Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/83

Karar No

2024/172

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/83
KARAR NO : 2024/172

DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ülkemizin en sevilen sanatçılarından biri olduğunu, müvekkillerinin işbu davaya konu albümler ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla Fsek kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğunu, işbu davaya konu albümleri ve müzik eseri icraları davalılar tarafından hukuka aykırı olarak dijital mecralarda kullanılmakta olduğunu bu sebeple davanın açılmasının zaruret olduğunu, davalı şirketlerden; ... Ltd. Şti. davaya konu icraları yine izinsiz bir şekilde apple musıc üzerinden dijital mecralarda herhangi bir hak sahipliği bulunmaksızın izinsiz bir şekilde kullandığını, bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine ait olduğunu, eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahip olduğunu kanun ifadesinin yoruma yer vermeyecek derecede açık ve net olduğunu, fonogram yapımcıları "eser sahibi ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra" kanunun tanıdığı hakları kullanabileceğini, İşbu davaya konu albümlerin (içerdiği müzik eserleri icralarına ilişkin olarak) dijital müzik platformlarında (... vb dijital müzik mecralarında) umuma iletimine ilişkin olarak davalılara herhangi bir izin verilmediğini, dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin davalıların her hangi bir hak ve yetkisi olmadığını, işbu dilekçede isimleri yazılı albümlerin ve içerdiği icralar davalılar tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK’e aykırı şekilde ... vb dijital müzik mecralarında umuma iletilmekte olduğunu, 2001 yasa değişikliği öncesi dönemde umuma sunulan eserlere ilişkin olarak, 2001 yasa değişikliğinden önce yapılan sözleşmeler ile hak devri niteliğinde olmayan muvafakatnameler ve eser işletme belgeleri dijital hakları kullanma yetkisi veremeyeceğini, zira Fsek m.51 uyarınca, ileride çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı hakların devrine dair sözleşmelerin geçersiz olduğunu, davalıların dijital hakların kullanımın yasaya uygun olabilmesi için, Fsek.m.51 uyarınca anılan 2001 yasa değişikliğinden sonra usulüne uygun olarak (Fsek.m.52 kapsamında yazılı olarak ve her bir hakkı ayrı ayrı gösteren) dijital hakların devrini içeren mali hak devir sözleşmesinin bulunması gerektiğini, oysa davalılar ile akdedilen herhangi bir dijital hak devir sözleşmesi olmadığını, kötü niyetli davalıların haksız ve hukuka aykırı şekilde dijital müzik platformlarında umuma iletmekte olduğu albümler ve bu albümlerde yer alan icraların (şarkıların) listesinin aşağıda belirtildiği, ...
Davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemi müvekkillerine ve haklarına ağır ve telafisi imkansız zarar vermekte olduğunu, tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i yanında tedbir talebinin de zaruret olduğunu, davalıların haksız eylemi nedeniyle müvekkillerinin ciddi boyutta maddi ve manevi zarara uğradığını, Müvekkillerinin zararının telafisi imkansız hale gelmemesi bakımından tedbir talebin teminatsız olarak kabulünü talep ettiklerini, davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemi fsek’in alenen ihlali olup müvekkillerinin uğramış olduğu maddi manevi zararlarının tazminine yönelik haklarının saklı olduğunu,
özetle izah olunan fiili ve hukuki gerekçeler ve sayın mahkeme’ce gözetilecek yasal gerekçelerle, tedbir talebinin (ihlale ilişkin linkler ve somut kanıtlarımız dosyada mübrez olup, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın) teminatsız olarak kabulünü , müvekkillerinin hak sahibi olduğu; ... - ... isimli albümün, albümdeki "... " isimli icraların (şarkıların); ... - ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); ... vb dijital müzik platformlarda umuma iletiminin tedbiren durdurulmasını (erişiminin engellenmesini) tecavüzün tedbiren önlenmesine karar verilmesini (İşbu kararın HMK md.390/2 gereği davalılara tebligat yapılmaksızın verilmesini) ve mahkeme kararının ... ve ...' ın Türkiye’deki yasal temsilciliğine tebliğ edilmesini, davaya konu albümlere ve içerdiği icralara yönelik olarak davalıların haksız eylemlerinin Müvekkillerinin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüzün men’ine (durdurulmasını ve önlenmesini) ve tecavüzün ref’ine (kaldırılmasını) karar verilmesini, dava konusu albümlerin ve icraların davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasını, durdurulmasını, önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (... Ltd.Şti.) vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkillerinin , huzurda görülmekte olan tecavüzün tespiti, tecavüzün ref’i ve tecavüzün men’i davasının muhatabı olmadıklarını huzurdaki davadaki taleplerin sıfat yokluğundan husumet nedeniyle reddi gerektiğini, Davacı, davaya konu albüm ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğunu iddia ettiği muhtelif eserlerin müvekkilleri tarafından dijital ortamlarda (... vb) haksız ve izinsiz olarak kullandığı iddiası ile 5846 sayılı Kanun kapsamında davacının hak sahipliğine tecavüzün tespitinİ, tecavüzün men’ine, tecavüzün ref’ine karar verilmesi talep edilmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, Zira müvekkillerinin, dava dışı ... Tic. A.ş. ‘ den ... 22. Noterliği’nin ...tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesi ile davaya konu edilen albümlerden “...” in de bulunduğunu muhtelif icracılara ait her türlü telif hakkı sahibi olduğu kasetlerin ve compact disklerin tüm yurt dışı haklarını ... olarak 500,00 TL bedelle satın aldığını, Yine müvekkillerinin, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ‘ den ... 22. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesi ile davaya konu edilen albümlerden “...” ın da bulunduğu muhtelif icracılara ait her türlü telif hakkı sahibi olduğu kasetlerin ve compact disklerin tüm yurt dışı haklarını Exlüsive olarak 50,00 TL bedelle satın aldığını, İşbu eser devir ve satış sözleşmeleri ile müvekkillerinin, devir sözleşmesine konu tüm eserlere ilişkin olarak sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde plak, kaset, cd, her türlü görüntülü, görüntüsüz ses taşıyıcılarında kullanılması, yayınlanması, dağıtılması, çoğaltılması, karışık kasetlerde kullanılması, yayınlanması, dağıtılması, çoğaltılması, yurt dışı devir ve satış haklarının müvekkillerine ait olduğu hususunda karşılıklı olarak anlaştıklarını, İşbu ... 22. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesine konu edilen tüm eserlerin yurt dışı haklarını satın alan müvekkillerinin, işbu satın almış olduğu yurt dışı haklarını 01.06.2016 tarihli Eser Devir Sözleşmeleri ile ... ünvanlı ... şirketine 110.000,00 TL (yüzonbintürklirası); ve ... 22. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesine konu edilen tüm eserlerin yurt dışı haklarını satın alan müvekkillerinin, işbu satın almış olduğu Yurt dışı haklarını 01.06.2016 tarihli Eser Devir Sözleşmeleri ile... ünvanlı Alman şirketine 45.000,00 TL (kırkbaşbintürklirası) karşılığında devrettiğini, Devir sözleşmeleri gereği devir tarihi olan 01.06.2016tarihinden itibaren müvekkillerinin devredilen eserler üzerinde hiçbir hakkı kalmadığını, devredilen eserlerle ilgili olarak herhangi bir üretim ve satış yapamayacağı gibi devir tarihinden itibaren devredilen eserlerin yurt dışı hakları tamamen devralana ait olduğundan işbu eserlerle ilgili oluşabilecek telif hakkı ihtilaflarının muhatabının da devralan ...şirketi olacağının kararlaştırıldığını, Davacı huzurdaki dava ile ...’ a ait olan eserlerin müvekkilleri tarafından müzik platformları (.., vb üzerinden izinsiz olarak dijital müzik platformlarından umuma iletilmiş olduğunu iddia etmekteyse de yukarıda izah edildiği gibi müvekkillerinin sanatçıya ait eserler üzerindeki mali haklarını devrettiğini, müvekkillerinin tarafından hiçbir dijital platforma davacıya ait dava dilekçesinde belirtilen eserlerin yüklenmediğini ve hiçbir gelir elde edilmediğini, Bu hususla ilgili olarak dava dilekçesinde adı geçen tüm dijital platformlardan sorularak eserleri platforma yükleyenin kim olduğunun, eserlerden kimin gelir elde ettiğinin, eserlerin dijital platformlara hangi ülkeden yüklendiğinin, dijital platformlardaki yayınlanan eserlerin teliflerini Türkiye’de ödeyen kurumlardan müvekkillerinin ödeme yapılıp yapılmadığı sorulduğunda iddialarının gerçekliğinin ortaya çıkacağını, Özetle müvekkillerinin haksız olarak hiçbir eser ve albümü telif geliri elde etmek için hiçbir dijital platformda kullanmadığını, satın aldıkları bu hakları yurt dışında bulunan ... üyesi bir firma olan ... ‘ a devrettiğini, Davacının bu konudaki muhataplarının ... olduğunu, Müvekkillerinin huzurdaki davaya konu taleplerin muhatabı olmadığından davanın ve tüm taleplerin husumet nedeniyle reddine, Dijital platformlardaki linkleri verilen eserlerin hangi ülkeden ve hangi şirket tarafından hangi tarihlerde ilgili platformlara yüklendiğinin tespiti için ilgili platformlara ve müvekkillerinin telif geliri elde etmediğinin ispatı bakımından telif hakkı ödemesi yapan meslek birliklerine yazı yazılarak bu hususun tespit edilmesini, Ancak mahkemece müvekkilleri şirketin davanın tarafı kabul edilmesi halinde müvekkilleri şirketin dava konusu eserlerin sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde plak, kaset, CD, her türlü görüntülü, görüntüsüz ses taşıyıcılarında kullanılmasına, yayınlanmasına, dağıtılmasına, çoğaltılmasına, karışık kasetlerde kullanılmasına, yayınlanmasına, dağıtılmasına, çoğaltılmasına, yurt dışı devir ve satış haklarına sahip olduğundan davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalı (...Şti.) Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı ...'ın işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, Dava dilekçesinde davacı veya ... Ltd.Şti.. beyan dilekçesinde özetle; Davacı, ... ‘ de dijital mecralara yükleyen kısmında ... yazdığından, dava dışı ... şirketi internet sitesine girildiğinde aynı logonun kullanıldığından, organik bağa ilişkin açıklamalar bulunduğundan, sitenin başlığı Almanca olmasına rağmen içeriğinin Türkçe olduğundan bahisle müvekkillerinin dijital mecralarda kullanımının olmadığı yönündeki beyanlarının doğru olmadığını iddia ettiğini, Bu iddia son derece mesnetsiz ve zorlama yorumlara dayandığını, Davalının belirttiği ve dilekçe ekinde görsellerini sunduğu... adresindeki dava dışı ... şirketi ‘ ne ait siteye girildiğinde sitenin Türkçe, Almanca, İngilizce olmak üzere üç dil seçeneği ile hazırlandığının görüldüğünü, İngilizce dil seçeneği tercih edildiğinde tüm sitenin yazı dili İngilizceye dönüşmektedir ki bu durumda davacının mantığı ile dava dışı şirket bir İngiliz firma ile organik bağ içinde olması gerektiği, davacı zorlama yorumlar ile dava dışı şirket ile müvekkilleri şirket arasında bir bağ oluşturma gayesi içinde olduğunu, site incelendiğinde Almanyada Türk dinleyicine hitap ettiği görülmekte olup sitede Türkçe metinler kullanılması da son derece normal ve olağan olduğunu, Davacı her ne kadar bahsi geçen internet sitesinde müvekkilleri şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağa ilişkin açıklama bulunduğunu iddia etmişse ve delil olarak dilekçe ekinde de siteden alınan metni sunmuşsa da sunulan metinde organik bağa ilişkin hiçbir açıklama, beyan hatta ima dahi bulunmadığını, Müvekkilleri şirket, ...Tic. A.ş. ve kardeş firması ... Tic. Ltd. Şti. ‘ den yurt dışı haklarını satın aldığı eserler üzerindeki tüm haklarını ... şirketi şirketine devrettiğinden, işbu devir ile eserler üzerinde hiçbir hakkı ve sorumluluğu kalmadığından, müvekkilleri tarafından hiçbir dijital platforma huzurdaki davaya konu edilen eserleri yüklemediğinden ve telif elde etmek için kullanmadığından müvekkillerinin huzurdaki davanın muhatabı olmadığını, Dava dışı ... şirketi ‘ nin müvekkilleri ile hiçbir bağı bulunmadığını, müvekkillerinin bağımsız Almanyada kurulmuş bir şirket olduğunu, Ancak davacı, zorlama yorumlar ile müvekkilleri ile dava dışı şirket arasında bir bağ kurmaya çalışarak kendisine ulaşması kolay Türkiyede bir muhatap oluşturmak istemektedir ki böylece asıl sorumlu olan Alman şirketine karşı bir dava açmak zorunda kalmayacağını, Ayrıca davacı, dosyaya sunulan devir sözleşmesi ile davacının haklarına yönelik sözde tecavüze müvekkillerinin iştirak ettiğini ikrar ettiğini iddia etmekte olduğunu, Bu iddia son derece hatalı ve gerçeğe aykırı olduğunu, Zira müvekkillerinin davacıya ait dava konusu iki adet albümün yurt dışındaki haklarını 17.02.2005 yılında imzalamış olduğu eser devir ve satış sözleşmeleri ile ... ve ... satın aldığını, Dolayısıyla 17.02.2005 tarihinden itibaren dava konusu albümlere ait tüm yurt dışı hakları müvekkillerine ait olup yasal kullanım hakkına sahip olduğunu, Müvekkillerinin satın aldığı dava konusu albümlerin yurt dışı haklarını bu defa 01.06.2016 tarihinde dava dışı ... şirketi şirketine sattığını, Dolayısıyla hak sahibi olduğu dönem içinde müvekkillerinin yasal hakları çerçevesinde herhangi bir tecavüz ve hak ihlali olmaksızın albümleri yurt dışında bastığını, dağıttığını, Ancak yine davacı kendince yorumlarda bulunarak müvekkillerinin davacının haklarına tecavüz ettiği ve bunu da ikrar ettiği şeklinde bir çıkarımla sayın mahkemeyi yanıltma gayesi içerisinde olduğunu, Tüm bu hususlar cevap dilekçesinde detaylı olarak anlatılmışsa da davacının hatalı, zorlayıcı ve mahkemeyi yanıltma amacı taşıyan yorumları karşısında tekrar edildiğini, Davacı huzurdaki dava ile ...’ a ait olan eserlerin müvekkilleri tarafından müzik platformları (... vb) üzerinden izinsiz olarak dijital müzik platformlarından umuma iletilmiş olduğunu iddia etmekteyse de yukarıda izah edildiği gibi müvekkillerinin, sanatçıya ait eserler üzerindeki mali haklarını devrettiğini, Kaldı ki; müvekkilleri tarafından hiçbir dijital platforma davacıya ait dava dilekçesinde belirtilen eserler yüklenmemiş ve hiçbir gelir elde edilmediğini, Bu hususla ilgili olarak dava dilekçesinde adı geçen tüm dijital platformlardan sorularak eserleri platforma yükleyenin kim olduğunun, eserlerden kimin gelir elde ettiğinin, eserlerin dijital platformlara hangi ülkeden yüklendiğinin, dijital platformlardakiyayınlanan eserlerin teliflerini Türkiye’de ödeyen kurumlardan müvekkillerinin ödeme yapılıp yapılmadığı sorulduğunda iddialarının gerçekliğinin ortaya çıkacağını, müvekkillerinin haksız olarak hiçbir eser ve albümü telif geliri elde etmek için hiçbir dijital platformda kullanmamış, satın aldıkları bu hakları yurt dışında bulunan ... üyesi bir firma olan ... şirketi ‘ ne devrettiğini, Davacının bu konudaki muhatapları ...şirketi olduğunu, Bu nedenle huzurdaki davanın ... şirketi şirketine açılması hukuken mümkünken kolaya kaçmak için huzurdaki dava konusu ile hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkillerine dava yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkillerinin huzurdaki davaya konu taleplerin muhatabı olmadığından davanın ve tüm taleplerin husumet nedeniyle reddini, Dijital platformlardaki linkleri verilen eserlerin hangi ülkeden ve hangi şirket tarafından hangi tarihlerde ilgili platformlara yüklendiğinin tespiti için ilgili platformlara ve müvekkillerinin telif geliri elde etmediğinin ispatı bakımından telif hakkı ödemesi yapan meslek birliklerine yazı yazılarak bu hususun tespit edilmesini, Ancak mahkemece müvekkillerinin davanın tarafı kabul edilmesi halinde müvekkillerini dava konusu eserlerin sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde plak, kaset, CD, her türlü görüntülü, görüntüsüz ses taşıyıcılarında kullanılmasını, yayınlanmasını, dağıtılmasını, çoğaltılmasını, karışık kasetlerde kullanılmasını, yayınlanmasını, dağıtılmasını, çoğaltılmasına, yurt dışı devir ve satış haklarına sahip olduğundan davanın esastan reddini talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 11/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu uyuşmazlık davacının icracı sanatçısı olduğu “...” ve “...” isimli fonogram üzerinde dijital iletim hakkının davacıya mı davalıya mı ait olduğu noktasında toplanmakta olduğunu. dosyada mübrez 19.9.1996 tarihli müzik eseri işletme belgesine göre, davaya konu “...” isimli albümün yapımcısının ...Şti. olduğunu, 18.06.1998 tarihli müzik eseri işletme belgesine göre, davaya konu “...” isimli albümün yapımcısının ....Şti. olduğunu dosyada mübrez sözleşmelerine göre prestij şirketinin albümler üzerindeki haklarını davalıya devredildiği görülmekte olduğunu. bilindiği üzere Fsek m.48/ı’e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır. devren iktisap ise Fsek m.49’da düzenlenmiştir. buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerektiğini. yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüz olduğunu. bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebileceğini. mali hakkın devri, hakkın, devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemi olup Fsek. m.48 hükmünden de açıkça görüldüğü gibi, mali hakkın devri, yer, süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir Fsek 51 hükmüne göre; “ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanınması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. ileride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir” . dolayısıyla davacının ilk devir sözleşmesini yaptığı 20.07.1993’te bağlantılı haklara ilişkin Fsek hükümlerini değerlendirmek gerekecektir. yalnız burada hemen ifade edelim ki davacı icracı sanatçı olmakla onun mali hakları Fsek 80’de belirtilenlerdir. bu nedenle eser sahibinin mali haklarından olan Fsek 25 hükmünün davaya konu olayda uygulanmasının söz konusu olmadığı değerlendirilmekte olduğunu. bağlantılı haklar, Fsek’e 1995 tarihli 4110 sayılı kanun ile girmiştir. 4110 sayılı kanun değişikliğinden önce, “bağlantılı haklar” özel olarak düzenlenmemekte ve icralar; işaret, resim ve ses nakline yarayan aletler ile işaret, resim ve seslerden oluşan koruma konuları olarak düzenlenmekte olduğunu. 4110 sayılı kanun değişikliğinden sonra bağlantılı haklar Fsek sistemine ayrı bir madde olarak dahil edilmiş ve kanundaki düzenlemelerin uygulanması amacıyla “eser sahibinin haklarına komşu haklar yönetmeliği” çıkartıldığını. 4110 sayılı kanun ile Fsek 80’e dahil edilen maddenin icracı sanatçılara ilişkin ilk hali şu şekildeydi; “eser sahibinin maddî-manevî haklarına halel getirmemek şartıyla, fikir ve sanat eserlerini özgün bir biçimde icra eden, yorumlayan, icracı sanatçılarla bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden ses taşıyıcısı yapımcıları ve radyo-televizyon kuruluşlarının, eser sahibinin haklarına komşu hakları vardır. bir icracı sanatçının icrasını tespit etme, bu tespiti çoğaltma, kiralama, icranın telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da temsili suretiyle faydalanma hakkı münhasıran icracı sanatçıya aittir 1 Erdil ENGİN, Fikri Mülkiyet Hukuku ders kitabı İstanbul 2016,s. 75 vd. ve icracı sanatçının yazılı izni gerekli olduğunu. icracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşmeyle yapımcıya devredebileceklerini. temsil bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından icra edilirse, yalnız şefin izni yeterlidir. sanatkâr veya grup; okuma, icra veya temsil için bir müteşebbis tarafından tutulmuş ise, müteşebbisin de izninin alınması gereklidir. bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kamuya açık yerlerde temsili suretiyle o kayyıttan faydalanma hakkı münhasıran yapımcıya aittir ve yapımcının yazılı izni gereklidir”. fonogramların yapıldığı tarihte ve fsek 80’in 1995 yılındaki halinde dijital iletim hakkına ilişkin bir düzenleme söz konusu değildi. dijital iletim hakkı ise maddeye 2001 tarihli 4630 sayılı kanun ile dahil edilmiştir. halen dahi yürürlükte olan hüküm şu şekildedir; “(1) icracı sanatçılar, mali haklardan bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden sonra dahi, tespit edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılmalarını ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesi ve bozulmasının önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler. (2) bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesini, bu tespitin çoğaltılmasını, satılmasını, dağıtılmasını, kiralanmasını ve ödünç verilmesini, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir. (3) icracı sanatçı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir. (4) icracı sanatçı, tespit edilmiş icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. umuma iletim yoluyla, icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının yayma hakkını ihlal etmez. (5) icracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme ile yapımcıya devredebilirler. görüldüğü üzere davaya konu fonogramların yapıldığı tarihte icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak Fsek 80’de düzenlenmemiştir. Fsek 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu albümlere ilişkin dijital iletim haklarının davalıya devredilmediği hakkın davacıya ait olduğu kanaati hasıl olduğunu. Davaya konu fonogramların yapıldığı tarihte icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak Fsek 80’de düzenlenmemiştir. fsek 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu albümlere ilişkin dijital iletim haklarının davalıya devredilmediği hakkın davacıya ait olduğu,sonuç ve kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın; davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği eserlere yönelik tecavüzün tespiti meni ve ref'i taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere fonogram yapımcısı; icracı sanatçının izniyle yapılmış bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kişiye açık yerlerde temsil suretiyle o kayıttan faydalanma hakkına sahip olan kimselerle, bir işareti, resmi veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari amaçlarla haklı olarak çoğaltan ya da yayan kimsedir. Fonogram yapımcısının hakları icraya ve bazen de eser sahibinin iznine bağlı, sınırlı, ancak aslen iktisap olunan haklardır. Yine bu haklar hukuki niteliği itibariyle eserin veya icranın korunması mahiyetinde olmayıp, eser veya icranın tespiti yapılan vasıtalar ile bunları imal eden şahsın menfaatlerinin korunması mahiyetindedir”. Söz konusu bağlantılı haklar, eser sahibinin haklarını ne değiştirebilir, ne sınırlayabilir ne de ortadan kaldırabilirler. Bu sebeple, FSEK'in hem 1/B Maddesinin (j) ve (k) bendleri, hem de 80. maddesi “eser sahibinin manevi ve maddi haklarına zarar vermemek kaydıyla” bağlantılı hakların var olduklarını” belirtmiştir”
FSEK.m.80/B'ye göre, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra, eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama haklarını münhasıran haizdir. Bu çerçevede fonogram yapımcısının hakları şunlardır;
1. Tespitin doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması,
2. Tespitin her türlü yöntemle satılması ve dağıtılması,
3. tespitin kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi,
4. Tespitin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla umuma iletimi ve yeniden iletimi( Radyo- televizyon aracılığıyla yayın),
5. yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması,
6. Tespitin telli veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle umuma iletilmesi,
7. Tespitin internet ortamında umuma iletilmesi.
FSEK 80/B hükmünde de açıkça beliritldiği üzere fonogram yapımcısının eser sahibinin mali hakları FSEK 48 ve FSEK 52 çerçevesinde devraldıktan sonra tespitin kullanım hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere FSEK m.48'e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır. Devren iktisap ise FSEK m.49'da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür. Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Mali hakkın devri, hakkın, devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemi olup FSEK. m.48 hükmünden de açıkça görüldüğü gibi, mali hakkın devri, yer, süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir”.
5846 sayılı yasının 80. maddesinde “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar” başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir. Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274; İlhami Güneş, “FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama”, s.173). Bu kişiler yaratılmış eserlerin umuma arz edilmesine bir anlamda köprü görevi görürler. Tablo gibi, roman gibi bazı eserlerin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç yoktur. Ancak bir müzik eserinin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç duyulmaktadır. Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir. Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir. Yönetmelik m. 4'te komşu hak “Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240). Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, “kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse” olarak tanımlamıştır.
5846 sayılı yasının 80. maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.
Dosyada mübrez 19.9.1996 tarihli Müzik Eseri İşletme Belgesine göre, davaya konu “...” isimli albümün yapımcısının ....ŞTİ. olduğu, 18.06.1998 tarihli Müzik Eseri İşletme Belgesine göre, davaya konu “...” isimli albümün yapımcısının ...LTD.ŞTİ. Olduğu anlaşılmış; dosyada mübrez sözleşmelere göre ise da dışı ... şirketinin albümler üzerindeki haklarının davalılardan ... tarafından davaya konu edilen albümlerden “...” in ... 22. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesi ile davaya konu edilen albümlerden “...” ın ise dava dışı ... TİC. LTD. ŞTİ. ‘ den ... 22. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı eser devir ve satış sözleşmesi ile mali haklarının iktisap edildiği, davalılardan ... ise davaya konu albümlerden "..." albümünün işletim, kullanım ve lisans haklarını 07.02.2006 tarihinde devralındığını, "..." isimli diğer albümünün işletim, kullanım ve lisans hakları ise icra satışı ile önce ... Tic. A.Ş.'ye sırasında ... 22.Noterliğince yapılan satış ile ... A.Ş. Ye devredildikten sonra ... tarihinde ... 11. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile devralındığı savunması ileri sürülmüştür.
FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ... K.)
5846 sayılı yasının 80. Maddesinde "Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir." şeklindeki hüküm ile fonogram yapımcısının haklarının doğumu "icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmaya" bağlanmıştır.
FSEK m. 80/I/B'de "bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcılarının eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra (...) haklara sahip olacağı belirtilmiş olup, takiben (1) numaralı bendinde "eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitten söz ettiğinden, Türk Hukuku'nda ilk tespitten doğan hakların kullanılabilmesi için; hem eser sahibinden hem de icracı sanatçıdan "mali hakları kullanma yetkisinin" devralınmış olması gerekir. Maddede mali hakları kullanma yetkisi ruhsat, lisans anlamında kullanılmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ... E., ... K.)
Davaya konu fonogramın yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’de de düzenlenme bulunmamaktadır. Dolayısıyla da davacının 27/09/2000 tarihli muvafakatını düzenlediği dönemde ilgili hak mevcut bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sözleşmenin bu hakkı kapsar biçimde yorumlanması mümkün değildir.
Davaya konu" ..." ve "..." isimli fonogramın yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’de düzenlenme bulunmadığından, FSEK 51.maddesi; ilerideki faydalanma imkanlarını düzenlemiş olup "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir" hükmü dikkate alınarak, fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olması gerektiği de gözetilerek; davacının albümdeki icraların dijital mecralarda kullanımına ilişkin herhangi bir muvafakat vermediği anlaşıldığından davanın kabulüne davalıların dava konusu icraları dijital mecralarda kullanma şeklindeki eylemlerinin, davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, dava konusu ... - ... isimli albümün, albümdeki "... " isimli icraların (şarkıların); ... - ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının eyleminin, davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine;
Dava konusu ... - ... isimli albümün, albümdeki "... " isimli icraların (şarkıların); ... - ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 247,70 TL bakiye karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan: 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 335,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 9,335,75 TL ve 359,80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 9.695,55 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim