Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/30
2026/76
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/793 Esas
KARAR NO : 2026/62
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2024
KARAR TARİHİ : 28/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili aleyhine ... 11. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile aslen bir alacak hakkı bulunmamasına rağmen icra takibi başlatıldığını ve müvekkilini cebri icra tehdidi altında bıraktığını, taraflar arasında bir ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, aralarındaki ticari alım satım işleminde müvekkilinin, davalıdan ses sistemi, oyuncu koltuğu gibi teknolojik alet ve ekipmanlar almış olup daha sonrasında usulüne uygun bir şekilde iadesini gerçekleştirmek maksadıyla davalı yana başvurduğunu, malların iadesini yasal süresi içerisinde gerçekleştirdiğini, ancak müvekkilinin iade sürecinde hatalı kargolama yaptığının iddia edilerek ilgili kargoların müvekkile iade edildiğini, ancak kargo sürecinin müvekkil şirket tarafından değil; davalı yan tarafından yönetildiğini, Whatsapp görüşmeleri de dikkate alındığı takdirde; müvekkil şirketin, defalarca davalı yana iadesi yapılacak olan malları almasını söylediğini, davalı tarafından işbu kargo işleminin sürüncemede bırakıldığını, bununla birlikte taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğunu, cari hesap kayıtları da dikkate alındığı takdirde herhangi bir artan tutar bulunmadığını, ödemelerin tam yapıldığını, müvekkilinin almış olduğu malları usulüne uygun bir şekilde davalıya iade etmiş olup üzerine düşen yükümlülüğü tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, buna rağmen davalının icra takibi başlattığını, müvekkilinin de cebri icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, açıklanan sebeplerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 30.704,16 TL'nin ödeme tarihi olan 24.06.2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde satışı yapılan malların usulüne uygun iade edilip edilmediği ve borçlar hukuku bağlamında kimin sorumlu olduğu yönünde olduğunu, ürünlerin iade sürecinin davalı tarafından yönetilmesinin, şu veya bu şekilde bir zaruretten kaynaklanmış olsa da bu durum davacının özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, ziya ve hasar sorumluluğunun, ürünlerin taşıyıcıya teslimi anına kadar devam etmesi için ürünlerin taşıyıcıya ayıpsız bir şekilde teslim edildiğinin ispatlanmasının gerektiğini, davacının bu hususu ispatlayamadığını, davacı tarafından gönderilen kargoda müvekkiline iade edilmek istenen mallar hasarlı olduğundan müvekkilinin bunu kabul etmemesinin gayet doğal olduğunu, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamada göndericinin sorumluluğunu devam ettirdiğini, davacının söz konusu zararına ilişkin davayı kargo şirketine açması gerekirken husumeti müvekkilimize yöneltmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu, kanun maddesinde de görüldüğü üzere taşınmak üzere teslim alınan eşyanın uğradığı zarardan taşıyıcının sorumlu olduğunu, davacı tarafından dayanılan WhatsApp yazışmalarında ise müvekkilin telefon numarası görünmediği gibi delil olarak dayanılan yazışma fotoğrafının daha sonrada oluşturulabilecek nitelikte olmasının, işbu delili geçersiz kıldığını, ayrıca taraflar arasındaki cari hesap ekstrelerinden açıkça anlaşılmaktadır ki müvekkilinin kendisine yöneltilen çoğu iade faturasını kabul edip özellikle davaya konu faturayı iade almadığını, bu durum göstermektedir ki usulüne uygun bir şeklide iade faturası düzenlenip müvekkile kusursuz olarak teslim edilen ürünler için müvekkilinin tekrar fatura düzenlemediğini, dolayısı ile diğer iadeleri kabul eden müvekkilinin davaya konu iadeyi kabul etmemesinin haklı bir nedene dayandığını, netice itibariyle müvekkilinin davacıya karşı başlatmış olduğu takibin haklı ve yerinde olmakla kendi kusuruna dayanıp hak iddia eden tarafın, faturaya konu malların hasar ve zıyaından sorumlu tutulmamasını doğurur şekilde talepte bulunmasının hukukun genel ilkelerine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dekont Örneği, Watsap yazışmaları, e fatura örnekleri ile ticari kayıtları, ... 11.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, ticari satımdan kaynaklanan istirdat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının, ... 11.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına istinaden ödemiş olduğu 30.704,16 TL'yi davalıdan talep edip edemeyeceği, borçlu olup olmadığı hususlarındadır.
Deliller toplandıktan sonra, "Tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, Davacının, ... 11.İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına istinaden ödemiş olduğu 30.704,16 TL'yi davalıdan talep edip edemeyeceği, borçlu olup olmadığı hususlarında iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek " rapor hazırlanması dosya mali müşavir bilirkişi Hava Süzer'e tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Tarafların ticari defterlerinin karşılaştırması yapıldığında: Davalı kayıtlarında olmayan davacı kayıtlarında olan 16.614,30 TL'lik kredi kartı ödeme fişinin olduğu, Davalı kayıtlarında olmayan davacı kayıtlarında olan 85.989 TL'lik kredi kartı ödeme fişinin olduğu, Davalı kayıtlarında olmayan davacı kayıtlarında olan 8.332,52 TL'lik kredi kartı ödeme fişinin olduğu , Davalı şirketin 31.12.2022 tarihinde 242.695,37 TL'lik alacağını, 31.12.2024 tarihinde ise davacıya olan 134.582,63 TL borç tutarını davalı şirketin ortaklar cari hesabına virman yapılarak hesap bakiyesinin kapatıldığı görülmüştür. Bu firman fişleri arasında ALACAK BORÇ bakiye tutarı 108.112,74 TL olup, iş bu virman fişlerinin davacı defterlerinde olmadığı ve fişin dayanağı belge olmaksızın sehven yapıldığının beyan edildiği, Davacı kayıtlarında olmayan davalı kayıtlarında olan 12.492,10 TL'lik kredi kartı ödeme fişinin olduğu, Davalı şirketin 11.11.2022 tarihinde tanzim ettiği ... nolu 242.695,37 TL tutarındaki faturanın davacı kayıtlarında 237.199,97 TL olarak kayıtlı olduğu, iş bu fatura bazında 5.495,40 TL'lik fark kaydı olduğu anlaşılmıştır. İş bu farklar incelendiğinde davacı kayıtlarında yer alan ancak davalı kayıtlarında olmayan toplamda 110.935,82 TL lik ödeme kaydı ile davalı kayıtlarında olan ancak davacı kayıtlarında olmayan ortaklar cari hesabına virman ve 12.492,10 TL lik davalı ödeme fişi toplamının 120.604,84 TL olduğu, bu durumda da davacı kayıtlarında yer alan kredi kartı ödeme fişlerinin varlığının kabulü halinde dahi davalının 9.669,02 TL davacıdan alacağının olduğu, iş bu tutarın üzerine 5.495,40 TL'lik fatura tutar farkı ile eklendiğinde davalının 15.164,42 TL'lik bakiye alacağının olacağı değerlendirilmiştir. Ancak tarafların defterlerinde ihtilaf konusu olan diğer bir hususunda tarafların defterinde birebir yer alan karşılıklı fatura ve iade fatura kayıtlarının olduğu, bunların uzunca bir süre devam ettiği anlaşılmıştır. Davacının tanzim ettiği iade faturaları toplamı 124.773,76 TL iken davalının tanzim ettiği fatura toplamı 120.627,82 TL olduğu, aradaki farkın 4.145,94 TL olduğu görülmüştür. İade faturalarının ürünlerin hasarlı teslimi nedeniyle tanzim edildiği, uyuşmazlığın ticari ilişkiye konu olan malların iade sürecindeki sorumluluğun kime ait olduğu ve bu malların hasarlı teslim edilip edilmediği ile ilgili olduğu anlaşılmış olup bu konudaki değerlendirmelerin alanında uzman teknik ve hukuk bilirkişileri tarafından yapılabileceği, tarafımca yapılabilecek olan tespit ve değerlendirmenin ancak tarafların defter ve belgeleri ile sınırlı olabileceği, bu konuya ilişkin olarak da yukarıda ayrıntılı olarak izahatın yapıldığı, sair hususların Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu değerlendirilmiştir..." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar Sayılı Kararı )
Somut olayda, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile, davacı kayıtlarında yer alan ancak davalı kayıtlarında olmayan toplamda 110.935,82 TL lik ödeme kaydı ile davalı kayıtlarında olan ancak davacı kayıtlarında olmayan ortaklar cari hesabına virman ve 12.492,10 TL lik davalı ödeme fişi toplamının 120.604,84 TL olduğu, bu durumda da davacı kayıtlarında yer alan kredi kartı ödeme fişlerinin varlığının kabulü halinde dahi davalının 9.669,02 TL davacıdan alacağının olduğu, iş bu tutarın üzerine 5.495,40 TL'lik fatura tutar farkı ile eklendiğinde davalının 15.164,42 TL'lik bakiye alacağının olacağının değerlendirildiği, davacı tarafça ürünlerin ayıpsız şekilde teslim edildiği hususuna yönelik bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin yatırılan 524,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 207,64 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.704,16 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.
28/01/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.