mahkeme 2021/345 E. 2024/77 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/345
2024/77
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/345
KARAR NO : 2024/77
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)
DAVA TARİHİ : 13/07/2021
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirket ile davalı sanatçı arasında 15.08.2018 (17.08.2018) tarihinde müzik albümleri/yapıtları ile ilgili recordıng (kayıt) sözleşmesi, 16.08.2018 (17.08.2018) tarihinde menajerlik sözleşmesi, 05.08.2018 (10.08.2018) tarihinde edisyon (müzik eserleri temsilciliği) sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından cayıldığı müvekkil şirkete keşide edilen ... 10. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı cayma ihbarı ihbar edildiğini, davalının iş bu cayma ihbarı tamamı ile hukuka ve FSEK m.58’e aykırı olduğunu, davalı tarafından davacı müvekkillere devir edilen mali haklar, gereği gibi ve layıkı ile kullanıldığını, davalının müzik eserleri ve müzik eseri icraları ile ilgili olarak davalı müvekkillere devir ettiği mali hakları (ki bu mali haklar fsek m. 21-22-23-24-25’te ve md.80’de tek tek sayılmıştır.) ve manevi hakları kullanma yetkilerini (ki bu manevi haklar fsek m.14-15-16-17’de tek tek sayılmıştır.) davacı müvekkiller tarafından gereği gibi ve layıkı ile kullanıldığını, ayrıca sayın mahkeme tarafından bilindiği üzere; niteliği itibari ile zaten menajerlik sözleşmelerinin caymaya konu edilemediğini, zira menajerlik sözleşmelerinin konusu mali hakların devri olmadığını, davalı tarafından bestelenen (yazılan) ve icra edilen (mali hakları davacı müvekkillere devir edilen) tüm müzik eserleri ve icralar umuma (piyasaya) çıkarıldığını, davacı müvekkillerin devir aldıkları mali hakları taraflar arasındaki sözleşmelere uygun şekilde kullandıklarını, mali haklardan gereği gibi yararlandıklarını, davalının en küçük bir zararı olmadığı gibi aksine davalı, davacı müvekkiller tarafından çıkarılan single’lar (albümler) eserler ve icralar, video klipler neticesinde tanınmış, kariyer yapmış maddi ve manevi olarak önemli kazanç ve kazanımlar elde ettiğini, müzik sektörüne yeni giren/yeni tanınan şarkıcıların müzik albümlerinde müzik yapımcıları tarafından söz konusu albüm ya da albümlere harcanan para albüm gelirlerinden karşılanıncaya kadar (başa baş noktasına kadar) albüm gelirleri masraf ve maliyetler olarak ele alındığını ve şarkıcılara herhangi bir albüm satış payı ödenemediğini, albüm satışlarından şarkıcılara % pay ödemeleri müzik sektöründe belirli bir tirajdan (skaladan) sonra ödenirken, davacı müvekkil davalı sanatçıya tüm albüm satışları için herhangi bir masraf ve maliyet düşülmeksizin %20 ödeme yaptığını ki bu oranın müzik sektörü uygulamalarında oldukça iyi bir paylaşım oranı olduğunu, davalı şarkıcının müzik sektörüne davacı müvekkil tarafından keşfedilerek kazandırıldığını, davalının albüm, klip, pr vb. masraf ve maliyetleri düşülmeksizin davalı ve gruba albüm satışlarından %20 pay ödendiğinden, davacı müvekkil şirketin davalı ve grup için yapmış olduğu yatırım ve harcamaların geri dönüşümü (amortismanı) için menajerlik sözleşmesindeki pay ticari koşullar ve mecburiyet gereği %50, edisyon sözleşmesinde ise ticari koşullar ve mecburiyet gereği editör payı %40 olarak belirlendiğini, sözleşmelerin imzalandığı 2018 yılından bu yana geçen 3 yıllık sürenin 2 yıl gibi neredeyse %70’lik bir diliminin covıd-19 nedeniyle müzik sektörünün kapalı olduğu bir döneme denk gelmesine rağmen davalı gerek maddi gerekse manevi olarak son derece iyi yarar elde ettiğini, böyle bir dönemde dahi davalının hak ve menfaatleri herhangi bir zarar görmediğini, sundukları dekontlarda da görüldüğü üzere; davacı müvekkil şirket tarafından davalı yana muhtelif tarihlerde toplam 16.200 türk lirası ödeme yaptığını, davalının sanatçıya da davacı müvekkil şirket tarafından sanatsal ve finansal verilerinin günlük olarak görülebildiği/takip edilebildiği elektronik sisteme girişi için işlemlerin yapıldığını, 07.11.2018 tarihinde şirketin o dönemdeki finans müdürü ... (...) tarafından davalıya (...) elektronik sistem giriş bağlantısı paylaşıldığını, /e-posta olarak gönderildiğini, yapılan ödemelerin “prodüksiyon, yol ve styling masrafları” için olduğu yönündeki iddiaların da gerçek dışı olduğunu, davacı müvekkil şirket tarafından davalı sanatçıya tüm albüm satışları için herhangi bir masraf ve maliyet düşülmeksizin %20 ödeme yaptığını, davacı müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere, albümlerin, kliplerin tüm masrafları davacı müvekkil şirket tarafından karşılandığını, davalıya yapılan ödemelerin masraf olmadığını, ücret avans ödemesi olduğunu, sözleşmenin son 2 yıllık süresinde covid nedeniyle müzik sektörü kapalı olmasına rağmen, davacı müvekkil şirket, sözleşmelerde anılan borç ve yükümlülüklerini eksiksiz ifa ettiğini, davalının (sahne adı ...’dır) dava dilekçesi ekindeki ek-5’de detaylıca belirtilen 2 adet yarım (ep)+ albümünü ve 1 (bir) adet single’nı (tekli), 4 (dört) adet feature tekli (bir eserde birden fazla sanatçının olduğu projeye verilen ad) piyasaya çıkarıldığını, davalı için 17 (onyedi) adet sahne (konser) çalışması yapıldığını, davalı için 11 adet video ve video klip çalışması yapıldığını, davalıya (ve davalı için) muhtelif tarihlerde toplam 16.200 türk lirası ödeme yapıldığını, cayma ihbarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davalının FSEK 58 kapsamında mehil verilmesine yönelik itiraz ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davalarının kabulüne davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan ve FSEK m.58'de aranan şartların hiçbirini taşımayan cayma ihbarına itirazlarının kabulüne, Davalı tarafından Müvekkillere keşide edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan, FSEK m.58'de aranan şartların hiçbirini taşımayan ... 10. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye sayılı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun cayma ihbarının (caymanın) geçersiz ve hükümsüz olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme imzalanmış olmasına rağmen, sözleşmenin imzalanmasından caymaya ilişkin ihtarname gönderilene kadar hatta sonrasındaki süreçte dahi hiçbir raporlama yapılmadığını, sözleşmeye mutabık kalınmadığını, yapıldığını iddia ettikleri ödemelerin ise yalnızca prodüksiyon masrafları, yol, styling masrafları gibi harcamalar için yapıldığını, sözleşme kapsamında müvekkile ödenmesi gereken hiçbir bedelin ödenmediğini, müvekkilin sözleşmenin imzaladığı tarihten bu güne bir çok eserinin yayınlandığını, hangi eserden ne kadar kazandığı dahi belli olmadığını, şirketin sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, müvekkilin hak kazandığı hiçbir bedeli müvekkile göstermediğini ve ödemediğini, müvekkil ile sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana gelir paylaşımı yapılmadığını, yaklaşık 3,5 yıldır kazandığı gelirin dahi belli olmadığını, yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere bu gibi hallerde zaten mehil verilmesi gerekmediğinden, noterden gönderilecek ihtarnamenin muhataba varması ile caymanın tamamlanmış olduğunu, müvekkilin alanında başarılı bir sanatçı olduğunu, müvekkilin kendi başarıları ve çalışması sayesinde bu noktaya ve üne ulaştığını, yapımcının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğü sanatçının reklamını yapmak olmakla birlikte bu zaten yapımcının sözleşme gereği üstüne düşen yükümlülük olduğunu, işbu davaya konu edilen ihtarnamede belirtilen cayma hakkından da anlaşılacağı üzere taraflardan davacı, müvekkile olan borçlarını ifa etmediğini, bu nedenle de müvekkilin eser sahipliğinden doğan haklarının devredilmiş olmasının kabul edilemez olduğunu, davacının müvekkilin manevi haklarını geçersiz bir şekilde devraldığını ve bunun yanında sözleşmeye göre gelir paylaşımı %80 yapımcıya %20 sanatçıya yapılır hükmü gereği sözleşmede aşırı yararlanma söz konusu olduğunu ayrıca sözleşmede daha öncede ifade ettiikleri üzere gelir oranları gözetilerek müvekkilin tecrübesizliğine dayanarak müvekkilden haksız ve aşırı yararlanma amacının olduğunun ortada olduğunu, yapım masraflarını ülkemizde tüm müzik şirketlerinin zaten karşıladığını, müvekkilin davacı şirketle asıl çalışma sebebi yapım masraflarının yanı sıra gelirden pay alabilmesi olduğunu ancak davacı taraf müvekkile gelir paylaşımı yapmadığı gibi yapım masraflarını da müvekkilin hak ettiği gelirden karşıladığını, bu hususu davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde kabul ettiğini ayrıca davacının müvekkile çok ciddi miktarda yatırım yaptığını iddia ettiğini, müvekkile yatırım yapılmadığı gibi yapılan tüm harcamaların müvekkilin hak ettiği gelirden karşılandığını ayrıca davacı tarafın gelir raporlarını hiçbir zaman müvekkille sunmadığını, cevaba cevap dilekçesinde belirtilen mail hesapları ve şifreler hiçbir zaman müvekkile bildirilmediğini, zaten maillerin uzantısından şirket adına müvekkillerin isimleri alınarak açılan mail hesapları olduğunun anlaşılacağını, bunun yanında sözleşmeye göre gelir paylaşımı %80 yapımcıya %20 sanatçıya yapılır hükmü gereği sözleşmede aşırı yararlanmanın söz konusu olduğunu, sözleşme ilişkisinin müvekkilin menfaatine sonuçlar doğurduğunu, bunun tamamen kendi marifetleriyle iyi yönetilen bir süreçten ileri geldiğini ifade etmeye çalışmış olsa da; 50 milyona ulaşan bir hayran kitlesinin, yalnızca iyi söz yazımı ve iyi vokal teknikleriyle alakalı olduğunu belirtmekte fayda olduğunu, günümüzde fazlasıyla popüler hale gelen bir müzik tarzında, oldukça başarılı eserler üreten müvekkilin dinleyici kitlesinin davacı şirketten haberdar dahi olmadığını, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan 19/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamından davacı tarafından devredilen FSEK kapsamında çoğaltma, temsil ve umuma iletim gibi mali haklardan albüm çıkarılması, klip çekimi ve yayınlanması, canlı performansların organize edilmesi gibi şekillerde çalışmalar yapılarak gereği gibi faydalanıldığı, davalının eserlerinin toplumla buluşmasının sağlandığı, caymanın haklı olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan 05/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı itirazları değerlendirildiğinde caymanın şartlarının oluşmadığı kanaatinin korunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, FSEK 58. Maddesi uyarınca caymanın geçersiz olduğunun, hükümsüz olduğunun tespiti(caymaya itiraz) istemine ilişkindir.
5846 sayılı FSEK'nun 58.maddesinde "Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum yoktur. Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz. İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat istiyebilir. Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre için meneden takyitler de hükümsüzdür." belirtilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 05.08.2018 (10.08.2018) tarihinde imzalanan Edisyon sözleşmesinin 3. Maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte meydana getirdiği eserlerin 5 yıllığına davalının eserin çoğaltma, işleme, yayma, temsil, umuma iletim mali haklarını davacıya 5 yıl süreyle devrettiği görülmüştür. Davacı ile davalı arasında 16.08.2018 (17.08.2018) tarihinde Menajerlik Sözleşmesi kapsamında davalının eser sahibi olarak bir mali hak devrine rastlanmamıştır, yalnızca 4.2 maddesinde her türlü baskılı malzeme, fotoğraf, grafikleri yayın hakları davacıya devredilmiştir. Davacı ile davalı arasında 15.08.2018 (17.08.2018) tarihli Recordıng (Kayıt) Sözleşmesi 4. Maddesi uyarınca davalının icracı sanatçı olarak 5 adet albüm içeriğine yönelik olarak mali haklarının devrini 5yıllığına taahhüt ettiği görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşme/muvafakatnamelerde de çeşitli tarihlerde vidos, kendimden başka, sakin olamıyoruz, düzgün kal, üçkaat, kaybol, intro, lanet, benim savaşım,mektup, özgür, çekmeceden yıldızlara, illegal, 212, belalar 2, bana iyi bak, ballin, çekin ışıkları gözümden davalının eser sahibi ve/veya icracı sanatçı sıfatıyla işleme, yayma, temsil, umuma iletim mali haklarını davacıya FSEK mad.52’ye uygun olarak devrettiği görülmüştür.
FSEK. 58. maddesindeki cayma hakkının eser sahibinden hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih halidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/468 Esas 2023/47 Karar sayılı)
FSEK m. 58/1 lafzından eser üzerinde başkasına mali hak veya ruhsat vermiş olan bir eser sahibinin cayma hakkını iki farklı durumda kullanabileceği anlaşılmaktadır;
i. mali hakkı veya ruhsatı devralanın bu hakkı veya ruhsatı süresi içinde hiç kullanmaması,
ii. gerçekleşen kullanımın “gereği gibi olmaması” halidir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamından ‘’...’’ adlı icrasına ilişkin çekilen kliple ilgili yapılan masraflar toplamının (prodüksiyon gideri, ulaşım gideri, kostüm gideri, yemek gideri, kamera gideri, cast organizasyon gideri, dekor malzeme gideri ) 33.173,62-TL olduğu, ‘’..’’ adlı icrasına ilişkin çekilen kliple ilgili dava dışı ...Aş. ünvalı firmadan hizmet alındığı, firma tarafından davacıya klip çekimi için 04.03.2021 tarih ... fatura numaralı 25.075,00-TL.lik ( KDV Dahil ) e-Arşiv faturası ve Kostüm Gideri olarak 08.03.2021 tarih ... fatura numaralı 2.950,00-TL.lik ( KDV Dahil ) e-Arşiv faturası düzenlendiği, bu haliyle davacı tarafından devredilen FSEK kapsamında çoğaltma, temsil ve umuma iletim gibi mali haklardan albüm çıkarılması, klip çekimi ve yayınlanması, canlı performansların organize edilmesi gibi şekillerde çalışmalar yapılarak yararlanıldığı, FSEK. 58. Maddesinde düzenlenen cayma hakkının eser sahibinden hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih hali olduğu, bu haliyle kanunun öngördüğü cayma hakkı kullanımı sebebi olan hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmama hususu gerçekleşmediği, sözleşmedeki mali hükümlere yönelik özel ihtilafların doğrudan cayma hakkı vermediği, davalı tarafça ... 10. Noterliğinin ... Tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile kullanılan cayma kapsamında gösterilen sebebin FSEK 58'de düzenlenen bir sebep olmadığı, tüm bu husular birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıklandığı üzere FSEK 58.madde kapsamında cayma hakkının kullanılabilmesine ilişkin şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafça ... 10. Noterliğinin ... Tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile kullanılan caymanın geçersizliğine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 4.500,00 bilirkişi ücreti, 635,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.135,00 TL ve 118,60 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 5.253,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.