mahkeme 2022/135 E. 2024/303 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/135

Karar No

2024/303

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/135 Esas
KARAR NO : 2024/303

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/02/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkilinin, Yangın Söndürme teknolojileri ve ürünlerini üretmekte satmakta ve pazarlamakta olduklarını, işbu hususta çalışmakta olan ve ürünleri bizzat ...'dan tedarik eden müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticaret yapılmış olduğunu, buna göre davalı ...'nin müvekkilinden ... İrsaliye Numara, ... Fatura Numarası ile kesilmiş ürünleri, ... İrsaliye Numara, ... Fatura Numarası ile kesilmiş ürünleri, ... İrsaliye Numara, ... Fatura Numarası ile kesilmiş ürünleri sipariş ettiğini ve ürünlerin davalı firmaya teslim edilmiş olduğunu, ancak müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmişse de, davalı tarafın edimini ifa etmediğini, ürünlerin ödemesini yapmamış olduğunu, davalı şirkete İzmir 4.Noterliği'nden İhtar çekildiğini, davalı tarafın bu ihtar ile temerrüde düşmesine rağmen, gerekli ödemeyi yapmadığını, itirazda da bulunmamış olduklarını, ödeme alamayan müvekkilinin, davalı tarafa icra takibi başlatmış olduğunu, işbu icra takibine davalı tarafın, borcunun olmadığını iddia ederek itiraz ettiğini, icra dosyasına yapılan itirazda da faturaya hiçbir itiraz getirilmemiş olduğunu, bu nedenle, faturanın varlığı, geçerliliği, ürünlerin davalı tarafından alındığı, müvekkilinin edimini yerine getirdiği yönünden bir uyuşmazlık olmadığını, bu hali ile davalı tarafın ürünlerin ödemelerini yaptığını kanıtlayabilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabülüne, 465.344,43 TL asıl alacağın dava tarihi itibariyle işlemiş olan ticari faizi ile birlikte toplam tutar olan alacağın faizi ve icra giderleri ile birlikte tahsili için davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20 İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davaya konu alacağın dayanağı olarak gösterilen 3 faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalının, ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede müvekkilinin, takibine dayanak gösterdiği faturaların kaydının olmadığını, bu faturaların tebliğ edilmediğini, kayıtlarında bulunmadığını, faturalarda yazılı ürünleri davacıdan almadığını tespit etmiş olduklarını, bu sebeple, davacının takibe dayanak yaptığı faturaları kabul etmediklerini ve bu faturalara dayalı davacıya herhangi bir borcun olmadığını, davacının 23.07.2010-10.11.2010 ve 14.01.2011,2011 yılına ait faturalara dayanarak 10 yıl sonra (2020) yılında takip yaptığını, bu takibe itiraz etmeleri üzerine, 2 yıla yakın bir süre sonra huzurdaki davayı açtığını, davacı firmanın herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığını, ticari adresini sürekli değiştirdiğini, davacı tarafın, adeta kendince kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünerek haksız bir takiple müvekkilinden alacak ihdas etmeye ve haksız kazanç etme çabası içerisinde hareket ettiklerini, bu nedenle davacının alacak iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin geçmiş ve alacak iddiasının 2010 ila 2011 yılına dayandığından ve üzerinden 10 yılı aşkın bir süre geçtiğinden müvekkili kayıtlarında davaya konu faturaların kaydını tespit edemediklerini, bu nedenle davacının alacak iddiasını kabul etmediklerini, davacının, bu faturaları ve faturalara konu ürünleri müvekkili şirkete teslim edip etmediğinin ispatlamasını, ortada müvekkili şirkete teslim edilmiş ne bir ürün nede bunlara dayalı bir fatura bulunmadığını, davacı şirketin, kendince düzenlediği faturaları ve bunların dayanağını oluşturan sevk irsaliyeleri ve alacağın sebebi olan ürünlerin müvekkili şirkete teslim edildiğine dair kayıtları sunmasını ve davacının öncelikle bu iddiasını ispatlamasını talep ediyor olduklarını, alacak talepleri ve takip dayanağı fatura alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğunu, herhangi bir şekilde alacakların varlığını kabul etmemekle beraber, takibe konu faturalar ve buna dayalı alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, bu nedenle, davacının dayanak yaptığı fatura alacaklarına ve buna bağlı takibe konu alacağa karşı zamanaşımı itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının alacak taleplerin tümünün zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerinin öncelikle zamanaşımı uğradığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini, davaya ve icra takibine dayanak alacağa karşı öncelikle zamanaşımı itirazları / zaman aşımı def'ileri göz önüne alınarak davanın bu sebeple reddine, neticede haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü ile takip tutarı üzerinden müvekkili şirkete %20 icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ait ..esas 2022/49 karar sayılı dosyasında "1-Sehven mahkememize tevzi edilen dosyanın ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSU'NA GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına" dair karar verilerek dosya tevzi bürosu tarafından mahkememize tevzi edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisi kapsamında takibe dayanak faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edilip edilmedği, davalı tarafça fatura karşılığının ödenip ödenmediği, davacının ... 6 İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 6 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine22.685,50 TL -... No.lu Fatura Alacağı, 8.012,20 ... No.lu Fatura Alacağı, 160.617,66 TL-... No.lu Fatura Alacağı, 31.531,62 TL-(22.685,50 TL 11.12.2010-08.09.2020 arası işlemiş Avans Faizi), 10.102,40 TL-(8.012,20 TL 15.12.2011-08.09.2020 arası işlemiş Avans Faizi) ve 232.395,05 TL-(160.617,66 TL 24.08.2010-08.09.2020 arası işlemiş Avans Faizi) olmak üzere toplam 465.344,43 TL'lik ilamsız takipte bulunduğu,ödeme emrinin borçluya 22/09/2020 tarihinde e- tebliğ olarak tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 17/09/2020 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 20/12/2022 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 21/06/2023 tarihli raporda özetle;
"1-)Davacı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,
2-)Davalı tarafından 2017 yılı öncesi ticari defterlerin bulunamadığı belirtilerek incelemeye sunulmamış olduğu, Envanter defterleri bulunamadığı belirtilerek incelemeye sunulmadığı için, Davalı 2017,2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olup olmadığı tespitinin yapılamamış olduğu,
3-)Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, 01.01.2019 tarihi itibari ile davalının davacı yandan 101.099,17 TL Alacaklı oldukları, 31.07.2019 tarihinde bu alacak tutarının Ortaklar Cari hesabına hesap tashihi açıklaması ile virmanlanıp cari hesabın kapatılmış olduğu, icra takip tarihi olan 08/09/2020 tarihi itibariyle, davalının davacı yana bir borcu veya alacak bakiyesinin olmadığı,
4-) Davacı vekili tarafından tarafıma sunulmuş 2010 ve 2011 yılları cari hesap ekstrelerine göre, davacı tarafından davalı yana KDV Hariç Tutarı 162.132,46 TL, KDV Dahil tutarı 191.315,36 TL olan 3 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu, bu faturaların dayanağı irsaliyeler üzerinde imzalar olduğu, 2 Adet fatura üzerinde araç plakası belirtilerek ve araç kullanıcı ismi belirtilerek irsaliyelerin imzalanmış olduğu, bu araç kullanıcılara ait davalı ... cevap yazı ekleri olan çalışan listeleri sorgulandığında bu isimlere rastlanmamış olduğu, irsaliyeleri teslim alan kişilerin nakliyeci olabileceğinin değerlendirilmiş olduğu, davalı tarafından davacıya 01.11.2010 tarihinde 1.062,-TL'lik 167088 numaralı fatura düzenlenmiş olduğu, davacının kalan alacak tutarının (191.315,36 TL-1.062,-TL) 190.253,36 TL olduğu,
5-)Tarafların bağlı oldukları Vergi Dairelerinden Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan BA BS Bildirimlerine göre, 2010 yılında davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş Toplam tutarı KDV Hariç 155.342,46 TL KDV Dahil 183.303,16 TL olan 2 Adet faturanın her iki tarafça BA BS Bildirimlerinde bildirilmiş olduğu, 2011 yılında davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş KDV Hariç tutarı 6.790,-TL KDV Dahil tutarı 8.012,20 TL olan faturanın davacı tarafından BS Bildirimlerinde bildirilmiş, davalı BA Bildirimlerinde bildirilmemiş olduğu, bu faturanın dayanağı irsaliyenin ...- ...PLAKA yazılarak imzalanmış olduğu, ... cevap yazı ekleri olan davalı çalışan listelerinde bu isme rastlanmadığı, bu şahsın Nakliyeci olabileceği, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
6-) Tarafların cari hesap bakiyeleri sunulan ekstreler ile karşılaştırılmış olduğunda aralarında (190.253,36 TL+101.099,17 TL) 291.352,53 TL cari hesap bakiye farkı olduğu, ancak davalı tarafından ilgili 2017 öncesi ve özellikle 2010 ve 2011 yılı ticari defterleri incelemeye sunulmamış olmasından dolayı cari hesap farkının nedeninin tespit edilememiş olduğu, BA BS Bildirimlerinde davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş bir iade faturası da görülmemiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
7-) Davacı yan ...vekili tarafından davalı yana 13.01.2016 tarihinde 280 numaralı yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olduğu, bu ihtarnamede 3 fatura karşılığı 191.315,36 TL'nin ödenmesinin ihtar edilmiş olduğu, ancak ihtarname şerhine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,
8-) Davacı yan 08/09/2020 tarihli icra takibinde 191.315,36 TL'lik Alacağına 274.029,07 TL işlemiş faiz talep etmiş olduğu, davacı ile davalı arasında imzalanmış bir sözleşmeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı tarafından davalı yana 13.01.2016 tarihinde ihtarname gönderilmiş olduğu, ancak tebliğ şerhine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, ancak, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, fatura tarihine 30 gün vade eklenerek icra takibine kadar davacının 3 fatura bakiye alacak tutarı olan 190.253,36 TL için 254.925,74 TL işlemiş faiz hesaplanmış olduğu,
9-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan, icra takip tarihi olan 08/09/2020 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda Avans Faizi talep edebileceği" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
"Vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması" başlıklı HMK'nın 77.maddesinin 1 ve 2.fıkraları;
"(1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.
(2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2003/13454 Esas ve 2004/540Karar sayılı ilamı "Avukatın vekalet ibraz etmeden dava açması ve davanın ilerideki aşamalarında da vekalet sunmaması durumunda, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeli ve vekaletsiz dava açan avukat aleyhine vekalet ücretine hükmedilmelidir." şeklindedir (Benzer yönde Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 2018/997 Esas ve 2020/1736 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda yargılama devam ederken davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamenin usulüne uygun olmadığı, davacı şirket ortaklarından ...'a ait şahsi vekaletnamenin sunulduğu anlaşıldığından davacı vekiline davacı şirket adına usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname sunmak üzere kesin süre verilmiş, belirtilen süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde HMK 77 maddesi kapsamında davanın açılmamış sayılmasına veya gerçekleştirilen işlemlerin yapılmamış sayılmasına karar verilebileceği davacı vekiline ihtar edilmiş, ancak kesin süre içerisinde belirlenen eksikliğin giderilmediği, şirket yetkilileri tarafından yapılan işlemlerin kabul edildiğine dair dilekçe sunulmadığı anlaşıldığından davanın HMK madde 77 kapsamında açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, davaya konu alacak yönünden HMK'nın 77/2 maddesi gereğince vekaletnamesiz işlem yapan avukat aleyhine, davalı taraf lehine vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin tahsiline hükmedilmesi yoluna gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın HMK Madde 77 kapsamında açılmamış sayılmasına,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 5.550,20 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 5.122,60-TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin HMK'nın 77/2 maddesi gereğince davacı vekili Av. ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği nazara alınarak; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin HMK'nın 77/2 maddesi gereğince davacı vekili Av. ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan gider avansının üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 21/05/2024

Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim