Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/125
2025/36
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/125 Esas
KARAR NO : 2025/36
DAVA : TASARIM HAKKINA TECAVÜZÜN ve HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 30/04/2018
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ..., ... ve ... numaralı tasarımların yoğun olarak taklit edilmek suretiyle üretilip satışa sunulduğu, Davalı tarafın tasarımlardan yararlanarak ticari çıkar sağlamak amacıyla hareket ettiği ve TPE nezdinde tescil başvurularının gerçekleştirildiği endüstriyel tasarımların taklitlerini üreterek daha düşük bedellerden satışa sunduğu ve bu durumun müvekkili Şirketin satışlarında azalmaya neden olduğunu, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiği ve haksız kazanç elde ettiği, davalı tarafın taklit ürünleri daha düşük fiyattan piyasaya sunduğu ve haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, taklit ürünlerin ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı bilirkişi marifeti ile tespit ettirildiği ve dosya bilirkişisince, inceleme ve tespit işlemlerinde taklit ürün ile müvekkilim adına TPE nezdinde tescilli 13.02.2018 tescil tarihli, ...numaralı tasarım ve 31.03.2018 tarihli, ... numaralı tescil numara 1 ve 2 numaralı tasarım ile tespite gidilen adreste üretilmiş ve satışa konulmuş modeller ile genel kalıp ve görünüm özelliği detaylar yönünden aynıya benzer olduğu kanaatine varıldığını, 13.02.2018 tescil tarihli, ... tasarım ile aynıya yakın özellikte 5 farklı renkte satışa hazır 6'lı adet satışa hazır şekilde bulunduğunu, firma yetkilisi tarafından üretim ve satış yapıldığı kabul edilerek satış fiyatının 55 TL olduğunu, 31.03.2018 tarihli,... numaralı tescil numara 1 numaralı tasarım de aynıya yakın özellikte 6 farklı renkte satışa hazır 4'lü paketlerde toplamda 24 adet satışa hazır şekilde bulunduğunu, firma yetkilisi tarafından üretim ve satış yapıldığı kabul edilerek satış fiyatının 70 TL olduğunu, 31.03.2018 tarihli, ... numaralı tescil numara 2 numaralı tasarım ile aynıya yakın özellikte 4 farklı renkte satışa hazır 4'lü paketlerde toplamda 16 adet satışa hazır şekilde bulunduğunu, firma yetkilisi tarafından üretim ve satış yapıldığı kabul edilerek satış fiyatının 70 TL olduğu beyan edildiğini, bilirkişilerce tazminat hesabı yapılırken dikkat edilmesi gereken hususların ticari teamüllere göre seri üretim esasına göre üretim yapıldığını, firma kendisi de üretse fasona da ürettirse parti siparişi ile seri üretim yapılmakta olduğunu, Seri üretim için sipariş adedi ve beden dağılımı dikkate alınarak kumaş maliyetini en aza indirmek için kesim işleminin tek tek yapılamayacağını, kumaş firesini azaltmak için tüm bedenlerin bir arada olduğu şekilde kesim işlemi yapılacağı,ortalama 100 kat kesim yapıldığı sektörde herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğunu, her pastalda 36-38-40-42-44 beden olmak üzere beş ayrı beden de kesim yapıldığını, Minimum üretim miktarı bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığında 100 kat x 1renk = 500 adet kesim yapıldığı maksimum miktarın belirlenmesinde ise bu miktar 500 katları şeklinde artacağı gibi nedenle atanacak mali bilirkişinin bu hususları göz önünde bulundurarak tazminat hesabı yapması gerekmekte olduğunu, davalı tarafın üretilen ürünlerin semerelerinden bedelsiz ve haksız bir şekilde faydalanmakta ve müvekkilinin malvarlığında nedensiz olarak azalmaya sebep olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle, müvekkilin muhtemel gelirlerinin tespiti için sektör bilirkişisinin atanmasına, bilirkişi incelemesinden sonra artırmak kaydıyla fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 50.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, gerçek ve muhtemel gelirin tespiti (yoksun kalınan kazanç)için müvekkilin ticari defterlerinin incelenmesine, hükmedilecek mahkeme kararının masrafları davacı tarafından karşılanarak kamuya ilanına karar verilmesine, tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına karar verilmesini, davalının mal kaçırma girişiminde bulunma ihtimali nedeniyle malvarlıklarına “Teminatsız İhtiyati Tedbir” kararı verilmesini, ...D. İş sayılı dosyada kullanılmayan gider avanslarının mahkeme esas dosyasına istenilmesine, .... İş sayılı dosyaya ilişkin yapılan masrafların davalıdan alınarak davacıya iadesine, hükmedilecek tazminatın tespit tarihinden itibaren yılın enyüksek mevduat faizi dikkate alınarak hükmedilmesine, taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak müvekkiline teslimine veya mahkemece bu talebin kabul görmemesi halinde taklit ürünlerin imhasına ve vekalet ücreti ve dava masraflarının davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete karşı ikame ettiği davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili firmanın 1996 yılından bu zamana kadar tekstil piyasasında faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, tesettür giyim alanında faaliyet sürdürdüğünü, kurulduğu günden bugüne kadar kendi tasarımları olan tekstil ürünlerinin tasarımını yaparak satışa sunduğunu, müvekkili firmanın üreterek satışa sunduğu ürünlerde TPE nezdinde kendi adına tescili bulunan “Nihle” markasını kullandığını, dava dilekçesinde davacının tasarımı olan birden fazla ürünün müvekkilleri tarafından oldukça fazla adetlerde taklit edildiği algısı yaratılmaya çalışıldığı ancak müvekkillerinin halihazırda davacının endüstriyel tasarımını taklit ettiği ve satışa sunarak haksız ticari kazanç sağladığı yönünde müspet bir vakıanın tespit edilmediği, ... tescil no... no.lu tasarımların tescil başvuru tarihinin 31.03.2018 olduğu, Davacı taraf müvekkili şirketin ... isimli işyerine sattığı ürünlere ilişkin ...seri nolu irsaliyeli faturanın delil olarak mahkemeye sunulduğu ve söz konusu ürünlere ilişkin tescil başvuru tarihi ile irsaliyeli fatura tarihi aynı olduğunu, bu ürünlerin kanunda öngörülen korumadan faydalanması tescil başvuru tarihi ile başlayacağını, müvekkilinin ... isimli şahsa düzenleyerek verdiği ve davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan irsaliyeli fatura tarihinin, davacının tescil için başvurduğu tarihle aynı olduğunu, dava konusu ürünler tescil başvuru tarihinde zaten üretilmiş bir şekilde müvekkilin işyerinde yer aldığı ve bu durumun başlı başına dava konusu ürünlerin tescil başvurusundan önce müvekkili tarafından üretildiğini gösterdiğini, davacı tarafın bu ürünler bakımından tamamen kötü niyetli olarak hareket ettiğini, dava konusu tüm ürünlerin davacı tarafın dava konusu yaptığı ve ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...D. İş sayılı dosyaya konu tekstil ürünleri de müvekkili tarafından taklit edilmiş ürünler olmadığını, tekstil sektörünün ana alt kategorilerinden olan "ikili takım ve bayan kap" sınıfının yenilik ve ayırt edicilik sınırlarının sağlıklı bir biçimde değerlendirildiğinde bu sınıflarda yer alan ürünler arasında yenilik ve ayırt ediciliği yakalamanın bir hayli zor olduğu, bu ürünlerin mahiyeti ancak belli unsurlar üzerinde biçimlendirme yapmaya izin verdiği, (renk, düğmeler ve baskı gibi unsurlar) tespit dosyası haklarına tecavüz tespit dosyasına ibraz edilen Bilirkişi raporunda kıyaslanan ürünlerin belli özellikleri yan yana koyulmuş olduğu, bu sektörde karşılaştırılan özelliklere sahip ve "benzer" binlerce tasarımın mevcut olduğu, rapordaki kıyaslamaya ilave edilen görseller bu duruma verilebilecek yalnızca birkaç örnekten ibaret olduğu, ürünler arasındaki benzerliklerin tekstil sektörünün bu kategorisinin dar yenilik ve ayırt edicilik skalasından kaynaklanmakta olduğunu, davaya konu ürünlerin tekstil piyasasında birçok firma tarafından sıkça üretilen modellerden birisi olduğu vefirmaların bu tür ürünlerde bir takım kesim, aksesuar vb. değişiklikler yaparak üretmekte ve satışa sunduğu,nihayetinde davacının ürettiği ürünle müvekkili şirketin ürettiği ürün arasında ayniyet durumunu ortadan kaldıran farklılıkların bulunduğunu, davaya konu ürünler hakkında verilen tedbir kararlarının uygulandığına dair ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası incelendiğinde görüleceği üzere tedbir nedeniyle düzenlenen tutanaklarda müvekkil iş yerinde dava konusu ürünlere rastlanmadığının açıkça görülmekte olduğunu, ilk tespit işleminden sonra müvekkilin söz konusu ürünleri imha ettiğini, 24.04.2018 tarihli tedbir için düzenlenen tutanakta 1 adet ürüne rastlandığı ve bu ürüne de el konulduğu ve söz konusu ürün de defolu olduğu, davacı taraf müvekkilinin kendi ürünlerini taklit ederek ve üreterek daha ucuza sattığını bu sebeple de satışların durma noktan geldiğini iddia ederek algı yaratmayı amaçlamakta olduğunu, taklit olduğu iddia edilen ürünlerin tescil tarihlerinin 13.02.2018 ve 31.03.2018 olduğu ve başvuru tarihi ile tespit isteme tarihi olan 01.04.2018 tarihi arasında müvekkil tarafından ne kadar üretilmiş ve satılmış olabileceği aşikarken davacı neredeyse iflas edeceğini iddia etme aşamasına geldiğini, konunun açıklığa kavuşturulması açısından davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, tespit esnasında müvekkili firmada taklit olduğu iddia edilen toplam 70 adet ürün bulunduğuna ilişkin beyanın tahminlerden öteye geçemeyeceğini, bilirkişi marifetiyle 04.04.2018 tarihinde yapılan tespitten sonra müvekkilin dava konusu ürünleri bulundurmadığı veya satmadığını, müvekkili şirketin üretmiş olduğu ürünleri “...” markası adı altında satışa sunduğu ürünler kumaş ve aksesuar seçiminden sonra firma çalışanı olan modelist ve stilistlerce tasarlanarak hazırlanmakta ve kesim ve dikim işlemlerinden geçirilerek üretilmekte olduğu ve davacının müvekkilin ürettiği ürünlerden dolayı bir zararın oluştuğu iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın zararının ne şekilde oluştuğuna dair açıklaması bulunmadığından fahiş olarak talep edilen maddi ve manevi tazminat talebinin haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; atanacak bilirkişilerin davalı firmanın gerçek satış rakamlarına dilekçemizde detaylı şekilde açıkladığımız hususlar ve piyasa koşullarma göre müvekkilimin hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı clde edebileceği muhtemel gelirin tespiti gerekirse bu konuda sektör bilirkişisi atanmasını, öncelikle müvekkili şirketin TPE nezdinde tescilli ... tescil tarihli , ... numaralı tasarım ve ... tarihli, ... numaralı tescil numara 1 ve 2 numaralı tasarım gereği Kanunun lafzından ve yerleşik Yargıtay içtihatlarından hareketle, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. maddesinin 2.fıkrasının a, bendi , TBK m.5ü, Haksız Rekabet ve TTK nın ilgili hükümleri gereğince bilirkişi incelemesinden sonra artırmak kaydıyla fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davalıların birlikte ve müteselsilen sorumlu tutularak 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, gerçek ve muhtemel gelirin tespiti için müvekkilimin ticari defterlerinin incelenmesini, hükmedilecek mahkeme kararının masrafları davalı tarafça karşılanarak kamuya ilanına karar verilmesini, tecavüzün önlemesine, durdurulmasına karar verilmesini, davalıların mal kaçırma girişiminde bulunma ihtimali nedeniyle mal varlıklarına teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasında kullanılmayan gider avanslarının mahkemeniz esas dosyasına istenilmesini, ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasına yapılan masrafların davalılardan alınarak tarafımıza iadesini, hükmedilecek tazminatın tespit tarihinden itibaren yılın en yüksek mevduat faizi dikkate alınarak hükmedilmesini, taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak müvekkiline teslimine, vekâlet ücreti ve dava masrafların davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; davacı adına tescilli ... nolu tasarım, ...nolu ... nolu tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, SMK 151/2-a, TTK ve TBK hükümlerine göre şimdilik 50.000TL maddi, 10.000TL manevi tazminat/ürün teslimi ile kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
Davacı adına tescilli ... ve ... nolu tasarım tescil belgeleri TPMK'dan celp ve tetkik edilmiştir.
... 2. FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Taraf vekillerinin değişik iş dosyası, tescil kayıtları, ürün numuneleri, taraf ticari defterleri ile bilirkişi incelemesine delil olarak dayandıkları görülmüştür.
HMK'nın 266. maddesi kapsamında mahkememizce görevlendirilen tekstil sektörü uzmanı ..., mali müşavir ..., endüstri ürünleri tasarımcısı... tarafından düzenlenen 16/09/2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı ... Şti ne ait ... nolu tasarımları ile davalı ...Şti (...) e ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin, tasarımcının seçenek özgürlüğü geniş olmasına rağmen, birbirleri ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları, davacı ... Ltd Şti davalı ... Ltd Şti (... ) i tasarım tescilinden veya kapsamından haberdar etmediği, davalı ...Şti (...) in davacının tescil başvuru tarihinden önceki kamuya sunduğu ürün tasarımlarını makul yollarla bilmesinin mümkün olduğu, davacının tutulması zorunlu, ticari defterlerinin, TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış kapanış onaylarının, yasal süresinde yapıldığı, defterlerin sahipleri lehine takdiri delil niteliğine haiz olduğu, yoksun kalınan kazancın gerçekleşen satış fiyatları baz alınırsa 98.320,00- TL olduğu, dava dilekçesinde beyan edilen fiyatlar baz alınırsa 134.485,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Tekstil sektörü uzmanı ..., mali müşavir ..., Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ... tarafından düzenlenen 05/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacı ...'ne ait ....no'lu tasarımlar ile davalı ... Şirketi (...)'e ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin; tasarımcının seçenek özgürlüğü geniş olmasına rağmen, birbirleri ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 151. Maddesinin 2.fıkrasının a.bendine Yoksun kalınan kazancın; 98.320,00-TL. olabileceği bildirilmiştir.
Tekstil sektörü uzmanı ..., mali müşavir ..., Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ...tarafından düzenlenen 07/07/2021 tarihli bilirkişi 2.ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacı ...'ne ait ... no'lu tasarımlar ile davalı ... Şirketi (...)'e ait iş yerinde tespit edilen ürünlerin; tasarımcının seçenek özgürlüğü geniş olmasına rağmen, birbirleri ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 151. Maddesinin 2.fıkrasının a.bendine Yoksun kalınan kazancın; 98.320,00-TL olabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyet değişikliğine gidilmiş olup bu suretle görevlendirilen sınai mülkiyet uzmanı ..., mali bilirkişi ... ve tasarım uzmanı ... tarafından düzenlenen 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; dosyada davalı tarafça dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının bulunmadığına ilişkin açtığı bir hükümsüzlük davası olmadığından ve sadece cevap dilekçesinde bu savunmanın da Yargıtay uygulaması gereğince dikkate alınmayacağı dikkate alınarak aşağıdaki değerlendirmeler davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olması noktasından yapılabileceği, teknik değerlendirme kısmında davacı tasarımları ile davalının satışa arz ettiği ürünlerin benzer olarak algılandığı hususundaki tespit dikkate alındığında vaki kullanımların SMK 81 hükmünün ihlali ayılacağı, ticari defterlerde dava konusu ürünlere ilişkin yoksun kalınan kazanç tutarı toplam 94.226,52 TL olarak hesaplandığı ancak Heyetimiz mali bilirkişisinin hesaplamasının satış azalmasının sadece davalının eylemine dayanması ihtimalini kapsadığı, oysa söz konusu azalmanın başkaca sebeplerle veya başka eylemlerle gerçekleşme ihtimali de mevcut olmakla taraf ticari defterleri baz alınarak yapılacak maddi tazminat hesabının gerçek zararı tespite elverişli olmadığı bu çerçevede yoksun kalınan kazancın TBK 50 ve 51 çerçevesinde takdirinin gerekeceği, bu doğrultuda dava konusu tasarımların davalı işyerinde bulunan miktarları da tek başına gerçek zararı ortaya koyamayacağından sektörel uygulama da dikkate alındığında ihlalin şekli tarzı da dikkate alındığında talep edilebilecek maddi tazminatın Mahkemenin Takdirine esas olma üzere 10.000-15.000 TL arasında olabileceği , Yargıtay'a göre bir davada sınai hakka tecavüz nedeniyle haksız rekabetin varlığına hükmedilmişse artık bu halde davacı lehine münasip bir manevi tazminata da hükmedilmesi şarttır olup bu doğrultuda davacının manevi tazminat talebinin Takdiri Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir.
Sınai mülkiyet uzmanı uzmanı ..., mali bilirkişi ... ve tasarım uzmanı...tarafından düzenlenen 28/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; dosyada davalı tarafça dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının bulunmadığına ilişkin açtığı bir hükümsüzlük davası olmadığından ve sadece cevap dilekçesinde bu savunmanın da Yargıtay uygulaması gereğince dikkate alınmayacağı dikkate alınarak aşağıdaki değerlendirmeler davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olması noktasından yapılabileceği, teknik değerlendirme kısmında davacı tasarımları ile davalının satışa arz ettiği ürünlerin benzer olarak algılandığı hususundaki tespit dikkate alındığında vaki kullanımların SMK 81 hükmünün ihlali sayılacağı, ticari defterlerde dava konusu ürünlere ilişkin yoksun kalınan kazanç tutarı toplam 94.226,52 TL olarak hesaplandığı ancak heyetimiz mali bilirkişisinin hesaplamasının satış azalmasının sadece davalının eylemine dayanması ihtimalini kapsadığı, oysa söz konusu azalmanın başkaca sebeplerle veya başka eylemlerle gerçekleşme ihtimali de mevcut olmakla taraf ticari defterleri baz alınarak yapılacak maddi tazminat hesabının gerçek zararı tespite elverişliolmadığı bu çerçevede yoksun kalınan kazancın TBK 50 ve 51 çerçevesinde takdirinin gerekeceği, bu doğrultuda dava konusu tasarımların davalı işyerinde bulunan miktarları da tek başına gerçek zararı” ortaya koyamayacağından sektörel uygulama da dikkate alındığında ihlalin şekli tarzı da dikkate alındığında talep edilebilecek maddi tazminatın Mahkemenin Takdirine esas olma üzere 10.000,00-15.000,00 TL arasında olabileceği bildirilmiştir.
Sınai mülkiyet uzmanı uzmanı ..., mali bilirkişi ... ve tasarım uzmanı ... tarafından düzenlenen 20/03/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporunun sonuç kısmında özetle; yukarıda arz ve edilen gerekçeler ve dava dosyasında yer bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; “Dosyada davalı tarafça dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının bulunmadığına ilişkin açtığı bir hükümsüzlük davası olmadığından ve sadece cevap dilekçesinde bu savunmanın da Yargıtay uygulaması gereğince dikkate alınmayacaksa; dikkate alınarak aşağıdaki değerlendirmeler davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olması noktasından yapılabileceği, teknik değerlendirme kısmında davacı tasarımları ile davalının satışa arz ettiği ürünlerin benzer olarak algılandığı hususundaki tespit dikkate alındığında vaki kullanımların SMK 81 hükm ihlali sayılacağı, ticari defterlerde dava konusu ürünlere ilişkin yoksun kalınan kazanç tutarının toplam 94.226,52 TL olarak hesaplandığı, mahkeme tarafından yoksun kalınan kazancın güncel değerine getirilmesine takdir edilmesi halinde, hesaplanan faiz tutarının 127.181,30 TL olduğu ve toplam yoksun kalınan kazanç tutarının 221.407,82 TL olarak hesaplandığı, davacı taraf vekilince talep edilen 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL de manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kararın sayın mahkemenin takdirinde olduğu, izah edilen Doktim ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde heyetçe mali bilirkişisinin hesaplamasının satış azalmasının sadece davalının eylemine dayanması ihtimalini kapsadığı, oysa söz konusu azalmanın başkaca sebeplerle veya başka eylemlerle gerçekleşme ihtimali de mevcut olmakla taraf ticari defterleri baz alınarak yapılacak maddi tazminat hesabının gerçek zararı tespite elverişli olmadığı bu çerçevede yoksun kalınan kazancın TBK 50 ve 51 çerçevesinde takdirinin gerekeceği, bu doğrultuda dava konusu tasarımların davalı işyerinde bulunan miktarları da tek başına gerçek zararı ortaya koyamayacağından sektörel uygulama da dikkate alındığında ihlalin şekli tarzı da dikkate alındığında talep edilebilecek maddi tazminatın Mahkemenin Takdirine esas olma üzere 10.000,00-15.000,00 TL arasında olabileceği bildirilmiştir.
Dosyanın tetkikinde; dilekçeler teatisi aşamasında davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edildiğine ilişkin açık bir ifadenin bulunmadığı, davacı vekilinin 07/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını 98.320 TL olarak yükselttiği ve bu miktar üzerinden maddi tazminat talep edildiği, dilekçenin tebliğ edildiği, harç ikmalinin yapıldığı, buna karşın ilerleyen aşamada talep arttırım dilekçesi ibraz ettiği ve talep edilen bedelin ıslah edilen miktardan düşük olup 94.226,52-TL olarak maddi tazminat talebinin yazılı olduğu görülmekle, talep miktarları yönünden oluşan muğlaklığın giderilmesi amacı ile HMK'nın 31. maddesi gereğince aradaki miktardan feragat edilip edilmediği, yahut bu miktar yönünden geri alınıp alınmadığı hususunda açıklayıcı beyan sunmak üzere davacı vekiline 2 haftalık süre verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili bu hususta yazılı beyan sunmuş olup 07/11/2019 tarihinde sunduğu dilekçede belirttiği 98.320-TL maddi tazminat miktarının tespit tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Huzurdaki davada; davacı adına tescilli ... nolu tasarım, ... nolu ... nolu tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği iddia olunan tasarımların davalı tarafça satışa sunulmasına dayalı olarak tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması, SMK'nın 151/2-a, TBK'nın 50 ve devamı maddeleri ile TTK'nın 56. maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat ile taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak davacıya teslimi işbu talep kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhası ve hükmün ilanı istemlerinin mevcut olduğu görülmüştür. Davalı vekili ise savunmalarında müvekkili tarafından satışa sunulan bir kısım tasarımların, yoğun bir şekilde taklit edilip satışa sunulduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının tescilli tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını ileri sürmüş ise de tasarımlar yönünden hükümsüzlük davasının açıldığını gösterir herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Değişik iş dosyaları ile yapılan tespitlerde incelenen tasarımların davalı tarafça satışa sunulduğu taraf beyanları kapsamında sabit olup ihtilafın davalı tarafça satışa sunulan tekstil ürünlerinin davacının tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil edip etmediği, tecavüz teşkil etmekte ise SMK'nın tescilli tasarım hakkına yönelik hükümleri ile TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak tatbikinin gerekip gerekmediği ve talep edilmesi mümkün tazminat miktarının takdiri noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibari ile tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemleri tasarım hakkına tecavüz sayılmıştır.
SMK'nın 149. maddesi ise; "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; gerek değişik iş dosyası kapsamında gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporları arasında davacı adına tescilli tasarımlar ile davalının satışa sunduğu ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirlendiğinden somut olayda davalının davacı adına tescilli tasarımlara tecavüz teşkil eden eylemlerinin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, tasarımsal incelemede davacının tescilli tasarımları ile iltibas oluşturan ürünlerin davalı
işletmesinde satışa arz edilmesine dayalı eyleminin SMK'nın 81. maddesi gereğince davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla; SMK'nın 149. maddesi gereğince tasarım hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına ilişkin karar verilmesi gerekmiştir.
Somut olayda davacı tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-a kapsamında talep etmiş olup sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire göre maddi tazminat miktarının hesaplanmasını talep etmiştir. Her ne kadar davacı vekilinin ıslah dilekçesi kapsamında davacı beyannameleri ile farazi işletme kârlılığı üzerinden 98.320-TL maddi tazminat talep edilmiş ise de davacının dava konusu tasarımdan kaç adet ürettiği ve sattığı, davalının ise ele geçen adet dışında tecavüze konu ürünlerden kaç adet üretip sattığının ve bu ürünlerin satışından ne miktarda kâr elde ettiğinin net olarak tespit edilemediği, davacının da dayanak tasarımdan ne kadar satış yaptığına dair yazılı faturaların ispata elverişli usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde denetlenemediği gibi zararın net olarak tespitinin somut olayda mümkün olmadığı, davalının işyerinde tespit edilen ürün üzerinden tazminat hesabının gerçek zarar miktarını ortaya koymaya yeterli olmadığı gibi, seri üretim dikkate alınarak üretim yapılmasına göre farazi bir hesabın da dosya oluşuna uygun düşmediği tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında tasarımın kullanıldığı süre, tasarımın niteliği, ihlalin boyutu gözetilerek TBK'nın 50. maddesi uyarınca, maddi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Nitekim tazminat hukuku kapsamında yapılacak bir değerlendirme, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde bir tazminatın belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Gerek davacı gerekse davalıların küçük/orta çaplı işletmeler niteliğinde olduklarının mali kayıtlarından anlaşıldığı, davacının farazi ihtimale göre bir tazminat hesabının yapılmasını talep etmesinin tazminat hukuku ilkelerine aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere hazır giyim firmalarında imal edilen ya da satılan ürün çeşidinin piyasada birden çok firma tarafından yapıldığı, tüketici nezdinde alternatif ürünlerin çok çeşitli olması, davalı firmanın olası satış kapasiteleri, pazardan aldıkları pay, pazardaki diğer aktörlerin davranışları gibi bir çok farazi etkenin bulunduğu, dava konusu tescilli tasarımların trend olan, tüketicinin çok tercih ettiği, ödül almış modellerden olmadığından tüketicinin bu tasarımının benzerini tercih için piyasada bir çok alternatifinin bulunduğu, dolayısıyla 500- 2500 gibi kesimlerin ancak çok sayıda rağbet gören/ trend olmuş tasarımlar için söz konusu olabileceği gözetildiğinde, davacının farazi ihtimale dayalı taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle; TBK'nın 50. ve 51. maddeleri uyarınca tazminat tutarının hakkaniyete göre belirlenmesinin gerektiği, buna göre tasarım hakkına tecavüz yönünden 15.000-TL maddi tazminat takdir edilmesinin somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının tasarımının tescilli olduğu süre, tasarımın niteliği, davalının kusur durumu, tasarımı kullandığı süre / ürün miktarı, satış hacimleri dikkate alınarak tasarım hakkına tecavüz yönünden 10.000-TL manevi tazminatın takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak davacıya teslimi aksi halde işbu talep kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhası talep edilmiş ise de SMK'nın 151/2-a maddesine göre davacı yararına tazminat taktir edildiğinden işbu taleplerine tazminat hukukunun en önemli ilkelerinden biri olan sebepsiz zenginleşme yasağı nedeni ile cevaz verilmesi mümkün olmamıştır.
Davacı taraf SMK'da düzenlenen tasarım hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ...esas,... karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile tescilli tasarımların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı görülmüştür.
Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı istemlerinin reddine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
A- Davalının davacının tasarım haklarına tecavüzünün önlenmesine, durdurulmasına,
B- 15.000-TL maddi tazminatın 22/11/2019 itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair sair istemlerin reddine,
C- 10.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
D - SMK'nın tasarım hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacının haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine,
E-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile artan 897,37 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Kabul edilen davalının davacının tasarım haklarına tecavüzünün önlenmesine, durdurulması talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafın yaptığı 35,90 TL başvuru harcı, 1.024,65 TL peşin harç, 1.580,47 TL ıslah ve tamamlama harcı, 327,60 TL TL tebligat ve müzekkere masrafı, 9.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.968,62 TL TL yargılama giderinin davanın red kabul oranına tekamül eden 6.433,13 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafın yaptığı 150 TL tebligat ve müzekkere masrafı ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.150,00 TL nin davanın kabul red oranına tekamül eden 1.456,87 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.