eğer mevzuata göre SGK tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerekeceği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların -kusurları oranında- müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Dava konusu olayda sağlık ödemeleri SGK tarafından yapılmış olduğundan adı geçen Kurum'un kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacıya ayrıca bir borcunun bulunmadığı; Yargıtay kararları gereğince; SGK'nın sorumluluğunun sadece sağlık tesislerinde sunulmuş belgeli tedavi giderlerinin SUT hüküm ve listeleri çerçevesinde ödenmesi ile sınırlı olduğu, Evde Bakım Giderleri, Taksi (Ulaşım) Ücretleri ve İşgörmezlik Ödeneği gibi ödemelerde SGK'nın sorumluluğunun bulunmadığı Dava konusu olayda davacı tarafından ilgili hastaneye ödeme yapıldığını gösteren herhangi belgenin (fatura, makbuz, fiş vb) dosyaya sunulmadığı; kanıtlayıcı davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da; hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılması muhtemel olan ve gelecekte yapması muhtemel tıbbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, ilaç, yapılması muhtemel ulaşım, rehabilitasyon, iyileştirme ve tedaviler için 969 yasal faizi hariç 30.000,00 TL belirlenmesinin uygun olacağı; Davacının evde bakım giderlerinin 969 yasal faizi hariç 20.016,00 TL olabileceği görüş ve kanaatine ulaşılmıştır. Dava dışı SGK tarafından dosyaya sunulan evrakta davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından bu yönde indirim yapıldığı; Sürekli İş Göremezlik ödemesi bakımından ise dava konusu olay İş kazası olmadığından dolayı bu yönde hesaplama ve indirim yapılamayaca; Sayın mahkememizce dosya da mübrez 2020 yılına müzekkere dikkate alınarak gelir durumuna göre terditli olarak hesaplama yapıldığı; SGK hizmet dökümüne göre; Davacı tarafından talep edilen sürekli göremezlik tazminatı bakımından; Davacı ...'in 6 11 maluliyet oranı ve davalı tarafın 96100 kusur oranı ile hesaplanan; Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 928.842,12 TL, Geçici iş göremezlik zararının ise 5.325,64 TL; Geçici bakıcı tazminat zararının ise 20.016,00 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 954.183,76 TL olduğu; hesaplanan tazminat tutarının kaza tarihindeki trafik poliçe limiti olan 1.200.000 TL'yi aşmadığı; müzekkere dikkate alındığına; davacı tarafından talep edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından; Davacı ...'in 96 11 maluliyet oranı ve davalı tarafın 96100 kusur oranı ile hesaplanan; Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 1.502.940,81 TL, Geçici iş göremezlik zararının ise 62.205,10 TL; Geçici bakıcı tazminat zararının ise 40.432,32 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 1.605.578,22 TL olduğu; hesaplanan tazminat tutarının kaza tarihindeki trafik poliçe limiti olan1.200.000 TL'yi aştığı; Davacı tarafın 30.000,00 TL manevi tazminat miktarının sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinde işleyecek faizi ile birlikte talebinin olduğu; takdirin sayın mahkememizde olduğu; Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata avans faizi uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar olay tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 08.02.2023'den itibaren işletilmesi gerektiği konusunda mütalaa olunduğunu beyan etmişlerdir.
Bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde, kusur bilirkişisi tarafından meydana gelen trafik kazasına ilişkin yapılan tespitler ile ATK tarafından davacıda oluşan maluliyete dair yapılan tespitlerin olayın gerçekleşme şekli, davacıda meydana gelen yaralanmalar, tedavi evrakları, KTK hükümleri ve Yargıtay içtihatları ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas kabul edilmiş, aksi yöndeki taraf itirazlarına itibar edilmemiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmeler yönünden ise, aktüerya bilirkişisi tarafından kök raporda davacının kazanç durumuna ilişkin SGK kayıtları uyarınca asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olup, davacı vekili tarafından rapora itiraz dilekçesinde, müvekkilinin taksi şoförü olup olay tarihinde de sürücülük yaptığı esnada kaza meydana geldiğini, müvekkilinin 15 yıldan fazladır sürücülük yaptığını, bu nedenle asgari ücret kazandığının kabul edilemez olduğunu, dosyada mevcut Taşıma İşçileri Sendikası tarafından verilen cevapta 2021 yılından sonra bir araştırmaları olmadığı ancak 2020 yılında bir ticari taksi sahibi tarafından şoföre yevmiye verilmesi durumunda günlük 160,00 TL olduğu belirtildiği dikkate alınarak hesaplamanın buna göre yapılması talep edilmiştir.
Yargıtay kararlarında istikrarlı şekilde ifade edildiği üzere, tazmin edilecek zararın gerçek zarar olması gerektiği esastır. Bunun için Yargıtay kararlarında, kaza tarihi itibariyle davacının mesleği ve geliri tespit edilmesi, kişinin herhangi bir işi yoksa, gelirinin asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, eğer davacının gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerektiği, kişinin belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorularak hesaplama yapılması gerektiği içtihat edilmiştir. Bu itibarla mahkememizce de davacının ekonomik ve sosyal araştırma tutanağı, SGK kaydı dikkate alındığında uzun süre taksicilik yapması nedeniyle gelirinin asgari ücret olamayacağı kanaatine varılarak dosyada mevcut emsal ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış, hüküm tesis edilirken de ek raporda yapılan hesaplamalar esas alınmıştır.
Temerrüt ve sorumluluk yönünden yapılan değerlendirmede; kazaya karışan ... plakalı aracın davalılardan ...'a ait olduğu, kaza esnasında aracın davalı ... tarafından kullanıldığı, kaza tarihinde aracın ZMM sigortacısının davalı ... Sigorta şirketi olduğu ve sigorta poliçesinin 1.200.000 TL ile sınırlı olduğu; davalılar ...'ın aracın işleteni, davalı ...'ın ise haksız fiil faili olmaları nedeniyle zarar gören davacıya karşı sorumlu oldukları, sorumlulukları nedeniyle olay tarihi olan 26/01/2023 tarihinde temerrüde düştükleri, davalı sigorta şirketi yönünden ise sigortaya başvuru tarihi esas alınarak faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 08.02.2023’den itibaren işletilmesi gerektiği,
davalıların sorumlu oldukları faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın avans faiz talebi bulunduğu, davacının ticari taksi işlettiği, bu nedenle davalıların avans faizi ile sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, 26.01.2023 günü saat 22:10 sıralarında Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ...caddesinden ... istikametine köprü altından dönüş yaptığı esnada araç hâkimiyetini kaybederek sol ön teker kısımları ile önce bordür taşlarına daha sonra ön kısımları ile ... Yol üzerinden ...Bulvarı üzerinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına ve yine ... plakalı araç sol ön köşe kısımları ile ... Yan Yol üzerinden ... Bulvarına seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarptığı, çarpışmanın etkisiyle ... plakalı aracın sağ yan arka kısımları ile bordür taşlarına çarptığı, ... plakalı aracın ise çarpmanın etkisiyle aracının ön sol ve ön alt kısımları ile önce bordür taşlarına daha sonra yol kenarında bulunan sinyalizasyon panosuna çarpması sonucu 3 (üç) araçlı zincirleme yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kusur bilirkişisi tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f maddesi kapsamında doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma ve 52/1-a maddesi kapsamında "Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken azaltmamak" kusurundan asli kusurlu olup, davalı ...'ın kusur oranının %100 olduğunun tespit edildiği, dosyada mübrez T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından sunulan raporda davacıda kaza nedeniyle oluşan Tüm Vücut Engellilik Oranının %11 (yüzdeonbir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin mütalaa olunduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından esas alınan ek raporda ve Tıp Dokturu tarafından esas alınan kök raporda, sürekli maluliyet zararının 1.502.840,81 TL, geçici maluliyet zararının 62.105,10 TL, geçici bakıcı zararının 40.332,32 TL, tedavi giderinin 29.900,00 TL olarak hesaplandığı, anılan tespit ve hesaplamaların Yargıtay içtihatlarında belirtilen kriterler esas alınarak yapılmış olduğu anlaşılmakla ükme esas alınabileceği kanaatine varılmış olup, davacı vekili tarafından rapor gibi talep arttırım dilekçesi sunulması karşısında davanın kabulüne toplam 1.635.578,22 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'den sorumlu olması kaydı ile ) Davalılar ... ve ... yönünden 26/01/2023, Davalı sigorta şirketi yönünden 08/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın Davalılar ... ve ... yönünden 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2-1.635.578,22 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'den sorumlu olması kaydı ile ) Davalılar ... ve ... yönünden 26/01/2023, Davalı sigorta şirketi yönünden 08/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-30.000,00 Tl manevi tazminatın Davalılar ... ve ... yönünden 26/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Maddi Tazminat açısından; Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 111.726,34-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL + 5.585,00-TL tamamlama harcından oluşan toplam 5.764,9‬-TL mahsubu ile bakiye 105.961,44-TL harcın (davalı sigorta şirketinin 77.742,37 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Manevi Tazminat açısından; harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.049,3 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL + 5.585,00-TL tamamlama harcından oluşan toplam 5.764,9‬-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere gideri olan 1.590 TL, 7.220 TL ATK fatura bedeli ve 18.000 TL bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 26.810-TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin 19.670,10TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 239.913,60-TL nispi vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 176.021,12 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.200-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluklarında tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025

Katip
E-imzalıdır.

Hakim
E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim