mahkeme 2022/233 E. 2025/77 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/233

Karar No

2025/77

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/233 Esas
KARAR NO : 2025/77

DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 08/04/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkileine ait tescilli ve tanınmış “...” tescilli markalarının sahte ve taklitlerinin davalı tarafından ... isimli satış noktasında müvekkillerinin herhangi bir izni ve onayı olmaksızın sahte olarak kullandığını; SMK’nun 29 ve 7.Maddeleri uyarınca müvekkillerine ait markanın ve logonun davalı tarafından kullanımının engellenmesni, SMK’nun 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzün tespitini ile tecavüzün durdurulmasını ve
önlenmesini, TTK’nun 55/1.a.4. maddesi hükmünce davalının müvekkillerine ait tescilli markayı ve logoyu kullanıyor olmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasını ve önlenmesini, dosya içinde yer alan belgeler, değişik iş tespit dosyası ve savcılık dosyası incelenerek davalının müvekkillerinin tanınmış “...” markasına tecavüz niteliğinde olan davalı tarafından kullanılan sahte su ve su kapları (şişe, damacana vs) cinsli ürünlerin, davalının adresinde ve tespit edilecek diğer adreslerdeki tüm ürünlere el konulması ve iltibaslı “...” ibaresinin ürünler ve her türlü tanıtım belgeleri üzerinde kullanılmasının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı
verilmesini, “...” ibaresinin ürünler ve her türlü tanıtım belgeleri üzerinde kullanılmasının engellenmesini, iş yeri tabelalarında, magnet ve basılı evrakta “...” ibaresinin çıkarılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini,... adresindeki internet sitesi dahil davalının tüm internet siteleri ve sosyal medya hesaplarından “...” ibaresinin çıkarılmasını, bu mümkün olmaz ise web sitelerine erişimin tedbiren önlenmesini, müvekkillerinin TPE nezdinde tanınmış marka sicilinde .... başvuru numarası ve 14.11.2006 tarihli “...” markası ülke çapında tanınmış marka haline geldiğini, ...” ismiyle kayıtlı bir çok tescilli markalarının olduğunu, davalının, müvekkillerine ait tescilli markaları olan “...” ibareli damacanalara başka yerden su doldurmak ve ... prosedürlerine uygun olmayan nitelikte farklı renkte kapak kullanmak suretiyle sattığı ve satışa arz ettiğini, davalı bu markaları ve satışları “...-...” ticari ünvanı ve “...” isimli su satış noktasında müvekkillerine herhangi bir izni ve onayı olmaksızın kullandığı ve satışının yapıldığı bilgisine ulaşıldığını, bunun üzerine, SMK’nun 29. ve 7. Maddesi uyarınca, ... 1. Fikri ve Sınai HaklarHukuk Mahkemesinde ... Değişik İş sayılı delil tespit davası açıldığını, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda: konu ihlal, ... Bankası ... şubesi tarafından müvekkillerine çağrı merkezine gelen ihbar ile tespit edildiğini, davalı, ... Bankası ... şubesine ... logolu damacanalar getirdiğini, ancak kapaklar ve İç Su şüphe uyandıdığından bu durum ... Bankası çalışanları tarafından müvekkillerine bildirilmiş ve ihlal tespit edildiğini, ayrıca bu damacanalarda emniyet bandı ve bandrol olmadığı tespit edildiğini, davalı ile müvekkilleri arasında geçmişte ticari ilişki olmakla beraber, altı aydan uzun bir süredir müvekkilleri tarafından davacıya herhangi bir su veya damacana satışı yapılmadığını, konu eylem suç teşkil ettiğinden, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nda derdest... soruşturma sayılı şikayet dosyası açıldığı ve savcılık tarafından bir takım ürünlere el konulduğunu, davalının müvekkilerine ait markanın sahte ve taklitlerini ürünleri üzerinde kullanmaya devam ermesi halinde ortaya çıkabilecek telafisi imkânsız zararlar dikkate alınarak ihtiyatı tedbir kararı verilmesini ve değişik iş tespit dosyasında alman ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesinei ve bu cümleden olmak üzere, davalının müvekkilerine ait "...” markasına benzer, sahte ve taklit ürünlerinde, hizmetlerinde, reklam ve tanıtımlarında, tabelasında, iş yerlerinde, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta, etiket, faturalar, tabela ve benzeri ticari dokümanlarda kullanmasının önlenmesini, davalının müvekkilerine ait “...” markasına benzer, sahte ve taklit ürünleriyle ticaret; yapmaktan, ürünleri satmaktan, sağlamaktan, satışa arz etmekten, İthal ya da ihraç etmekten, jelde bulundurmaktan, satışa arz etmek üzere depolamaktan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmaktan men edilmesini, davalının müvekkilerine ait '‘..." markasına benzer, sahte ve taklit ürünleri, ambalajlar, etiketler, ilan, reklam, broşür, afiş, magnet ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın davalının merkezinden, bayilerinden ve görüldüğü her yerden gümrükler dahil toplanması ve dava sonuna kadar emin bir yerde muhafaza altına alınması ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhası hususlarında kararı verilmesini,... sosyal medya hesabı dahil, internetteki ve diğer mecralardaki “...” ibaresi dahil tüm reklam, tanıtım, kullanım, pazarlama ve ticari faaliyetlerin durdurulmasını, “...” İbaresinin ilgili sitelerden çıkarılmasını, mümkün olmadığı takdirde ilgili internet sitelerine erişimin tedbiren önlenmesini, davalıya ait ...sosyal medya hesabında müvekkillerine “..." ticaret unvanını ve “...” markası ile iltibas yaratacak tüm tamum ve kullanımlarının tedbiren durdurulmasını ve erişimin engellenmesini, ilgili sitelerden “..." ticaret unvanım ve “..." markası kullanımlarının tedbiren çıkarılmasını, davalı ile ilgili olarak ... sitesinde ve davalının ismini taşıyan ... bölümündeki tüketici yorumlarının müvekkilleri alevlime yorumlanması ve müvekkilleinin ticari itibarını zedelemesi sebebiyle ilgili internet sitelerinde davalı ile ilgili olan URL adreslerine erişimin engellenmesini, ilgili sitelerden “...” ticaret unvanını ve “...” markası kullanımlarının tedbiren çıkarılmasını, verilecek ihtiyati tedbir kararının dava sonunda verilecek esas hüküm kesinleşene kadar devamına karar verilmesini, davalının benzer, sahte ve taklit ürünleri kullanarak müvekkilleri aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitini, tespit edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, bu cümleden olmak üzere; davalının müvekkillerine ait “..." markasına benzer, sahte ve taklit ürünlerinde, reklam ve tanıtımlarında, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta, faturalar ve benzeri ticari dokümanlarda kullanmasının önlenmesini, davalının müvekkillerine ait “..." markasına benzer, sahte ve taklit ürünleri, üretmekten, satmaktan, sağlamaktan, satışa arz etmekten, ithal ya da ihraç etmekten, elde bulundurmaktan, satışa arz etmek üzere depolamaktan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmaktan men edilmesini, davalının ticari unvanını markasal biçimde kullanmaktan men edilmesini, davalının müvekkillerine ait “..." markasına benzer, sahte ve taklit ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıtlar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın toplanmasını, dava sonuna kadar emin bir yerde muhafaza altına alınması ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhası hususlarında karar verilmesini, davalının müvekkillerinin marka hakkına tecavüz filleri nedeniyle 6100 sayılı HMK'da yer alan belirsiz alacak davası hükümlerinin uygulanarak şimdilik 1.000-TL maddi ve 100.000-TL manevi zararın davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini, davalıya ait ... ve ... adresindeki sosyal medya hesabındaki içeriğin müvekkillerinin markasını içermesi sebebiyle “...” ibaresinin çıkarılmasını, söz konusu siteye erişimin tamamen durdurulmasını, davalıya ait...ve ... adresindeki sosyal medya hesaplarında müvekkillerinin markası ve ticaret unvanını içerir tüm ibarelerin çıkarılmasını, çıkarılmasının mümkün olmaması halinde söz konusu web sitelere erişimin engellenmesini, davalı ile ilgili olarak ...sitesinde ve davalının ismini taşıyan ... bölümündeki tüketici yorumlarının müvekkilleri aleyhine yorumlanması ve müvekkillerinin ticari itibarını zedelemesi sebebiyle ilgili internet sitelerinde davalı ile ilgili olan URL adreslerine erişimin engellenmesini, ilgili sitelerden “...” ticaret unvanını ve “...” markası kullanımlarının çıkarılmasını, verilecek olan hükmün, masrafı davalıya ait olmak üzere yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanını, Yargılama giderleri, yedi emin ve imha masrafları, sair masraflar ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini karar verilmesini” talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesine Özetle:
müvekkilleri, ... olarak 2006 yılından 2022 yılına kadar ... A.Ş'nin alt bayiliğini yaptığını, davacı taraf, dava dilekçesinde, müvekkillerinin satışa arz ettiği ... Damacaların satışında ''...adresinde yer alan ''... '' isimli su satış noktasında herhangi bir izni ve onayı olmaksızın kullandığı ve satış yapıldığını iddia edip, yine dava dilekçesinde ise müvekkilleri ile aralarında geçmişte ticari ilişki olduğunu beyan ettiğini, bilindiği üzere davacı ... A.Ş. bir ... iştiraki olduğunu, 2019 yerel seçimlerinde ... yönetiminin değişmesiyle birlikte ... A.Ş yönetimi de değiştiğini, bu tarihten itibaren davacı tarafça müvekkillerine karşı mobbingler başladığını, en nihayetinde müvekkillerinin sözleşmesinin feshedildiği noktaya gelindiğini, 16 yıl boyunca ... A.Ş'nin alt bayiliğini layıkıyla yapan, bunun karşılığında ... A.Ş tarafından bayilik bölgesi genişletilen müvekkilleri hakkında,16 yılın sonunda sözleşmesi haksız şekilde feshedildikten sonra böyle bir davanın açılmış olması güvenirlikten uzak ve art niyetli olduğunu, müvekkillerinin satışa sunduğu tüm ürünleri dava dışı ...şti.'den temin etmekte olduğunu, kendi tesisinde su dolumu yapmamakta olduğunu, bu nedenle, ortada ihlal edilen bir marka hakkı, markaya tecavüz, iltibas teşkil edici eylem bulunmadığını, müvekkillerinin sattığı damacana su ... markasına ait olduğunu, dava aşamasında yapılacak olası bir laboratuvar incelemesinde farklı marka su olduğu tespit edilse dahi, bu aşamada müvekkillerinin uhdesinde olmayan damacanalar bakımından müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağı gibi aynı zamanda satışa sunulan sular dava dışı akarsu pazarlamadan alındığından müvekkillerinin hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağını, müvekkilleri ile davacı tarafın iş ilişkisinde dava dışı ... Şirketi'de ("...") var olduğunu, dava dışı ... ana bayii olduğunu, müvekkillerinin ürünleri
buradan temin ettiğini, dava dışı ..., 30.05.2022 tarihinde, müvekkilleri ile aralarındaki sözleşmeyi haksız ve bildirimsiz bir şekilde feshetmekle birlikte, müvekkillerinin zararını giderebilmek, elindeki malları satabilmek adına makul süre verilmediğini, müvekkillerinin haksız fesih sonucu hem davacı tarafla hem de ... yetkilileri ile görüşmelerde bulunmaya çalışmış ancak sonuç alamayınca, taraflarınca dava dışı ...aleyhine sözleşmeye dönülmesini sağlamak amacıyla dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olduklarını, ... ile müvekkilleri arasında 17.10.2022 tarihinde arabuluculuk toplantısı dahi yapıldığını,
müvekkilleri ile dava dışı ... arasında bulunan Sözleşme de haksız bir şekilde feshedildiği için, müvekkillerinin işletmesinde, fesihten sonra da dava dışı ...'dan aldığı mallar bulunmakta olduğunu, ancak, müvekkillerinin uhdesinde kalan işbu mallar (yalnızca damacanalar) depozito olarak para karşılığında dava dışı ...'dan alındığını, dava Dışı ... ise Müvekkilleri ile arasındaki sözleşmeyi feshetmesi sonucunda, müvekkillerinden ücreti karşılığında uhdesinde bulunan damacanaları alması gerekmesine rağmen almamış ve buna yönelik de herhangi bir girişimde de bulunmamış olduğundan, müvekkillerinin elinde çok fazla damacana kaldığını, davacı tarafından, işbu davaya dayanak teşkil ettiği belirtilen ... 1. fikri sınai haklar hukuk mahkemesi'nin ... d.iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda veya savcılık dosyasında, müvekkillerinin satışa sunduğu damacanalar içerisindeki suyun, orjinal ... suyu olduğuna yönelik herhangi bir tespit veya araştırma yapılmadığını, davacı taraf, dava dilekçesi ile ''... 'nin kapak ve iç su ... dolum standartı dışında'' olduğunu iddia ettiğini, bu iddia son derece mesnetsiz olduğunu, zira, davacı şirket tarafından istenen delil tespiti dosyası da dahil olmak üzere, damacanalar içerisindekisudan herhangi bir örnek alınmamış ve laboratuvar nezdinde inceleme yapılmadığını, eğer davacı şirketin delil tespiti talebi tam olarak yerine getirilmiş olsa idi, damacanalar içerisinden su örneği de alınması gerektiğini, ancak davacı şirket tarafından yalnızca farklı marka kapak kullanılmasına dayanılarak içerisindeki suyun da başka bir yerden doldurulduğu iddia edildiğini, el koyulan ve işbu davaya konu damacanaların içindeki sular ... markasına ait olduğunu, damacanaların içindeki suyun ... markasına ait olmadığının tespiti ile ilgili herhangi bir laboratuvar ortamında alınan bilimsel ve somut bir tespit olmadığını, bu sebeple D. İş dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporunun, ne bilimsel açıdan ne de hukuki açıdan herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler yönünden reddini, müvekkilleri aleyhine verilen haksız ihtiyadi tedbir talebinin kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini” talep ettiği görülmüştür.
Davacı Vekilinin Cevaba Cevap Dilekçesine Özetle:
öncelikle davalı yan cevap dilekçesinde huzurdaki davanın açılmasını kötü niyetli eylem olarak belirtmiş ise de, dava dilekçelerinde de beyan ettikleri üzere davalı yan sahte su dolumu yaparak hem müvekkillerinin haklarını ihlal etmiş olduğunu, hem de halk sağlığını tehlikeye attığını, gerçekten de yerinde yapılan bilirkişi tespiti ile, davalıya ait iş yerinde orijinal ... 19. Lt. damacanalarla birlikte, işyeri önündeki ... markalı dolu damacananın kapağı üzerinde ... markası tespit edildiğini, emniyet şerit bandının bulunmadığını, ilgili damacananın orijinal olmayan, sonradan doldurulmak suretiyle kapaklanmış damacana olduğunu, damacanaların üzerinde ... markasının bulunduğunu, kapaklarında ... markası tespit edildiğini, emniyet şerit bandının bulunmadığını, ilgili damacananın orijinal olmayan, sonradan doldurulmak suretiyle kapaklanmış damacana olduğunu, üstelik bu sahte suların dava dışı ... Bankası ... şubesine satıldığı ve fatura edildiği tespit edilmiş olduğunu, zaten davalı da cevap dilekçesinde satışı yapılan tüm suların ... isimli firmaya ait olduğunu ikrar etmiş olduğunu, bu durumda davalı da sahte su dolumu yaptığını kabul etmiş olduğunu, daha önce de izah ettiğimiz üzere davalı yanın kaçak su dolumu yaparak müvekkillerine ait "..." markasına ait damacanaları satması, bu işten hem haksız kazanç elde etmesi hem de marka hakkına tecavüz etmesi sebebiyle, müvekkillerinin maddi ve manevi tazminat hakkı olduğunu, zira davalı yan müvekkillerine ait markanın izinsiz ve taklit olarak kullanılması neticesinde müvekkillerinin uğramış olduğu manevi zararları karşılamakla mükellef olduğunu, unutulmamalıdır ki, davalı firma hiçbir zahmete girmeden ve denetim altında olmadan vekil edenin marka gücünü kullanarak haksız rekabet içinde gelir elde ettiğini, kaynak su üretimi, dolumu ve satışı yüksek standartlarda denetime tabii olup, davalı yan tüm bu denetim aşamalarını geçerek, sanki müvekkillerine ait "..." markasını satarmış gibi sahte dolum ile elde edilen damacanaları satarak müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ettğini beyan etmiştir.
Davalı Vekilinin İkinci Cevap Dilekçesine Özetle: cevap dilekçelerinde de belirttikleri gibi davacı taraf mahkeme huzurunda görülen bu davayı açarak kötü niyetli hareket ettiğini, şöyle ki; davacı yan, müvekkillerinin ... marka
damacanaların sonradan su doldurulmak suretiyle satışının yapıldığını iddia ettiğini, ancak müvekkilleri ... olarak 2006 yılından 2022 yılı Haziran ayına kadar ... A.Ş'nin alt bayiliğini yapmış olduğunu, müvekkillerine bu 16 yıl boyunca -son olarak ...olmak üzere- ... A.Ş' nin birçok ana bayisinin bölgedeki alt bayisi olarak çalıştığını, müvekkillerinin 16 yıl boyunca basiretli bir şekilde alt bayii olarak yükümlülüklerini yerine getirmiş, ...
markasının bölgede isminin duyulmasını sağlamış, yıllar içerisinde satış rakamlarını yukarılara çekmeyi başarmış, bu süreçte hiçbir şekilde müvekkilleri hakkında orjinal olmayan su satıldığına dair şikayetçi olunmadığını, ancak gelinen son noktada müvekkillerine haksız şekilde sözleşmesi feshedildiğini, kendisine elindeki faturalı, yüksek adetli damacana suların satışı için süre verilmemiş veyahut bahse konu malların sadakat yükümlülüğü gereği kendisinden geri alınması için ... A.Ş. Ve ... tarafından görüşme sağlanmadığını, her ne kadar bahse konu malların iadesi konusunda davacı yan tarafımıza hukuki yollara başvurulabileceği tavsiyesinde bulunsa da, taraflarınca ... A.Ş.'nin ana bayisi olan dava dışı ... karşı arabuluculuk başvurusu yapılmış ve görüşme sağlanmış fakat taraflar anlaşamamış, davacı tarafın kapatılmasını istediği ...sosyal medya hesabındaki gönderiler müvekkilleri tarafından kaldırıldığını, davacı yanın sunmuş olduğu görüntüler aslen 2020 yılında yayınlanmış gönderiler olup sehven güncelleme yapılarak yayınlanmış olduğunu, kaldı ki bahse konu görüntülerde herhangi bir şekilde damacana ürünleri bulunmayıp, satışı için bayii olmayı gerektirmeyen pet grubu diye tabir edilen ürünlerden oluşmakta olduğunu, ancak müvekkillerinin itibarı ve maddi kaybı gereğince, verilen ihtiyadi tedbir kararının Sayın Mahkemenizce kaldırılmasını talep ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler yönünden reddini, müvekkilleri aleyhine verilen haksız ihtiyadi tedbir talebinin kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini” talep ettiği görülmüştür yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini” talep ettiği görülmüştür.
18.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bilişim yönünden yapılan incelemeler sonucunda; davalının ...adresli ... Sayfası İncelemesinde: incelenen ... hesabının davalıya ait olduğunu, davalının 28.01.2020 tarihli paylaşımında “...” markaları birçok görselin yayınlanmış olduğunu ve davalının ... hesabında “...” markaları birçok görseli yayınlanmış olduğunu, şikayetvar sayfası incelemesinde: incelenen sayfada 03.06.2021 tarihinde “...” başlığı ile bir şikayet yayınlanmış olduğu tespit edildiğini, “...” logosu bulunan damaca içindeki suyun özellikleri, ... suyun ayırt edici niteliklerinden biri olduğunu, konu damacana içindeki suyun laboratuvarda analizinin yapılmaması (analiz raporunun dosyada bulunmaması), asli unsur bütünlüğünü bozduğunu, suyun ... markasına ait orijinal su olup olmadığının bilinmediğini damacana kapağı, kapak emniyet bandı ve ürün etiketi konu damacananın ayırt edici niteliklerini oluşturmakta olduğunu, esas unsurları olan ayırt edici niteliklerini bozacak şekilde, emniyet bantsız farklı kapakların ve iltibasa neden olacak şekilde taklit etiketlerin kullanılmasının, orijinal “...” damacanasını oluşturan esas unsurların ihlali kapsamında değerlendirilebileceğini, davalının işyerinde damacanaların üzerinde yer alan , “...”, damacanaların bazı kapaklarında “...” ibaresinin, bazı kapaklarında “...” ibaresinin, davalının işyeri tabelasında yer alan “...”, magnetlerde “...” şeklindeki marka kullanımlarının davacı tarafın tescilli tanınmış ”...”, “...”, “... ” markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, bu sebeple iltibas yarattığını, marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı tarafından uyuşmazlık konusu markanın somut uyuşmazlıkta konu edildiği şekilde kullanılmasının TTK 55/1/a/4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiğini, takdirin sayın mahkemeye ait olmak üzere görüş ve kanaatlerini sunmuşladır.
03/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı adreslerinde ayrı ayrı yerinde inceleme yapıldığını, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacının e-defter mükellefi olduğunu, envanter defter açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığını, e-defter beratlarının yasal süresinde GİB sistemine yüklendiğini, defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz
olduğunu, davalının 2020 yılında 2. Sınıf tacir olduğunu, İşletme Esasına göre defter tuttuğunu, yani 2020 yılında defter tasdik zorunluluğu bulunmadığını, 2021 yılında Bilanço esasına geçtiğini, 2021-2022 yılları ticari defter tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığını, defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunu, davalı işletmenin, davacı ana bayisi olan dava dışı ...ile dava konusu ürünlerin satışını gerçekleştirme maksadıyla yapılmış alt bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşmenin 30.05.2022 tarihi itibariyle feshedildiğini, gerek sözleşme feshinden önceki gerekse sonraki döneme ilişkin davalının satış faturalarında dava konusu marka ‘...’ ibaresinin bulunmadığını, ana bayiden alış faturalarında da marka ibaresinin ‘...’ bulunmadığını, davalının sadece damacana satışı yapmadığını, bardak su, pet şişe su, soda gibi ürün satışlarının da mevcut olduğunu, ancak satış kayıtlarında kayıt düzenine göre hangi üründen ne kadar sattığı tespitinin yapılamayacağını, davalının toplam satışları üzerinden tazminat hesabı yapılamayacağını, sözleşme feshi sonrası dava konusu markaya ilişkin yapılan satışların tespit edilemeyeceğini, Perakende Satış Fişi ile yapılan satışlarda KDV oranına göre kayıt tutulacağını, ürün detayının görünmediğini, bu sebeplerle Sayın Mahkemenin sözleşme sonrası faturalı ‘damacana’ satışları üzerinden tazminat hesaplanmasını takdir etmesi halinde talep edilecek tazminat miktarının 3.980,59-TL olabileceğini, aksi halde TBK 50. Madde hükmü uyarınca takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuştur.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık davacının tescilli ... markasının davalılarca haksız rekabete ve marka tecavüzüne sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı iddiası ile kullanımdan men edilmesi marka hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması buna bağlı olarak belirsiz alacak davası şekli ile maddi, manevi tazminat talebi ve ilgili web sitelerine erişimin engellemesi talebine ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ).
SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille;
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, üçüncü /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).
Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.
Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.
Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir. Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kayıtlarından ”...” markasının T/01471 numara ile 14.11.2006 tarihinden beri tanınmış marka statüsüne alındığı, davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numara ile 12.10.1989 başvuru tarihli ... Sınıfta “...”, ... numara ile 04.11.2009 başvuru tarihli ... Sınıfta “...”, ... numara ile 24.09.2020 başvuru tarihli ... Sınıfta “...”, ... numara ile 26.01.2021, başvuru tarihli ... Sınıfta ”...” ibareli marka tescilleri bulunduğu, ... 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ nin ... D.İş sayılı dosyasında yer alan 15.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalının işyerinde tespit edilen damacanaların üzerinde, “...” markasının kullanıldığı, emniyet bantsız farklı kapakların ve iltibasa neden olacak şekilde taklit etiketlerin kullanılmasının, orijinal “...” damacanasını oluşturan esas unsurların ihlali kapsamında değerlendirilebileceği; davalının alt bayililk ilişkisinin devam ettiğine yönelik bir iddia ve savunmasının da bulunmadığı, alt bayilik ilişkisinin sona ermesinden sonra sözleşme feshinden sonraki döneme ilişkin davalının satış faturalarında dava konusu marka ‘...’ ibaresinin bulunmadığı, ana bayiden alış faturalarında da marka ibaresinin ‘...’ bulunmamasına rağmen, davalının işyeri tabelasında marka kullanımının “...”, işyerinde bulunan magnetlerde “... kaynak suyu” şeklinde olduğu; bu haliyle davalı kullanımlarının davacının tescilli tanınmış ”...”, “...”, “... kaynak suyu şekil” markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davalının tabela, magnet, ürünlerde yer alan marka kullanımlarının davacı tarafın tescilli tanınmış ”...”, “...”, “... kaynak suyu şekil” ibareli markaları ile benzerlik oluşturduğu ve iltibas yarattığı; davacının markayı kaynak suyu dolumu ve satışında kullandığı, davalının da su satışı yaptığı her iki tarafın markalarının aynı sınıfta ve aynı sektörde kullanıldığı, bu haliyle davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı kullanımı marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu; davalı kullanımlarının TTK 55/1/a/4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmış, bilirkişi heyetinin sözleşme sonrası faturalı ‘damacana’ satışları üzerinden tazminat hesaplanmasınına itibar edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzünün ve haksız rekabetin durdurulmasına önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
Bu kapsamda davacıya ait "..." markasına benzer, sahte ve taklit ürünlerinde, hizmetlerinde, reklam ve tanıtımlarında, tabelasında, iş yerlerinde, internette yahut sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta, etiket, faturalar, tabela ve benzeri ticari dokümanlarda kullanmasının önlenmesi,
Davalının davacıya ait "..." markasına benzer sahte ve taklit ürünleri üretmekten, satmaktan, sağlamaktan, satışa arz etmekten, ithal veya ihraç etmekten, elde bulundurmaktan, depolamaktan internet yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmaktan, men edilmesine,
Davacıya ait "..." markasına benzer, sahte ve taklit ürünleri, ambalajlar, etiketler, ilan, reklam, broşür, afiş magnet ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın davalının merkezinden bayilerinden ve görüldüğü her yerden gümrükler dahil toplanması ve dava sonuçlana kadar emin bir yerde muhafaza altına alınması ve hükmün kesinleştiğinde imhasına,
Bedel artırım dilekçesi doğrultusunda 3.980,59 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
...
... isimli internet adreslerinden davacıya ait marka olan "..." ibaresinin çıkartılmasına,
2-Hüküm özetini karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 1.638,12-TL karar harcından daha önce yatırılan 615,40+1.724,83=2.340,23‬-TL harçtan(peşin+tamamlama) mahsubu ile fazladan alınan 702.11-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı yararına hesap olunan 3.980,59-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı yararına hesap olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/2,3 uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden davalı yararına hesap olunan 3.980,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/2 uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden davalı yararına hesap olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.638,12-TL harcın (peşin+başvuru+tamamlama) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan: 19.000,00-TL bilirkişi ücreti, 815,00‬-TL posta gideri olmak üzere toplam 19.815,00-TL yargılama gideri ve ... 1. FSHHM' nin ... Değişik İş delil tespiti dosyasında yapılan 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 250-TL posta gideri ve 214.20-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 22.779,20 -TL kabul ve red oranına göre hesaplanan 12.901,69-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan 500-TL (posta ücreti) yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 283,19-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip ...
¸

Hakim ...
¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim