Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/15
2024/763
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/15 Esas
KARAR NO : 2024/763
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle:Müvekkilinin ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında 14/09/2020 tarihinde süreli bir acentelik sözleşmesi akdedildiği, bahsi geçen acentelik ilişkisi 29/09/2022 tarihinde Ticaret Siciline söz konusu acentelik ilişkisini tescil ve ilan edilmiş ve müvekkili, davalı şirket ile arasındaki anlaşmaya göre ... acente numarası ile acentelik faaliyetlerine başladığı, müvekkili davalı sigortacı ile arasındaki acentelik ilişkisi süresince ..., Sorumluluk Sigortası, Kasko-Birleşik Kasko, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Konut Sigortası, Sağlık Sigortası, Sorumluluk Sigortaları sözleşmelerine aracılık ettiği, ayrıca müvekkili ... Şirketi, 03/12/2009 günümüze kadar sigortacılık hizmetleri yönünde faaliyet gösteren ve bu konuda tecrübeli olan bir tacir olduğu, bu itibarla edindiği tecrübe ve müşteri kitlesi ile davalı ... Şirketi'ne önemli ölçüde menfaatler sağladığı, müvekkili yüksek verim ve hacimde çalışmakta ve sözleşmenin süresi dolmamış iken, davalı ... Şirketi ... tarihinde ...15. Noterliği vasıtası ile ... Yevmiye numaralı fesih ihbarı ile tek taraflı olarak sebepsiz bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini ihbar etmiş, ilgili ihbar 06.01.2022 tarihinde müvekkiline tebliğ olduğu, ayrıca davalı sigortacı 31.12.2021 tarihi itibari ile müvekkilinin poliçe kesmesine engel olduğu, müvekkili ... Şirketi, acentelik faaliyetlerini titizlikle yürütmüş ve istikrarlı olarak da davalı sigortacının daha fazla müşteri ile sözleşme akdetmesini sağladığı, ... Şirketi vasıtası ile davalı ... Şirketi önemli ölçüde menfaat elde etmiştir ve elde ettiği bu menfaatlerin halen devam ettiği müvekkilinin , davalı şirket adına akdettiği sözleşmelerin büyük kısmı davalı şirketin eski sigortalıları olmayıp; müvekkilinin davalı şirketin portföyüne kattığı sigortalılar olduğu davalı ... Şirketi, müvekkilimizle arasındaki acentelik ilişkisini sonlandırmasından sonrasında müvekkilinin kendisine katmış olduğu müşteri portföyü ve sözleşme portföyü ile ticari ilişkileri devam etmekte müvekkilinin müşteri çevresinden önemli ölçüde menfaat elde eden ve halen de elde etmeye devam eden davalı ... Şirketi nedensiz bir şekilde acentelik ilişkisini sonlandırmış ve müvekkilinin elde edeceği ücreti elde edememesine neden olduğu, müvekkili ... Şirketii'nin davalı ... Şirketi'ne nedensiz biçimde davalı tarafça acentelik sözleşmesinin feshi neticesinde müvekkilinin ücret kaybına uğraması nedeniyle HMK'na göre belirsiz alacak davası ile talep ettiğimiz (geçici talep sonucu ve harca esas değer) 10.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsil edilerek tarafa verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'ne yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: Davacı taraf müvekkili şirketin acentesi olarak faaliyet gösterirken acentelik sözleşmesinin feshedildiği, davacı tarafın müvekkili şirket portföyüne katmış olduğu müşteri portföyünden önemli menfaatler elde ettiğinden bahisle portföy tazminatı talebinde bulunduğu, davacı tarafın iddia ve talepleri dayanaksız olduğu, davacının üretim rakamlarına bakıldığında davacının iddialarının aksine sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözleşmede taahhüt ettiği şirketimizin büyümesi ve portföyünü arttırması için gerekli çabayı ve özeni göstermediği, yıllık teknik kar ve zarar oranları değerlendirildiğinde şirketimizi açıkça zarara uğrattığı görüleceği, ayrıca davacı acentenin ek çalışma protokolündeki taahhütlerini yerine getirmediği görüldüğü, Davacı taraf acente, kanun maddesinde sayılan hiçbir menfaati sağlamadığı gibi, müvekkili şirkete de bir verim sağlamadığı, aksine dosyaya sunulan ilgili tablodan da görüleceği üzere acentenin hedeflerini tutturamadığı ortada olduğu, müvekkili şirket haklı olarak verimsiz acenteyi kanunda ve sözleşmede hak verilen şartlara dayanarak acentelik sözleşmesini fesih ettiği, öte yandan davacı tarafça müvekkili şirkete bir müşteri portföyü kazandırılması ve bu portföy sayesinde gelir elde edilmesi söz konusu olmadığı, zira davacı tarafın poliçe tanzim etmiş olduğu müşteri çevresi ve portföyü davacı tarafa ait olduğu, müvekkili şirkete herhangi bir portföy devri söz konusu olmadığı, poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin olarak poliçe vadesinin bitimi ile müvekkili şirketle olan ilişkisi sona erdiği, davacı sadece müvekkili şirketin acentesi olmayıp birden fazla şirket acenteliği yaptığı, poliçe vadelerinin bitmesi ile başka sigorta şirketlerinden poliçe tanzim etmesi ve komisyon kazanması normal olduğu, bu nedenle davacı tarafın kaybetmiş olduğu herhangi bir portföyden söz edilemeyeceği gibi buna bağlı olarak portföy tazminatı talebinin de bir mesnedi bulunmadığı, davacı tarafın hangi müşterisinin poliçesinin müvekkili şirket tarafından doğrudan yenilenerek kazanç elde edildiğinin ortaya konulması gerektiği, bir başka anlatımla müddei iddiasını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça düzenlenen poliçelerin karlı olup olmadığı, poliçelerin yenilenip yenilenmediği, müşterilerden önemli menfaat sağlayıp sağlamadığının ispatı gerektiği, müvekkili şirket hayat dışı branşlarda ruhsat sahibi şirket olarak faaliyet göstermekte olup sunmuş olduğu ürünler kısa süreli sigorta poliçeleri olduğu, müvekkili şirketin sunmuş olduğu ve davacı acentenin bir kısım poliçelerde aracılık etmiş olduğu, trafik, kasko, konut, işyeri gibi sigorta poliçeleri kısa süreli olup vade bitiminde sigorta şirketinin müşteri ile ilişkisi sona erdiği, acente tarafından yeniden poliçe tanzimi talebi yapıldığında poliçe yeniden tanzim edildiği, bu durumda da sözleşmesi feshedilen acente başka sigorta şirketleri aracılığı ile poliçe tanzim etme imkânına sahip olacağı, taraflar arasında herhangi bir münhasırlık durumu bulunmadığı, tüm dava, talep hakları ve itiraz hakkı ve fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz, hukuka aykırı davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir
GEREKÇE:
Dava, portföy tazminatı sebebiyle açılmış alacak davasıdır.
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında 14/09/2020 tarihli süreli acentecilik sözleşmesi imzalandığını, davalının ... tarihinde ... 15. Noterliğinin ... yevmiye numaralı fesih ihbarı ile sebepsiz ve haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacının davalının portföyüne katkı sağladığını, davalının davacının kendisine katmış olduğu müşteriler ile ticari ilişkiye devam ettiğini belirterek portföy tazminatı talep etmiştir.
Davalı taraf portföy tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya davacının, davalıdan portföy tazminatı talep edip edemeyeceği hususlarında rapor tanzim etmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 27/08/2024 havale tarihli raporunda acentenin denkleştirme talebinde bulunmasını için, sözleşmenin haklı sebep olmaksızın müvekkil tarafından fesholunmasının (veya haklı sebeple acente tarafından fesholunması ki, derdest davadaki durum bu değildir) yanı sıra, müvekkilin acentenin bulduğu müşterilerden sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi ve hakkaniyetin de bu ödemeyi gerektirmesinin lazım olduğunu, taraflar arasında akdedilen 14/09/2020 tarihli acentecilik sözleşmesine ek çalışma protokolünde acentenin 01/10/2020-30/09/2021 tarihleri arasında 300.000,00 TL kasko, 225.000,00 TL Trafik ve 225.000,00 TL oto dışı olmak üzere toplam 750.000,00 TL prim üretim ve branş dağılımını gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, davalının sunmuş olduğu poliçe dökümlerinde 2020-2021 yıllarında toplam üretimin 219.627,80 TL olduğu bu durumun protokolde belirlenen üretim tutarının altında kaldığı, trafik hariç üretimin sözleşmenin ayakta kaldığı süre içinde 48.554,57 TL olduğu görüldüğü, Davalı şirket ile davacının sözleşme süresi zarfında ek protokol imzaladığının anlaşıldığı, bunun sebebinin davacı şirketin çeşitliliği düşük poliçe ürettiği ve buna mukabil davalı şirketin poliçe gruplarını çeşitlendirmesi ve belli bir finansal hedefi yakalaması talebi olduğu. Bu durumun davalının, davacının performansından ve çeşitli türde sigorta poliçeleri üretememesinden memnun olmadığı ve uyarma gereği gördüğünün bir işareti olduğunu belirtmişler.
Bilirkişiler davacının ilgili dönemde toplam üretimin 219.627,80 TL olduğu, bu poliçelerden doğan toplam tazminat ödemesinin 239.131 TL olduğunu. Bu hususun (tek tip ve kârlılık oranı düşük veya hatta ekside olan poliçe üretimi) haklı sebep olarak değerlendirilmesi durumunda davacının denkleştirme talebinin bir temeli olmayacığını. Ticari işle (TTK m. 3) iştigal eden bir tüzel kişi tacir (TTK m. 16/1) olan davalı şirket bakımından tazminat ödemelerinin davacının ürettiği poliçelerden elde edilen gelirden fazla olması sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesi bakımından bir haklı sebep teşkil edip etmediğinin mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmişlerdir.
Bu noktada değerlendirilmesi gereken bir başka normatif düzenlemenin TTK m. 122/3 olduğunu ve . Buna göre “Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.” Davalının ticari bir iş olan sigortacılıkta beklentisi tüm diğer tacirler gibi kâr elde etmektir. Davacının ürettiği poliçeler sebebiyle davalının elde ettiği gelirden daha fazla tazminat ödemesi yapması bu anlamda bir haklı sebep olabilir. Ancak davalının zarar etmesi bir haklı sebep teşkil etse bile bunun davacının kusuruna bağlı olması durumunda denkleştirme söz konusu olmayacaktır. Somut olayda davacının kusurlu olması durumunda denkleştirmeye hak kazanması mümkün olmayacağı belirtilmiş ve İstanbul BAM 14. HD 14.03.2024 Tarih ... sayılı kararına göre yapılan Mali incelemede bu ilkeler doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre 1 yıllık komisyon tutarının 19.204,01 TL olduğu, fesihten sonra 1 yıl içerisinde, Acenteye Ait Müşterilerin Türkiye Sigorta'daki üretiminin 27.347,99 TL ve davacının yapmış olduğu toplam üretimin %12 oranına tekabül ettiği, üretime ilişkin komisyon tutarının 3.684,47 TL olduğu belirlenmiştir. Bu çerçevede mahkemece 27.347,99 TL tutarındaki üretim (ve bundan üreyecek 3.684,47 TL tutarındaki komisyon) sözleşmenin sona ermesinden sonraki “önemli menfaat” kategorisine
giriyorsa bu durumda davacı denkleştirmeye hak kazanacaktır; aksi halde hak kazanamayacaktır. Şeklinde rapor ibraz etmişlerdir. Sigortacılık kanunu 23/16 maddesine göre acentenin portföy tazminatı talep edebilmesi için sigorta şirketinin acentenın bulmuş olduğu portföy sayesinde önemli menfaatler elde etmesi ve portföy tazminatının verilmemesinin hakkaniyete aykırı durum oluşturması şartlarının beraber bulunması gerekmektedir. Bu iki durumdan birinin olmadığı durumlarda ise portföy tazminatı talebinin ileri sürülmesi mümkün değildir. Ticaret kanununu 122. Maddesinde portföy tazminatının talep edilme şartları belirlenmiş olup sigorta şirketinin acentenin bulduğu müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra önemli menfaatler elde etmesi somut olayın özellikleri tazminatın ödenmesini hakkaniyete uygun düşürüyorsa acentanın sigorta şirketinden portföy tazminatı talep edebileceği belirtilmiştir. Dosyamızda ise sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem de davacının portföyünden dolayı davalının 27.347,98-TL tutarında üretim sağladığı bu üretimden de davacının 3.684,47-TL tutarında komisyon elde edebileceği bu tutarında TTK 122 maddesi kapsamında önemli menfaat olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı mahkememizce değerlendirildiğinden davacının davasının reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.04/12/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.