mahkeme 2023/648 E. 2024/309 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/648

Karar No

2024/309

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/648 Esas
KARAR NO : 2024/309

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 10/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalıdan taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince ve müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlerin bedeli olarak 23.12.2022 tarihli ve ... seri nolu 355.134,45 TL bedelli; 24.02.2023 tarihli ve ... seri nolu 293.694,92 TL bedelli; 24.02.2023 tarihli ve ... seri nolu 295.902,70 TL bedelli faturaların tanzim edildiğini, davalı tarafın fatura bedellerini ödememesi nedeniyle davalı - borçlu aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından, fatura alacakları, ticari defter ve belge ile cari hesaplardan dolayı yasal takip başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından başlatılan icra takibine davalı tarafın takibe haksız şekilde itiraz edip takibi durdurduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ve yalnızca takibi durdurmak amacı ile haksız yere takibe itiraz ettiğini beyan ederek, bu nedenlerle huzurdaki davayı ikame etme ve davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibinin devamını, itirazında haksız olan davalının % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER: Bilirkişi raporu, ... Vergi Müdürlüğü yazı cevabı, ... Vergi Müdürlüğü yazı cevabı, ... Vergi Müdürlüğü yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
13/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda;
Davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı,
Davalı taraf inceleme için defter ve belge sunmadığı için defter incelemesi yapılamadığı,
Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 944.732,66 TL alacaklı olduğu, " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE: Dava, fatura ve cari hesap sözleşmesinden bahisle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634 Esas ve 2018/633 Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığı, alacağın fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Somut olayda davalı takibe yaptığı itirazda, davacı yana borçlu olmadığı savunması ile takibe itiraz etmiş, ancak huzurdaki davada cevap dilekçesi ise sunmamıştır. Bu durumda ispat yükünun davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki gereği mal ve ürünlerin teslim edilip edilmediği, mal karşılığı bedelinin ödenip ödenmediği ile bedelin ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, davacı yanca ticari defterler yerinde incelemede hazır edilmesine rağmen, davalı yanca ne talimat mahkemesinde ne de Mahkememizce yapılan incelemede sunulmamıştır.
Bu kapsamda dosyamıza sunulan 13/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; "Ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda;
Davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı,
Davalı taraf inceleme için defter ve belge sunmadığı için defter incelemesi yapılamadığı,
Davacı taraf kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 944.732,66 TL alacaklı olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora karşı itiraz yapılmadığı, usul ve yasaya uygun, Mahkememiz denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın fatura ve açık hesap alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının ... 31.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 944.732,07 TL alacağın %20'si olan 188.946,41 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 64.534,65 TL peşin harçtan peşin yatırılan 11.410,01 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 53.124,64 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 133.921,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 11.410,01 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 80,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 14.798,26 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim