Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/177
2024/215
29 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/177 Esas
KARAR NO : 2024/215
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 06/10/2022
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dünyadaki en büyük ilaç şirketlerinden olduğunu, dava konusu “...” markalı öksürük şurubunun Ekim 2018'den beri Türkiye'de satışının yapıldığını, 2021 yılı içinde Türkiye'de ...hissesine sahip olduğunu, ... markasının müvekkiline ait olan 1998 yılından beri TürkPatent nezdinde tescilli olan ... esas unsurlu markalarının arasında bulunduğu bir serinin parçası olduğunu, ... seri markalarının WIPO nezdinde tescillerinin 1055 yılına dayandığını, Davalıların ürünü üzerinde müvekkilinin tescilli "..." markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer "...” markasına yer verilmiş olduğunu, işbu Markaların müvekkilinin markalarının tescilli olduğu ve kullanıldığı birebir aynı mallarda müvekkilinin markalarının gerek yazım stili ve kompozisyonu gerekse de ürün ambalajları / renk kombinasyonu taklit edilerek kullanıldığını, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, bu tanınmışlığın karıştırılma ihtimalini arttırdığını, davalı markasının müvekkilinin marka serisinin bir devamı izlenimi yarattığını, markalar arsında sulandırma tehlikesi bulunduğunu, Davalı ürünleri ile müvekkilinin ürünlerinin aynı tüketici kitlesine hitap etti müvekkilinin ürünlerinin reçetesiz olarak çevrimiçi satış platformları aracılığıyla da satışının yapıldığını, hedef tüketici kitlesinin ortalama dikkat seviyesine sahip tüketicilerin olduğunu, Davalıların ürün ve kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Müvekkilinin ... markalarından doğan haklarına, davalılar tarafında vaki marka tecavüz fiilinin tespitini, durdurulmasını, tecavüzün giderilmesini, haksız rekabet fiillerinin tespitini, men'ini, ref'ini ve haksız rekabetten doğan durumun ortadan kaldırılmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekilinin davalılar adına ayrı ayrı sunduğu 04/11/2024 tarihli iki ayrı cevap dilekçesinde özetle; davacının dayandığı tespit dosyasının delil niteliğinde olmadığını, tespite itiraz edildiğini, raporu hazırlayanların tıp/beslenme alanında uzman olmadıklarını, Ürünlerin; davacının ürününün öksürük şurubu (tıbbi ilaç) ise de davalı ürününün tıbbi ilaç olmadığını, takviye edici gıda ürünü olduğu, davacının ürünü için Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alınmakta iken, davalı ürünü için Tarım Bakanlığı'ndan izin alınmakta olduğu, davacının ürünü hekim tarafından reçete edilebilmekte iken, davalı ürününün hekim tarafından reçete edilmemesi yönleriyle birbirinden farklı ürünler olduğunu, Davacının davalıları marka ihlali ve haksız rekabet nedeniyle Savcılığa da şikayet ettiğini, Savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiğini, bu karar ile davacının inlerine dair bir marka ihlali veya haksız rekabetin bulunmadığının ortaya koyulduğunu, Davalılardan ... A.Ş.'nin üreten firma olduklarını, sözleşme doğrultusunda fason üretim yaptıklarını, herhangi bir sorumluluklarının olmadığını, Davacının markası ile hiçbir şekilde benzerliği veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını haksız ve hukuka dayanağı olmayan davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; ...şurubunun tıbbi cihaz sınıf ... grubunda olduğunu, endikasyonu özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları ile ilişkili öksürüklerin (giderilmesinde kullanılan bir tıbbi cihaz olduğunu,...(...) kompleksi içeren bu ürünün farmasötik olarak öksürük şurubu olduğunu, ancak teknik olarak ... tıbbi cihaz olarak sınıflandırıldığını, bu anlamda akıllara geleneksel anlamda bir tıbbi cihaz gelmemesi gerektiğini, “Tarım Bakanlığı'nın iznine tabi bir ürünün, Sağlık Bakanlığı'nın iznine tabi bir ürünün muadili olarak pazarlanmasının yüksek düzeyde risk teşkil ettiğini, Davalı adına iki farklı ambalaj olduğunu, ikincil tasarımların ... A.Ş.'nin ruhsatı dahilinde kullanılmaya başlandığını, davalıların ambalajlarına benzer olan ve davanın konusunu oluşturan ambalajların hala piyasada mevcut olduğunu, kullanımın durduğu varsayımında dahi tüketicinin zihninde imajın hemen yok olacağının düşünülemeyeceğini, ...'ın da sorumluluğunun bulunduğunu, basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğinden asıl üretici gibi sorumlu olduğunu talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, mütecaviz ürünlere ve sair tanıtım malzemeleri ile araçlarına el konulması, imhası, davacıya ait “...” markasına ayırt edilemeyecek kadar bezer olan “...” ibaresinin ve “...” ürünlerin ticari sunuş şekillerine ayırt edilemeyecek kadar benzer olan davalı ürün veya ambalaj kullanımlarının yasaklanması ve mütecaviz ürünlere el konularak imhası, bu ürünlerin piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ilgili markaların, ürün, ambalaj kullanımının iş evrakı ve reklamlarda kullanımı dahil her türlü kullanımının yasaklanması ve hükmün ilanına istemine ilişkindir.
Marka tescil kayıtları TPMK'dan celp edilmiştir.
... 4.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Tahkikat aşamasında davacı vekilinin ve davalılar vekilinin ibraz ettiği dilekçelerinde özetle; tarafların dava dışı sulh olduğunu, bu nedenle de uyuşmazlık konusunun ortadan kalktığını, tarafların ortak mutabakatı kapsamında davanın esası hakkında karar verilmesine gerek kalmadığını, varılan uzlaşma neticesinde de tarafların birbirlerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin talepleri olmadığını, davanın esası hakkında karar verilmeksizin, dosyanın kapatılmasını ve herhangi bir yargılama masrafları ve ücret-i vekâletine karar verilmemesini dosyanın sulh ile kapatılmasını talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizin 30/10/2024 tarihli duruşma zaptı 2 nolu ara kararı uyarınca, "...2-Sulh görüşmelerinin devam etmesi nedeniyle taraf vekillerine sulh görüşmelerinin akıbetine yönelik olarak beyanlarını sunmak üzere gelecek celse duruşma gününden 1 hafta öncesine kadar süre verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin ibraz ettiği dilekçesinde özetle; Taraflarca yapılan sulh protokolü uyarınca her iki davalı yönünden de davacı ile dava dışı sulh olunduğunu, uyuşmazlık konusu ortadan kalktığını, bu noktada varılan uzlaşma nedeniyle karşılıklı olarak huzurdaki davayı takip etmeyecekleri yönünde mutabık kaldıklarını bildirdiklerini, varılan uzlaşma neticesinde davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, sulh olma nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ve her iki taraf yönünden de herhangi bir yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmemesini beyan ettiği görülmüştür.
Davacı vekilinin ibraz ettiği 25/11/2024 tarihli dilekçesinde özetle; tarafların sulh olması nedeniyle, davanın esası hakkında karar verilmeksizin, dosyanın kapatılması ve herhangi bir yargılama masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmemesini beyan ettiği görülmüştür.
Yargılama kapsamında davacı ve davalı tarafların sulh ile uyuşmazlığı sona erdirdikleri anlaşılmış olup taraf vekillerince dava kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı hususlarının beyan edildiği anlaşılmıştır. Bu hâli ile sulh nedeni ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla; HMK'nın 313. ve 315. maddeleri uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1- HMK'nın 313. ve 315. maddeleri uyarınca davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Taraflar vekalet ücreti talep etmediklerinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Tarafların yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yokluğunda, HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/11/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.