mahkeme 2025/39 E. 2025/555 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/39
2025/555
12 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/39 Esas
KARAR NO : 2025/555
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 17/01/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı şirketten ... isimli Sinema Filmi çekiminde kullanmak üzere Aksesuar olarak otomobil kiraladığını, otomobiller şoförlü, yıkanmış, deposu full, hatasız en iyi halleri ile çekim gün, yer ve saatlerinde mükemmel durumda hizmet verdiğini, davacı şirketin malları ve faturayı davalı şirkete teslim etmesine rağmen, davalı, faturalarda belirtilen tarihlerde ödemeleri yapmadığını, ve alacak doğduğunu, davacı şirketin alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunduğunu, ancak bu taleplerin karşılanmadığını, borçlu, icra dosyasına dayanak yaptığı faturalara itiraz etmediğini, sadece borcu olmadığını ve yetki itirazında bulunduğunu iddia ettiğini, borçlunun borçlu olmadığı ve faiz iddialarının yersiz olduğunu ileri sürdüğünü, ancak borçlunun, dava konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığı için alacak miktarı kesinleştiğini, açıklanan bu nedenlerle; haklı davalarının kabul edilmesine, mesnetsiz, dayanaktan yoksun, kanuna aykırı İtirazın İptali ile İcra takibinin devamına, davalının, icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu gerekçesiyle Basiretli Tacir olarak bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi ve alacağa kavuşulmasına engel olduğu için %20 tazminata mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası, BA/BS formları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
20/05/2025 Tarihli Bilirkişi raporunda Özetle; "davacı tarafın 2024 yolına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmıştır. Davalı tarafın ticari defterleri raporun "C" maddesinde açıklanan nedenlerden dolayı incelenemediğini, davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 44.550,00 TL alacaklı olduğu, bu tutarın takip talebinde talep edilen tutar ile uyumlu olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacak nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasında yazılı sözleşme olmaksızın davalı şirketin davacı şirketten ... isimli Sinema Filmi çekiminde kullanmak üzere aksesuar olarak otomobil kiraladığını, otomobiller şoförlü, yıkanmış, deposu dolu durumda hizmet verdiğini iddia etmiş, davacı yanca verilen hizmet karşılığı hazırlanan faturaların davalı yana tebliğ edildiği, davalı yanca faturaların ödenmediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı fatura alacağına dayandığı anlaşılmaktadır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ise sunmamıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve anlaşma gereği hizmetin verilip verilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, ancak buna rağmen ticari kayıtları sunulmadığından, davalı yanın ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilmiştir.
Nitekim dosyamıza sunulan 20/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı tarafın 2024 yolına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı, davalı tarafın ticari defterleri raporun "C" maddesinde açıklanan nedenlerden dolayı incelenemediğini, davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 44.550,00 TL alacaklı olduğu, bu tutarın takip talebinde talep edilen tutar ile uyumlu olduğu, tespiti yapılmıştır. Hazırlanan rapor tebliğ edilmesine rağmen taraflarca itiraz edilmediği görülmekle bilirkişi raporu kapsamında davanın asıl alacak yönünden kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın faturadan kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 44.550,00 TL alacağın %20'si olan 8.910,00 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.043,21 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 760,81 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.282,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 150,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.468,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.