mahkeme 2023/440 E. 2025/572 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/440
2025/572
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/440 Esas
KARAR NO : 2025/572
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/07/2023
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin ... plakalı ...tipi aracın maliki olduğunu ve ... tarihli ve ... no.lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın 04.03.2023 günü yolun ıslak olması nedeniyle virajı alamaması sonucu kaza yaptığını ve hasar gördüğünü, kaza sonrasında müvekkili şirketin yetkilisi tarafından teminat kapsamında onarımın yapılması amacıyla davalı şirkete bildirim yaptığını, davalı şirket tarafından "yapılan inceleme sonucunda kasko sigortası genel şartları kapsamında olmadığı gerekçesiyle hasar talebinin karşılanamayacağının belirtildiğini, aracın ticari faaliyetlerinin aksamaması için tamir ettirildiğini, 118.314,95 TL ve 3.485,72 TL toplamının ödendiğini, dava açmak zorunda kaldıklarını, kazanın tek taraflı olduğunu, Yargıtay kararları gereği davanın kabulünün gerektiğini, poliçeye göre davalı şirketin araç tahsis etmesi gerektiğini, ancak etmediğini, bu zararın da bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin tüm maddi zararlarının giderilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi zararın kaza tarihi olan 04/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; olayın Tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, toplam hasarın 121.800,67 Tl olduğunu ve bu miktara göre harcın yatırılması gerektiğini, davacının sürücü değişikliği yaptığını, bu nedenle olayın kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, hasar ödemesinin reddedildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde müvekkili şirketin haklılığının görüleceğini, görevsizlik kararı verilmesini, görevsizlik kararı verilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 04/03/2023 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada davacının kusur durumu, davalının kasko sigortası nedeniyle davacının aracında oluşan zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, miktarı ve mahkememizin görevli olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davalı tarafça mahkememizin görevine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de TTK m.4 gereğince Mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili olduğu anlaşıldığından görev itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 05/12/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere kusur-hasar ve sigortacılık alanından uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 26/04/2024 tarihli raporda özetle;
"Kasko sigortasında teminatın kapsamı, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları(...)A/1de düzenlenmiştir. İlgili düzenlemeye göre aracın motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi durumunda oluşan zararlar teminat kapsamındadır.
... md. A.5.te teminat dışında kalan zararlar sayılmıştır. Burada sayılan durumlarda oluşan zararlar kasko teminatı dışında kalır ve kasko şirketleri tarafından karşılanmaz.
... md. A/5-10da tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması durumunda oluşan zararların kasko teminatı dışında olduğu düzenlenmiştir.
... md. A/5-4te ise poliçede gösterilen aracın, ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların kasko teminatı dışında olduğu ifade edilmiştir.
... md. A/5-5te ise aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararların kasko teminatı dışında olduğu ifade edilmiştir.
Dolayısıyla sürücü, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme veya can güvenliği gibi zorunluluklar sebebiyle trafik kazasında olay yerini terk edebilir. Aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması veya uyuşturucu madde ve alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması nedeniyle sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için trafik kazasında olay yerini terk etmesi durumunda ise oluşan zararlar kasko teminatı dışında kalır.
Sigorta sözleşmeleri taraflar arasındaki güven ve iyi niyet esasına dayanır. Sözleşmenin tarafları, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyi niyetle hareket etmelidirler. Dolayısıyla riziko gerçekleştikten sonra doğru ihbar yükümlülüğü bulunan sigortalının olay yerini iyi niyetli olarak terk edip etmediği önemle incelenmelidir.
"Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir."(YARGITAY17. HD. ... E., ... K., 30.11.2020 T.)
Trafik kazasında olay yerini terk sebebiyle rizikonun teminat dışında kaldığı sigortacı tarafından ispatlanmalıdır. Ancak olay sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşir ve kazanın oluş şekli teminat dışında kalan hallerden ise ispat yükü yer değiştirir. Bir diğer ifadeyle sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde teminat dışında kalan bir hususu teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir. Bu durumda ise oluşan rizikonun teminat içinde kaldığı sigortalı tarafından ispat edilmelidir.
"Davaya konu olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılıTTKnın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının A.5. maddesi ve TTK 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer."17. HD. ... E.,...K., 30.11.2020 T.)
Trafik kazasında olay yerini terk durumunda zararın teminat dışında olduğu kural olarak sigortacı tarafından ispat edilmelidir. Sigortacı ise yalnızca haklı sebep bulunmamasına rağmen olay yerini terk eden sürücünün alkollü olduğu varsayımına dayanamaz. Bunun yanında sürücü değişikliği ya da alkollü araç kullanımının ispatına yarar delil getirmelidir. Bir diğer ifadeyle oluşun farklı olduğu ve teminat dışında kalan hallerden olduğu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanmalıdır. Ayrıca, sürücü değişikliği yapıldığı hususu sabit olsa bile bu tek başına doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmeme veya sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içindeymiş gibi ihbar etme anlamına gelmez. Dolayısıyla bu durumda ispat külfeti yer değiştirmez.
"…(İ)spat yükü üzerinde bulunan davalı kasko şirketi, aldıkları araştırma raporunda yer bulan, sürücünün haklı sebep olmadığı halde olay yerini terk etmiş olmasının alkollü olduğu ihtimalini akla getirdiği varsayımına dayanmış; bunun dışında sürücü değişikliği ya da alkollü sevki ispata yarar delil getirememiştir. Davalı sigortacının oluşun farklı olduğu ve teminat dışında kalan hallerden olduğunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre kazada davacı tarafın sürücü değişikliği yaptığı hususunun sabit olmadığı, kaldı ki bu husus sabit olsa bile, bunun tek başına doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmeme veya sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar etme anlamına gelmeyeceği ve dolayısıyla ispat külfetinin de yer değiştirmeyeceği açıktır."(YARGITAY 17. HD. ... E., ... K., 13.06.2016 T.)
Trafik kazasında sürücü değişikliği yapıldığı hususu sabit olsa bile bu tek başına doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmeme olarak değerlendirilmez. Sigortacı, sürücü değişikliğini ve zararın teminat dışında kaldığını somut delillerle ispatlamalıdır. Dolayısıyla sigorta teminatı dışında kalan bir hususun sanki riziko teminatı içindeymiş gibi ihbar edildiği somut delillerle ispatlanmadığı sürece zarar karşılanmalıdır.
"Yukarıda anılan Kanun hükümleri gereği ispat yükü üzerinde bulunan davalı kasko şirketi, aldıkları araştırma raporundaki tespitlere ve özellikle karşı araç sürücüsü ……in yazılı beyanına dayanarak olayda sürücü değişikliği yapıldığı iddiasında bulunmakta; bunun dışında ispata yarar delil getirememektedir. Davalı sigortacının oluşun farklı olduğu ve teminat dışında kalan hallerden olduğunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre kazada davacı tarafın sürücü değişikliği yaptığı hususunun sabit olmadığı, kaldı ki bu husus sabit olsa bile, bunun tek başına doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmeme veya sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar etme anlamına gelmeyeceği ve dolayısıyla ispat külfetinin de yer değiştirmeyeceği açıktır."17. HD. ...E.,...K., 21.12.2015 T.)
Can güvenliği gibi zorunluluklar hallerinde trafik kazasında olay yeri terk edilebilir. Ancak can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılma durumunda en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurulmalıdır. Başvuru yapılmadığı ve kolluk birimlerinin kazayı tespit ettiği durumlarda haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durumun bulunduğu kabul edilir. Bu durumda kaza anında sürücünün alkollü olmadığı sigortalı tarafından ispat edilmelidir.
"Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacı ait olduğu ve aynı zamanda sürücünün olduğu savunulan…ın, can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kolluk birimleri tarafından araç tespit edildiği, kazanın oluş biçimi gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğini kabulünün zorunlu olduğu açıktır."(YARGITAY 17. HD. ... E., ... K., 04.04.2019 T.)
Davacı şirkete sunulan 23.03.2023 tarihli HASAR ARAŞTIRMA RAPORUnda gerekli inceleme ve araştırma için 22.03.2023 günü saat 11.38 sıralarında olay yerine gidildiği, kaza yerinin...mahallesi ... caddesi yönünde ... alt geçidine girildiğinde alt geçit içnde ... yönünde olduğunun görüldüğü, sigortalı araç sürücüsü ... ile 22.03.2023 tarihinde saat 10:55 sıralarında ...şirketinde görüşüldüğü, alınan yazılı beyanda ... plakalı aracın kendisinin ortağı olduğu şirket adına kayıtlı olduğunu, 04.03.2023 günü saat 23:00 sıralarında çalışanlarını ... bırakıp ... evine dönerken alt geçide girdiğinde yağış nedeniyle aracın kaymaya başladığını, kendisinin panikle frene bastığını, el freni çektiğini, ancak aracın demir bariyerlere ön kısmından çarptığını ve ters yöne döndüğünü, yaralanma olmadığını, başka bir kaza olmasın diye işlem yapmadan aracını işyerine bıraktığını, hafta sonu aracın işyeri önünde kaldığını, Pazartesi günü sigorta şirketine haber verdiğini, anlaşmalı servise yönlendirdiklerini, kazadan sonra oğlu Sedatı aradığını, evlerinin olay yerine yakın olduğundan kendisinin hemen geldiğini ve fotoğrafları onun çektiğini söylediği, fotoğraflarda sürücü koltuğunda ... olmadığının, genç birisinin oturduğunun görüldüğü, ilk fotoğrafın çekim saatinin 23.09 olduğu, ...oğlunu aradığı ilk saatin de 23.09 olduğu, bu durumda kazadan sonra oğlunu arayıp oğlunu kaza yerine çağırdığı iddiasının doğru olmayacağı, bu durumda sürücü değişikliği yapıldığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
Dosya üzerinde yapılan incelemede, dava konusu kazaya ilişkin olarak bir Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı bulunmadığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar dava dilekçesinde aracın ıslak yolda virajı alamaması nedeniyle kaza yaptığı belirtilmişse de, kaza yerini gösteren fotoğrafların incelenmesinden, kazanın bir tünel içinde meydana geldiği, fotoğraflardan tünel içinde yolda bariz bir ıslaklık görülmediği, kazanın meydana geldiği yol kesiminde yolun yatayda düz olduğu, kaza anında davacı şirkete ait aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve aracın yolun kenarındaki çelik bariyerlere çarptığı, bu çarpma sonucu ön tarafında büyük hasar oluştuğu, dolayısıyla kazada Karayolları Genel Müdürlüğüne ait çelik bariyerlerin de hasar gördüğü tespit edilmiştir. Bu durumda görevli trafik polisleri tarafından olaya ilişkin bir Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmesi gerektiği, bu şekilde çelik bariyerlerde oluşan hasarın aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden karşılanmasının sağlanabileceği ancak tutanak düzenlenmediği için bariyer hasarından da araç maliki ve sürücüsünün sorumlu olmasının kaçınılmaz hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı şirkete ait aracın kaza anında sürücüsünün kim olduğu ve olay yerinde neden bulunmadığı ve neden kaza tespit tutanağı düzenlettirmediğinin davacı şirketçe açıklanmasına ihtiyaç vardır.
Davacı şirket vekilinin dosyaya sunduğu dilekçelerinde ve dosyaya sunduğu belgelerde, aracın kaza anında sürücüsünün kim olduğuna yönelik bir bilgi bulunmamakta, kaza yerini terk ettiği anlaşılan sürücünün kaza yerini neden terk ettiği konusunda da bir bilgilendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla aracın sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve sürücü belgesi sahibi olduğu yönünde herhangi bir bilgi-belge sunulmadığından olayın kasko sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı yönündeki ispat külfetinin yer değiştirerek davalı sigorta şirketinden davacı sigortalıya geçtiği kanaatine varılmıştır.
Davacı şirket kaza anında aracın sürücüsünün kim olduğunu ve dolayısıyla kaza anında yeterli sürücü belgesine sahip ve alkolsüz olduğunu ispatlayamadığından dava konusu kazanın davalı şirketçe temin edilen kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu olay davalı şirketçe temin edilen kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığından, araçta oluşan hasarın ve araç kiralama zararının davalı şirketin sorumluluğunda olmadığı kanaatine varılmıştır.
SONUÇ:
Yukarıda açıklandığı üzere:
1-Dava konusu trafik kazasının davalı şirketçe düzenlenen kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığı,
2-Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin 28/01/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere kusur-hasar ve sigortacılık alanından uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 06/05/2025 tarihli raporda özetle;
"1)Dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında meydana gelmediği ve davalı şirketin zarardan sorumlu olmayacağı,
2)Sayın Mahkemeniz tarafından davacının doğru beyan yükümlülüğüne uyduğu ve davalının ispat yükü gereğince aksini ispatlayamadığı kanaatine varılması halinde davalı şirketin poliçe kapsamında zarar sorumluluğu bulunacağı,
3)Davacının talep edebileceği zarar bedelinin KDV dahil 125.541,98 TL olduğu,
4)Davalının 21.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile sorumluluğu bulunacağı ..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Somut olayda, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; alınan raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği görüldüğünden Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuştur. Buna göre, dosya kapsamına sunulan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bulunmadığı, dava dilekçesinde aracın ıslak yolda virajı alamaması nedeniyle kaza yaptığı belirtilmişse de raporda yapılan tespitlere göre kaza yerini gösteren fotoğrafların incelenmesinden, kazanın bir tünel içinde meydana geldiği, fotoğraflardan tünel içinde yolda bariz bir ıslaklık görülmediğinin anlaşıldığı, ayrıca dosyaya sunduğu belgelerde, aracın kaza anında sürücüsünün kim olduğuna yönelik bir bilgi bulunmadığı, kaza yerini terk ettiği anlaşılan sürücünün kaza yerini neden terk ettiği konusunda da bir bilgilendirme yapılmadığı, dolayısıyla aracın sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve sürücü belgesi sahibi olduğu yönünde herhangi bir bilgi belge sunulmadığından olayın kasko sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı yönündeki ispat külfetinin yer değiştirerek davalı sigorta şirketinden davacı sigortalıya geçtiği, davacı şirket kaza anında aracın sürücüsünün kim olduğunu ve dolayısıyla kaza anında yeterli sürücü belgesine sahip ve alkolsüz olduğunu ispatlayamadığından dava konusu kazanın davalı şirketçe temin edilen kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, olayın oluşunun farklı olduğu, bu sebeple araçta oluşan hasarın ve araç kiralama zararının davalı şirketin sorumluluğunda olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 16/09/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.