mahkeme 2024/428 E. 2025/560 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/428
2025/560
12 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/423 Esas
KARAR NO : 2025/652
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sahibi olduğu ... plakalı, 2014 Model, ... Marka aracın 19/11/2021 tarihinde kaza yaptığını, söz konusu aracın ... numaralı poliçe ile davalı tarafından kasko sigortası kapsamında teminat altına alındığını, kazaya istinaden davalı taraf nezdinde... sayılı dosyanın oluşturulduğunu, incelemeler sonucunda araca pert işlemi uygulandığını, davalı tarafından pert işlemi yapılmasına karşın ödeme yapılmamasından kaynaklı ... tarihinde ... 56.Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile davalıya ödeme yapılması için ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın borcu ödememesi nedeniyle ... tarihinde... sayılı başvuru ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Tahkim kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile müvekkilinin talebinin kısmen kabulü ile davalı tarafa zarar talebinin tebliğ edildiğini, 03/02/2022 tarihinde tümerrüt süresi olan 45 gün eklenerek 21/03/2022 tarihinden itibaren zarara konu 77.000,00 Tl'ye avans faizi işletilmesine karar verildiğini, borcun ödenmesi için ... 5.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 03/05/2024 tarihinde icra dosyasına ödeme yapıldığını, davalı tarafından ödeme yapma yükümlülüğünün iki yılı aşkın bir süre sonra yerine getirilmesi karşısında müvekkilinin munzam zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL belirsiz alacağın ödeme tarihi olan 03/05/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte karşı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından... tarihlerini kapsayan ... poliçe numarasıyla Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatları, limitleri ve poliçe döneme ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin davacının tüm hak ve alacaklarını ödemiş olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirket tarafından 77.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının talep ettiği munzam zararın poliçe teminat kapsamında olmadığını, bu talebin sigorta prensiplerine aykırılık teşkil ettiğini, munzam zararın şartlarının oluşmadığını, bu talebin hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, davacının temerrüt faizini aşan bir zararının bulunmadığını, davacı tarafından hiçbir dayanak ibraz edilmediği gibi talep miktarı dahi somutlaştırılmadan usule aykırı belirsiz alacak davasının açıldığını, yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklı meydana gelen zararlardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
... 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, kasko sigorta poliçesi, ... 56.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Sigorta Tahkim Komisyonu Tahkim Kurulunun ...tarih ve...karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı, Türkiye Sigorta Birliğinin 08/01/2025 tarihli yazısı, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, trafik kazasından kaynaklanan sigorta davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, 19.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının munzam zararı bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
... 5. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonunin esas ve... karar sayılı ... karar tarihli Sigorta Tahkim Komisyonunun 09.12.2023 tarih ... karar sayılı ilamına karşı gerçekleştirilen itiraz ve itirazın reddi konulu nihai kararından kaynaklanan 77.000,00 TL zarar bedeli, 1.790,25 TL başvuruya ilişkin yargılama giderleri, 36.332,40 TL işlemiş faiz, 400,00 TL vekalet ücretine işleyen faiz olmak üzere toplam 133.462,65 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra, 19.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının munzam zararı bulunup bulunmadığı, davalı sigorta şirketine başvuru ile ödeme tarihi arasında TBK madde 122 kapsamında munzam zarar talep edip edemeyeceği hususunda rapor tanzim edilmesi hususunda TAÜ Hukuk Fak.Öğr. Üyesi..., İTÜ Makine Fak.... ve Mimar Sinan Devlet Üniv.Sigorta Uzmanı ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle;"...Değerlendirmeler ışığında davalı şirketin ödeme yapması gereken tarih ile yaptığı tarih arasındaki süre için oluşan munzam zararından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde Müvekkilin sahibi olduğu ... plakalı 2014 model ... Marka araç, 19/11/2021 tarihinde kaza yapmıştır. (EK-1) Söz konusu araç ... numaralı poliçe ile davalı tarafından kasko sigortası kapsamında teminat altındadır.(EK-2) Kazaya istinaden davalı taraf nezdinde ... sayılı dosya oluşturularak, incelemeler kapsamında araca pert işlemi uygulanmıştır.(EK-3) Davalı tarafından pert işlemi yapılmasına karşın, ödeme yapılmamasından mütevellit, 01.02.2022 tarihinde ... 56. Noterliği ... Yevmiye numarası ile davalıya ödeme yapılması için ihtarname gönderilmiştir.(EK-4) Davalı tarafından araç pert bedelinin ödenmemesi nedeniyle 15.03.2023 tarihinde ... sayılı başvuru ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmuştur.(EK-5) Sigorta Tahkim Kurulu 20.11.2023 tarih ve ... Karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı ile müvekkilin talebinin kısmen kabulü ile; davalı tarafa zarar talebinin tebliğ edildiği 03.02.2022 tarihine, temerrüt süresi olan 45 gün eklenerek 21.03.2022 tarihinden itibaren, zarara konu 77.000,00 TL’ye avans faizi işletilmesine karar vermiştir.(EK-6) Söz konusu karar, itiraza istinaden incelenmiş ve de 19.01.2024 tarih ve ... sayılı karar ile kesinleşmiştir.(EK-7) Kararın kesinleşmesini takiben müvekkil lehine ... 5. Genel İcra Dairesi’nin ... İcra sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Takip talebi ile 77.000,00-TL asıl alacak ile 36.332,40-TL işlemiş reeskont avans faizi ve sair yargı giderleri talep edilmiştir. Davalı tarafından 03.05.2024 tarihinde icra dosyasına ödeme yapılmıştır" denilmiştir. Davacı vekili pert bedelinin ödenmediğini ifade etmişse de, davalı şirketin pert bedelini ödeyebilmesi için gerekli olan TRAFİKTEN ÇEKME BELGESİ dosyada mevcut olmadığından davalının temerrüde düşürüldüğünün söylenemeyeceği ve anılan belgenin halen dosyada bulunmadığı dikkate alındığında, davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünün söylenemeyeceği anlaşılmakla davacının munzam zararının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Sonuç: Davalı şirkete kasko sigortalı ... plakalı aracın 19.11.2021 tarihli kazada pert total hale geldiği, Davalı şirketin ödeme yapması için gerekli olan Trafikten Çekme Belgesi'nin davacı tarafından davacı şirkete ibraz edilmediğinden davalı şirketin temerrüde düşürülmediği, Davalı şirket temerrüde düşürülmediğinden davacının davalı şirketten "munzam zarar" talep edemeyeceği..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... karar sayılı kararında ; "... Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz (Uygur, s. 816)
Ayrıca bir para borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesinden dolayı alacaklının zarara uğrayacağı kabul edilerek bu zararın, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alınarak belli bir oranda olacağı benimsenmiş ve TBK’nın 120. maddesi yollaması ile 3095 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde temerrüt faiz oranları belirlenmiştir. Buradan hareketle kanun koyucu tüm bu ekonomik olumsuzlukları değerlendirip, bunların doğuracağı zarar dolayısıyla tazminat oranını T.C. Anayasası’ndan aldığı yasa yapma yetkisine dayanıp temerrüt faizi olarak belirlemiş iken, zımnen bu takdirin yerinde olmadığı ileri sürülüp sadece aynı ekonomik göstergelere dayanılarak tazmin edilecek zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu kabul edilemez. Uğranıldığı iddia olunan zararın, yetkili merciin belirlediğinden fazla ve bu nedenle TBK’nın 122. maddesine dayanılarak aşkın (munzam) zarar istenilmesi hâlinde ise artık açılmış olan davaya özgü somut vakıalara dayanılması gerekir. Bunlar da yasal, elverişli ve geçerli delillerle, geçerli ispat kuralları dairesinde kanıtlanmalıdır. Burada kanıtlanacak olgular geç ödeme ile davacının maruz kaldığı zararı doğuran vakıalar ve bu vakıalar nedeniyle uğranılan fiili zarardır......... ;Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın talep edilebilirliğinin bir koşulu da alacaklı yönünden mevcut olan zararın açık ve somut bir biçimde ispatıdır. Bu bağlamda ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, alacaklı yönünden aşkın (munzam) zarar olarak nitelendirilemeyeceği gibi salt bu olguya dayanılması neticesinde zararın ispatına dair koşulun gerçekleştiği söylenemez. Zira burada zararın olgusunun, HMK’nın 194. maddesi kapsamında ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılarak zarar iddiasının ispatı için gerekli tüm deliller ortaya konulmalıdır ......." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin... esas, ...karar sayılı kararında; "...Munzam zarar alacaklısı; öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını; bu alacağının geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüd faizi ile karşılanmayan zararını ve miktarını; zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmek, zararın ortaya çıkışını belirleyen inandırıcı hükme esas tutulabilecek nitelikte maddi olguları da açıklamakla yükümlüdür. Borçlu, ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlamakla sorumluluktan kurtulabilir. Buradaki kusursuzluk, temerrüde düşmekteki kusursuzluktur. Yoksa, temerrüde düştükten sonraki aşamada gelişen olaylarda (yargılamanın uzaması vs.) aranan bir kusur değildir. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmekteki kusurunun varlığı asıldır. Somut olaya dönülecek olursa, davacı alacaklının açıklamalar kapsamında uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu ispat etmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ne var ki, enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin, temerrüt faizinden yüksek oranda olması munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmemektedir. Burada davacının kanıtlaması gereken husus, enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, kendisinin şahsen ve somut olarak ödemenin gecikilmesinden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Aslında, davacının bu hususta bir iddiası da bulunmamaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde de; davalı borçluların borcu ödememek için hile ve desiseye başvurduğu hususunda bir emareye de rastlanılamamıştır. Diğer yandan, denkleştirici adalet ilkesi haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder ki, eldeki davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. ..." şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "aşkın zarar" başlıklı 122/1. maddesinde; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru olmadığını ispat etmedikçe, bu zararı gidermekte yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay içtihatlarına göre, munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerekmektedir. Davacının ispatlamak zorunda olduğu husus, enflasyon ve yüksek faizler değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusudur. Bu bağlamda eldeki dosyada, davacının geç ödemeden kaynaklı uğramış olduğu zarara ilişkin iddiasını somutlaştırmadığı hızla yükselen enflasyon karşısında zarara uğradığını belirttiği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 615,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.