mahkeme 2022/369 E. 2024/306 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/369

Karar No

2024/306

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/369 Esas
KARAR NO : 2024/306

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 25/05/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...A.Ş ile davacı ... arasında düzenlen protokoller e dayalı ticari ilişkiden kaynaklı ... no’lu işleri protokole uygun ve zamanında davalıya teslim ettiğini, ... ve ... tarihlerinde teslim edilen işlerin belirlenen fiyat üzerinde davacı şirketin faturalandırma işlemi gerçekleştirildiğini, davalı şirketin davacı şirkete ödeme yapmadığını, mail ile ödeme yapılması istendiğini ve ... 2. Noterliği kanalıyla ... tarih ve ... yevmiye no ile ihtarname gönderildiğini davalı şirketin ödeme yapmadığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan 01.01.2020 tarihli sözleşmesinden doğan alacağından kaynaklandığını, bunun için icra takibi başlattıklarını, icra takibinin durdurulduğunu, icra takibinin durdurulmasına itiraz ettiklerini, söz konusu alacaklarının faizi ile birlikte tahsili için dava açtıklarını beyan ederek, davalı şirketin ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazının iptaline karar verilmesini ile takibin devamını ve davalının icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 08/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ile ticari ilişkilerinin sözleşmeye dayandığı sözleşmenin hükümleri göre davacıya her ne kadar bir takım siparişler verilmiş ise de bu siparişlerden ... sipariş ve model numaralı hizmet siparişi, ürün zamanında teslim edilmediği için iptal edildiğini, ... sipariş ve model numaralı diğer bir hizmet siparişi ise davacının anlaşma şartlarına uygun şekilde model numuneye uygun üretim yapmadığını, siparişin iptal edilmiş olması nedeniyle herhangi bir bedel talep edebilmesinin mümkün olmadığını, sipariş iptal edilmesi neticesinde davacıya ... ve ... numaralı reklamasyon faturaları düzenlenmiş olduğunu, sözleşme hükümleri çerçevesinde bu faturaların haklılık payı anlaşılacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekaletn ücretinin davacı yanının tahmiline bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi raporları, ... Ticaret ve Sanayi odası yazı cevabı, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Batman Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
04/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ile Davalı firma arasında ticari bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte ticari bir alışverişinin olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu olan borca ilişkin davalı adına düzenlen üç adet faturanın Davacı firmanın defter ve kayıtlarında işlendiği. Davacı firmanın alacak bakiyesinin 43.462,00 TL olduğu Davacı konusu olan borca ilişkin bir adet davalı firmadan 52.907,90 TL’lik faturanın davacının defter ve kayıtlarına işlendiği görülmüş olup; (Vergi Usul Kanunu 220.maddesinde Yevmiye ve Envanter tasdike tabi defterler olarak sayılmış ve 221.maddesi gereği defterlerin ait olduğu yıldan bir önceki yılın son ayında açılış tasdikinin yapılacağı düzenlemesi yapılmıştır. Ayrıca dava konusu dönemde yürürlükte olan Ticaret Kanunu 70.maddesine göre Yevmiye defterinin yeni senenin en geç Ocak ayı sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce ‘görülmüştür’ sözü yazılarak mühür ve imza ile tasdik ettirilmesinin şartı ile 72.maddesinde Envanter defterinin 70.madde hükmü çerçevesinde kapanış tasdiki yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan aynı kanunun 82.maddesinde; defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için tacirin tuttuğu bütün defterlerin birbirini teyit etmesi şartı aranmış, aksi takdirde defterlerin delil olmaktan çıkacağı hükmüne yer verilmiştir. Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde); davacının tuttuğu defterlerin birbirini teyit etmediği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
19/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ve davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan görevlendirme ile sınırlı incelemeler sonucunda; Davalı tarafa ait 2020 Yılı yevmiye ve kebir kayıtları elektronik ortamda e-defter olarak tutulmuş ve beratları yasal süreleri içerisinde verilmiştir. Ancak envanter defteri incelemede ibraz edilmemiştir. Tarafların muhasebe kayıtları karşılıklı olarak birbiri ile uyumsuz olup Ba-Bs beyanları da farklıdır. Bu durumda alacak-borç ilişkisinin tespitinde kanaate varılmasının mümkün olamayacağı sonucuna varılmıştır.Tarafların iddialarının incelenmesi için tekstil sektöründe uzman bir bilirkişinin inceleme yapmasının yerinde olacağı," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE: Dava, sözleşme nedeniyle hazırlanan fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki protokol gereği davalı şirkete mal tesliminin yapıldığı, ancak davalı tarafın malların bedelini ödemediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın yerinde olup olmadığına dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda taraflar arasında geçerli bir protokolün olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ile davacının alacağının bulunmadığı, aksine borcunun bulunduğu savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olmakla malların protokol gereği teslim edildiğini ispatlaması gerekmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı bedelin ödenip ödenmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmıştır.
Davacı yanın ticari defterlerinin incelendiği 04.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ile Davalı firma arasında ticari bir ilişkinin olduğu, bununla birlikte ticari bir alışverişinin olduğu, dava konusu olan borca ilişkin davalı adına düzenlen üç adet faturanın davacı firmanın defter ve kayıtlarında işlendiği, davacı firmanın alacak bakiyesinin 43.462,00 TL olduğu davacı konusu olan borca ilişkin bir adet davalı firmadan 52.907,90 TL’lik faturanın davacının defter ve kayıtlarına işlendiği, davacının bilirkişiye ilettiği 2020 yıllarına aıt Yevmiye Detteri ve Defter Kebir üzerinde yapıları incelemede, düzenlenen faturaların defter kayıt ve belgelerinde beyan edildiği bilgilerinin işlendiği Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir'in defterlerin birbirini teyit etmediği ... tarih ... nolu 52.907,04 TL'lik faturanın yevmiye defterinde olup Defter-i Kebirde olmadığı, davacının tuttuğu defterlerin birbirini teyit etmediği, tespiti yapılmıştır.
Davalı yanın ticari defterlerinin incelendiği 19.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafa ait 2020 Yılı yevmiye ve kebir kayıtları elektronik ortamda e-defter olarak tutulmuş ve beratları yasal süreleri içerisinde veridiği, ancak envanter defteri incelemede ibraz edilmediği, tarafların muhasebe kayıtları karşılıklı olarak birbiri ile uyumsuz olup Ba-Bs beyanları da farklı olduğu, bu durumda alacak-borç ilişkisinin tespitinde kanaate varılmasının mümkün olamayacağı sonucuna varıldığı, tarafların iddialarının incelenmesi için tekstil sektöründe uzman bir bilirkişinin inceleme yapmasının yerinde olacağı, belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda davacı yanca öncelikli olarak hizmetin verildiği ispat edilmesi gerekmekte ise de uyuşmazlık konusu faturada yer alan malların teslimi konusunda ticari defter ve kayıtlarda ispata yarar belge olmadığı gibi dava dosyamıza sunulan sunulan belge olmadığı ve ticari kayıtların da birbiri ile örtüşmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan alınan 762,65 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 335,05 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.261,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim