mahkeme 2023/429 E. 2024/314 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/429
2024/314
21 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/429 Esas
KARAR NO : 2024/314
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 02/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisinin ... adlı kişi ile ortak ayakkabı üretim işine girmek için anlaştığını, bu kapsamda ... adlı kişiye ... Bankası, ... Şubesi, ... düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, 430.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası, ...Şubesi, ... düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, 800.000,00 TL bedelli çek kesip verildiğini, ancak ... adlı kişi bu ortaklıktan vazgeçmiş ve bu iki çeki davacı şirket yetkilisine iade ettiğini, ... çekleri iade ettiğinde her iki çekin de vadesinin geçtiğini, bu nedenle çeklerin bankaya ibraz edilmemiş olup çek vasfında olmadığını, ... adlı kişinin söz konusu iki çeki davacı şirket yetkilisine iade ettiği sırada yanlarında ... adlı kişi de bulunduğunu, ... adlı kişinin davacı şirket yetkilisi odadan çıktığı bir sırada bu iki çeki çaldığını, davacının çekleri bankaya iade etmek için çekmecesine baktığında çekleri göremeyince ... adlı kişinin çekleri çaldığını anladığını, davacının ... adlı kişiyi çekleri alıp almadığını sorduğunu, onunda şaka için aldığını ancak iade edeceğini bildirdiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisinin bir süre beklediğini ancak çekler iade olmayınca savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, şikayete rağmen ... adlı kişinin bu çekleri iade etmediğini, bu çeklerden ... Bankası, ...Şubesi, ... düzenlenme tarihli, ... seri numaralı, 430.000,00 TL bedelli çek ile davalı tarafından davacı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacı şirkete ... bildirimi gelmediği için takipten ancak fiili haciz sonucu haberdar olunduğunu, davacının bu çek ve çeke dayalı takip nedeniyle hiçbir borcu bulunmadığını, bu çeklerin ... tarafından çalındığını, çekin arka yüzü incelendiğinde ... adlı kişinin bu çeki bir başka kişiye ciro ettiğini ancak bu kişinin bu çekin çalıntı olduğunu anlaması nedeniyle çekte isminin görünmemesi için çekin arkasındaki bu ciroyu okunamaz hale getirerek sildiğinin göründüğünü, bu kişinin veya şirketin tespit edilmesinin çekin çalıntı olduğunun ispatı için gerekli olduğunu, davacının ... adlı kişi ile arasında herhangi bir ticari borcu bulunmadığını, bu çek nedeniyle bir ticari işlem olmadığı gibi bir para borcu da alınmadığını, davacının bu çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini, davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde davacının bu çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini, ... adlı kişi ile herhangi bir ticareti olmadığının da ispatlanacağını, davacının davalı ile de herhangi bir ticareti olmamakla davalıya karşı da herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı ... ile ... arasındaki banka hesap hareketlerinin araştırılarak bu kişiler arasında bir ticari işlem olup olmadığının da tespitinin gerekli olduğunu, ayrıca davalının sahibi bulunduğu şirketin ticari defterinin ve vergi beyannamelerin celp edilerek bu kişiler arasında bir ticari iş veya işlem olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının ... tarafından çalınan bu çek nedeniyle malvarlığı üzerine haciz konulmuş olup, ticari faaliyetinin sekteye uğradığını, çalıntı çekler nedeniyle savcılığa başvuru yapıldığını ve kovuşturma aşamasının devam ettiğini beyan ederek, davanın kabulü ile ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, davalının kötüniyetli olarak takibe geçmiş olması nedeniyle asıl alacağın %20'den aşağı olmayacak şeklide kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ile icra takibinin yargılama boyunca teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını ve tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 05/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflarınca ... 13 İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında Kambiyo Senetlerine Özgü takip yolu ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından bu takip yoluna 5 gün içinde İcra Mahkemeleri'ne imzaya veya borca itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, daha sonra İcra Hukuk Mahkemesi'ne yapılan itirazın da reddedildiğini, borçlunun taşınırlarına fiili haciz yapıldığını, haciz sırasında Borçlu firma yetkilisi ...'nın bulunduğu haciz işlemi sırasında çalıntı olduğu yönün de hiçbir itirazı kayıt düşülmediğini, çalıntı bahsi dahi geçmediğini, borçlunun vekili sıfatıyla yapmış oldukları görüşmede ise dosyanın kapak hesabının istendiğini, taksit talebinde bulunduklarını, borçlarının olmadığına yönelik veyahut çalıntı bahsi konuşulmadığını, çalıntı bir çek iddiası var ise bunun en başta dile getirileceğini ve ödeme konusunda taksit veyahut iyileştirme talep etmelerinin akla mantığa uygun olmadığını, borcun olmadığı yönündeki tespitin talep etmesinin, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu, bahse konu çekin ... isimli bir kişiye verildiğinden bahsedildiğini, oysa çekin Hamiline Yazılı bir çek olduğunu, bu şahısla ilgili herhangi bir ciro dahi bulunmadığını, bu tür ticari ilişkilerde nama yazılması gerektiğini, çekin arka yüzündeki karalanmış ciro ile ilgili itirazların da yersiz olduğunu, bu cirantanın kendi ismini karalamasının hukuka aykırı bir işlem olmadığını, zaten ciro zincirinin de kopmadığını, yine ... yoluyla tebligat yapıldığını ve bu tebligattan haberlerinin olmadığının belirtildiğini, tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığını, çünkü tebligat yapılmadan ve kesinleşmeden icra işlemlerine başlanamayacağını, kambiyo senetlerinin sebepten illi (mücerret) kıymetli evraklar olduğunu, buna göre senedin temelinde yer alan hak, senede konu temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, çekin aynı zamanda bir ödeme aracı olduğunu, müvekkiline de Ciro yoluyla intikal ettiğini ve geçerli bir Kambiyo senedi olduğunu, davacı yanın, aleyhine ikame olunan icra takibine kötü niyetle ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla dava açtığının göstergesi olduğunu, burada müvekkilinin bir mağduriyetinin söz konusu olduğunu, karşı tarafın bunu bilerek ve isteyerek yaptığını, yani en önemli unsur olan kasıt unsurunun mevcut olduğunu, karşı tarafın haksız olduğu bir durumda haklıymış gibi kendini hukuki sorumluluktan kurtarmaya çalışmasının ne hukuk ne de adalet mantığı ile örtüşmediğini, tedbir talebinin kaldırılmaması durumunda müvekkilinin hem mağdur olacağını hem de mevcut ekonomik koşullar ve enflasyon gerçeği dikkate alındığında velev ki alacağında kavuşsa dahi haklarının gasp edilmiş olacağını, bunun da telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verebileceğini , bu sebeple davacının iddialarını kabul etmediklerini beyan ederek, karşı tarafın haksız açtığı bu dava da kötü niyet tazminatı ile dava masraf ,vekalet ücretinin kendilerine yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi raporu, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları, ... Bankası A.Ş. yazı cevabı, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı, ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP kayıtları, ... Vergi Müdürlüğü yazı cevabı, ... CBS''nin ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP kayıtları, ... Sanatkarlar Konfederasyonu yazı cevabı, ...Vergi Müdürlüğü yazı cevabı, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı tarafından takip konusu yapılan çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi sebebi ile kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı, Davacı tarafın 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin sahibi lehine delil kabiliyeti bulunmaktadır. Yapılan incelemelerde davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerde dava konusu çek ve/veya davalılara ait herhangi bir kayda rastlanmamıştır." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE: Dava, keşideci tarafından kambiyo senedi vasfını yitirmiş çek nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak, takip alacaklısı davalıya aittir. (TMK mad. 6, HMK mad. 190) Ancak davacı hukuki ilişkinin maddi hukuk bakımından hiç doğmadığını değil de sona erdiğini (ödeme yapıldığını) veya yerine getirilmesinden kaçınabileceğini (zamanaşımına uğradığını, ödeme yapıldığı, teminat ya da hatır olarak verildiği veya başkaca bir hukuki ilişkiye dayandırma) ileri sürüyorsa, bu iddiasını borçlu davacı ispat edecektir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Davacı/Borçlu... Ltd. Şti.’nin, Davalı/Alacaklı ...’a ...Bankası ...Şubesine ait keşidecisi ... Ltd. Şti. olan ...düzenleme tarihli, ... çek seri numaralı ve 430.000,00 TL bedelli çek nedeniyle ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı davacının borçlu olup olmadığı hususundadır.
... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davalı ... alacaklı sıfatı ile davacı borçlu şirket aleyhine yaptığı kambiyo senetlerine özgü icra takibinin olduğu, takibe karşı ... 21.İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında takibin taliki ve iptali talep edilmiş, Mahkemece 09/06/2023 tarihinde; "...davacı borçlunun kambiyo takibine ilişkin borca itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde, takibin iptali talepli şikayetini ise yine ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde ileri sürmesi gerektiği, icra dosyası kayıtlarında yapılan incelemede örnek no:10 ödeme emrinin davacı borçluya 23.05.2023 tarihinde e tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davacının ise yukarıda belirtilen yasal itiraz ve şikayet süreleri geçirildikten sonra 08.06.2023 tarihinde talepte bulunduğu anlaşılmış olmakla davanın süre aşımı nedeniyle reddine," karar verildiği anlaşılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201. maddesi ile senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Huzurdaki davaya konu çekin ise kambiyo vasfına haiz olmadığı yönünde itirazda bulunulmuştur.
İbraz süreleri hak düşürücü sürelerdir. İbraz sürelerinin önemi bu süreler içerisinde çek ibraz edilmediği takdirde çekin kambiyo senedi özelliğini yitirmesinden ileri gelir. İbraz süresi geçmişse, banka çek bedelini ödemekle mükellef değildir. İbraz süresinin sona ermiş olması şartına bağlı olarak ödeme konusunda muhatap bankaya tanınan bu seçimlik yetkinin yanı sıra aynı şarta bağlı olarak keşideciye de çekten cayma hakkı tanınmıştır. Çekten cayma, keşidecinin çek bedelinin lehtara (ciro edilmişse hamile) ödenmesine yönelik olarak çek anlaşmasıyla verdiği ödeme yetkisini geri almasıdır. Tüm bunların yanında ibraz süresi geçmiş senet kambiyo senetleri devir usulü olan ciro ve teslimle devredilemez ve kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip edilemez. Artık bu haldeki çek yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilecektir. Öyleyse borç ikrarını içermediği gibi tek başına itirazın kaldırılmasına veya itirazın iptaline dayanak teşkil etme gücünü de kaybetmiş olacaktır. Süresi içerisinde çeki ibraz etmeyen hamil artık alacağını asıl borç ilişkisine dayanarak talep edecektir.
Yasalarımız gereğince süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacaklı alacağını her türlü delille kanıtlayabilir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 19.10.2023 Tarih, 2023/4822 Esas ve 2023/6000 Karar sayılı kararı).
Dava konusu çek, yasal süresinde muhatap bankaya ibraz edilmediği için TTK.nun 796. ve 808. maddeleri gereğince alacaklı müracaat hakkını kaybettiğinden, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus özel yol ile takip yapılamayacağı gibi, dayanak belge bu hali ile adi havale vasfını taşımakta olup borç ikrarını içeren nitelikte belge sayılamayacağından yani, İİK.nun 68/1. maddesinde belirtilen belge mahiyetinde de olmadığından alacaklının sözü edilen belgeye dayalı olarak icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını istemesi mümkün değildir. O halde, alacaklı adi havale niteliğindeki bu belge gereği itirazın kaldırılmasını isteyemeyecektir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 Tarih, 2016/15472 Esas ve 2017/7215 Karar sayılı kararı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.04.2017 Tarih, 2016/1690, 2017/5157 Karar sayılı kararı).
Davacı takibe dayanak çeklerde keşideci, davalı ise son hamil olup taraflar arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Söz konusu çekler yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup alacaklı alacağını tanık dahil her türlü delille ispat edebilir. Dolayısıyla keşidecinin rızası dışında elinde çıktığını iddia ettiği çek nedeniyle alacağın varlığını davalı temel ilişkiye bağlı olmaksızın ispat etmesi gerekecektir.
Bu kapsamda her iki tarafında ticari kayıtlarının incelenmesine karar verilmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Mahkememizce yapılan ihtarata rağmen davalı yanca ticari kayıtları ibraz edilmemiştir.
Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası hazırlanan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafın 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin sahibi lehine delil kabiliyeti bulunmaktadır. Yapılan incelemelerde davacı tarafa ait 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerde dava konusu çek ve/veya davalılara ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, belirtilmiştir.
Bu kapsamda dava konusu çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı, davalının ise kambiyo vasfını yitiren çek nedeniyle alacağının varlığını gösterir hiçbir delil sunmadığı anlaşıldığından, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı alacaklı davacının kötüniyetli olduğu İİK 72. Maddesi gereğince ispatlayamadığından ve şartları oluşmadığından davalı yanın kötüniyet tazminat talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacı/Borçlu ... Ltd. Şti.’nin, Davalı/Alacaklı ...’a ... Bankası ... Şubesine ait keşidecisi...Tic. Ltd. Şti. olan ... düzenleme tarihli, ... çek seri numaralı ve 430.000,00 TL bedelli çek nedeniyle ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 29.373,30 TL harçtan, peşin+tamamlama alınan 7.343,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.029,97 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 66.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 7.163,43 TL tamamlama harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 5.000,00 TL Bilirkişi reddiyatı ve 113,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 12.661,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan teminatın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.