Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/211
2025/36
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/211 Esas
KARAR NO : 2025/36
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacının ... menşeili bir şirket olduğunu, 200 yılı aşkın bir süredir en yüksek kalitede ayakkabı ve terlik çeşitleri üretiminde faaliyet gösterdiğini, müvekkillerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... ve ... sayılı ... kelime markaları ile, ... sayılı ve ... sayılı logo/şekil markalarının da tescilli sahibi bulunduğunu, ... markasının Türkpatent nezdinde ... sayı ile tanınmış marka olarak kayıt altına alındığını, tescilli ve tanınmış markalarının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın kullanılarak yoğun reklam ve tanıtım faaliyetleri ile tüketici kitlesine ulaştırdığını, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... D. İş ve ...K. Sayılı dosyası kapsamında tedbir talepli olarak tespit talebinde bulunulduğunu, bilirkişi marifetiyle gerçekleştirilen tedbir uygulaması neticesinde davalılar tarafından satışa hazır şekilde mağazalarında bulunan ürünlere tedbiren el koyularak yeddi emine teslim edildiğini, akabinde hazırlanan 04.12.2023 tarihli rapor ile; "...Markaların bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında aleyhine tespit istenenin yukarıda görüntüsü yer alan işyerinde bulunan ürünlerde kullanılan “...” ibarelerinin Tespit isteyen tarafın tescilli “...” markaları ile iltibas yarattığı görüldüğünü, markaların aynı sınıfta kullanıldığı tespitimizle aynı zamanda karıştırılma ihtimali olduğu ve iltibas yarattığı kanaatine varılmıştır..." tespit edildiğini, davalının ürünler üzerinde kullanılan logoların, müvekkillerinin tescilli ve tanınmış markalarının birebir aynısı olduğunu, davalı tarafından davacı ve markaları aleyhine iktibas yaratıldığını, hak sahibi davacının büyük emek, para ve zaman harcayarak elde ettiği itibar ve güce zarar verdiğini, davacı aleyhine “marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiği, bu durumun tespiti ile önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ettiğini, davalı tarafından, müvekkillerinin ve ... markasına yaratılan marka tecavüzü ve bu markalar ile ürünlerine yönelik yaratılan haksız rekabet durumunun tespitini, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21.11.2023 tarihli ve ... D.İş. ve... K. sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesini, davalıların tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet fillerinin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu cümleden olmak üzere, davalının, müvekkilleri aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, internet sitesi, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dâhil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesini, davaya konu mütecaviz kullanımlara ilişkin ürün, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyal ve benzeri vasıtalara el konulmasını, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21.11.2023 tarihli ve ... D.İş. ve ... K. sayılı ihtiyati tedbir kararı icrası kapsamında el koyulan ürünler ile birlikte - hüküm kesinleştiğinde imhasını, dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesini müteakip masrafları davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
13/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davalı tarafından satışa arz edilen “...” markalı terliklerin sahte ürün olduğunu ve davalı kullanımlarının davacı ... firmasına ait ... ve ... sayı ile tescilli ibareli markalardan kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava; marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK'nın 29/1 maddesinde sayılmış olup, madde içeriği aynen şöyledir:
“Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek”
SMK 7/1-2 maddesi de aynen şöyledir.“Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.”
Kavram olarak "marka" bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan işaretlerdir. Marka'nın bir işaret olması yanında "ayırdedicilik" vasfı da taşıması gerekir (Yasaman/Yusufoğlu, Marka Hukuku, İstanbul 2004, s.15 vd.; Kaya, A.: Marka Hukuku, İstanbul 2006, s.32 vd.). Markanın ayırdedicilik niteliği taşıyan, özgün ve karakteristik kısmı asli (esaslı) unsuru olarak kabul edilirken, bu niteliği taşımayan ve herkesçe kullanılabilen unsurlarına tamamlayıcı unsur denilmektedir.
Başkasının hak sahibi olduğu bir markanın aynen kullanılması iktibas suretiyle marka hakkına tecavüz sayılır. Karıştırılma (iltibas) suretiyle marka hakkına tecavüz ise başkasının hak sahibi olduğu bir markanın alıcıların karıştırmalarına neden olacak surette benzerinin kullanılmasıyla vücut bulur.
Karıştırılma ihtimali, klasik ve geniş anlamda olmak üzere iki şekilde tanımlanmaktadır. Klasik anlamda karıştırılma ihtimali, bir mal veya hizmetin alıcısı durumunda bulunan kimselerin almayı düşündüğü, bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı düşüncesiyle, başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali (tehlikesi) ile karşı karşıya olması anlamına gelmektedir. Geniş anlamda karıştırılma ihtimali ise, markalar arasında herhangi bir şekilde bağlantı kurulması tehlikesini de içerir. Karıştırılma ihtimali kavramı zaman içerisinde, mahkeme kararları doğrultusunda, markalar arasında bağlantı olduğu ihtimalini de içerecek şekilde yorumlanarak genişletilmiştir.
Başka bir anlatımla karıştırılma (iltibas) iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Bozbel, S.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).
Bu husus araştırılırken önce markalar arasında, daha sonra mal veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığına bakılmalı ve benzerliğin saptanmasında markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenim dikkate alınmalıdır (Teoman, : Yaşayan Ticaret Hukuku, C.1, Hukuki Mütalaalar, İstanbul 1992, s.34, 120 vd. - naklen: Cengiz, D.: Türk Hukukunda İktibas veya İltibas Suretiyle Marka Hakkına Tecavüz, İstanbul 1995, s.7,)
Benzerlik göreceli bir kavramdır. Tecavüzü oluşturan, alıcıların benzer markaları karıştırmaları ihtimalidir. Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir (HGK'nın 09.03.2016 gün, ... E.-... K. sayılı kararı). Bu ihtimalin değerlendirilmesinde kıstas; bu işin ilgilisi veya uzmanı kimselerin değil, tüketicilerin algısı ve bakış açısıdır. Eğer tüketici konumundaki halk bu iki işaret arasında şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurabilecekse karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edilebilir. Öğretide markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir (Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, 5.b., İstanbul 2012, s.443)
TPMK kayıtlarına göre, davacıya ait ... ibareli markanın “...” ürünlerinde “Tanınmış marka” olduğu tespit edilerek ... tarih ve ... sayı ile tanınmış marka siciline kayıt edildiği, davacıya ait 07.10.1992 tarih ve ... sayılı “...” markası ...Sınıfta “Ayak bakımı maddeleri, iç tabanlar, ortapedik ayak ve ayakkabı vatkaları, ayakkabıcılık mamullerinden ayakkabılar ve Sandaletler.”de, davacıya ait ... tarih ve ... sayılı “...” markası ... Sınıfta “... (Giyim, başlık; ayakkabılar, ayakkabı parçaları ve donanımları, yani ayakkabı sayaları, topuklar, dış tabanlar, iç tabanlar, ayakkabı tabanları için parçalar, ayak destekleri, kemer destekleri ve ayakkabı ara parçaları; ayakkabı için tabanlar” emtialarında tescilli olduğu görülmüştür.
Taklit markayı taşıyan malları satma, dağıtma, bir başka şekilde ticaret alanına çıkama, ithal işlemine tabi tutma, ihraç etme ya da ticari amaçla elde bulundurma veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunma eylemleri kapsamında kullanan kişinin eyleminin tecavüz sayılması için bu kişinin söz konusu markanın taklit edildiğini bilmesi veya bilmesi gerekmesi gerekmektedir. Bu noktada “bilmek” markanın taklit edildiği hususunda bilgi sahibi olmak anlamına gelmektedir. Bir diğer ifade ile kişi malı alırken taklit olduğunu bilerek almakta ve sonrasında ticaretini gerçekleştirmektedir. Buna karşın, kişi tarafından ticaretini gerçekleştirdiği malların taklit olduğunu “bilinmesinin gerektiği” hususu açısından objektif bir ölçüt bulunmamaktadır Bu husus somut olayın özellikleri dikkate alınarak tespit edilecektir. Bununla birlikte genel çerçevenin çizilmesinde TTK M.18/2 uyarınca tacire yüklenen basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğünün, malın taklit olduğunun bilinmesi gerekliliği açısından da yol gösterici olarak değerlendirilebileceği kabul edilebilir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davadan önce delil tespit işlemine konu edilen ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D. iş sayılı dosyasında tespit talep edilen “... tabelalı işyerinin sağında faaliyet gösteren 1 numaralı“ işyeri adresinde 10 tek ve 51 çift “....” markalı taklit terlik ürünün Tespit Talep Eden Vekilinin talebi doğrultusunda yeddiemine teslim edildiği, İşyeri Vergi Levhasında işyeri sahibinin/ mükellefin “... ” ... Vergi Dairesine kayıtlı olduğu, anlaşılmaktadır. Somut olayda ürünlerin tespit edildiği mağazada, ayakkabı/terlik gibi ayak giysilerinin satışının gerçekleştirildiği, mağazada bulunan vergi levhasına göre işyeri faaliyet konusunun “Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda spor ayakkabısı perakende ticareti” olduğu, mağazada tespit edilen ürünlerin davacıya ait tescilli markayı, davacı ürünlerinin tasarım, etiket, kutu vs. gibi piyasaya sunuluş şekillerini birebir içerdiği, tacir olan ve ayakkabı ticareti ile iştigal eden davalının işi gereği davacının tescilli ve üstelik tanınmış olan markasını ve piyasaya sunuluş şekillerini bilmesi gerektiği hususları dikkate alındığında ürünlerin davalı tarafından ticari amaçla elde bulundurulduğunun açık olduğu, davalı tarafından satışa arz edilen “...” markalı terliklerin sahte ürün olduğu ve davalı kullanımlarının davacı ... firmasına ait ... ve ... sayı ile tescilli ibareli markalardan kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davacının tescilli "..." markasını taşıyan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, internet sitesi, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dâhil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesine ; davacının tescilli "..." markasını taşıyan ürün, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyal ve benzeri vasıtalara el konulmasına, el konulan ürünler ile ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21.11.2023 tarihli ve... D.İş. ve ... K. sayılı ihtiyati tedbir kararı icrası kapsamında el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde imhasına, davacının haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması nedeniyle de hüküm özetini karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davacının tescilli "..." markasını taşıyan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, internet sitesi, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dâhil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesine ; davacının tescilli "..." markasını taşıyan ürün, tabela, ilan, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesinin; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyal ve benzeri vasıtalara el konulmasına, el konulan ürünler ile ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 21.11.2023 tarihli ve ... D.İş. ve ...K. sayılı ihtiyati tedbir kararı icrası kapsamında el konulan ürünlerin hüküm kesinleştiğinde imhasına,
2-Hüküm özetini karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan: 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 432,00-TL posta gideri ve 539,70 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 9.971,70-TL yargılama gideri ve ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş delil tespiti dosyasında yapılan 4.030-TL bilirkişi ücreti, posta gideri ve 714,45-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.744,45-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.