Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/309
2026/103
10 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/309 Esas
KARAR NO : 2026/103
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2025
KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 02/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; motorlu araç kiralaması yapan davacıya ait ... plakalı ... dizel otomobil 12.03.2023 saat 12.00'da ... idaresinde ..., ... üzerinde hareket halinde iken mülkiyeti davalı şirkete ait ve davalı sürücü ... idaresindeki ...plakalı ... otomobilin aynasına çarpması sebebiyle hasarlandığını, davacının otomobilindeki hasar ... A.Ş.’nin (...) 06.04.2023 ve ... Aş.’nin (....) 06.04.2023 tarihli faturaları ile giderildiğini, davacının aracın tamir süreci, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı onarım çalışması gibi nedenlerle otomobilinden 9 gün süreyle mahrum kaldığını, açıklanan bu nedenlerle; belirsiz alacak davası olarak 9 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100-TL'nin kaza tarihi olan 12.03.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Tic. Ltd. Şti vekili 16/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, "..." (araç kiralama) işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ... plakalı aracını diğer davalı ...'ın sahibi olduğu ... Tic Ltd. Şti. şirketine kiraya verdiğini, araç aynı zamanda ...'e (Kiralık araçların ve kiraya verilen kişinin Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde kayıtlı olduğu sistem) kayıtlı olduğunu, müvekkilinin araç kiralama firması olması "uzun süreli kiralamalar yapması, aracın Kabis'e kayıtlı olması nedeniyle müvekkilin kazadan dolayı sorumluluğu olmadığını, davacı yanın da belirttiği üzere aracındaki hasar sadece yan aynadaki basit bir hasar olduğunu, aracın yan aynasının değişmesi ise 15-20 dk bir işlem olduğunu, hal böyle olmakla davacı yan aracın 9 gün kullanılmadığını iddia ettiğini, davacının bu iddiasının ne derece afaki ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, açıklanan bu nedenlerle; pasif husumet itirazımızın ve zamanaşımı def’imizin kabulüyle davanın reddini, hukuki ve maddi dayanağı olmayan davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 27/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, nitekim davacı tarafça da aksi iddia edilemediği gibi delillendiremediğini, davacı tarafın aleyhe iddialarının kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafça kazada hasar gören araç için mahrumiyet bedeli talep edildiğini, öncelikle müvekkilinin kazada kusurunun bulunduğunu kabul etmemekle ve mahrumiyet tazminatına ilişkin talebinin reddini talep ettiğimizi belirtmekle beraber olsa dahi kazada zarar gören aracın tamiri için makul sürenin belirlenmesi ve eş değer bir aracın belirlenen günler için tamir tarihindeki ikame bedeli üzerinden mahrumiyet tazminatının belirlenmesi gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Raporu, Hasar dosyaları, Dava değeri arttırım dilekçesi, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
08/01/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "12.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1 –... plakalı (davalı ...Ltd. Şti. ’ e ait) davalı araç sürücüsü ...’ ın kazanın oluşumunda %50 (yüzde elli ) oranında asli kusurlu olduğu, 2-... plakalı davacı maliki ve araç sürücüsü ...’ in kazanın oluşumunda %50 (yüzde elli) oranında asli kusurlu olduğu, 3- ... plakalı araçta mezkûr kazada oluşan hasar dolayısıyla; Araç Mahrumiyet Bedeli miktarının takdiren; Kaza tarihi itibariyle –12.03.2023– : 1 gün x 980,00 TL= 980,00 TL olduğu, Davalının kusur durumuna göre (%50) 490,00 TL olduğu, Faiz ve sair taleplerin Sayın Mahkeme’nin takdirinde olacağından tarafımdan değerlendirme yapılmasına yer olmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
ISLAH:
Davacı vekili dava değeri arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep ettikleri araç mahrumiyet bedelinin 490,00 TL olarak ıslah ettiği, ıslah harcını ikmal ettiği görüldü.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybının tazmini davasıdır.
12.03.2023 tarihinde mülkiyeti davalı şirkete ait ve davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu ve araçta meydana gelen değer kaybının tahsili amacıyla davanın açıldığı görülmüş, davalının ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır. Hasar bedeli yönünden ise yapılan harcamaların denetimi ve uygunluğu yapılacaktır.
Dava dosyasının trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının tespiti için dosyanın ... Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi tevdine karar verilmiş, Mahkememize sunulan 08/01/2026 tarihli raporunda; "12.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; ... plakalı (davalı ... Tic. Ltd. Şti. ’ e ait) davalı araç sürücüsü ...’ ın kazanın oluşumunda %50 (yüzde elli ) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı davacı maliki ve araç sürücüsü ...’ in kazanın oluşumunda %50 (yüzde elli) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araçta mezkûr kazada oluşan hasar dolayısıyla; Araç Mahrumiyet Bedeli miktarının takdiren; Kaza tarihi itibariyle –12.03.2023– : 1 gün x 980,00 TL= 980,00 TL olduğu, Davalının kusur durumuna göre (%50) 490,00 TL olduğu, " olduğu rapor edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde; "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." denilmek suretiyle işletenin tanımı yapılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Yargıtayın ve doktrinin kabul ettiği maddi ölçüte göre ise; trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir.
Yine aynı Kanunun 85. maddesi ise; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmünü içermektedir.
Açıklanan düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 26/09/2019 Tarih,... Esas ve ...Karar sayılı kararı).
Somut olayda kaza yapan araç maliki davalı ...Şti. aracı kaza tarih olan 12.03.2023 tarihinden çok önce kiralandığını bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını savunmuş ve buna ilişkin olarak adi yazılı araç kiralama sözleşmesi, araç teslim tutanağı, sipariş formu, fatura, tahakkuk fişi ve cari hesap ekstresini dosyaya delil olarak ibraz etmiştir.
Kiralama sözleşmesi incelediğinde; kazada müşterek kusurlu davalının kullanımında dava dışı şirkete aracın uzun süreli olarak kiralandığı, bu sırada zarara yol açan eylemin davalı ... kullanımındayken gerçekleştiği, fiili olarak aracın araç kullanımının kiralayanda ve davalı gerçek kişide olduğu hususlarının sunulan faturalar ile desteklendiği, araç malikinin fiili hakimiyetini kesildiği anlaşıldığından davalı ...Ltd. Şti. şirketinin işleten ya da malik olarak sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış, bu nedenle davalı şirket yönünden davanın HMK madde 114/1-d ve madde 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilince rapora bu yönüyle itiraz edilmiş ise de, itiraz edilen hususlarda bilirkişi tarafından inceleme yapıldığı, aksi yönde başkaca delil ortaya konmaması nedeniyle itirazın reddi gerekmiş, davalı araç sürücüsünün müşterek (%50) kusurlu olduğu, kusurlu eylemi ile davacının maliki olduğu araca zarar verdiği, bilirkişi raporuna göre araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin davalı ... isteyebileceği anlaşılmakla davanın bu davalı yönünden kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuku Dairesinin 01/12/2014 Tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında; "...Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı 'işleteni' kesin olarak gösteren bir karine değilse de, kimliğini belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kayıt maliki, işleten konumunda olmadığını işletenin bir üçüncü kişi olduğunu kanıtladığında, malik olmasına karşın, işleten sıfatıyla sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte, zarar gören kişi, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınamaz. Olağan olanı, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesidir. Somut olayda da davacı, trafik kaydına dayanarak bu davayı davalı ... A.Ş. aleyhine açmış ve onun işleten olmadığı davalının ileri sürdüğü kanıtlarla doğrulanmıştır. Bu nedenle davanın açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davanın pasif sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle reddi üzerine davalı yararına yargılama giderleri ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu konudaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden..." denilmiş ve bu nedenle davanın araç maliki aleyhine açılmasında davacının bir kusuru bulunmadığından davada davalı şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın davalı ... Ltd. Şti. yönünden HMK madde 114/1-d ve madde 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davanın davalı ... yönünden KABULÜNE,
490,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 12.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 732,00 TL nispi karar harcından peşin+tamamlama yatırılan 719,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 12,60 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 490,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 719,40 TL peşin+tamamlama harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 725,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.147,30 TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı gerçek kişiler vekillerinin yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.10/02/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.