mahkeme 2024/528 E. 2025/542 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/528

Karar No

2025/542

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/513 Esas
KARAR NO : 2025/646

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 08/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcunu davalının ödememesi üzerine davalı şirket aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine istinaden takip başlatılmış, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu takibin durmuş olduğunu, Davalı/borçlu böyle bir borcunun olmadığını iddia etmekte ise de müvekkili tarafından davalı/borçlunun satın almış olduğu ürünlere/emtialara ait fatura, banka kaydı, cari hesap kayıtları ve ticari defterler ile de müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, tarafların ticari defterleri ve banka kayıtları incelendiğinde de müvekkili şirketin alacaklı olduğunun açıkça görüleceğini ifade ederek, yukarıda açıklamış oldukları nedenlerle; Davalı/borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, davalı/borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen avans faiziyle birlikte ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası, BA / BS formları, ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır.
... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine depo bedelinin iadesi isteminden kaynaklanan 1.500,00 Usd asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya talimat mahkemesi aracılığı ile mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu raporunda özetle;Takip ve dava konusu ile sınırlı olmak üzere davacı şirketin 2024 yılı ticari kayıtları incelenerek raporda ayrıntılı olarak sunulmuş olan tespitler ve açıklamalar doğrultusunda; Davacı şirket ile davalı şirket arasında davalı şirket satıcı, davacı şirket de alıcı olmak üzere gerçekleşmiş olan bir ticari ilişkinin olduğu, Davacı şirketin kayıtlarına göre; davacı şirketin davalı şirketten 01.10.2024 tarihi itibariyle 45.767,70 TL alacaklı olarak görünmekte olduğu, Her ne kadar davacı şirketin icra takibi ile davalı şirketten talep etmiş olduğu alacak tutarı 1.500,00 USD ise de VUK hükümlerine göre ticari defter ve kayıtların Türkçe tutulması ve kayıt ve belgelerde Türk Lirası karşılığının yazılması zorunluluğunun olduğu, Davacı şirketin e-defter kayıtlarının muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, kayıtların süresinde oluşturularak beratlarının da süresinde alınmış olduğu..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi... Esas, ...Karar Sayılı Kararı )
Somut olayda; Mahkememizin 29/01/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraflar ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kayıtlarından taraflar arasındaki cari hesabın ayrıntılı ve açıklamalı dökümleri de sunulmuş olduğu üzere, davacı şirketin kayıtlarında açık cari hesap şeklinde izlenmiş olan kayıtlar sonrasında en son 01.10.2024 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 45.767,70 TL alacaklı olarak göründüğü ve bu tutarın şüpheli alacaklar hesabına aktarılmış olduğunun tespit edildiği, her iki şirketin vergi daireleri tarafından dosyaya gönderilmiş olan BA ve BS formlarının incelenmesinde 2024 yılı için BA ve BS formlarının karşılıklı olarak birbirini teyit ettiği (3 adet belge ile 69.263,95 TL alım/satım) görüldüğü tespit edilmiştir. Davacı taraf takibi yabancı para alacağı üzerinden başlatmış ve Türk parası karşılığını göstermiştir. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Açıklanan sebeplerle, davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulüne, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının ... 37. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.304,63 TL ilam harcından peşin yatırılan 584,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.720,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 584,27 TL peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 980,00 TL tebligat ve posta giderlerinden oluşan toplam 7.991,87 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim