Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/51
2024/170
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/51
KARAR NO : 2024/170
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tasarımın İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tasarımın İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerine davalı şirket tarafından fuar ... “da yer alacak Sergileme bölümü için fuar alanına sunulacak stand için dekarasyon ve işlemin tasarımı ile igili teklifte bulunulduğunu, müvekkillerinin ihtarnamede belirttiği tarihlerde tasarımı şirkete sunduğunu 2.kez tasarım revize edilerek 1 Ekim 2023 tarihinde sunulduğunu, bilhare davalı şirketin müvekkili ... ile çalışmayacağını belirten bir elektronik e-posta gönderdiğini, muhatap şirketin fuar alanında müvekkillinin tasarımını standında izinsiz kurduğunu, müvekkilinin standın kuruluş halini adım adım izlediğini , ve resimlerle de görüntülediğini, ihtarnameye gelen cevapta dava konusu tasarımın özel bir tasarım olmadığını, her yerde bulunur olduğunu, v.s gibi bir savunma yapıldığını, 2 kez revize edilen ve son şekline getirilen tasarım herhangi bir tasarım değil kişiye özel uygulanan bir tasarım olduğunu, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet kanununa muhalefet, Sınai Mülkiyet kanunun 81.Maddesindeki tasarım hakkına tecavüz gerçekleş olduğunu, müvekkilinin tasarımı izinsiz kullandığını, müvekkilinin tasarımlarındaki görüşü, sunumu , düşünceleri ,yorumlayış biçimleri davalı şirketin standında aynen görüldüğünü, ayrıca Türk Ticaret kanunu madde 18. mad. de yer alan “ Basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü ile TMK Madde 2 " de yer alan dürüstlük kuralları da ihlal edildiğini, müvekkilinin haksızlığa hukuksuzluğa uğradığını, bu hususları kanıtlayacak delilleri bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini buna dahil olmak üzere tüm sair yasal haklarını ile talep ve dava etmek hakkının da saklı kalmak kaydıyla yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkemenizin resen takdir ve tespit edeceği başkaca nedenler ile fazlaya ilişkin her türlü dava, tazminat ve şikayet haklarımızın saklı kalmak kaydıyla, ileride açılacak dava vesair şikayetlerde kullanılmak üzere davalı tarafın müvekkilinin F.S.E.K uvarınca korunan mali haklarına tecavüzün tespitini ve refine zararının tazmini faizi ile birlikte masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; tasarım hakkına ilişkin davalarda davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olduğunu, davalı müvekkillerinin şirket adresinin Kırşehir'de bulunduğundan dolayı yetkili mahkeme Kırşehir Mahkemesi olduğunu, sonuç olarak İstanbul mahkemeleri işbu dava konusunda yetkisiz olduğunu ve bu konuda açıkça yetki itirazında bulunduğunu, müvekkillerinin uzun yıllardır eviye üretimi ve satışı alanında kendi bilgi, deneyim ve çalışmalarıyla faaliyet gösterdiğini, bu süreçte hem yurt içinde hem de yurt dışında düzenlenen birçok sektörel fuara katıldığını ve fuarlar alanında geniş bir deneyime sahip olduğunu, müvekkilinin katılacağı fuarlarda, fuar stant ve dizaynı için mimarlık, inşaat ve dekorasyon hizmeti sağlayıcılarından hizmet satın almakta olduğunu, davacının iddialarının aksine davacı ile fuar katılımı ve tasarımına ilişkin herhangi bir sözleşme ilişkisi kurulmadığını, müvekkilinin fuar stantı ve tasarımı için profesyonel hizmet sağlayıcılarından destek alarak ilgili fuar tasarımını tamamen dış kaynaklardan karşılandığını Tüm bu nedenlerle, davacının tasarımının kullanılması, taklit edilmesi veya mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını ve davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı ile geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulamamasının akabinde, dava konusu ve davacının tasarımının kendisine ait olduğunu iddia ettiği fuar stant ve dizaynı için, ...Tic. Ltd. Şti. İle sunacağımız dokümanlardan anlaşılacağı üzere anahtar teslimi olarak 500.000 TL + KDV ücret karşılığında hizmet satın aldığını, davanın öncelikle müvekkilleri yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, dava değerinin davacı tarafından somut delillerle gösterilmemiş olması ve hukuki dayanağı bulunmaması nedeniyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini, Usule ilişkin itirazlarının kabul olunmaması halinde davanın Esastan reddini, bu dava nedeniyle ticari itibarı zedelenen müvekkilleri lehine re'sen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava, FSEK kaynaklı eser sahipliği iddiası ile SMK kapsamında tasarım tecavüzü iddiası ile açılan tecavüzün tespiti ve refi istemlerine ilişkindir.
FSEK 76/1. maddesinde "Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işlerile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir." düzenlemesi yer almaktadır.
6769 sayılı SMK 156. maddesine göre bu kanunda ön görülen davalarda görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'dir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/3. maddesinde sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesinin, aynı kanunun 156/5. maddesinde de üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili mahkeme olacağı düzenlenmiştir. Mülga KHK'larda aynı yönde yetki düzenlemeleri bulunup Yargıtay içtihatlarında anılan yetki düzenlemelerinin sınai mülkiyet hakkı sahibinin haklarını korumaya yönelik olmakla birlikte kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliği taşımadığı belirtilmiştir.(Yargıtay 11. H.D'nin ...E- ...K, ...E-...K).
Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri kanununun 66. maddesinde "Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava edebilir....(Ek: 7/6/1995 - 4110/19 md.) eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMKnın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK’nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK’nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMKnın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu göz önüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Davacı işbu davada eser sahipliğine dayalı olarak FSEK 66/son maddesi gereğince eser sahibi olarak ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. Öte yandan, somut uyuşmazlıkta eylemin aynı zamanda haksız fiil oluşturması nedeni ile HMK'nın 16. maddesi uyarınca zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının dava açarken seçimlik hakkı bulunduğu; davalının adresinin "..." olduğu, davacının adresinin Kadıköy/İstanbul olduğu, huzurdaki davanın dayanağı haksız fiil olduğunun dava konusu eser ve tasarımın haksız kullanıldığına yönelik iddianın dayanağı olan fuar ... isimli bir fuarın ... ilinde ... mahallesi ...adresinde gerçekleştiği, davacının seçimlik hakkını bu mahkemelerden birinde dava açarak kullanmadığı, ilişkin davalı tarafça usulünce yetki itirazında bulunulduğu, davacının bu seçimlik hakkının ancak ilk davanın açılması sırasında kullanabileceği bir hak olduğu, davayı açtıktan sonra bu haktan faydalanarak dosyayı seçeceği yetkili mahkemeye göndertmek gibi bir hakkının bulunmadığı, aksine HMK'nın 19/2.maddesi gereğince dava açıldıktan sonra bu seçimlik hakkın yetki itirazında bulunan tarafa geçeceği yetkili mahkemenin Kırşehir mahkemeleri olarak gösterildiği, davalı yanca seçimlik hakkının kullanıldığı mahkemenin yetkili mahkemelerden biri olduğu anlaşılmakla, davalının yetkiye yönelik itirazının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile HMK 'nın 116/1-a maddesi yollaması ile HMK 114 ve 115 maddeleri hükümleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-HMK 20.Maddesi gereğince yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili Kırşehir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili Mahkemece dikkate alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2024
Katip
¸
Hakim
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.