Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/280

Karar No

2025/40

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/280 Esas
KARAR NO : 2025/40

HAKİM : Seyit Ahmet ALKAN 189540
KATİP : Sergen YILMAZ 221340

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 16/03/2021
KARAR TARİHİ : 13/02/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde;Müvekkilinin ... markasını bizzat kendisi yıllar önce tasarlayarak 20 yılı aşkın süredir kullandığını, müvekkili ..., 1999 yılında günümüze ... markasıyla hem şahıs şirketleri hem de sermaye şirketleriyle istikrarlı olarak iç mimarlık ve mühendislik temeliyle, orijinal fuar stantlarının her türlü tasarımı ve imalatları ile etkinlik ürün tanıtım standları, içmimarlık ve dizayn hizmetlerini, etkinlik tırları, road show tırlarının tasarımı hizmetlerini verdiğini, 2005 yılında müvekkiline ait şahıs şirketi, ...adıyla limited şirket haline döndürülmüş ve iş kolları arasına mühendislik hizmetini eklemiştir. 2009 yılında müvekkil tarafından yine aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı ismi kullanan .... Tic. Ltd. Şti. kurulduğunu, müvekkili 1999-2019 yılları arasında aynı iş kollarında Skala Tasarım ismiyle hizmet verildiğini, dava konusu "..." markasının tescili ve davalı tarafından kullanılması hukuka aykırı olduğunu, söz konusu marka davalının yaptığı işi tanımladığını, bu haliyle hiçbir korumaya sahip olmadığını, ...'ın açılımı ..., ..., ..., ... kelimeleri olduğunu ve ... ülkemizde daha çok kongre turizmi olarak bilindiğini, davalı taraf ... sektöründe faaliyet gösterdiğini ve esasen tescil engeli olan ifadelerin yer aldığı markasını dayanak göstererek, diğer tacirlerin haklı kullanımını engellemeye çalıştığını, davalı tarafından ... uzantılı web sitesinde "..." ifadesinin davalının hizmet verdiği sektörü tanımladığı açıkça ifade edildiğini, davalı tarafından web sitesinde yer alan ifadeler de iddialarını ispatladığını, Türk Patent tarafından fahiş bir hata yapılarak, dava konusu markayı oluşturan ibarelerin ne anlama geldikleri hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, tescili talep edilen markanın esas unsurunun müvekkiline ait “...” ibaresi olduğu, diğer unsur olan ...'ın davalı tarafından verilen hizmetin niteliğini belirttiği göz ardı edildiğini, ... uzantılı web adresin müvekkili tarafından uzun yıllardır kullanıldığını, davalı buna rağmen haksız tescilini gerekçe göstererk alan adlarına ilişkin ilgili mevzuat uyarınca WIPO nezdinde söz konusu web sitesinin kendisine devredilmesi için talepte bulunmuş ancak tüm talepleri WIPO tarafınan reddedildiğini beyan ve gerekçelerle davaya konu, TÜRK PATENT nezdinde ... tescil numarasıyla tescilli “...” ibareli markanın 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu kararın uygulanması için Türk Patent ve Marka Kurumu’na müzekkere yazılmasına, davalıya ait TÜRK PATENT nezdinde ...tescil numarasıyla tescilli “...” ibareli markanın, tescil edildiği tüm mal ve hizmet sınıfları için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markanın hükümsüzlüğü taleplerimizin kabul görmemesi halinde dava konusu TÜRK PATENT nezdinde ... tescil numarasıyla tescilli “...” markasının kullanılmadığı tüm sınıflar için iptaline, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde;Müvekkilinin 1992 yılında kurulduğu günden bu yana ... markası ile sektöründe, ulusal ve uluslararası alanda pek çok kurumsal firmayla toplantı, etkinlik yönetimi ve yurt dışı seyahatler gibi konularda çözüm ortaklığı yapan; sektörünün öncü ve köklü kuruluşlarından biri olduğunu, davacı tarafın iddia edildiği gibi ... markasını 1999 yılından beri kullanmakta olduğu düşünülse dahi bu durum müvekkili markasının hükümsüz kılınabilmesi için gerekli şartları sağlamadığını, davacının, alan adı nedeniyle, müvekkile aynı sektörde yer alan hizmetleri çağrıştıran internet sitesi ise ... olup bu siteye ilişkin whois sorgusu yaptırıldığında, sitenin 2018 yılında tescil ettirildiğini, müvekkilinin markasının ayırt edici unsuru “...” ibaresi olduğunu, ... ibaresinin mutlak tescil engeli teşkil ettiği şeklindeki davacı iddiası tamamen mesnetsiz ve soyut bir iddia olduğunu, markadaki “...” ibaresinin tek başına esas ve ayırt edici unsur olmadığını, müvekkili markasındaki esas unsur olan “...” ibaresinin tescil sınıfları ile bir ilgisinin olmadığı, hizmetlere ilişkin tanımlayıcı bir ibare olmadığı, tescilli olduğu hizmetlerden son derece uzak, hizmetlerin karakteristik özelliklerini belirtmeyen bir ibare olduğu ve “...” şeklindeki müvekkili markasının ayırt ediciliği son derece güçlü olduğu açık olup davacının aksi yöndeki iddia ve açıklamalarına itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin markasındaki ... numaralı “...” ... ibaresi üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğu, ayrıca müvekkilin ... ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili şirket, kurulduğu günden bu yana “...” ibaresini iştigal alanında kesintisiz şekilde markasal olarak kullanmaya da devam ettiğini, müvekkili şirket, tescilsiz kullanımlarını takiben ilk olarak 2006 yılında ... numaralı ... markasını .... Sınıfta; ... numaralı “...” markasını da .... Sınıfta tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkile ... ibaresi üzerinde kazanılmış hak bahşetmekte ve ... ibareli sonraki tescillere tescil engellerini ortadan kaldırmakta ise de müvekkili zaten sektöründe ... markasını yaratan; kuruluş tarihi olan 1992 yılında ... ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettiren, ayrıca kuruluş tarihinden itibaren ... ibaresini sektöründe marka olarak kullanan kişi olması nedeniyle marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet üzerine gerçekleştirilen soruşturma sonucunda davacıya ait ... alan adının ve davacının “... ” şeklindeki kullanımlarının müvekkili adına tescilli “...” markası ile üçüncü kişiler nezdinde karıştırılma ihtimali yarattığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği belirtilerek 2020/159 numaralı iddianame davacı hakkında ceza davası açılmasının talep edildiğini, müvekkili adına tescilli ... numaralı “...” markasının smk 9. madde uyarınca iptalinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, markanın tescilinin üzerinden 5 yıl geçmiş olması gerektiği işbu dava açıldığı tarih itibariyle 5 yıl geçmemiş olduğunu, bunun yanısıra müvekkilinin dava konusu “...” ibaresini aynen içeren 2006 tarihli marka tescilleri ile müvekkilin 1992 yılından beri süregelen “...” şeklindeki tescilsiz markasal kullanımları karşısında davacı huzurdaki dava bakımından sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığını beyan ve gerekçelerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde;Müvekkilinin 1992 yılında kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana ... markası ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalıların ... markasını müvekkili şirketin tescil ve iştigal sınıflarında tescilsiz olarak kullandığını, davalılara markasal kullanımlara son verilmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, sonuç alınamaması üzerine Savcılığa şikayette bulunulduğunu ve markasal kullanımların müvekkilinin markası ile iltibasa neden olacağı tespit edilerek davalı ...hakkında ceza davası açıldığını, bunun üzerine müvekkili aleyhine ... 4 .FSHHM ... Esas sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını, işbu dosyada alınan bilirkişi raporu ile karşı yan iddialarının mesnetsiz olduğunun tespit edildiğini beyan ve gerekçelerle davalının ... esas unsurlu markasal kullanımlarının müvekkil adına tescilli ... esas unsurlu markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalıların markasal kullanımlarının müvekkil adına tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle davalı eylemlerinin önlenmesi, durdurulması ve giderilmesine, davalıya ait ... internet alan adının müvekkil adına tescilli ... esas unsurlu markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, ... alan adının terkini ile internet sitesi halen aktifse erişimin durdurulması ve engellenmesi ile ileride kullanılmasının engellenmesine, masrafı davalılara yüklenmek üzere hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek gazetede ilan ettirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinde;Müvekkili şirketin 1992 yılında kurulduğunu, turizm-organizasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalılar ... ibaresini müvekkil şirketin tescil ve iştigal sınıflarında tescilsiz olarak kullandığını, davalıların kullanımları ilk olarak müvekkili şirket yetkililerince şifahen piyasadan öğrenilmiş akabinde de dava konusu ... internet sitesinin davalılar tarafından tescil ettirildiği ve kullanıldığının tespit edildiğini, tespit üzerine ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek tecavüz eylemlerinin son verilmesinin bildirildiğini, herhangi bir sonuç alınamamasından dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunulduğun, alınan bilirkişi raporunda müvekkilin iştigal alanı ve tescil sınıfları kapsamında hizmetler verildiği ve davalının markasal kullanımı ile alan adının müvekkilin markası ile tüketiciler nezdinde iltibasa yol açacağı tespit edildiğini, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası ile derdest durumda olduğunu, ... alan adı müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini beyan ve gerekçelerle davalılara ait ... alan adının ve bu sitedeki markasal kullanımlarının müvekkili adına tescilli ... esas unsurlu markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenle 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davalılara ait ... alan adının ve bu sitedeki markasal kullanımlarının müvekkili adına tescilli ... esas unsurlu markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, yoksun kalınan kazanç bakımından belirsiz alacak niteliğindeki 10.000,00 TL ile fiili zarar bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kısmi olarak şimdilik 117.325,00 TL olmak üzere toplam 127.325,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, masrafı davalılara yüklenmek üzere hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek gazetede ilan ettirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Bilirkişiler Marka vekili ... ile Bilişim uzmanı ... tarafından sunulan 05/12/2022 tarihli kök raporda;"Davacının fiilen kullandığını beyan ettiği “... ” markası tescilli değildir. Her ne kadar marka kullanımında öncelik hakkının kendilerine ait olduğu ileri sürülmüş ise de bu konuda iki adet klasör dosyada yeterli belgeye rastlanmamıştır. Davalı adına ... ile “... ” ibareli marka ... sınıflarında tescillidir. Kullanım ve tescil bakımından Davacı ve Davalı markaları farklı ( AYNI/BENZER) olmayan mal ve hizmet sınıflarındadır. Markaların ESAS unsurları BENZER ise de normal tüketici kitlesi dikkate alındığında İLTİBAS ( Karıştırılma ihtimali) bulunmamaktadır. Her iki markanın da tescili veya tescilsiz olması durumundaoluşturma/kullanım önceliğine bakmak gerekir ise de biri tescilsiz diğeri tescilli iki marka arasında koruma açısından öncelik tescilli markaya ait olacaktır. Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, deliler ve hakimin HUKUKİ DEĞERLENDİRME yapması ile “markanın hükümsüzlüğü” konusunda bir karar oluşturulacaktır; ancak hakime özel ve teknik konularda yardımcı olmak görevi olan biz bilirkişilerin kanaati burada markanın hükümsüzlüğü koşulları oluşmamıştır. Nerede ise iki klasörün tamamında Davalı şirkete ait kullanım evrakları mevcuttur. Bu nedenle kullanmama sebebiyle iptal koşulları da oluşmamıştır" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Marka vekili ..., Bilişim uzmanı ..., Mali Müşavir Hakan Atalay ve Marka ve Haksız Rekabet alanında uzman ... tarafından sunulan 19/02/2024 tarihli kök raporda; "ASIL DAVA AÇISINDAN:Davalının ... tescil numarasıyla tescilli “...” markasının SMK 6/3 ve 25/2 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının ...tescil numarasıyla tescilli “...” markasının tescil kapsamındaki ...sınıfta “kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri” ile ...sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” Açısından iptal koşullarının oluştuğu, BİRLEŞEN DAVA (2022/234 E): Davalı-karşı davacıya ait ...no ile tescilli “... mice” markasının tescil kapsamındaki .... Sınıfta yer alan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri”nin mevcut olduğu, sözkonusu hizmetlerin her türlü tüketici kitlesine hitap ettiği, davacı-karşı davalının yukarıda belirtilen ... alan adlı web sitesinin adında (“...” (etkinlik) ibaresinin ) kullanılmasının yanısıra , web sitesi içeriğinde de davacı-karşı davalının sözkonusu alanda faaliyet gösterdiğini ifade ettiği, davacı-karşı davalının yukarıda belirtilen kullanımlarının davalı-karşı davacıya ait...no ile tescilli “... ” markasından doğan haklara tecavüz ettiği kanaatimizin oluştuğu, BİRLEŞEN DAVA (2023/80 E): Davacı-karşı davalının ticari kayıtları ve faturaları incelendiğinde belirtilen dönemlerde “..., Organizasyon, Konser, Etkinlik, Kutlama” hizmetleri ile ilgili olarak herhangi bir gelir ve satışının olmadığı görülmüştür. Gelirlerinin tamamı Mimarlık ve Tasarım faaliyetleri ile ilgilidir. Buna göre SMK 151/1(c) bendi uyarınca Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli yöntemine göre varsayımsal lisans bedeli hesaplanamadığı" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Marka vekili ..., Bilişim uzmanı ..., Mali Müşavir ... ve Marka ve Haksız Rekabet alanında uzman ... tarafından sunulan 19/09/2024 tarihli ek raporda;"ASIL DAVA YÖNÜNDEN:1-Davalının ... tescil numarasıyla tescilli “...” markasının SMK 6/3 ve 25/2 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı adına...noile tescil edilmiş olan ... markası 09.08.2017 tarihinde tescil edilmiş olup, 16.03.2021'dir dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre geçmemiş olduğundan sözkonusu markanın ciddi ve işlevine uygun şekilde kullanılmama definin incelenmesi koşulları ve markanın iptali koşulları dava tarihi itibariyle mevcut değildir. BİRLEŞEN DAVA (2022/234 E): Davalı-karşı davacıya ait ... no ile tescilli “... mice” markasının tescil kapsamındaki .... Sınıfta yer alan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri”"nin mevcut olduğu, sözkonusu hizmetlerin her türlü tüketici kitlesine hitap ettiği, davacı-karşı davalının yukarıda belirtilen ... alan adlı web sitesinin adında (“...” (etkinlik) ibaresinin kullanıldığı, ayrıca ... internet sitesinde 02.03.2018 - 16.12.2021 tarihleri arasında "..., Organizasyon, Konser, Etkinlik, Kutlama" ...” web sitesi içeriğinde şeklindeki paylaşımın yapıldığı, davacı-karşı davalının sözkonusu alanda faaliyet gösterdiğini ifade ettiği, davacı-karşı davalının yukarıda belirtilen kullanımlarının davalı-karşı davacıya ait...no ile tescilli “... ” markasından doğan haklara tecavüz ettiği kanaatimizin oluştuğu, BİRLEŞEN DAVA(2023/80 E):Davacı-karşı davalının ticari kayıtları ve faturaları incelendiğinde belirtilen dönemlerde "...” hizmetleri ile ilgili olarak herhangi bir gelir ve satışının olmadığı, gelirlerinin tamamı Mimarlık ve Tasarım faaliyetleri ile ilgili olduğu, buna göre SMK 151/1(c) bendi uyarınca Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli yöntemine göre varsayımsal lisans bedeli hesaplanamadığı, TBK 49 vd hükümlerine göre tazminatın tespiti ve miktarının Mahkemenizin kanaatinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
... 4.FSHHM'nin 06/01/2023 tarih, ...esas, ... karar sayılı kararı ile HMK 166.maddesi gözetilerek davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilme kararı verilerek Mahkememizin işbu dava dosyamız içerisine gönderildiği görüldü.
..3.FSHHM'nin 04/04/2023 tarih, ...E.-K. sayılı kararı ile HMK 166.maddesi gözetilerek davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilme kararı verilerek Mahkememizin işbu dava dosyamız içerisine gönderildiği görüldü.
KANAAT VE GEREKÇE:
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 9.maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.(2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.(3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 26.maddesinde "(1) Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar verilir:a) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması.b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi.c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması.ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması.(2) İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir.(3) Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.(4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.(5) İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.(6) İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.(7) İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir." belirtilmiştir.
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
6769 sayılı SMK'nun 150.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesinde "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz" belirtilmiştir.
Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 50.maddesinde "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." aynı kanunun 51. Maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." belirtilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin... Esas ...Karar sayılı kararında "Davalı vekilinin zamanaşımı ile ilgili istinaf talepleri incelendiğinde; davaya konu tazminatların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle talep edildiği, TBK’nun 72/1. maddesi uyarınca ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, buna göre zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği 14/04/2014 tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir."belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava yönünden davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalı adına tescilli ...numaralı marka yönünden 6769 sayılı SMK'nun 6/3 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının bulunduğunun beyan edilerek bu markanın hükümsüzlüğünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde kullanmama nedeniyle iptalinin talep dildiği, TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde ... numaralı "... mice" ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, bu markanın başvuru tarihinin 13/01/2017, tescil tarihinin 08/08/2017 olduğu, ...Sınıftaki hizmet ve ürünlerde tescilli olduğu, davacılar tarafından sunulan dava dilekçesinde davalı markasında bulunan ... ibaresinin davalıdan önce davacılar tarafından kullanıldığının beyan edilerek hükümsüzlük talepli dava açılmakla taraflarca sunulan deliller incelendiğinde, davalı şirketin ticaret ünvanının asıl ve esas unsurunun markasında bulunan ... ibaresi olduğu, davacı şirketin ticaret ünvanının asıl ve esas unsurunun skala ibaresi olduğu, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde davacı şirketin kuruluşunun 05/06/2009 olup, davalı şirketin kuruluşunun 22/03/1996 olup davacı şirketin kuruluşundan daha önce olduğu, şirketlerin faaliyetlerinde ticaret unvanlarını kullanacakları, davacılara ait olduğu tespit edilen ... alan adlı internet sitesinin 11/06/2003 tarihinde tahsis edilmekle davacı şirket ortağı ve yetkilisi olan davacı ... tarafından ... ibaresinin davacı şirket kurulmadan önce de kullanıldığı tespit edilmiş ise de yukarıda belirtildiği üzere dosya içerisine giren ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, davalı tarafça sunulan faturalar ve diğer delillerden ... ibaresinin bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davacılardan daha önce davalı tarafından kullanıldığının anlaşıldığı bu nedenle 6769 sayılı SMK'nun 6/3 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, kullanmama nedeniyle iptal talebi yönünden kullanmama nedeniyle iptalin 6769 sayılı SMK'nun 9.ve 26.maddelerinde düzenlendiği, 6769 sayılı SMK'nun 9.maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" belirtildiği, asıl davanın 16/03/2021 tarihinde açıldığı, davalının markasının 08/08/2017 tarihinde tescil edildiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davalı markasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçmemiş olduğu bu nedenle davanın açıldığı tarih itibariyle yasal düzenleme kapsamında kullanmama nedeniyle iptalinin de talep edilemeyeceği bu nedenle asıl davanın reddi gerektiği, birleşen mahkememizin 2022/234 esas sayılı dosyası yönünden davacısının asıl dava davalısı, davalısının asıl dava davacısı olduğu, birleşen bu davada asıl dava davacısı tarafından asıl dava davalısı adına tescilli ... numaralı "... mice" ibareli marka yönünden tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu birleşen davanın açıldığı, birleşen ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/80 Esas sayılı dosyasında ise asıl dava davalısı tarafından asıl dava davacısına karşı diğer birleşen dosyadaki marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden tazminat davası açıldığı, birleşen mahkememizin... esas sayılı dosyasındaki tecavüz ve haksız rekabet iddiaları yönünden yukarıda belirtildiği üzere TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde ... numaralı "... " ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, ... Sınıftaki hizmet ve ürünlerde tescilli olduğu, asıl dava davacısı birleşen dava davalısı şirket tarafından faaliyet alanının mimarlık, tasarım, mühendislik hizmetleri olduğu belirtilerek ve bu faaliyet alanlarının davalı birleşen davacı markasında tescilli olmadığı yönünde savunmada bulunulmuş ise de dosyamız içerisine alınan ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ..." alan adlı internet sitesinin davacı birleşen davalıya ait olduğunun, site içerisinde etkinlik, organizasyon düzenleme alanında faaliyette bulunulduğuna ilişkin beyanın bulunduğunun tespit edildiği, davacı birleşen davalının bu faaliyet alanındaki kullanımının ... event ibaresi olmakla etkinlik anlamına gelen ... ibaresinin bu faaliyetler yönünden tanımlayıcı ibare olacağı bu nedenle davacı birleşen davalının kullanımının asıl ve esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı birleşen davacının tescilli markası "... " ibaresinden oluşmakla mice ibaresinin küçük yazıldığı ... ibarenin büyük olarak ön planda tutulduğu, davacı birleşen davalının internet sitesinde etkinlik ve organizasyon faaliyet alanında kullandığı ... ibaresinin, davalı birleşen davacının markasında ön planda tutularak bulunduğu, etkinlik ve organizasyon düzenleme hizmetlerinin davalı birleşen davacının markasında tescilli olduğu, davacı birleşen davalının ..." alan adlı internet sitesi dosyamızdaki rapor tarihinde aktif değilse de alınan raporda bu internet sitesinin 02/03/2018-16/11/2021 tarihleri arasında aktif, faal olduğunun anlaşıldığı, alınan raporda davalı birleşen davacının markasını tescil tarihinden itibaren fiili olarak kullandığının sunulan delillerden tespit edildiği, davacı birleşen davalının bu kullanımları yönünden davalı birleşen davacı tarafından şikayetçi olunduğu ve yukarıda belirtilen ceza davasının açıldığı bu nedenle davalı birleşen davacının, davacı birleşen davalının kullanımlarına karşı sessiz kaldığı yönünde değerlendirme yapılamayacağı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yukarıda tespit edilen davacı birleşen davalı kullanımlarının, davalı birleşen davacı markası yönünden hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının bu kullanımlarının 6769 sayılı SMK'nun 7.ve 29.maddeleri kapsamında dava birleşen davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, marka hakkına tecavüz oluşturan davacı birleşen davalının bu kullanımının yine yukarıda belirtilen 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet de oluşturacağı, birleşen ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası yönünden diğer birleşen dosyadaki açıklanan hususlar ve yapılan tespitler kapsamında davalı birleşen davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun yukarıda belirtilen yasal düzenlemeleri kapsamında tazminat talebinde bulunabilineceği, davalı birleşen davacı tarafça dava dilekçesinde 6769 sayılı SMK'nun 151/2-c maddesi "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" kapsamında 10.000 TL'nin ve marka hakkına tecavüz kapsamında açılan ceza ve hukuk davalarında davalı birleşen davacının kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle vekiliyle arasında düzenlenen vekalet akdi kapsamında yapılan ödemler toplamı olduğu belirtilen 117.325,00 TL'nin talep edildiği, davacı birleşen davalının ticari defterleri incelendiğinde etkinlik ve organizasyon düzenleme alanında gelir elde ettiğine ilişkin kayıt bulunmadığı tespit edilmiş ise de yukarıda belirtildiği üzere davacı birleşen davalının 02/03/2018-16/11/2021 tarihleri arasında internet sitesinde kullanımının bulunduğu tespit edilmiş olmakla davalı birleşen davacının tazminat talep edebileceği, dosya içerisinde emsal sözleşme sunulamamış olup tazminat miktarı tam olarak belirlenemeyecek ise de davalı birleşen davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarından davacı birleşen davalının tacir olarak kusuru bulunduğu, tazminat bakımından sorumluluğunun doğduğu, hal böyle olunca yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, davacı birleşen davalı kullanımlarının sabit olması, bilirkişi raporundaki tespitler, davalı beyanları ve TBK md. 50,51 hükümleri dikkate alındığında 6769 sayılı SMK kapsamında talep edilen 10.000 TL maddi tazminatın somut olay özelinde makul sayılabileceği, davalı birleşen davacının diğer tazminat talebi yönünden marka hakkına tecavüz nedeniyle açılan hukuk ve ceza davalarında vekille temsil edildiğinde kısmen veya tamamen lehe karar verilmesi halinde vekalet ücretine hükmedileceği, davalı birleşen davacının vekiliyle kendi arasında düzenlenen vekalet sözleşmesinden ve bu sözleşmedeki ücretlerden sözleşmenin tarafı olmayan karşı tarafın sorumlu tutulamayacağı bu nedenle fazlaya ilişkin bu tazminat talebinin reddi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davalı birleşen davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davacı birleşen davalının, davalı birleşen davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı ,dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde somut olay kapsamında 40.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, davacı birleşen davalının tecavüz oluşturduğu tespit edilen 02/03/2018-16/11/2021 tarihleri arasında internet sitesinde kullanımları yönünden yukarıda belirtilen istinaf ilamında da açıklandığı üzere TBK’nun 72/1. maddesi uyarınca ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, buna göre zamanaşımı süresinin 8 yıl olacağı bu nedenle somut olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacılar birleşen davalılardan ... yönünden TMK'nun 50/3 maddesinde tüzel kişilerin organlarının kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduklarının düzenlendiği, davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde davacı birleşen davalı ...'ın davacı birleşen davalı şirketin yetkilisi olduğu, TMK'nun 50/3 maddesi kapsamında bu davalınında marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlardan ve tazminat taleplerinden sorumlu olacağı anlaşılmakla yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Asıl dava yönünden hükümsüzlük ve kullanmama nedeniyle iptal taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Birleşen mahkememizin 2022/234 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile davacılar birleşen davalıların tespit edilen kullanımlarının davalı birleşen davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
-Davacı birleşen davalıya ait olduğu tespit edilen ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine
-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
3-Birleşen ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile
-10.000,00 TL maddi tazminatın 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-40.000 TL manevi tazminatın 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
Asıl dava yönünden;
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 556,10-TL bakiye karar harcının davacılar-birleşen davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen asıl dava yönünden davalı-birleşen davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar-birleşen davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı-birleşen davacıya verilmesine,
Birleşen ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden;
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL bakiye karar harcının davacılar-birleşen davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı-birleşen davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar-birleşen davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı-birleşen davacıya verilmesine,
Birleşen ... 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden;
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 3.415,50-TL karar harcının peşin yatırılan 3.882,15-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 466,65-TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-birleşen davacıya iadesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davalı-birleşen davacı yararına hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar-birleşen davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı-birleşen davacıya verilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davalı-birleşen davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar-birleşen davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı-birleşen davacıya verilmesine,
11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden davacı-birleşen davalılar yararına reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-birleşen davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılar-birleşen davalılara verilmesine,
12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden davacı-birleşen davalılar yararına reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-birleşen davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılar-birleşen davalılara verilmesine,
13-Davalı-birleşen davacı tarafından davada sarf edilen 6.000,00-TL bilirkişi giderinden açmış olduğu birleşen dosyalardaki kabul red oranları doğrultusunda hesaplanılan 3.659,85 TL, birleşen 2022/234 esas sayılı dosyada sarf edilen 172,90-TL harcın(başvurma+peşin+vekalet) tamamı, birleşen 2023/80 esas sayılı dosyada alınan 3.415,50-TL peşin harcın tamamı, 205,5‬ (vekalet+başvuru) harcının tamamı olmak üzere tüm dosyalardan yönünden hesaplanılan toplam toplam 7.453,75 TL'nin davacılar-birleşen davalılardan alınarak davalı-birleşen davacıya verilmesine,
14-Birleşen ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında arabuluculuk ücreti olarak Adalet Bakanlığı bütçesinden sarf edilen 3.120,00-TL'nin davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmekle, 686,25-TL'sinin davacılar-birleşen davalılardan, 2.433,75-TL'sini davalı-karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
15-Davacılar-birleşen davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
16-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim