Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/109
2024/228
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/109
KARAR NO : 2024/228
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/07/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; müvekkillerinin Ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğunu ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, müvekkilleri adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulmakta olduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin ulaşması akabinde; huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1(bir) adet “...” marka ve logolu forma takımı satın alınmış ve satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slip dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık gelmekte olduğunu, davalı tarafa ait işletmeden satın alınan ve dilekçe ekinde sunulan ürüne ait görseller ile vekil edeni adına tescilli markalara ilişkin tabloya dava dilekçesine yer verilmiş olduğunu, davalıya ait işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, müvekkillerinin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını talep ve dava edilmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
07/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 06.08.2024 tarihinde “...” adresinde bulunan iş yeri adresine incelemeye gidildiğini, marka kullanımına dair resimler çekildiğini, İnceleme yapılan iş yerinden vergi levhası talep edildiğini, vergi levhası bulunmaması sebebi ile iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının resmi çekilerek rapora eklendiğini, resmi çekilen ve aşağıda yer verilen iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatına göre “...” adresinde bulunulan iş yerinin sahibinin ... olduğunu, yapılan incelemede iş yerinde ...markasını taşıyan 20 adet büyükler için, 20 adet çocuklar için forma olduğunu, ürünlerin iş yeri içerisinde satışa hazır vaziyette sergilendiğini, karşılaştırmalı olarak sunulan ürünler incelendiğinde karşı taraf iş yerinde incelemesi yapılan ürünlerin orijinal ürün olmadığını, karşı taraf iş yerinde yapılan incelemede tespit edilmiş olan forma ürünleri üzerinde kullanılan marka ibare ve şeklinin, davacı tescilli marka ibare ve şekilleri ile bire bir aynı olduğunu, marka kullanımının davacı tescilli markası ile ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını, davacı markaları .... Sınıfta “iç – dış giysiler” alt grubunda tescilli olup karşı taraf iş yerinde tespit edilmiş olan forma ürünleri tişört – şort ürünü olarak bu ürünler üzerinde marka kullanımının .... Sınıfta “iç – dış giysiler” alt grubu kapsamında kaldığını, bu kapsamda taraf marka kullanımlarının aynı sınıfta örtüşmekte olduğunı, takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olmak üzere yukarıda belirtildiği üzere inceleme yapılan işyerinde satışa hazır vaziyette bulunan 20 adet büyükler için, 20 adet çocuklar için forma ürününde tespit talep edene ait... başvuru nolu şekilli markanın, tespit talep eden marka tescil sınıfı kapsamında kalan ... Sınıf ürünler üzerinde bire bir aynen kullanılmış olduğunu ve bu kapsamda karşı taraf kullanımlarının SMK Madde 7/2-a uyarınca marka ihlalini oluşturduğu kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüzün tespitine ilişkin taleplerinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
TPMK kayıtlarının incelenmesinde, davacıya ait ... başvuru nolu markanın 03.10.2019 başvuru tarihi ve marka kullanım şekli ile tanınmış marka başvurusunun kabul edilmiş olduğu, ... başvuru nolu markanın ... Emtiada 09.06.2015 tarihinde koruma altına alındığı ve 17.03.2016 tarihinde tescil edilmiş ve marka şeklinin olduğu, ... başvuru nolu markanın ... Emtiada 07.05.1999 tarihinde koruma altına alındığı ve 28.08.2000 tarihinde tescil edildiği, marka şeklinin olduğu görülmüştür.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen ©o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ).
SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille;
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
Anılan madde metninde atıf yapılan SMK'nın 7. maddesi ise;
"Madde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.” şeklinde düzenleme içermektedir.
Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.
Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir. Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Somut dosya kapsamına göre, davalının 06.08.2024 tarihinde “...” adresinde marka kullanımlarının incelenmesinde; tespit edilmiş olan forma ürünleri üzerinde kullanılan marka ibare ve şeklinin, davacı tescilli marka ibare ve şekilleri ile bire bir aynı olduğu görülmüş olup marka kullanımı davacı tescilli markası ile ayniyet derecesinde benzerlik olduğu, davacı markaları ... Sınıfta “...” alt grubunda tescilli olup karşı taraf iş yerinde tespit edilmiş olan forma ürünleri tişört – şort ürünü olarak bu ürünler üzerinde marka kullanımının ... Sınıfta “...” Alt grubu kapsamında kaldığı, bu kapsamda taraf marka kullanımlarının aynı sınıfta örtüşmekte olduğu, bu kapsamda davalı kullanımlarının SMK Madde 7/2-a uyarınca marka ihlalini oluşturduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ İLE,
Davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427.60 TL karar harcının peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan: 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 615.00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.115,00-TL ve 855,20-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 6.970,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama masrafı yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.