Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/466
2024/707
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/466 Esas
KARAR NO : 2024/707
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2018
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; 01 Ekim 2016 tarihinde başlayan sözleşme ile müvekkili şirket davalı şirkete marka kimliği oluşturulması, marka ve pazarlama araçlarının tasarımının yapılması, sosyal medya ve değişik mecralarda markanın tanıtımının yapılması vb konularında danışmanlık yapmayı üstlendiğini, sözleşmeye göre bu hizmet aylık net 10.000 TL karşılığında verildiğini, 01 Ekim 2016 tarihinde müvekkili davalıya hizmet vermeye başlayarak her ay düzenli olarak faturaları düzenlediğini ve davalıya tebliğ ettiğini, davalı bir kısım faturaları ödediğini, takibe konu olan tutarları ise ödemediğini, ödenmeyen faturalar için ... 15. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı bu ihtarnameye ... 40. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile cevap vererek verilen hizmetin kusurlu olduğu gerekçesi ile borçlu olmadıklarını ileri sürdüğünü, takibe konu faturaların toplamı 66.691,40 TL ile 27.03.2018 tarihli ihtarname masrafı 220,30 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesi için ... 2. İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini, davalı itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında 01 Kasını 2016 başlangıç tarihli ... İşbirliği Esasları adı altında bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca amaç ve konu, müvekkili için tasarlanıp oluşturulacak yeni markayı kapsadığını, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davacı taraf isim araştırması yaparak marka ismi önerisinde bulunma, logo tasarımını yapma, marka kimliğini oluşturma, markaya uygun slogan geliştirme yanında maddede yer alan markanın çeşitli mecralarda tanıtımı konusunda da hizmetler sunmayı taahhüt ettiğini, Bu ilişki kapsamında davacı taraf, müvekkiline tescil olunması amacıyla "...” markasını önerdiğini, bu husus davacı tarafın gönderdiği e-postalardan net bir şekilde anlaşılmakta olduğunu, müvekkili bunun üzerine bu marka için hemen tescil başvurusunda bulunduğunu ve üretime geçtiğini, müşterileriyle ilişkileri kurduğunu, müvekkilinin bu marka ürünleri, gerek müvekkili gerek müvekkilinin müşterilerince tüketicilere arz edildiğini, raflarda sergilendiğini, müvekkilinin marka tescil başvurusu tarihi 19.12.2016. başvuru numarası ise ...olduğunu, gelinen bu aşamaya kadar da davacının düzenleyip gönderdiği bir kısım faturaların ödendiğini, ancak, marka tescil başvurusu yapıldıktan, ürünlerle ilgili sözleşmeler yapıldıktan ve raflarda reyonlarda ürünler teşhir ediliyor iken ... firması, müvekkili aleyhine kendisinin tanınmış olduğunu iddia ettiği ... markasına tecavüz edildiği iddiasıyla... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine 08.05.2017 tarihinde dava açtığını, aynı davada 10.05.2017 tarihinde de müvekkilline ait malların toplatılmasına, el konulmasına, üretiminin yasaklanmasına karar verildiğini, bu tedbir kararının icrası için de_dava dışı .... ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Tal. (... 14. İcra Müdürlüğünün ... E.) sayılı dosyasından müvekkilinin adresine gelinmiş ve ihtiyati tedbir kararı icra edildiğini, tüm bu süreçler davacı tarafa iletildiğini, ancak davacı tarafın herhangi bir aksiyon almadığını, aksine faturaları düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, ... 15. Noterliğinin ... tarih ve ... numaralı ihtarını müvekkiline tebliğ ettirdiğini, müvekkili de bunun üzerine ... 40. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla davacının söz konusu hizmetleri ayıplı bir şekilde sunduğunu, büyük zararlara uğradığı gerekçesiyle davacıyla aralarındaki sözleşmeyi geçmişe etkili olarak sona erdirdiğini, feshettiğini, davacı faturalarını da davacıya iade ettiğini, bunun üzerine davacı taraf, ayıplı ve sözleşmeye aykırı hizmet sunduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak ... 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takibe vaki itirazları üzerine de huzurdaki itirazın iptali davasını açtığını, hizmet ayıplı olduğunu, davacı edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirmediğini, ayıplı hizmet ifasında, hizmeti sunan bedel isteyemeyeceği gibi sunulan hizmet kapsamında bir alacak hakkı doğmuşsa da bunu talep etme hak ve yetkisi olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine, davacının takip tutarının %20‘sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, ücreti vekalet ile dava harç ve masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 23/10/2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonrasında karşı görevsizlik kararı verilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 17/09/2019 tarih, ...Esas, ... Karar sayılı merci tayini kararı ile dosya mahkememize gönderildiğinden mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı için marka kimliği oluşturulması, marka ve pazarlama araçlarının tasarımının yapılması, sosyal medya ve değişik mecralarda tanıtımı konularında danışmanlık yapmayı üstlendiği sözleşme uyarınca taraflarca yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, davacının aylık ödenmesi gereken bedelin tahsili için yapılan ... 2. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takipte davalıdan alacaklı olup olmadığı, öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 17/04/2018 tarihinde fatura alacağından kaynaklı 66.691,40 TL Fatura ve Cari Hesap Bakiyesi Alacağı, 374,11 TL Faiz, 220,30 TL İhtarname Gideri, 1,24 TL Faiz olmak üzere toplam 67.287,05 TL'lik ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğu, davalı borçlu vekilinin 19/04/2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 08/07/2020 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir, akit uzmanı ve marka patent bilirkişilerine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 14/12/2020 teslim tarihli raporda özetle;
"Mali Sonuç:
a) - Davacı şirket ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yevmiye defterinin kapanış tasdikinin zamanında ve usulüne uygun yaptırılmış olduğu görülmekle, her üç defter kayıtları birbirini teyit ettiği tespit edilmiş olduğundan, davacı şirket ticari defterlerinin kendi açısından delil niteliği taşıdığının kanaatine varıldığı,
Davalı şirket e-defterlerinin kayıtlarını yasal sürede Gelir İdaresi sistemine aktararak E-Defter beratlarını aldığı, e-defter kapsamında olmayan Envanter Defterlerinin de noterde açılış ve kapanış tasdiki süresinde yapıldığı ve her üç defter kayıtları birbirini teyit ettiği tespit edilmiş olduğundan, davalı şirket ticari defterlerinin kendi açısından delil niteliği taşıdığının kanaatine varıldığı,
b) -Davacı şirket, 17.04.2018 takip ve 24.04.2018 dava tarihi itibariyle ticari defterlerinde 66.691,40 TL alacaklı olduğu,
Davacı şirket, 17.04.2018 takip ve 24.04.2018 dava tarihi itibariyle DAVALI ticari defterlerinde de 66.691,40 TL alacaklı olduğu, yani, davalı şirket 66.691,40 TL borçlu olduğu,
Davalı şirket, İCRA takip ve DAVA tarihinden sonra “ Tasarım Fee Bedeli İadesi” açıklamalı 24.05.2018 tarihli 66.691,41 TL tutarındaki FATURA düzenleyerek davacı şirkete olan borcunu sıfırladığı, yani kapattığı,
c) - Davacı tarafın 66.691,41 TL asıl alacağı ve takip tarihi itibariyle 285,04 TL işlemiş faiz talep edebileceği,
Davacı tarafın icra takibinde talep ettiği 220,30 TL ihtarname masrafı ve icra takip tarihine kadar hesapladığımız 0,94 TL faizi talep edip edemeyeceği Sayın mahkemenin takdirinde olduğu,
II- Teknik ve Sözleşmesel Esasa Dayalı Sonuç:
Davalının, davacının marka önerisi ile başvurusunu yaptığını iddia ettiği ... tarih ve... tescil numaralı başvuru numaralı markasına ... firmasından resmi itiraz edilmesi üzerine davalının aynı görseli taşıyan Şekil tescili için 25.09.2017 tarihinde TPE kurumuna ... sayılı tescil basvuru ile tescil etmek üzere başvurmuş olması bu tescilin 03.05.2018 tarihinde TPE kurumu tarafından tescil edilmiş olması üzerine davalı firmanın marka tescil işlemlerinde davacı ile yapılan sözleşmeden bağımsız olarak hareket ettiğini göstermektedir.
Sonuç olarak; davacının Sözleşmenin 2. Maddesinde belirlenen konuda gerekli özeni göstermediği iddiasının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu sebeple davalının dava konusu takibe bedelden sorumlu olduğu" yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur.
Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalı vekiline HMK 281 ve 186 madde meşruatlı davetiye ile tebliğ edilmiş, rapora yönelik itirazlarda bulunulması üzerine Mahkememizin 23/02/2021 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişilerine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 13/08/2021 tarihli ek raporda özetle, kök rapordaki tespitlerin yinelendiği bildirilmiştir. Bu kapsamda alınan kök ve ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içermesi nedeni ile davalı vekilinin yeni heyetten yeni rapor alınması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde Mahkememizin 2019/581 Esas 2021/819 karar sayılı kararı ile "davanın kısmen kabulü ile davalının ... 2 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 66.691,41 TL asıl alacak, 285,04 TL işlemiş faiz, 220,30 TL ihtarname masrafı yönünden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı likit olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine " dair hüküm kurulmuş, Mahkememiz kararına karşı istinaf yoluna başvurulması nedeniyle dosyamız İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ...esas ... karar sayılı ilamı ile;
"Mahkemece, 24/04/2018 tarihli tensip tutanağı ile yargılamanın 17/07/2018 günü saat 09:30'a bırakılmasına dair karar verildiği, 17/07/2018 tarihli celsede taraf vekillerinin mazereti ile duruşmanın 23.10.2018 tarih ve saat 09:30'a talik edildiği ve daha sonraki celselerde görevsizlik kararı verildiği, İstanbul BAM 37. HD nin... E. ... K. sayılı ilam ile görevsizlik kararının kaldırılması üzerine yargılamaya devam edildiği ve akabinde yapılan duruşmalarda da ön inceleme duruşmasının yapılmadığı anlaşılmıştır.
-İlgili mevzuatın incelenmesinde ise; 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi uyarınca; "Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir." hükmü düzenlenmiştir.
KHK’nın 8/4 hükmü, bir markanın aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılabileceği ilkesini açıkça ifade eder. Ancak tanınmış markalar bu ilkenin istisnasını oluşturur. Buna göre, toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir. Şu halde, bir markanın toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşması, tek başına KHK 8/4 hükmü anlamında davalı şirket markasının hükümsüzlüğü için yeterli değildir. Ayrıca davalı ile davacının tanınmış markasının aynı veya benzer bulunması ve anılan maddede sayılan üç halden en az birinin birleşmesi gerekir. Bu haller, 1-Davacının markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabilmesi (şöhretini sömürmesi), 2- İtibarına zarar verebilmesi, 3-Ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilmesi (sulandırabilmesi)dir.
Tanınmış marka kavramı, gerek Paris Sözleşmesi ve TRİP’s Anlaşması, gerekse mevzuatımızda tanımlanmış değildir. Bununla birlikte, kavram Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Yine, tanınmışlığın belirlenmesi konusunda bir takım kıstaslar, WIPO Tanınmış Markalar Uzmanlar Komitesi tarafından 1999 yılında yayınlanmıştır. Buna göre, markanın, halkın ilgili kesiminde tanınma derecesi, markanın kullanım süresi, derecesi ve coğrafi bölgesi, markanın uygulandığı ürün ya da hizmetlerin fuar veya sergilerdeki tanıtımları, reklam ve sunumlarının süresi, derecesi ve coğrafi bölgesi, markanın tanınmasını ya da kullanımını etkileyen başka tescillerinin veya tescil başvurularının süresi ve coğrafi bölgesi olarak özetlenebilir. Ancak, bu kıstaslar sınırlı sayıda olmadığı gibi, her olaya göre bir kısmının karşılanması yeterli olabilir. WIPO, “halkın ilgili kesimi” ifadesinin, markanın uygulandığı mal ya da hizmetlerin gerçek ya da potansiyel tüketicileri, dağıtım kanallarında görevli kişiler ve söz konusu mal veya hizmetlerle ilgili olan iş çevrelerini kapsayacağını kabul etmiştir. (İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi ... E.... K. sayılı ilam)
Kabule göre ise, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile davacı ve davalı arasında 01 kasım 2016 ile 31.12.2017 tarihlerini kapsayan 14 ay geçerli kalan sözleşme düzenlediği ve bu sözleşmede davacı tarafın isim araştırması yaparak marka önerisinde bulunmak, logo tasarımı yapma hizmetleri sunmayı taahhüt ettiği, davalı şirketin 19.12.2016 tarihinde ... (kuğu görseli taşıyarak) markası için yaptığı başvurunun itiraz ile sonuçlandığı ve davalı firmanın 25.09.2017 tarihinde yaptığı diğer başvuruda...yazısının kaldırıldığı ve "..." görseli ile başvuruda bulunulduğu, her iki marka başvurusunda olan ortak noktanın kuğu görseli olduğu,dava dışı ... tarafından davalı şirkete yönelik markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talepli açılan davada 09.05.2019 tarihinde verilen karar ile davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davacı tarafın daha sonra yaptığı marka başvurusunda sadece kuğu görselini taşıyarak başvuruda bulunmuş olması nedeniyle davalının edimlerini gereği gibi yerine getirdiği belirtilmiş ise de , sözleşme 2 ve 6. Maddeleri gereğince davacı tarafın isim araştırması yaparak marka ismi önerisinde bulunma, marka kimliğini oluşturma ve markaya uygun slogan geliştirme gibi hizmetler sunmayı taahhüt ettiği anlaşıldığından, davalı tarafın yapmış olduğu marka başvurularının davacı şirketin yönlendirmesi ile yapıp yapmadığı, dava dışı ... firmasının itiraz konusunun markanın görseline mi yoksa markanın ismine mi yönelik olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca marka isim seçimi konusunda davacı tarafın üzerine düşen tüm yükümlülüğü gereği gibi ifa edip etmediğinin hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın tespiti gerekmektedir.
Aynı zamanda, davacı tarafça dosyaya bir örneği ibraz olunan mutabakat metninde belirtilen alacağın ticari defterde kayıtlı olup olmadığı, takibe konu alacağı karşılayıp karşılamadığı da araştırılmamıştır.
İş bu nedenle, yukarıda belirtilen eksiklikler nazara alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmekle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 ve 355. maddeler gereğince kaldırılmasına" değerlendirmesiyle kaldırılmakla Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
BAM kaldırma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda ek rapor alınmak üzere dosyamız bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 10/10/2022 tarihli ek raporda özetle;
"a) Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu 25/12/2017 tarihli Hesap Mutabakatında, davalı taraf 30/11/2017 tarih itibariyle 66.691,40 TL borçlu olduğunu mutabakat metnini kaşe ve imzalayarak davacı tarafa bildirdiği, diğer bir değişle davacı tarafın 66.691,40 TL alacaklı olduğunu teyit ettiği,
b) Davacı şirketin marka tescilinde davacı şirketin yönlendirmesinin bulunduğu, itirazın markanın ismine yönelik olduğu, davacının marka danışmanlığı hizmetini kusurlu şekilde verdiği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizce 20/12/2022 tarihli celse ara karar gereğince, ek rapor alınmak üzere dosyamız bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 08/02/2023 tarihli ek raporda özetle;
"a) Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu 25/12/2017 tarihli Hesap Mutabakatında, davalı taraf 30/11/2017 tarih itibariyle 66.691,40 TL borçlu olduğunu mutabakat metnini kaşe ve imzalayarak davacı tarafa bildirdiği, diğer bir değişle davacı tarafın 66.691,40 TL alacaklı olduğunu teyit ettiği,
b) Taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca marka isim seçimi konusunda davacı tarafın üzerine düşen tüm yükümlülüğü gereği gibi ifa ettiğini söylemek mümkün değildir. Tanınmış bir markanın kelime unsurlarının kullanılması marka danışmanlığı konusunda kusurlu bir davranış olarak değerlendirilebilecektir. Davacı taraf ücret karşılığı profesyonel olarak verdiği hizmet kapsamında önerdiği işaretlerin hukuki durumunu da genel olarak bilmek durumundadır. Tanınmış bir markanın tescil edilemeyeceği konusunu da kapsamda öngörmesi gerekmektedir. Sonuç olarak daha önceki raporumuzda da ifade edilen şekilde, davacının ve davalının dava konusu marka tescilinde birlikte kusurlu şekilde hareket ettikleri bu sebeple marka tescilinde %50 oranında kusurlu davrandıkları" belirtilmiştir.
Mahkememizce 09/05/2023 tarihli celse ara karar gereğince, İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin kaldırma ilamında belirtilen hususlarda dosya kapsamında yer alan bilirkişi kök ve ek raporlarında yapılan tespit ve değerlendirmeler karşılaştırılmak ve tarafların itirazları karşılanmak, tarafların kusur durumu ayrıntılı olarak açıklanmak suretiyle taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca marka isim seçimi konusunda davacı tarafın üzerine düşen tüm yükümlülüğü gereği gibi yerine getirip getirmediği hususunun gerekçeli olarak tespit edilerek rapor tanzimi için dosyamız bir akit uzmanı, 2 marka konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 15/09/2023 tarihli raporda özetle;
"Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca marka ismi önerisinde bulunan davacının, işbu öneride tanınmış marka ibaresine yer vermesi nedeniyle kusurlu olduğu, marka tescilinde davacı şirketin davalıyı yönlendirdiği ancak davalı tarafın da basiretli bir tacir olarak tanınmış bir markanın tescil edilemeyeceğini bilmesi gerektiği; ayrıca davalı tarafından markanın tescil edilebilirliği için hukuki yardım alması gerektiği uyarılarını daha fazla dikkate alması gerektiği, bu nedenlerle tarafların eşit kusurda olduğu,
Ayıba karşı tekeffül borcundan bahsedebilmek için şartların bir arada (kümülatif) bulunması gerektiği, eserin teslim edildiği, eserin ayıplı olduğu şartları yerine gelmiş olsa da davalı tarafından gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği, markaya yapılan itirazdan sonra da sözleşmeyi sürdürdüğü, ödemeleri gerçekleştirdiği, bu sebeple davalının kanunun ayıptan dolayı kendisine tanınmış olduğu seçimlik hakları kaybettiği,
Taraflar arasında 25.12.2017 tarihli bir cari hesap mutabakatı hazırlandığı, sunulan bu mutabakatta, davacının davalıdan 30.11.2017 tarihi itibariyle 66.691,40 TL alacaklı olduğunun belirtildiği ve formda davalının kaşe imzası olduğu, bu sebeple davacının davalıdan 66.691,40 TL alacaklı olduğu,
İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin kaldırma ilamında belirtilen “davacı tarafça dosyaya bir örneği ibraz olunan mutabakat metninde belirtilen alacağın ticari defterde kayıtlı olup olmadığı, takibe konu alacağı karşılayıp karşılamadığı da araştırılmamıştır.” hususu heyetimizde bu konuda uzman bir bilirkişinin olmaması nedeniyle incelenemediği" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Mahkememizce 17/10/2023 tarihli celse ara karar gereğince, heyete mali müşavir bilirkişi de eklenerek ek rapor alınmak üzere dosyamız yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 23/02/2024 tarihli raporda özetle;
"Tarafımızca davacı ve davalı defter kayıtları incelenmiştir. Buna göre yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; ibraz edilen 2016-2018 yılları arasına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden ticari defterlerin taraflar lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Cari hesaplar yönünden yapı incelemede
Davacı kayıtlarına göre davacının, davalıdan 30.11.2017 tarihi itibariyle 66.691,40 TL alacaklı olduğu, işbu bakiyenin o tarihte davalı kayıtlarında da yer aldığı, ANCAK davalının icra takibinden sonra 24.05.2018 tarihinde Tasarım Fee Bedeli İadesi açıklaması ile 745765 numaralı ve 66.691,41 TL bedelli iade faturası düzenlediği ve bakiyeyi kapattığı görülse de işbu faturanın davacı şirket defterlerinde herhangi bir kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Genel Değerlendirme
Davalı tarafın yapmış olduğu marka başvurularının davacı şirketin yönlendirmesi ile yapıp yapmadığı hususu incelendiğinde marka kimliği konusunda danışmanlık hizmeti veren davacı şirketin bu konuda bir yönlendirmede bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum verdiği hizmetin de doğal bir sonucunu oluşturmaktadır.
Dava dışı ... firmasının itiraz konusunun markanın görseline mi yoksa markanın ismine mi yönelik olduğu, hususunda dosyada bulunan itiraz evrakı incelendiğinde itirazın markanın ismine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca marka isim seçimi konusunda davacı tarafın üzerine düşen tüm yükümlülüğü gereği gibi ifa edip etmediği konusunda, davacının üzerine düşen tüm yükümlüğü gereği gibi ifa ettiğini söylemek mümkün değildir. Tanınmış bir markanın kelime unsurlarının kullanılması marka danışmanlığı konusunda kusurlu bir davranış olarak değerlendirilebilecektir. Tanınmış bir markanın tescil edilemeyeceği konusunda davacının ve davalının %50 oranında kusurlu davrandığı kanaatindeyiz.
Sonuç olarak davacı şirketin marka tescilinde davacı şirketin yönlendirmesinin bulunduğu, itirazın markanın ismine yönelik olduğu, davacının marka danışmanlığı hizmetini kusurlu şekilde verdiği düşünülmektedir." belirtilmiştir.
Taraflar arasında 01/10/2016 tarihli "..." nin imzalandığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamakta, uyuşmazlık tarafların sözleşeme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır.
Sözleşmenin "Konu ve Kapsam" başlıklı 2.maddesi;
"Verilecek hizmetlerin tanımlanmasını ve ne şekilde işletileceği çalışma koşullan, üretilenler üzerindeki haklann sahipliğinin belirlenmesi sözleşme konusudur. Bu sözleşmedeki tüm hükümler, ... için tasarlanıp oluşturulacak yeni markayı kapsar. Tasarlanacak bu marka haricindeki markalar ve şirketler sözleşme dahilinde değildir."
"Ödemeler" başlıklı 9.maddesi ise;
"Hizmet anlaşması 14 aylık bir süreyi ve toplam 120.000 TL + KDV 'lik bir bedeli kapsar. Ödemeler aylık 10.000 TL+KDV olarak sözleşmenin başladığı ilk ay olan Kasım 2016 tarihinde başlar ve 12 ayda tamamlanarak Ekim 2017 tarihinde sona erer..." şeklindedir.
Davacı taraf, davalı firmaya ... 15. Noterliğinden keşide ettiği ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamede; " Tarafımıza ödemeniz gereken vadesi geçmiş 66.691,40 TL. Tutarındaki cari hesap alacağımıza üç iş günü içerisinde ..hesabımıza yatırmanızı,.." ihtarında bulunmuştur. Söz konusu ihtarname 29.03.2018 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa ... 40. Noterliğinden keşide ettiği ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamede; " İlgi sayılı ihtarname ile tarafınızdan müvekkilin 66.691,00 TL danışmanlık bedelini ödemesi ihtar edilmiştir. Söz konusu ihtarnameyi kabul etmemiz mümkün değildir.... ....firmanızın gerekli özeni göstermeyerek edimini düzgün olarak yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilin zarara uğramasından dolayı, sözleşmeyi haklı sebeple fesih hakkımız doğduğundan sözleşmeyi geriye etkili bir şekilde feshettiğimizi, göndermiş olduğunuz ihtarname ve faturaları kabul etmediğimizi, bugüne kadar sözleşme gereği tarafınıza, yapılan tüm ödemelerin 3 gün içinde müvekkile iade etmenizi,..." ihtarında bulunmuştur.
Kural olarak itirazın iptali davalarında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraf üzerinde ise de ileri sürülen savunmaya göre ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olabilmektedir. Eldeki davada da davalı tarafça, davacının sözleşmeye konu hizmeti ayıplı ifa ettiği iddia edildiğinden ispat yükü yer değiştirmiş, davalı taraf iddiasını ispatla mükellef duruma gelmiştir.
Bu doğrultuda BAM kaldırma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; usul ve yasaya uygun, BAM ilamında belirtilen hususları irdeler şekilde düzenlenen 15/09/2023 ve 23/02/2024 tarihli raporların hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, raporlarda yapılan tespitlere göre, davalı tarafın yapmış olduğu marka başvurularının marka kimliği konusunda danışmanlık hizmeti veren davacı şirketin yönlendirmesi ile yapıldığı, dava dışı ... firmasının itiraz konusunun markanın ismine yönelik olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca marka isim seçimi konusunda davacı tarafın üzerine düşen tüm yükümlüğü gereği gibi ifa ettiğini söylemenin mümkün olmadığı, zira tanınmış bir markanın kelime unsurlarının kullanılmasının marka danışmanlığı konusunda kusurlu bir davranış olarak değerlendirilebileceği, tanınmış bir markanın tescil edilemeyeceği konusunda davacının ve davalının %50 oranında kusurlu davrandığı, davacı tarafından sunulan mutabakat metninde belirtilen alacağa konu faturanın davalı tarafça iade edildiği, bu kapsamda marka danışmanlığı hizmetini taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde yerine getirmeyen davacının davalıdan talep hakkının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 812,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 385,06 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 62,50-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 03/12/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.