mahkeme 2021/289 E. 2023/782 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/289
2023/782
19 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/289 Esas
KARAR NO : 2023/782
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 03/05/2006
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekillerinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı malik ve işletici ... firmasına ait uçağın 04/05/2005 tarihinde ,,, sayılı pistten kalkarak Münih'e varması sonrasında bir dahaki uçuşa hazırlanmasıyla ilgili görsel kontrol sırasında arka yatay stabilize ile elevatöründe stabilize kaplamasında yırtıklar, stabilize ucunun deformasyonu ve 15x7cm büyüklüğünde bir yırtıktan teşekkül eden önemli bir hasarın varlığının tespit edildiğini, bu durumun davalıya ait havalimanının 24 numaralı pistinin ... (durma yolunun) gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığını, kalkış sırasında oluşan zemin parçalarının hasara neden olduğunu, müvekkilinin hasar sigortacısı olarak zararı tazmin ettiğini belirterek 2.600.000 USD'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekillerinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını ve davaya bakmaya ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini, ayrıca davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını, uçuş öncesinde ve uçuş sonrasında meydana gelecek hasarlardan dolayı uçağın işletmecisi ve sahibinin sorumlu olduğunu bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının ödemiş olduğu zararın müvekkiline ait havalimanı ile ilgisinin olmadığını, nedensellik bağının bulunmadığını, stopwayın pist alanı ile aynı özellikte olmayacağını, pilotun yanlış kalkış operasyonu yapmış olabileceğini, stopwayın olması gereken evsafta yapıldığını belirtilerek, meydana gelen hasarda müvekkili idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Müzekkere cevapları, hasara ilişkin sunulan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, uzman görüşü, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dışı malik ve işletici ... firmasına ait uçağın 04/05/2005 tarihinde ... sayılı pistten kalkarak Münih’e varması sonrasında bir dahaki uçuşa hazırlanmasıyla ilgili görsel kontrol sırasında arka yatay stabilize ile elevatöründe stabilize kaplamasında yırtıklar, stabilize ucunun deformasyonu ve 15x7 cm büyüklüğünde bir yırtıktan teşekkül eden önemli bir hasarın varlığının tespit edildiğini, bu durumun davalıya ait havalimanının 24 numaralı pistinin ... (durma yolunun) gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığını, kalkış sırasında oluşan zemin parçalarının hasara neden olduğunu, müvekkilinin hasar sigortacısı olarak zararı tazmin ettiğini ileri sürerek, 2.600.000 USD’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödemiş olduğu zararın müvekkilinin havalimanı ile ilgisinin olmadığını, nedensellik bağının bulunmadığını, stopwayın pist alanı ile aynı özellikte olmayacağını, pilotun yanlış kalkış operasyonu yapmış olabileceğini, stopwayın olması gereken evsafta yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkememizin 2006/275-2008/498 K, sayılı kararı ile yapılan yargılamada;
Somut olayda zarar gören uçağın uluslar arası sivil havacılık kurallarına göre taxiwaydan 3 metre ve stopwayden 12 metrede durması gereken sınırları ihlal ederek piste girdiği ve arka tekerleklerin bu mesafeden daha kısa mesafede stopwaye yakın durduğu, kabin görevlisinin havalanan parçaları gördüğü, yani kuyruk kısmının raporda da tartışıldığı gibi ... içinde yer aldığı, turbo fan jet motorlarının yarattığı 5 kasırga etkisi ile durma yolundaki asfaltın parçalandığı, oluşan hasarın runwayda yani koşu yolunda meydana gelmediği, uluslar arası kurallara göre durma yolu olarak adlandırılan ... alanının taban kuvvetinin motorların gücüne dayanacak biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, ancak kalkıştan vazgeçme anında kullanılabileceği, olayın pilot hatasından kaynaklandığı, davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/10699 E, 2011/10274 K, sayılı ilamı ile;
"Davacı vekili, incelemenin eksik olduğunu, zarara neden olduğu iddia edilen zemin parçasının mahkemeye sunulduğunu, bu parçanın ... veya koşu yoluna ait olup olmadığının tespit edilmediğini, ayrıca davalının olayla ilgili özellikle de ... alanının malzeme yorgunluğu içerdiği yönündeki yazılarının irdelenmediğini ve uçağın pist başına yönelik yaklaşımına dair ulusal ve uluslar arası ölçülerin yanlış değerlendirildiğini açıklayarak rapora itiraz etmiştir. Ancak, esaslı nitelikteki bu itirazlar mahkemece dikkate alınmamıştır. Bu durum karşısında, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınarak, bu itirazları karşılayan ve denetime uygun ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması " gerekçesi ile mahkememiz hükmü bozulmuştur.
Bozma sonrası 2012/76 E, 2016/246 K, ile yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak yeni bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yargılama sonunda;
zarara neden olduğu iddia edilen zemin parçasının ... veya koşuyoluna ait olup olmadığı yönünden yaptırılan incelemede, keşif tarihinde ... tamamen yenilenmiş olduğundan stopwayın özellikleri ile ilgili olarak yerinde bir inceleme yapmanın mümkün olmadığı, dolayısıyla da stopwayın dava konusu olay tarihindeki hali yerinde mevcut olmadığından dosyaya sunulmuş olan 3 adet agrega numunesinin bu ... veya koşuyoluna ait olup olmadığı konusunda herhangi bir görüş bildirilemediği, dava konusu ... alanının malzeme yorgunluğu içerdiği iddiası ile ilgili olarak da olayın meydana geldiği tarihteki ... mevcut olmadığından bu konuda da yine herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, bilirkişi raporuyla pilotun kazada %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/3155 E, 2019/2144 K, sayılı ilamı ile;
"alınan bilirkişi raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, dava konusu olayda uçağın tam olarak nereden havalandığını, yani maddi olayın ne şekilde oluştuğunu, ulusal ve uluslararası sınırlara riayet edilip edilmediğini, zeminin uzun süre kullanımı nedeniyle oluşan malzeme yorgunluğunun bulunup bulunmadığını, varsa sonuca etkisini belirleyen, sorumluluğu yeniden değerlendiren, bilirkişi raporlarındaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz hükmü bozulmuştur.
Bozma sonrası yukarıda yazılı esas ile yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak yeni bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacı tarafa inceleme yapacak bilirkişi uzmanlık alanları hakkında beyanda bulunmak üzere süre verilmiştir. Davacı vekili 23.09.2021 tarihli dilekçesi ile bilirkişi uzmanlık alanları hakkında beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce 21.04.2022 tarihli celsede oluşturulan ara karar ile; Dosyada mevcut bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri tartışıp çelişkiyi gidermek, dava konusu olayda uçağın tam olarak nereden havalandığı, maddi olayın ne şekilde oluştuğu, ulusal ve uluslararası sınırlara riayet edilip edilmediğini, zeminin uzun süre kullanımı nedeniyle oluşan malzeme yorgunluğunun bulunup bulunmadığı, varsa sonuca etkisi ile tarafların önceki bilirkişi raporlarına tarafların itirazlarını karşılamak üzere kaptan pilot ..., pilotların ulusal ve uluslarası norm, sınır ve ölçülere uyup uymadıkları ve uçak kullanımı konusunda uzman ... ve inşaat mühendisi ...'den rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda;
- Fotoğraflarda belirtilen bölgenin ... alanı olmadığı,
-... bölgesinin içerisinden uçaklar kalkış ve iniş yapmadığından, pist içerisinde uçağa hasar verecek bir durumun varlığından bahsetmenin doğru olmadığı,
-Uçaktaki yatay stabilizer hasarının fotoğraflarda görüldüğü şekilde olmasının mantıklı olmadığı,
- Pistten kaynaklı hiçbir durumun uçağın kuyruğuna zarar veremeyeceği,
- Pist yüzeyinde oluşan en yüksek sıcaklığın bile kaplama yüzeyinde hasara yol açmasının beklenmediği,
-Uçağın ilgili kalkış standartları usullerinden sapmış olması ve kalkış koşusuna ... üzerinde başlamış olması nedeniyle davaya konu olayın pilotaj hatasından kaynaklı olduğu,
- Fotoğraflarda gösterilen ve ... alanından alındığı bildirilen 3 adet agrega (kırmatas) ile kaplamaya ilişkin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı,
- Kaplamalarda meydana gelen yorulma çatlağının kısa süre içinde kaplamayı bozmaya sebep olmadığı, bozulmanın zamanla ve aşamalı olarak meydana geldiği, davaya konu olayın salt kaplamanın yorulması sonucu bozulması ile izandako değerlendirme olmadığı,
-Davaya konu olayın, pistlere göre daha düşük kaplama standardına sahip olan ...'in hatalı kullanımından kaynaklandığı,
Tespitlerine yer verilmiştir.
Davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı itirazları uyarınca itirazların karşılanmak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 24.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;
-Sadece fotoğrafların incelenmesiyle bir sonucun çıkarılamayacağı,
-... bölgesinin içerisinden uçaklar kalkış ve iniş yapmadığından, pist içerisinde uçağa hasar verecek bir durumun varlığından bahsetmenin doğru olmadığı,
- Uçaktaki yatay stabilizer hasarını da bu olaya bağlamanın kesin yargı oluşturabilmek için yeterli bir done oluşturmadığı,
- Uçağın gerçekleştirdiği manevra hareketleri sonucu, uçağın kuyruk bölgesi belirli yüksekliğin üzerinde olduğu için, pistten çıkan bir parçanın uçağın kuyruk bölgesine ulaşıp zarar veremeyeceği,
-Kalkış ve iniş için kullanılacak pistin seçimi ve kabul edilmesi commander (kaptan pilot) tarafından karara bağlanmakta olduğu dikkate alındığında, uçağın kalkış koşusuna ... üzerinde başlamış olması nedeniyle davaya konu olayın pilotaj hatasından kaynaklı olduğu,
Pilotlar uygun taksi işaretlerini kullanarak doğru teknikle pist merkez hattına otururduklarında, uçağın pist uzantısından toprağa çıkmasının olası olmadığı,
-Davaya konu olayda olduğu gibi; 90 derece dönüş tekniği ile dönüş esnasında yapılacak erken ya da geç dönüş başlamasının, yanlış steering tekniği ya da asimetrik thrust kullanımının bu olumsuzluklara yol açabileceği,
-Fotoğraflarda gösterilen ve ... alanından alındığı bildirilen 3 adet agrega (kırmataş) ile kaplamaya ilişkin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı,
-Kaplamalarda meydana gelen yorulma çatlağının kısa süre içinde kaplamayı bozmaya sebep olmadığı, bozulmanın zamanla ve aşamalı olarak meydana geldiği, davaya konu olayın salt kaplamanın yorulması sonucu bozulması ile izahının doğru bir değerlendirme olmadığı,
- Davalı idarenin, daha önce kaplamada meydana gelmiş olan bozulmalar ve bunlara yönelik yapılmış olan onarım faaliyetleri ile ilgili olarak dosyaya sunulması gereken bilgi/belge hususunda üzerine düşeni yapmadığı,
-Davaya konu olayın, pistlere göre daha düşük kaplama standardına sahip olan ...'in hatalı kullanımından kaynaklandığı Tespitlerine yer verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Uçak Mühendisi ... tarafından hazırlanmış uzman görüşü sunulmuştur. Uzman görüşünde uçağın kalkış sırasında ... Havalimanının işletmecisi olan DHMİ'nin uçağı uçuşa elverişli olmayan piste yönlendirerek hasara uğramasına sebep olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporunda bozma öncesi alınan bilirkişi raporları değerlendirilmiş ve ek raporda davacı tarafın itirazları gerekçeli olarak karşılanmıştır.
Bilirkişi heyeti raporunda davacı tarafın itirazlarına tek tek gerekçeli cevap vermiş ve kazanın oluşumunda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kazanın pistlere göre daha düşük kaplama standardına sahip olan ...'in hatalı kullanımından kaynaklandığı sonucuna ulaşmıştır. Bilirkişi raporu mahkeme ve taraf denetimine açık, bozma ilamında belirtilen daha önce alınmış bilirkişi raporlarındaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte ve teknik açıklamalar içermekle yeterli görülmekle mahkememizce hükme esas alınarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili davalının bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmediğini kusur ve zarar durumunun mahkememizce takdir edilmesini talep etmiştir. Yapılan bilirkişi incelemelerinde davalının bakım ve onarım yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir tespit yapılmamıştır. Bilirkişi incelemesi ile uçağın ilgili kalkış standartları usullerinden sapmış olması ve kalkış koşusuna ... üzerinde başlamış olması nedeniyle davaya konu olayın pilotaj hatasından kaynaklı olduğu, kaplamalarda meydana gelen yorulma çatlağının kısa süre içinde kaplamayı bozmaya sebep olmadığı, bozulmanın zamanla ve aşamalı olarak meydana geldiği, davaya konu olayın salt kaplamanın yorulması sonucu bozulması ile izandako değerlendirilemeyeceği, davaya konu olayın, pistlere göre daha düşük kaplama standardına sahip olan ...'in hatalı kullanımından kaynaklandığı kabul edilmekle, bakım ve onarım yükümlülüğünün ihlal edildiğine dair iddia ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ki değerlendirmeler uyarınca uzman görüşündeki kusura ilişkin değerlendirme kabul görmemiştir.
Dava pist zemininden kaynaklı hasar iddiası ile 2.600.000 USD zararın tazmini istemine ilişkindir. Karar tarihinde (2023-2024 yılına ait) yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 nci maddesinin dördüncü fıkrası, "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmünü haizdir. Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde göre asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için ödenecek vekalet ücreti "17.900,00 TL" olarak belirlenmiş olmakla, anılan düzenleme uyarınca davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 46.402,20 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 46.132,35 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek temyiz dilekçesi ile Yargıtaya temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.