Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/211
2025/101
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/211 Esas
KARAR NO : 2025/101
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2022
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 18.07.2017 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede müvekkili aracı kurumun “Yatırım Kuruluşu”, davalının ise “Müşteri” sıfatıyla yer aldığını, davalının, müvekkili şirket ile imzalamış olduğu 18.07.2017 tarihli sözleşme uyarınca ... A.Ş. (“...”) nezdinde bulunan ... (“...”) alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin bu işlemlerde sadece davalının alım satım emirlerini ... nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde etmekte olduğunu, davalıya Sermaye Piyasası mevzuatının bir gereği olarak hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimlerinin yapıldığını, Risk Bildirim Formunun kendisine sunulduğunu, okuması ve her bir sayfayı imzalamasının sağlandığını, davalının hesap ekstrelerinden görülebileceği üzere VİOP nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamını kaybettiğini, kayıplarının yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarının 146.561,68 -TL olduğunu, davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapıldığını, ancak davalının bu çağrıların hiçbirine icabet etmediğini, nihayetinde borcunu ödemekten imtina ettiğini, davalı yanın mevcut eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, ... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, ancak davalı / borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya, faize, faiz oranlarına, kura, kur farklarına, munzam zarara, hesap hatalarına, TBK. Md.100’de yer alan haklara ve diğer feri haklara ilişkin haklarını saklı tutarak haksız ve hukuka aykırı yetkiye ve borca itirazın iptali ile davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmeleri ile Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Aracılık Çerçeve Sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olduğunu, 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerektiğini, Bunun yanında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının ''tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğunun açıklandığını'', 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlandığını, ... (kaldıraçlı alım satım işlemi) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirildiğini, müvekkilinin özel bir tekstil firmasında ücretli çalışan olarak muhasebecilik mesleğini icra etmekte olup davacı şirket tarafından sunulan müvekkile ilişkin ''Mali Bilgiler Formu''nda da görüldüğü üzere aylık gelirinin 5.000-20.000 TL arasında olduğunu, müvekkilinin şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiğinden, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun kabulünün gerektiğini,
... A.Ş. ile müşteri arasında, 7.11.2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 49 ve 84 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerin uygulama usul ve esaslarını düzenleyen 31.01.2013 tarih ve 29253 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümleri uyarınca çerçeve sözleşmeler akdedilecektir." maddesine dayanılarak sözleşmenin tüketici sözleşmesi, davalı müvekkilin tüketici olduğu da kabul edilerek sözleşmeler akdedildiğini, taraflar arasındaki işlemlerin tüketici işlemi olması ve sözleşmelerin 6502 Sayılı TKHK'ya dayanması karşısında davacının Ticaret Mahkemesinde dava açmasının açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğunu beyan ederek davanın görev nedeni ile reddine karar verilmesini ve dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı uyap dosyası, Taraflar arasında imzalanan sözleşme örneği, ticari kayıt ve defterler, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Sözleşmeden kaynaklı yapılan takibe yapılmış olan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
İlgili ... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 18/07/2017 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 146.561,66 TL asıl alacak 3.849,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.411,41 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya SPK alanında uzman bilirkişi ...'e tevdi edilmiş,bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; "Davacı’nın 19.07.2022 tarihli dava dilekçesi ekinde yer alan Davalı’ya ait 17.12.202104.01.2022 dönemine ilişkin hesap ekstresinden Davalı’nın hesap bakiyesinin 04/01/2022 tarihi itibarıyla -146.561,68 TL olduğu, bir diğer deyişle Davalı’nın Davacı yatırım kuruluşuna karşı -146.561,68 TL TL tutarında teminat açığı oluştuğu, işbu teminat açığının tamamlaması için davalıya çağrı yapılmasına karşın davalının süresi içinde yükümlülüğünü yerine getirmediği, Davacı kurumun Davalı hesabından kaynaklı yükümlülüklere ilişkin olarak Takas merkezine ödemeler yaptığı, ...’tan ... tarih ve ... sayı ile dosyaya gelen Teminat Ekstresi ile Davalının Davacı nezdindeki teminat hesabı ekstresinde yer alan Teminat yatırma/ çekme tutarlarının birebir örtüştüğü. Başka bir ifade ile Davalının ekstresinden Teminat yatırma adıyla çıkan tutarlar, gerçekten ... A.Ş’ye Davalı hesabı için Davacı tarafından yatırılmış olduğu anlaşıldığından davacının talep etmiş tutarda davalıdan alacaklı olduğu, ..., ... Piyasası Genelgesi uyarınca, takas merkezine karşı sorumlu sıfatıyla Davacı aracı kurum tarafından müşterisinin teminat borcunun ... nezdindeki takas merkezine ödenmek zorunda kalındığı, Davacı tarafından müşterisi adına yapılan ödeme ile müşteri pozisyon zararı kaynaklı Davacı aracı kurumun müşterisi Davalıdan alacaklı hale geldiği ve sonrasında takip başlatıldığının görüldüğü, dava dosyasında Davalı’nın bu tutarı Davacı’ya ödediğine dair herhangi herhangi bir iddia ve tevsik edici belgeye rastlanılmadığı dikkate alınarak, Davalı’nın, Davacı ile akdedilen sözleşme kapsamında Davacıya olan ... teminat açığı kaynaklı borcunun devam ettiği, Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükmünde “kayıpların toplam teminatı dahi aşabileceği” konusunda uyarı yer aldığı, ...’ta Piyasa riskleri çerçevesinde zarar edilmesi olağan olduğu gibi, zararların teminat tutarını aşabilmesi de mümkün olabildiğinden mevzuat gereği olarak sözleşmelerde bu gibi uyarıcı metinler yer almaktadır. Açıklanan nedenle davacının Spk mevzuatına uyumlu olarak düzenlemiş olan sözleşme hükümleri kapsamında nihai takdir sayın mahkemenizde olmak üzere oluşan zararda davacının kusuru bulunmadığı, Davacı’nın, müşterisi olan Davalı’ya karşı özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğine ve Davalı’nın zararında kusuru olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin, Davalı’nın 11/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde iddia ettiği Davacı aracı kurumun resmi telefonlarına ulaşamadığı ve karşısında bir muhatap bulamadığı, Davacı aracı kurumun sağlamış olduğu işlem platformunun 21 Aralık 2021 tarihinde işlem saatleri boyunca çalışmadığı, sürekli olarak donma, kasılma gibi teknik arızalar verdiği, Davacı aracı kurumun hizmet kusuru sebebiyle Davalı’nın, açık olan pozisyonlarını kapatmak suretiyle zararının artmasının önüne geçme imkanından alıkonulduğuna ilişkin tevsik edici hiçbir belge ve delil sunulmadığından bu yöndeki davalı iddialarının dayanaksız olduğu, ihbar olunan BİAŞ’ın, Sermaye Piyasası Mevzuat ile kendisine verilen piyasanın güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi şekilde işlemesini sağlama görevini yerine getirmek görevi çerçevesinde fiyat değişim limitini %10’dan % 80’e çıkarmış olduğu, görevi kapsamında yaptığı düzenlemeden dolayı kendisine bir kusur atfedilemeyeceği, ... tarafından alınan söz konusu kararın ...Yönergesi’ne herhangi bir aykırılık taşımadığı, bu nedenle işlemin hukuka aykırı bir işlem olmadığı, Davalının Viop işlemlerinin riskleri ve piyasa koşulları çerçevesinde oluşan hareketlilikten dolayı, benzer yönlü pozisyonu diğer yatırımcılar gibi zarara uğramış olduğu, eğer pozisyonu tam ters yönde olsaydı aynı oranda karlar elde etme imkanı varken, kendi tercihi ile almış olduğu pozisyondan dolayı uğramış olduğu zararın piyasa riskleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ve zararda ...’in bir sorumluluğu olmadığı kanaatindeyim. Davalı’nın 11/08/2022 tarihli dilekçesinde Davalı’nın ... işlemlerinde zarara uğramasının bir sebebinin ... tarafından piyasanın manipüle edilmesi olduğu, 20 Aralık 2021 tarihinde ... tarafından borsada bir gün süreli Yukarı Adım Kuralı uygulanması kararlaştırıldığı ve böylelikle Davalının ve birçok yatırımcının açığa satış işlemi yaparak dolardan çıkması halinde zarara uğrayacağı tehdidi sebebiyle dolar satışı yapılmasının önüne geçildiği, bu süreç esnasında doların hızlı düşüşü seans saatleri dışında gerçekleştiği için Davalının ve bir çok yatırımcının ters işlem yaparak pozisyonlarını kapatma imkanları ... eliyle zorlaştırıldığı iddia edilmiş olmakla birlikte, Davalı’nın belirttiği Yukarı Adım Kuralı’nın “pay piyasası” işlemlerinde uygulandığı, döviz kontratlarında bu kuralın uygulanmadığı ve davalının pozisyonunun döviz olduğu dikkate alındığında Davalı’nın bu konudaki iddialarının gerçekçi olmadığı" yönünde görüş ve kanaatlere ulaşıldığını bildirmiştir.
Somut olayda, Davacının Spk mevzuatına uyumlu olarak düzenlemiş olan sözleşme hükümleri kapsamında oluşan zararda davacının kusuru bulunmadığı,Davalı’nın, Davacı ile akdedilen sözleşme kapsamında Davacıya olan ... teminat açığı kaynaklı borcunun devam ettiğinin yukarıda ayrıntılı açıklanan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; Davalının ... 37.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 10.274,60 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.816,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.458,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 1.816,60 TL peşin harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 632,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 7.529,30 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.