mahkeme 2022/415 E. 2023/927 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/415
2023/927
5 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/415 Esas
KARAR NO : 2023/927
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, trafik kazası sonucunda yaralanan müvekkilinin bedensel zararları ve maddi-manevi bütün zararlarının ve tedavi masraflarının karşılanmasını talep ettiklerini, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenecek maddi tazminat tutarlarının, peşin harcı yatırıldıktan sonra, hüküm altına alınmasını, kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren ... plakalı kamyonetin davalılarda ... Hiz. A.Ş. Adına tescilli olduğunu, davalı ...'ün sevk ve idaresinde iken kazanın meydana geldiğini, Kamyonet'in tescil kaydından ... A.Ş. Firmasına kiralanmış veyahut kullanımına bırakılmış olduğunu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, açtıkları maddi ve manevi tazminat talepli davada taraflara husumet yöneltildiğini, mezkur kamyonet'in davalı ...'ün sevk ve idaresinde iken 29.01.2018 günü ... Üzerinde seyir halinde iken dikkatsiz ve tedbirsizlik sonucunda aracın ön lastikleri ile müvekkilinin üzerinden geçtiğini, daha sonra yaptığı panik manevrası ile tekrar müvekkilinin üzerinden geçtiğini, kazanın oluşumunda davalı tarafın kusurlu olarak hareket ettiğini, müvekkilini görmemesi veya dikkat etmemesinin imkansız iken muhtemelen seyir halindeyken telefon kullanma veya başka bir surette dikkat dağınıklığından dolayı müvekkilini fark etmediğini ve kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin farklı yerlerinde bir çok kırık meydana geldiğini, müvekkilinin aylarca tedavi gördüğünü, tedavinin bir kısmının 6 aydan daha uzun süre müvekkilinin yatağa bağımlı şekilde geçirdiğini, müvekkilinin farklı bir çok hastanede aylarca tedavi gördüğünü, bir çok ameliyat geçirdiğini ancak hala sağlığına kavuşamadığını, müvekkilinin kaza sonrasında geçici iş gücü kaybı yaşadığı gibi kalıcı olarak da maluliyet yaşadığını, kaza olayı küçük oğlu yanındayken gerçekleştiğinden oğluna dahi psikolojik destek ve tedavi uygulanmasının gerektiğini, müvekkilinin bu kaza nedeniyle hem fiziken hem de ruhen büyük yıkıma uğradığını, aile ve sosyal hayatının tamamen dağıldığını, çalışma hayatının neredeyse sona geldiğini, işlerine devam edemediğini, yerine ikame personel istihdam edildiğini, bu hususun hem SGK kayıt ve ödemelerle hem de tanık beyanları ile anlaşılacağını, kaza olayı nedeniyle sürücü ...'e açılan ceza davasında sürücünün kusurlu bulunarak taksirle yaralama suçundan hüküm kurulduğunu ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye zarar tazmini için başvurulmuşsa da olumlu sonuç alınamadığını, daha sonraki arabuluculuk sürecinde de sonuç alınamadığından dava açmanın gerektiğini, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle beden gücü kayıp oranına göre yaşına, aktif ve pasif yaşam süresine karşı sürücünün asli kusuruna göre belirlenecek maddi tazminat ödenmesi gerektiğini, müvekkili ... için uğradığı maddi zararı karşılamak üzere fazlaya ilişkin hakları dava ve ıslah hakları saklı tutmak kaydıyla yargılama sonucunda müvekkili için geçici iş göremezlik tazminatının maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş yönünden teminat limiti dahilinde kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalılardan tahsilini, yargılama sonucunda müvekkili için Kalıcı İş Göremezlik Tazminatının maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik asgari 1.000 TL maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş yönünden teminat limiti dahilinde kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalıdan tahsilini, yargılama sonucunda müvekkili için bakıcı gideri ve tedavi gideri olarak maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik ayrı ayrı 1.000 TL olmak üzere 2.000 TL maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş yönünden teminat limiti dahilinde kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalıdan tahsilini, müvekkilinin bu süreçte yaşadığı acı, gördüğü tedavilerden doğan ızdırap, ailevi ve sosyal olarak yaşadığı tüm sıkıntıların bir nebze olsun karşılanması amacıyla 200.000 TL manevi tazminatı davalılardan, ... Sigorta A.Ş. Haricindeki davalılardan alınarak faizi ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmilini ve taraf teşkili sağlanarak duruşma açılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın diğer davalı ... firmasına ait olduğunu, aracın hakimiyetinin de diğer davalı olan sürücü ...'de olduğunu, bu yönüyle davacının taleplerini dayandırmakta olduğu olay ile Müvekkili Şirket arasında bir bağlantı bulunmadığını, bu sebeplerle huzurdaki davadaki talepler yönünden Müvekkili Şirket'in sorumluluğunun bulunduğu iddiası ile Müvekkili Şirket'e sorumluluk ve husumet yöneltilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, bu haliyle davanın Müvekkili Şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili Şirket ... A.Ş.'nin müşterileri tarafından telefon ve internet ve sair yollar ile sipariş edilen ürünlerin hazırlanması, teslim edilmesi gibi işlerin yerine getirilmesini, yapılan sözleşme ile anahtar teslim iş olarak diğer davalı ... Anonim Şirketine bir bütün halinde devrettiğini, huzurdaki davaya konu olayda da kazaya karışan araç diğer davalı ...'ün hakimiyetinde olduğunu, müvekkili şirket'e değil ... firmasını ait olan bir araç olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kararlaştırıldığı üzere sözleşme kapsamında Nakliyeci tarafından temin edilecek araçlar ile istihdam edilecek personeller/ şoförler ile şoförlerin her türlü uğrayabileceği kaza, meslek hastalığı, can kaybı da dahil olmak üzere herhangi bir sebepten dolayı ...'a yöneltilebilecek her türlü maddi manevi tazminat taleplerinden ve zararlardan Nakliyeci'nin sorumlu olacağını nakliyeci ...firması tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde ... firması kendi nam ve hesabına çalışan bağımsız bir şirket olup Müvekkili Şirket'e anahtar teslim bir şekilde hizmet sağlandığını, müvekkili Şirket'e sağlanan hizmet kapsamında kullanılan araç ve personelin ... firmasına ait olduğu, huzurdaki davada da Sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca davacının taleplerinden davalı Müvekkili ... A.Ş sorumlu olmadığını, zira müvekkili şirket ...'un kazaya karışan araç ve kazayı gerçekleştiren kişi ile hiçbir ilgi/ilişkisi bulunmadığını, kazanın gerçekleşmesiyle müvekkili şirket ... a.ş. arasında illiyet bağının bulunmadığını, ...'e ait araç ile ... şirketi çalışanı olan ...'ün neden olduğu iddia edilen zararlardan dolayı müvekkili şirket'e husumet yöneltilmesinın hatalı olduğunu, davanın ... tic. a.ş yönünden husumetten reddinin gerektiğini, dosya kapsamında zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, bu yönüyle davanın zamanaşımı sebebiyle usulden reddini, müvekkili şirketin, somut olayda kazaya karışan ... plakalı aracın araç sahibi olmadığı gibi aracın fiili hakimiyetini de elinde bulundurmadığını, davaya konu kaza ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığını, yönüyle huzurdaki davadaki talepler yönünden müvekkili şirket'in sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın, diğer davalı ...'ün kazaya sebebiyet verdiğine ilişkin iddiasının ispata muhtaç olduğunu, hukuk hakimi ceza davası sonucunda verilen hükümle ve kusur tespiti ile bağlı olmadığından dava konusu somut uyuşmazlıkta ceza yargılaması neticesinde tespit edilen kusur tespitinin dikkate alınmaması ve kusur tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdinin gerektiğini, müvekkili şirket'in kaza nedeniyle sorumluluğu bulunmadığına dair araç sürücüsüne atfedilecek kusur oranları talep edilen tazminat miktarına etkili bulunduğundan kusur yönünden inceleme yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin ispattan yoksun halde olup davacı tarafın taleplerinin araştırılarak belgelendirilmesinin gerektiğini, müvekkili şirket'in dava konusu kaza nedeni ile sorumlu olmadığını tekrar etmekle birlikte davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın huzurdaki dava kapsamındaki maddi tazminat talepleri yönünden sigortaya başvurusunu gerçekleştirdi ise bu hususun araştırılarak varsa sigortadan alınan ödemenin davacının taleplerinden mahsubunu, davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat fahiş ve dava konusu olaydan maddi menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, davaya konu olayın meydana gelmesinde müvekkili şirket'in hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, kazaya karışan araç üzerinde müvekkili şirket'in fiili hakimiyeti bulunmadığını, kazaya karışan aracın işleteni ve fiili hakimiyetini elinde bulunduranının müvekkili şirketin değil diğer davalılar ... şirketi ve ... olduğu açıkça ortada olup açıklanan bu sebeplerle huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın usuli itirazlarımız yönünden ve husumet itirazımız doğrultusunda müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacının ikame ettiği davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın 29.01.2018 tarihinde meydana geldiğini, dava açılış tarihinin 03.06.2022 olduğunu, zamanaşımı itirazı ile bu davanın usulden reddinin gerektiğini, .... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporuna göre davacının asli kusurlu olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını iddia etse bile bu iddiasının doğru olmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında mevcut olan 14.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde "Müşteki yaya ...'in asli derecede kusurlu olduğu" nun tespit edildiğini, dosyadaki rapordan da anlaşıldığı üzere, davacı kazanın meydana gelişinde kusursuz olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının reddinin gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 29.07.2021 tarihli mütalaasında davacının iddialarını doğruladığını, dosyada kusur tespitinin yapılmasının gerektiğini, hukuk hakimi, ceza mahkemesi kararları ile ve ceza mahkemesince tespit edilen kusur değerlendirmesi ile bağlı olmadığını, dosyada kusur tespitinin yapılmasının gerektiğini, kesin iş göremezlik raporu alınmadan bu davanın görülemeyeceğini, davacının dosyaya maluliyet oranını gösteren bir rapor ibraz etmediğini, bu yönde alınacak bir raporun dava koşulu olduğunu, haksız ve dayanaksız davanın reddini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacı her ne kadar maddi tazminat talep ettiyse de dosyada buna dair belgelerin mevcut olmadığını, davacının davasını kanıtlayamadığını, kanıtlanamayan davanın reddini, sigorta şirketinden ödeme alınıp alınmadığı hususunun araştırılmasını, alındı ise talebinden mahsup edilmesinin gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin ise haksız ve fahiş olduğunu, Türk Borçlar Kanununda manevi tazminat talebinin kabulü için gerekli koşulların oluşmadığını, eğer ortada bir zarar var ise davacının da kusurunun mevcut olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, masraflarla ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini
talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Sigorta, ... Sigorta ve ... Sigorta şirketlerinin birleştiğini, ... adıyla faaliyete devam edildiğini, davacı her ne kadar husumeti ... Sigortaya yöneltmiş ise de dosyada esas muhatabın müvekkili ... olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 26.12.2017-26.12.2018 tarihleri arasında ... numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zarar ve ölüm durumunda kişi başına 330.000 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmenin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, ayrıca manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, dosyanın zamanaşımına uğradığını, motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinde düzenlendiğini, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmiş olup zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan, zamanaşımı def'ini ileri sürerek işbu haksız davanın zamanaşımı yönünden reddini, davacı tarafından şirkete usulüne uygun yapılmış bir başvurunun olmadığını, davacı tarafın davada her hangi bir maluliyet raporu ibraz etmediğini, kişide oluşan kalıcı hasarın yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre alındığını, maluliyet raporu ile tespit edilmediği durumda tazminat hesaplamasının yapılamayacağını, müvekkili şirkete usulüne uygun yapılmış bir başvurudan da söz edilemeyeceğini, davanın usulden reddini, davacı tarafça, sigortalının kast ya da kusuru nedeniyle zarara uğradıklarını ispat etmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. Maddesinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere gereğince sigortalısının kusuru ile üçüncü kişilere verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, ancak yerleşik Yargıtay içtihadı gereği, davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasında alınan kusur raporunun huzurda görülen davada yapılacak kusur tespitine dayanak teşkil etmesinin mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağının sadece ihlal edilen kanun maddelerini gösterdiğini, ceza dosyasında alınan raporun sadece asli-tali ilişkisini belirtmekte olduğunu, yüzdelik oran içermediğini, gerekirse kaza yerinde keşif yapılarak müvekkilinin sigortalısı araç sürücüsünün kusurunun olup olmadığını, kazaya etki eden başkaca harici etkenlerin bulunup bulunmadığının net şekilde tespit edilmesini, kusur incelemesi için dosyanın hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gönderilmesini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde davacı tarafın tazminat kalemleri ve miktarını açıkça ispat etmesini, gelirinin resmi belgelerle kanıtlanmasını aksi takdirde tazminat hesaplamasının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, Yargıtay’ın müstakar içtihadı haline geldiği üzere tazminat hesaplaması vergilendirilmiş kazanç üzerinden yapılmasını, buna ilişkin herhangi bir resmi belge mevcut değilse asgari ücret baz alınarak hesaplama yapılmasının gerektiğini, yargılamada davacının kaza sebebiyle elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği gelir ve tazminatlar var ise tespit edilerek, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, yapılacak Sürekli İş Göremezlik Tazminat hesaplamasında hatır taşıması, emniyet kemeri, istiap haddi, alkollülük, ehliyetsiz kişinin aracına binme gibi müterafik kusur durumları göz önüne alınmalı ve hesaplanan tazminattan tenzil edilmesinin gerektiğini, söz konusu tenzilat yapılırken Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere müterafik kusur sebeplerinden birinin bulunması halinde %20, iki veya daha fazla sebebin bulunması halinde ise %40 oranında indirime gidilmesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faiz sorumluluğununu sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulmasının gerektiğini, haksız olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davacı vekili sunmuş olduğu 25/09/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatı dava dilekçesi ile 1.000 tl talep edildiği, 2.478,44 tl artırmak kaydıyla toplam 3.478,44 tl, (... sigorta a.ş yönünden teminat limiti dahilinde) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalılardan tahsilini, sürekli iş göremezlik tazminatı dava dilekçesi ile 1.000 tl talep edildiği, 329.460,69 tl artırmak kaydıyla toplam 330.460,69 tl maddi tazminatın (... sigorta a.ş yönünden teminat limiti dahilinde) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalıdan tahsilini, bakıcı gideri olarak dava dilekçesi ile 1.000 tl talep edilmiş olup, 420,30 tl artırmak kaydıyla 1.420,30 tl, tedavi gideri olarak 1.000 tl talep edildiği, 2.212,75 tl artırmak kaydıyla toplam 3.212,75 tl tazminatın (... sigorta a.ş yönünden teminat limiti dahilinde) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalılardan tahsilini, müvekkilin bu süreçte yaşadığı acı, gördüğü tedavilerden doğan ızdırap, ailevi ve sosyal olarak yaşadığı tüm sıkıntıların bir nebze olsun karşılanması amacıyla 200.000 tl manevi tazminatı davalılardan (... sigorta a.ş. haricindeki davalılardan) alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ederek, değer artırım dilekçesinin kabulü ile dilekçede detayı verilen maddi ve manevi tazminat kalemlerinin müvekkiline faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, 29/01/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının tedavi gideri, bakıcı gideri, sürekli ve geçici maluliyet zararlarının davalılardan tahsili istemine ilişkin açılan tazminat davasıdır.
Türkiye Noterler Birliği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne, ... 11.Asliye Ceza Mahkemesi, SGK'na, ... ve ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne ve ... A.Ş.'ne Yazılan müzekkerelere cevap verildiği, cevabi yazıların dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizin 25/10/2022 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın kül halinde gönderilerek davacının İstanbul ATK na sevkinin yapılması, ceza davasında alınan raporlar da irdelenerek kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca sürekli ve geçici maluliyet oran ve süreleri ile geçici maluliyet süresince bakıcı yardımına ihtiyacının olup olmadığı ve süresine dair rapor alınmasına karar verilerek, 22/02/2023 tarihli ATK İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda, Mevcut belgelere göre; ... kızı 09/09/1985 doğumlu ...’in 29/01/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında;
I. Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlarda özürlülük- Tablo 1.1-Lomber omurganın özürlülük oranları-Kategori II;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği,
3.29/01/2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası neticesi meydana geldiği bildirilen yaralanması nedeniyle iyileşme süreci içinde 3 (üç) aylık dönemde 1 (bir) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğunun bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 16/05/2023 tarihli duruşma ara kararı gereği, dosyanın tarfların beyan ve savunmaları alının ATK raporları ve celp edilen diğer belgeler değerlendirilerek davacının geçici ve sürekli iş görememezlik, bakıcı ve tedavi giderleri talepleri yönünden hesap yapmak rapor alınmasına karar verilerek, Aktüerya bilirkişisi ..., DR. Bilirkişi ... ve Kusur bilirkişisi ...'ın sunmuş olduğu 15/08/2023 tarihli raporda,
KUSUR DURUMU DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE;
A — ... plakalı araç sürücüsü ...'ün mağdur yaya ...'in yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %70 (yüzde yetmiş) oranında asli derecede kusurlu olduğu,
B — Mağdur yaya ...'in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %30 (yüzde otuz ) oranında tali derecede kusurlu olduğu,
2- TIBBİ YÖNDEN DEĞERLENRDİRME NETİCESİNDE;
A- Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; dava konusu olayın (trafik kazasının) 29/01/2018 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden SONRA meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre “Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle, eğer SGK tarafından ödenmesi gerekecek sağlık giderleri var ise Sağlık Uygulama Tebliği tükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı kazazedenin tedavi, ilaç, tibbi malzeme, yatak vb giderlerinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmış olduğu, böylece adı geçen kurumun kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği, hastadan alınan ücretlerin İLAVE ÜCRET kapsamına girdiği ve yukarıda verilen mevzuat gereğince ilave ücretlerin SGK'dan talep edilemeyeceği, dolayısıyla dava dışı SGK”'nın davacı kazazedeye başkaca bir borcunun bulunmadığı;
B-"... plakalı araç sürücüsü Davalı ...'ün %70 (yüzde yetmiş) oranında asli derecede kusurlu olduğu” tespitine göre davacı kazazede ...'in tedavi giderleri alacağı toplamının 4.589,65 TL x 70% = 3.212,75 TL (faizi hariç) olduğu;
C- “... plakalı araç sürücüsü Davalı ...'ün %70 (yüzde yetmiş) oranında asli derecede kusurlu olduğu” tespitine göre davacı kazazede ...'in 1 aylık evde bakım giderleri alacağı toplamının 2.029,00 TL x %70 = 1.420,30 TL (faizi hariç) olduğu;
3- TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİME NETİCESİNDE;
A — Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.478,44 TL olduğu,
B —Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 330.460,69 TL olduğu,
C —Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 25.04.2021 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 29.01.2018 kaza tarihi ve faiz nev'inin avans faizi olduğu, görüş ve kanaatinde olunduğunun bildirdiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan 25/09/2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatı olarak 3.478,44 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 330.460,69 TL , bakıcı gideri olarak 1.420,30 TL, tedavi gideri olarak 2.212,75 TL artırmak kaydıyla toplam 3.212,75 TL tazminatın (.... Sigorta A.Ş yönünden teminat limiti dahilinde) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalılardan tahsilinin talep edildiği ve tamamlama harcının ikmal edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 29/01/2018 günü saat 18.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile... yolda Sakarya caddesinde seyri sırasında olay mahalli geldiğinde, seyir istikametine göre sağından yaya kaldırım üzerinde çalışma nedeni kapalı olmasından dolayı yaya kaldırımında yürüyen yaya ...’in kaldırımda bulunan çalışma nedeni ile sağ yol içerisinde girerek yürüdüğü sırada, arkasından gelen ... plakalı araç sürücüsünün sağ ön tampon tarafından arkadan çarptığı, çarpma sonucu yaya ...’in yaralanması ile neticelenen dava konusu olayın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren ... plakalı kamyonetin davalılarda... A.Ş. Adına tescilli olduğu, Kamyonet'in tescil kaydından ... A.Ş. Firmasına kiralanmış olduğunun anlaşıldığı, davalı ...'ün sevk ve idaresinde iken kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davalı ... A.Ş.'nin pasif husumet itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;
KTK'nun 3. maddesi ''İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi altında kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır'' hükmüne haizdir.
Davalı ... A.Ş. tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden davalılardan ... Anonim Şirketi arasında ise cevap dilekçesi ekinde sunulan sözleşmesi ile, davalı ... A.Ş.'nin müşterileri tarafından telefon ve internet ve sair yollar ile sipariş edilen ürünlerin hazırlanması, teslim edilmesi gibi işlerin yerine getirilmesine yönelik olarak anılan işlerin anahtar teslim iş olarak diğer davalı ... Anonim Şirketine bir bütün halinde devredildiği, böylece işbu davalılar arasında nakliye anlaşması bulunduğu anlaşılmaktadır. Aracın davalı ... Anonim Şirketi adına tescilli olduğu ve sözleşme uyarınca da davalı ... A.Ş.'ye ait ürünlerin davalı ... Anonim Şirketi tarafından nakliye edildiği nazara alındığında davalı ... A.Ş.'nin KTK'nın 3. Maddesi uyarınca işleten sıfatının bulunmadığı anlaşılmış olup, bu nedenle davanın davalı ... A.Ş. Yönünden reddine, ancak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 07/07/2014 tarih, 2013/10570 E. ve 2014/10824 K. sayılı kararında açıklandığı üzere davalı ... A.Ş. hakkında işleten olduğu inancıyla dava açıldığından 3.kişi konumunda bulunan davacının, davalı ... A.Ş.' nin işleten sıfatının bulunmadığından haberdar olmaları beklenemeyeceğinden, bu davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalılar açısından yapılan değerlendirmede; Tüm dosya kapsamı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, maluliyete ve kusur durumuna ilişkin olarak alınan bilirkişi raporları uyarınca, mahkememizce maluliyete ilişkin olarak alınan ATK raporunda 29/01/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, 29/01/2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası neticesi meydana geldiği bildirilen yaralanması nedeniyle iyileşme süreci içinde 3 (üç) aylık dönemde 1 (bir) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği görüş ve kanaatine varıldığını bildirildiğ görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, ATK maluliyet raporu doğrultusunda kusur durumunun tespit edilerek davacının tazminat talepleri hakkında hesap yapılması konusunda rapor tanzim edilmesine yönelik karar doğrultusunda sunulan bilirkişi kurulu raporunda, kusur bilirkişisi tarafından ... plakalı araç sürücüsü ...'ün mağdur yaya ...'in yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %70 (yüzde yetmiş) oranında asli derecede kusurlu olduğu, Mağdur yaya ...'in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %30 (yüzde otuz ) oranında tali derecede kusurlu olduğu tespitlerine yer verildiği, aktüerya ve tıp doktoru tarafından maluliyet ve kusur oranlarına göre yapılan hesaplamada tedavi gideri alacağının 3.212,75-TL, bakım gideri alacağının 1.420,30-TL , geçici iş görmezlik alacağının 3.478,44-TL , sürekli iş göremezlik alacağının 330.460,69-TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamaların ve kusur tespitlerinin Yargıtay içtihatları ile uyumlu olduğu, bu nedenle hükme elverişli olduğu kanaatine varılarak, davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat isteminin kabulüne, 3.212,75-TL tedavi gideri alacağının, 1.420,30-TL bakım gideri alacağının, 3.478,44-TL geçici iş görmezlik alacağının, 330.460,69-TL sürekli iş göremezlik alacağının davalı sigorta şirketi yönünden 25/04/2021 tarihinden, davalı ... Şirketi yönünden, aracın ticari araç olması nazara alınarak 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davacının, davalılar ... Şirketi yönünden talep ettiği manevi tazminat isteminin kabulüne, 75.000-TL'nin 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın davalı ... A.Ş. yönünden reddine,
2-Diğer davalılar açısından maddi tazminat isteminin kabulüne, 3.212,75-TL tedavi gideri alacağının, 1.420,30-TL bakım gideri alacağının, 3.478,44-TL geçici iş görmezlik alacağının, 330.460,69-TL sürekli iş göremezlik alacağının davalı sigorta şirketi yönünden 25/04/2021 tarihinden, davalı ... Şirketi yönünden 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; davacının, davalılar ... Şirketi yönünden talep ettiği manevi tazminat isteminin kabulüne, 75.000-TL'nin 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca maddi tazminat dava değeri itibariyle alınması gereken 6.771,44 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 696,77 TL + 1.200 TL tamamlama harcından oluşan toplam 1.896,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.874,67TL harcın davalılardan ... A. Ş., ... A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
4-Harçlar tarifesi uyarınca manevi tazminat dava değeri itibariyle alınması gereken 1.500 TL karar ve ilam harcının davalılardan ... A. Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 696,77 TL peşin harç ile 1.200 TL tamamlama harcından oluşan toplam 1.896,77 TL harç bedelinin davalılardan ... A. Ş., ... A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 6.635,00 TL yargılama giderinin davalılardan ... A. Ş., ... A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı ... A.Ş yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 52.785,83 TL vekalet ücretinin davalılardan ... A. Ş., ... A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
9-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900 TL vekalet ücretinin davalılardan ... A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
10-Davalı ... A.Ş. tarafı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... A.Ş. tarafına verilmesine,
11-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL bedelin davalılardan ... A. Ş., ... A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekili ve davalı Migros vekilinin yüzlerine karşı diğer davalıların yokluklarında kararın tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.05/12/2023
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.